ARA
İŞ'TE BAŞARI HİKAYELERİ

Sarnıç Otel Başarı Hikayesi

Sarnıç Otel

1915 yılında konak olarak inşaa edilen, orjinal haline sadık kalınmak suretiyle otele çevrilerek, 1999'dan bu yana hizmet vermekte olan Sarnıç Hotel; "sarnıç" ismini altında bulunan ve Bizans İmparatorluğu tarafından 5.yy'da inşaa edilen sarnıçtan almaktadır...Devamı

7 Günde 1

Google Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 11.11.2019

ZEYTİN ve YENİ BİR SES


Ayvalık Ticaret Odası'ndan "15.Ayvalık Zeytin Hasat Festivali" için bir davet alıyorum. Oda Başkanı Sayın Mustafa Büyükçıvgın mektubunda "Bu festival, Ayvalık zeytin ve zeytinyağının dünyaca ünlü kalitesine dikkat çekerek yeni pazarlar kazandırmak ve kalitesiyle fark yaratan markalarımızla dünyaya açılmak istiyoruz" diyor.
Çağrıdan Oda'nın zeytinyağı için AB coğrafi tescili alma yolunda çalışma yaptığını anlıyorum. Bu çalışmada Oda yalnız değil. Ayvalık Belediyesi ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Oda'ya bu anlamlı çabasında yardımcı olmakta.
Küçükköy'deki yeni güzel sıcak konferans salonunda bir Pazar sabahı yaklaşık 100 insan "Ayvalık zeytinyağını AB tescilleyecek, dünya tüketecek" paneli için toplaşmış, neler anlatılacağını merakla bekliyoruz.
İki İtalyan uzman, bir gıda profesörü, bir marka uzmanı ve sektörü temsilen genç bir gıda mühendisi sahnede. Toplantının başkanlığını bu sektördeki büyük emeğiyle tanıdığımız UZK Başkanı Dr. Sn. Ümmühan Tibet yapıyor.
Derken, sahneye bu "genç" dediğim gıda uzmanı Sn. Halil Sucu çıkıyor. Kendinden emin, sesi ve sözü tok, güzel Türkçesiyle bizi hayran bırakarak bir konuşma yapıyor ve bakınız ne diyor:

