ARA
İŞ'TE BAŞARI HİKAYELERİ

Bilişim Sanayi Başarı Hikayesi

Bilişim Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.

1985'te kurulan Bilişim Ltd, Türkiye'nin üstün başarıyla sonuçlanmış önemli projelerine imza atan, alanında uzmanlaşmış, öncü bir yazılımevi ve 'danışmanlık kurumu'dur... Devamı

IX. KOBİ Zirvesi

İş Bankası 9. KOBİ Zirvesi’ne Ana Sponsor Oldu.

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Banka’nın ana sponsor olduğu 9. KOBİ Zirvesi’nde KOBİ'lerin finansmana erişimde sorun yaşadıklarını belirterek, KOBİ'lerin yaşadıkları sıkıntıların bilinciyle İş Bankası olarak KOBİ bankacılığı konusuna büyük önem verdiklerini söyledi. TOSYÖV, TOBB, KOSGEB ve İTO işbirliği ile İstanbul Ticaret Odası'nda gerçekleştirilen 9. KOBİ Zirvesi'nde konuşan İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, KOBİ'lere hitaben "Size doğru zamanda doğru finansal desteği verecek, değişen iktisadi şartların gerektirdiği zorluklarla mücadele ederken gücüne ve çalışma anlayışına güvenebileceğiniz bir finansal partnere ihtiyacınız var" dedi. İstanbul Sanayi Odası 2012 2. yarı sonuçlarıyla 2013 yılı ilk yarı beklentilerine ilişkin ekonomik durum tespit anketine değinen Adnan Bali, anketin KOBİ'lerin %49'dan fazlasının finansman sıkıntısı çektiğini, daha küçük ölçekli firmaların finansmana erişimde daha fazla sorun yaşadığını ortaya koyduğunu söyledi.

Adnan Bali konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Küçük ve orta ölçekli işletmelerin yaşadıkları sıkıntıların bilinciyle ve özellikle dokusu, kumaşı İş Bankası olarak ticari hüviyetimizle örtüşen KOBİ Bankacılığı konusuna öteden beri en büyük önemi veriyoruz. 2011-2012 kredi büyüklüğümüz, yüksek performansımız, tüm illerdeki öncü rolümüz, tüm şube müdürlerimizin ticari kredi verme yetkisine haiz olmaları, şube ağımızın yaygınlığı, yoğun müşteri ve saha temasımız, doğru krediyi, doğru oranda, doğru zamanda, doğru işe vermek için gayretle çalışmamız, kısacası işimizi titizlikle ve samimiyetle ve özveri ile yapmamız, eksikliklerimiz tabi ki vardır, her vakaya aynı oranda yetişebildiğimizi tabi ki iddia edemem ama niyetimizin ve kararlılığımızın bu olduğu müşterilerimizin teveccühünden bellidir. KOBİ'leri sorunsuz tarzda büyüttüğümüzü düşünüyoruz bu anlayışla. Sorunsuz tarzda büyütmenin özellikle altını çizmek isterim.

Bu noktada aslında çok fazla İş Bankası'nın bu alanda yaptıklarına girmeyi düşünmüyordum ama bankacılıkla ilgili de değerlendirmelerde bulunuldu. Ben tabi bütün bankalar adına bir şey söylemeye mezun değilim ama kendi bankamın en azından hak etmediği hususları da ifade etmek isterim.

Bankamızın bugün 175,4 milyar TL bir aktif büyüklüğü var ve Türkiye'nin en büyük bilançosu. Bunun yanında özkaynak, nakdi kredi, nakdi ticari kredi, gayrinakdi kredi, bu alanlarda açık ara lider. Bu ne ile sağlanmıştır? Bir kere müşterilerimizin teveccühü ile sağlanmıştır. Onun için en önce bu teveccühe teşekkür ediyoruz. Biz bir adım attığımızda bize 3 adım, 5 adım atan bu teveccühe teşekkür borcumuz, aynı zamanda da bu teveccühün gerektirdiği layık olmayı taahhüt edecek bir anlayışla çalışmaya da devam etmeliyiz bunu biliyoruz. Bugün sizlere gururla söyleyebilirim ki İş Bankası en tepe yöneticisinden en aşağıya kadar sahadadır, müşterisi ile iç içedir. Deyimim yerindeyse sahada yatıp sahada kalkmaktadır.

Diğer taraftan Türkiye'nin Bankası'nın Türkiye ile sınırlı olmadığı vizyonuyla hareket ettik ve müşterilerimizin bulunduğu Türkiye'nin ticaret yaptığı tüm piyasalarda bulunabilmek için çok aktif bir sınır ötesi bankacılık faaliyeti yürütüyoruz. Erbil, Batum ve Kosova'da açtığımız şubelerden sonra şimdi Kosova'da ve Gürcistan'da 2. şubelerimizi, Irak'ta Bağdat şubesini açacağız. Yine Kuzey Irak'ta Erbil'den sonra Duhok, Zaho ve Süleymaniye'de şube açacağız. Azerbaycan'da arayışlarımız sürüyor. Bugün 14 ülke, 50 şube, 2 temsilcilik, 800'ü aşkın çalışanla 24 milyar TL'yi aşan bir aktifi yönetiyoruz dışarıda. Bugün bu anlayışla çalıştığımız için de İş Bankası olarak 100 milyar TL'lik kredi hacmini ilk geçen bankayız. Bunun %70'inden fazlası ticari kredilerdir. Sektörün ortalaması da bu değildir. Sektörden ticari krediler lehine sapan bir bankayız.

