ARA
İŞ'TE BAŞARI HİKAYELERİ

Meydan Grup Başarı Hikayesi

Meydan Otomotiv Endüstri Nakliye ve Gıda Sanayi İç Dış Tic. Ltd. Şti.

1969 yılında otomotiv sektörüne yönelik faaliyet gösteren bir firmada çalışan olarak iş hayatına başlayan Ömer Faruk Meydan, 1991yılında Konya için bir ilki gerçekleştirerek; Japon otomobillerinin yedek parça ticaretini yapan firmayı kurmuştur...Devamı

II- TÜRKİYE BU YARIŞIN NERESİNDE?

Google Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 28.01.2015

TÜRKİYE TARIMINA BAKMAK (Ocak - 2015) yazı dizisi...

---

II-TÜRKİYE BU YARIŞIN NERESİNDE?

Bu çerçeve içinde, Türkiye'de yaş meyve-sebze yetiştiriciliği nereye ulaştı? Kim neyi ne kadar üretiyor ve ihraç ediyor? Resmi veriler ne söylüyor? Türkiye, dünya ihracatı içinde nerede?

Türkiye'nin toplam sebze ihracatı 1.8 milyon ton iken, 2.1 milyon tona yükseldi. Bu günün ölçülerinde ortalama ihraç kapasitesi 2.5 milyon ton. Dünya meyve-sebze üretimi ise 1.3 milyar ton olduğuna göre, Türkiye dünya talebinin %1-2'sini karşılıyor. Dünyada ticarete konu olan meyve miktarı toplamın %10'u, 50 milyon ton. Sebzede dünya dış ticareti, üretimin %4'ü ve 30 milyon tona karşılık veriyor. Meyve-sebzenin kg'ının ortalama 2$'dan işlem gördüğü varsayımıyla, dünya ticaret hacmi 160 milyar $. Yaklaşık 1 milyar $'lık ihracatıyla, Türkiye toplam dünya pazarındaki ticaretin ancak 'yüzaltmış'da birini karşılıyor. Türkiye'nin ihracatı artsa da, ihraç edilen ürün ülke içinde üretilen miktarın sadece %2'si. Resmi verilerle Türkiye yılda 40 milyon ton meyve-sebze üretiyor. Ancak ilk 5 ihraç üründe ihracat, toplam üretiminin %5'ini geçmiyor.

Türkiye ihraç piyasalarına uygun tür/cinslerde üretim yapmıyor. Piyasalara çıpasını atmış ve tutunmuş ülkelerin öğretisi açık: Üretilen ürünün beşte biri ihraç edilecek! Bu yüzden buna "altın kural" ya da "1:5 Rasyosu" demek gerek. Türkiye gibi toplam ürününün %2 gibi marjinal kısmını ihraç edebilen bir ülke için "rekabetçi üstünlük"den çok, Ricardo'nun ünlü "mukayeseli üstünlük" öngörüsüne uygun ihracat yapmış oluyor. 50 ülkeye meyve ve 60 ülkeye sebze ihraç eden bir ülke için "asal sorun" burada gömülü.

Önem kazanan olgu, ihracatçının "tutundurma stratejisi" izlemesi. Bu hem bu pazarlarda hem yoğunlaşmayı, hem de her yıl düzenli oranlarda artışı gerektiriyor. "Bir parti mal" satma dönemi bittiği gibi, 50 şirketi aşmayan Fuar katılımları, bir pazar odaklanması için yeterli değil.

Türkiye'nin meyve-sebze çeşitlerinde ihraç potansiyeli, Mısır, Fas, Tunus'a göre üstün. Meyve-sebze temel çeşitlerinde Türkiye değer olarak Tunus'dan 20 Fas'dan 6, Mısır'dan 5 kat daha fazla satıyor. Ancak ihracat artış oranının Tunus hariç, Mısır ve Fas'ın gerisinde olması, bu tablonun, -kuraklık olmayacağı varsayımıyla -en geç 5 yılda değişeceğini söylüyor.