2001'de bu salonda yapılan 2. Zeytinyağı Söyleşileri'nde 500 bin yağ üretimi, 1.5 milyar $ ihracat ile 400 bin insana geçim sağlayan ve bununla Süper Lig'de oynayan bir zeytin ve zeytinyağı sektörü yaratmak konusunda tüm öncüler oydaşmış.
Ayvalık Ticaret Odamız, "Ayvalık" olarak coğrafi işaretimizi 2006 yılında almışız.
O yılın ortalama Dolar / TL paritesi 1.43 TL iken 1 kg. yağ fiyatı 5.30 TL idi. 2019'a geldiğimizde dolar / TL paritesi 5.7 TL, zeytinyağı kg'ı 18 TL. Demek ki sabit değerler üstünden biz kazanmamış, sadece kaybetmişiz.
Acaba yanlışlımız nerede?
Süper Lig'de oynama hedefimizde bir yanılgımız mı var?
Bu iş için bu işin lideri olan Avrupa Birliği'ne daha yakından bakmak istiyorum.
Avrupa Birliği dünya zeytininin % 68'ni üretiyor, % 54'ni tüketiyor, % 70'ni ihraç ediyor.
AB zeytin / zeytinyağını her yıl ve çok düzenli olarak destekliyor. Bu destek 1998'de "Yeni Rejim" olarak başlatıldı. Belgeliyeyim: 29 / 2012, 1308 / 2013,611 / 2014 hep bu desteğe ilişkin kararnameler. Kararnamelerin ortak paydası "Zeytinyağı ve Zeytinin Desteklemesine Dair Program" başlığını taşıyor.
Artık tek tip bir destek yok.
Rekabet gücünün arttırılması, modernizasyon, kalitenin yükseltilmesi, gibi 20 ana başlık altında farklı farklı destekler var. Ayrıca her bir üye ülkenin özel destek isteyebiliyor.
Bununla toplamda kg başına 1.3 Euro destek veriliyor. Kısacası "gizli / açık devlet desteği yok" dedikleri AB toplamda her yıl 3.9 milyar Euro sübvansiyon uyguluyor.
AB'nin bu gizli sübvansiyonundan 3 sonuç çıkarmak istiyorum:
1. AB çok açık bir sübvansiyon uyguluyor ve bütün dünyadan bunu gizleyebiliyor.
2. AB bu desteği tek batımda peşin vermiyor, yapılan işe göre bir performans ölçüsü olarak uyguluyor.
3. AB sübvansiyonu ülkeden ülkeye farklı vererek iklim etkisini yani bizim yaşadığımız biçimle var/yok yılı farkını kapatabilmiş oluyor.
Dahası var: AB, Tunus hariç aslında hiç bir şekilde ithalat yapmıyor. Olan ithalatı vergi ile adeta cezalandırıyor.
Demek ki bizim öncelikle iç piyasada satmak gibi bir durumumuz var. Durumdan öte bir mecburiyet. Çünkü Türkiye ham yağı 4 milyar dolar döviz cinsinden para ödüyor. Bu açık devletimizin benimsediği "ithal edileni içeride üret" ilkesi gereği kapatılması gerek.
Zeytin ve zeytincilik sektör olarak bu role talibiz...
Biz 5 yıl önce gövde sarsıcı aleti 250 bin TL'ye alıyorduk şimdi, bu alet 3 katı ile 750 bin TL.
Fiyatların artmasından yana yakınma hakkımız yok. Ama şikayetimiz; biz her sektöre, her olaya ve her soruna uygulandığı kadarıyla destek veya teşvik istiyoruz, hepsi bu.
Küçük bir örnek vereyim:
İspanya'nın 350 milyon ağacı var ortalama üretimi 1,5 milyon ton. Türkiye'nin yaklaşık 200 milyon ağacı var, üretimi ise sadece 200 bin ton.
Bunda bir dengesizlik yok mu?
Küçük aritmetik hesap anlattığımı doğrulayacak, izninizle aktarayım:
1998 yani 21 yıl önce, destek 40 amerikan centi imiş. Bugünün parasıyla bu prim 2,4 TL ediyor. 21 yıl sonra zeytinyağımızdaki prim sadece 80 kuruş yani 21 yıl öncesinin 1/3 ü bile değil...
Aslında bu hesap sadece doların parite farkıyla açıklanacak bir olgu değil, ötesi de var.
Rahmetli dedem, 1950'de 1 kg zeytinyağı ile 1 kg et veya 1 kg peynir alındığını ve 1 litrenin 1 kadın işçi yevmiyesine eşit olduğunu anlatırdı.
Oysa bu yıl, 1 litre mazot 5,5 Lira, 1 kg et 50-55 TL, 1kg Peynir 50 TL, 1 kadın işçi yevmiyesi 65 Lira.
Ne yazık ki, 1,5 litre ham zeytinyağı bir paket Amerikan sigarasına ancak eş değer geliyor. Burada nispi bir fiyat gerilemesi yok. Burada düşen bir zeytinyağı değeri var.
Sektörün ihtiyacı olan teşvik primi değil, öncelikle bir "yaşatma bedeli" yapıyı canlandırmak, çarkı kırmak için gerekli bu bedel. Bunu kırabilirsek rekabetçi olur, iç piyasada ham yağ ithal ederek kapatmaya çalıştığımız açığın kapanmasında çok anlamlı bir katkıda bulunmuş oluruz.
Bir başka başlığımız daha var: Kişi başına 2,1 litre zeytinyağı tüketildiğini kabul ediyoruz. 50 milyon insanımızın bunu tükettiği hesabı ile 105 bin tonluk tüketime ulaşıyoruz. Üretim ise, 200 bin ton. Her yıl 30 ila 32 bin ton ihracat yaptığımızı biliyoruz.
4086 sayılı zeytin teşvik kanununu bir tasarı olarak yüce meclisimize öneren milletvekili ve hemşehrimiz rahmetli Melih Pabuççuoğlu büyüğümüzün o kanunun gerekçesinde vurguladığı gibi; zeytin ağacının yetişebilmesi ve yağın dağıtılabilmesi öncelikle onun devletin korumasına bağlıdır.
20 yıl öncesi de aynı şeyleri konuşmuşuz. Ben 20 yıl sonra bunları konuşmaktan hicap duyuyorum. Ama bir hayalim var:
-10 yıl sonra sizlerin huzurunda farklı şeyler söylemeye talibim. Devletimiz buna izin ve fırsat versin.
Sözümü bağlarken, bu alanda ilk eserin sahibi olan Artun Ünsal'ın "Ölmez Ağacın İzinde" eserindeki giriş cümlesini kullanmak istiyorum
-Zeytin bütün ağaçların ilkidir. (olea prima arborum umniumes)
Evet, tüm kutsal kitapların andığı zeytin bizden o himmet ve şefkati bekliyor.

