ARA
İŞ'TE BAŞARI HİKAYELERİ

Ferah Konfeksiyon Başarı Hikayesi

Ferah Konfeksiyon

Genç yaşlarda çalışmaya başlamak suretiyle ticari hayata atılan Saadettin Dirik, tekstil ve konfeksiyon sektörünün başarılı firmalarından Ferah Konfeksiyon'u bugünlere ulaştırmıştır... Devamı

Fazla çalışmada ispat ve işçi tarafından fazla çalışmanın ispatlanamaması

Google Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 23.02.2016




22. Hukuk Dairesi'nin 2013/32473 E. Ve 2015/8259 K. sayılı kararında fazla çalışma ve fazla çalışmanın ispatı hususları ile kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının hesabı yönünden ücrete ilave edilen yemek yardımı miktarının tespiti hakkında değerlendirmeler yapılmıştır.

Söz konusu Yargıtay kararına konu olayda davacı vekili, davalıya ait işyerinde aşçı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini belirterek müvekkilinin ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ise davanın reddini savunmuştur.

Yerel mahkemece kısmen kabul edilen dava, davalı tarafça temyiz edilmiştir.

Yerel mahkemede yapılan yargılamada davacı işçinin fazla mesai yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusu olmuştur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin bu kararında dile getirdiği ve yerleşik içtihatlarda da yer aldığı üzere fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı açısından öncelikli deliller yazılı deliller olan iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmalardır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.

Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.

Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.

Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.

İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

Söz konusu Yargıtay kararına konu somut olayda davacının çalıştığı döneme ilişkin olarak çalışma gün ve saatlerini gösterir puantaj kayıt davalı işverence sunulmamıştır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi bu durumda fazla mesai ücreti talebinin tanık anlatımlarına göre belirlenmesi gerektiğini belirterek tanık anlatımlarını değerlendirmiştir.

Somut olayda yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının bir tanesi davacının komşusudur. Yargıtay, komşunun tanıklığını somut olay üzerine değerlendirmiş olup işyerinde çalışmadığından, davacının çalışma saatlerini bilebilecek durumda olmadığından bahisle komşunun tanık beyanlarına itibar edilmeyeceğini belirtmiştir.

Davacının diğer tanığı ise işyerinde bekçi olarak 2007-2009 yılları arasında çalıştığını beyan etmiştir. Dolayısıyla bu tanığın beyanları da ancak işyerinde çalışmış olduğu döneme ilişkindir, bunlar haricindeki dönemlerde tanığın beyanlarına dayanılarak davacının fazla mesai hak ettiğinin ispatından bahsedilmesi mümkün olmayacaktır.

Bu sebeplerle Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, tanık olarak dinlenen güvenlik görevlisinin aynı işyerinde çalıştığı tarihler dışındaki çalışma saatlerine ilişkin delili bulunmadığından ve davacının sadece bu dönem için çalışma düzenini kanıtlayabildiğinden bahisle fazla çalışma ücretinin sadece ispatlanabilen dönem için yapılan hesaplamaya göre hüküm altına alınması gerektiğine hükmetmiş ve yerel mahkeme kararını bozmuştur.

Diğer taraftan ise ihbar ve kıdem tazminatına esas ücretin tespiti hususunda hükme esas bilirkişi raporunda açıklık bulunmadığından, ücrete ilave edilen yemek yardımı miktarının piyasa rayici araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinden bahisle bu açıdan da yerel mahkeme kararını bozmuştur.

Yukarıda değerlendirilen Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin kararında da açıkça dile getirildiği üzere işyeri kayıtları öncelikli yazılı delil niteliğinde olduğundan bu kayıtların doğru ve düzenli şekilde tutulması gerekmektedir.

Özellikle 4857 sayılı İş Kanununda yer alan hususlardan açık ücret hesap pusulası düzenlenmesi gereği işverenliklerce ihmal edilmemeli, her ay çalışanların mavi ya da beyaz yakalı olduğuna bakılmaksızın açık ücret hesap pusulaları düzenlenerek imza altına alınmalıdır. Bu imzalar alınırken imzaya itiraz olması halinde sorun yaşanmaması için aynı zamanda çalışanların isimleri de al yazısı ile ücret hesap pusulasına yazdırılmalıdır.

HUKUK KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

Şirket birleşmesinde SGK bildirimleri

Yazan: Dr. Resul Kurt / İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Müşaviri

Yayın Tarihi: 09.12.2019

Zaman zaman ekonomik koşullar veya farklı nedenlerden dolayı şirketlerin birleşmeleri mümkün olmaktadır.Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre bir... Devamı

Engellilere kolay emeklilik

Yazan: Dr. Resul Kurt / İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Müşaviri

Yayın Tarihi: 25.11.2019

Toplumsal hayatta her zaman pozitif ayrımcılık yapılması gereken engellilerin emeklilik hakları diğer çalışanlardan farklıdır. Engelliler, diğer... Devamı

Ekonomik sıkıntıdaki şirketlere kısa çalışma ile sağlanan avantajlar

Yazan: Dr. Resul Kurt / İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Müşaviri

Yayın Tarihi: 05.11.2019

Kısa çalışma, üç ayı geçmemek üzere kanunda sayılan gerekçelerle; iş yerinde uygulanan çalışma süresinin, iş yerinin tamamında veya bir bölümünde... Devamı

Mesai, ücrete dahil olabilir mi?

Yazan: Dr. Resul Kurt / İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Müşaviri

Yayın Tarihi: 30.10.2019

İşçi ve işveren ilişkisinde kıdem tazminatından sonra en fazla sorun yaşanan konu fazla çalışmadır.Çalışma sürelerinin fazla olması ve işletmelerin... Devamı

Deniz İş Kanunu'nda Kıdem Tazminatı

Yazan: Dr. Resul Kurt / İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Müşaviri

Yayın Tarihi: 30.09.2019

Deniz İş Kanunu'na tabi gemi adamlarının iş sözleşmelerinin belli durumlarda sona erdiğinde kıdem tazminatı hakkı doğmaktadır. Deniz İş Kanunu'na... Devamı