Sorunlar nerede kümeleniyor?

1. Türkiye "büyük" üretimiyle kalitesi "düşük" ürün yapıyor. 8 üründe dünyada ilk 10'da yeralan Türkiye, bunu ihracata dönüştüremiyor. Ya fidanda ya da tohumda sorun var. Geleneksel yöntemle üretim, ihracat için artık yeterli değil.

2. İhracat için mevcut "üretim birlikleri" kesinlikle çözüm sağlamıyor. Kooperatif modeli ise tersyüz edilerek kuma gömülmüş durumda. İhracatın yeni bir sıçrama yapması konsorsiyum türü bir şemsiye organizasyonunu ve dış dünyada stratejik ortaklıkları zorunlu kılıyor.

3. Türkiye, üretimini ölçeği yetersiz alanda yapıyor. Ortalama 5.9 dönümlük alan, etkin bir üretime yetmeyince, geleneksel ürün trendleri de kırılamıyor.

4. Türkiye, ürünü önemsiyor, paketlemeyi küçümsüyor. Kötü paketlemede mal pazarını bulamıyor. Türkiye bankacılık sistemi ise olayın finansmanından hemen hemen çıkmış durumda.

5. Türkiye'nin uluslararası sertifikaları yetersiz. Eurepgap, ülke standardı olarak benimsendi ama uygulayan şirket 100'ü ancak geçti.

2. 6 trilyon euroluk bir pazarda Türkiye'nin payı 1 milyar doları ancak aşıyor. İhracatta dünya içi yeri 9.culuk. Meyvede ise yine yeri 12.cilik. Sıralamadaki bu yer 1995'den bu yana değişmiyor ve bunun sonucu ihracatta "quantum sıçraması" gerçekleşmiyor.

---

Gelecek Başlık: III-TÜRKİYE TARIMINDA NELER OLUYOR?

TARIM VE HAYVANCILIK KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

Kenevir ve "ekosistem oluşturma"

Yazan: Dr. Rüştü Bozkurt / İşletme Yönetim Uzmanı

Yayın Tarihi: 23.09.2019

Michael G. Jacobidies HBR/T'nın son sayısında "Ekosistem ekonomisinde stratejimiz ne olmalı?" başlıklı makalesinde, "Ekosistem, birden fazla sektöre... Devamı

Kenevir üretimi ciddi biçimde sorgulanmalı

Yazan: Dr. Rüştü Bozkurt / İşletme Yönetim Uzmanı

Yayın Tarihi: 16.09.2019

Son dönemde ülkemiz insanın yaygın ilgi alanlarından biri de, hiç yabancısı olmadığımız bir bitki: Kenevir.Daha önce üretimi kısıtlanan ve izne... Devamı

Avustralya, desteklemediği tarımdan 43 milyar dolar ihracat yapıyor

Yazan: Ali Ekber Yıldırım / Tarım ve Hayvancılık Uzmanı

Yayın Tarihi: 17.06.2019

Dünyanın öbür ucundaki ülke; Avustralya'da tarım -1 Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) araştırmasına göre dünyanın en mutlu 10 ülkesi... Devamı

Tarımsal üretimde “işgücü bakışımızı” değiştirmeliyiz

Yazan: Dr. Rüştü Bozkurt / İşletme Yönetim Uzmanı

Yayın Tarihi: 03.06.2019

Geçen hafta bu sütunlardaki yazımızın son paragrafında, tarım kesiminde etkili sonuç yaratabilmenin 7 bileşenini şöyle sıraladık: Tarımsal üretimden... Devamı

Tarım ve balıkçılık ürünlerinin yatırımlarında hibeler neler?

Yazan: Dr. Mustafa Alpaslan / Vergi - Muhasebe Uzmanı

Yayın Tarihi: 22.04.2019

Amaç: - Atıkların tasfiyesi ve atıkların işlenmesiyle atıkların ekonomiye dahil edilmesi, yenilebilir enerjilerin kullanılması ve çevre dostu... Devamı