Son yıllarda kredi hacminde gerçekleştirdiğimiz büyük atakla bilançomuzda menkul kıymetlerin payı yani devlete, iç borçlanmaya finansman sağlamaya dönük menkul kıymetlerin payı %35 ten % 22'ye düşmüştür. Buna karşılık kredilerin payı %43'ten %61'e çıkmıştır. Ve bu %61 İş Bankası tarihi en yüksek kredi payıdır. 2012 yılına da baktığımızda ticarete, sanayiye en fazla destek olan, en fazla ticari kredi sağlayan bankayız. Bugün en yakın izleyenden 18 milyar TL, daha sonra izleyenlerden 23, 28 milyar TL farklarla önde giden bir bankayız. Ve 2012 yılında %22 artış göstererek 200 milyar TL civarı bir noktaya gelen KOBİ kredilerinde sektörün iki katından daha fazla bir artış gerçekleştirmiş durumdayız. Bankamızın 1,5 milyonu aşan KOBİ müşterisi üzerindeki kredi hacmi 30 milyar TL civarındadır.

Bu sonuçların yaygınlığına da dikkatinizi çekmek istiyorum. 66 ilde en fazla nakdi ticari kredi veren özel bankayız. Geriye kalan illerde de 2. sıradayız, 3. olduğumuz tek il yok. Anadolu'nun her yerinde karşılığını bulan bir performans gösterdik son yıllarda. İstanbul, Ankara, İzmir ile sınırlı değil. Bunların dışında kalan yerlerde kalan illerdeki artışlarımız bunlardan daha yüksektir.

Değerli konuklar niye bu kadar ticari konsantrasyonunuz var denirse çünkü Banka olarak ticarete, sanayiye, üretime, ihracata, istihdama doğrudan dokunmanın derdindeyiz. Bu kredi performansındaki en önemli unsurlardan bir tanesi, bankacılıkla ilgili konularda çok fazla piyasalarda bu konuşulmaz, kredi portföyünün kalitesi ve işinizi sağlıklı, düzgün yapıp yapmadığınız. Şimdi bir bankanın kredisinin sorunlu hale gelmesi sadece o banka için sorun haline gelmiyor. Zar zor birkaç nesil bir araya getirilmiş servetler, değerler, alın terleri heba olup gidiyor. Birlikte kaybediliyor. Kaynakları yanlış tahsis etmiş oluyoruz. Bu ülkenin hep bildiğimiz bir gerçeği var, sermayesi kıt ve heba edilmemelidir, kıymetlidir. Kıt kaynağı doğru kullanmalısınız. Dolayısıyla bizim buradaki performansımızın ilk akla gelenin çok ötesinde yani sorunlu kredi de iyi ayrışan bir banka bu ülkenin serveti ve değerlerini koruyordur aslında aynı zamanda. 2012 yılında bankamızın takipteki kredileri sadece %2 oranında artmıştır. Bu tür sorunlu kredilerin toplam krediler içerisindeki payı ise sektörde maalesef %2,9 a çıkarken, İş Bankası'nda azalmaya devam ederek % 1,9 a inmiştir. Bunu biz kendimiz için önemsiyor değiliz, muhataplarımız müşterilerimiz için önemsiyoruz. Çünkü hata yaptığımızda bedelini birlikte ödüyoruz. Ve sonuçta meslek erbablığıyla işinizi doğru yaptığınız zaman sadece kendinize değil, müşterilerinize, muhataplarınıza da değer yaratabilmiş oluyorsunuz.

Şimdi 100 milyarı aşan kredi, 100 milyarı aşan mevduat ve 100 milyar dolara doğru koşan bir bilanço büyüklüğümüz var. Bunların sırrı nedir? Yani 100 milyarların sırrı nedir? Ben aynen şöyle ifade ediyorum kendi arkadaşlarıma da. Sırrı samimiyetle, bu ülkenin dokusuna, kumaşına uyumlu bir bankanın iyi günü, kötü günü birlikte yönetme iradesidir. Ve bunun sırrı müşteriyle iç içe, yüz yüze olma halidir. Müşterinin iyi günde, kötü günde yüzüne bakabilme halidir.

Bugün performansımızın üzerinde bu kadar fazla duruyor isem, açıkçası, neticede İş Bankası'nın bu ülkeye sadece değer yaratmak, kendi varlığını da kurumsal bir kurum olarak sürdürebilmek ve her zaman bu sorumluluk anlayışıyla hizmetine devam etmesi anlayışını vurgulamak için yapıyorum.".