Çıkardığım sonuçlar: Gıda yüksek müh. ve bilim uzmanı Halil Sucu sadece bizi hayran bırakmıyor, bir de ders veriyor.
Ders şu: Türkiye'mizde hangi üretken sektör olursa olsun, destek vb isteğini tanımlamak zorunda. Bunun için ders çalışmak gerekir... Ucuz devlet desteklerinin sonu gelmiştir. Devletten bir şey isteyen karşılığında topluma ne vereceğini kanıtlamak zorunda.
Gencecik Halil Sucu'ya bize bunu öğrettiği için ona İş'te Kobi Ailesi olarak teşekkür ediyorum.


PÜF NOKTASI:
Bir işyerinde "Kalite işçiliğimizin simgesidir" diyen bir çerçeve gördüm. Bu sözler bildik olsa bile, kaliteyi bu denli yalın anlatan sözleri KOBİ Dünyası'na bir kez duyurmak istiyor, panoya püf noktası olarak asıyorum.

HAFTANIN NOTU: TÜYAP 38. Kitap Fuarı 750.000'i aşkın okur-katılımcısıyla buluşarak 10 Kasım'da sona erdi. Bu yıl Onur Konuğu seçilen öykücü Sn. Adnan Özyalçıner'i kutlarken, TÜYAP Fuarı'nı ilk gününden bugüne getiren kurucusu Sn. Bülent Ünal'ı ve genel sekreter Sn. Ferda Tuncer'e daha uzun yıllar diliyorum.

Hayırlı işler !

 

NOT DEFTERİ

+Geçen hafta bazı ekonomik ölçüler iyileşiyor demiştim, bu iyileşme sürüyor. Fitch adlı derecelendirme kuruluşu 2019 büyüme tahminini "artı" ya çevirmekle yetinmedi, aynı zamanda kredi notunu "negatif" den "durağan"a çevirdi. Aynı günlerde TÜİK aylık enflasyon oranını açıkladı ve Ekim için %8.5 değerini verdi. Ekim ayının gelişi zaten Eylül'den belliydi, enflasyon yüzde 10'un altına düşülmüştü. Ama bu düşüş yüzde %3'lere gelmeden de nefes alınmayacağını söylemek isterim.
Bu iyimserliğe şunu eklemeden geçemiyorum: Bizim gibi ekonomilerin temel bir özelliği yapısal anlamda gelişkin olmadıklarından kırılganlar. Adı üstünde "kırılgan" her an "çat" edebiliyor. Bu nedenle değerler iyileşmeden kimse kesinlikle gevşememeli. Ülke notu "B" olmadan "bir yere geldik" demek mümkün değil.


+Zeytin ve zeytinyağı sektöründe keyifli gelişmeler gözlüyorum. "Bilge Ağaç" adında henüz 3. sayısı çıkmış bir dergiyi gördüm ve okudum. Girişimcisi Şahin çiftini kutluyorum. Dergiden, İzmir Büyükşehir Belediye'sinin 44 bin zeytin ağacını besi tuzağı kurarak koruyacağını öğrendim.
25 üretici ise 1.5 yıl önce "Butik Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Derneği"ni kurmuş. Derneğin başkanlığını Ecz. Atilla Totoş yapıyor. İlk işleri 10 alım heyeti ve 10 pazar sondajı çalışması yapmak. Parolaları "Türk zeytin ve zeytinyağı kalitelidir" olacak, yolları açık olsun...

 

+TÜYAP Kitap Fuarı'nda ÖZDEN gazetesinin standı ile karşılaştım. Gazete Erzincan'ın Eğin'inden. Bu ilçeyi yeniler Kemaliye olarak tanır. Gazetenin kurucusu Abdulkadir Duru'ydu. Vefat edince yakınları seferber oldu, yola devam etti. Bu yıl 50. yıllarını kutladılar. Dile kolay Anadolu'da bağımsız bir yerel gazete çıkarmak. Ben, Vali Yazıcıoğlu'yla Özden'in Epğin'deki tesislerinde kaldım, onların çabasının birebir tanığıyım. Bu önemli ve anlamlı yerel organı ve ona el veren imece ekibini selamlıyor, nice yılları diliyorum.

 

 

 

 


7 GÜNDE 1 KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 24.02.2020

Kadın girişimciliği konusunda neler oluyor? TOBB'un "Kız Kardeşim Projesi" 2020'de 10 bin kadına ulaşmayı hedefliyor. Hedef verilen eğitimlerle... Devamı

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 17.02.2020

TURİZME YENİ BİR BAKIŞ TÜSİAD VE TTYD RAPORU: Emitt Fuarı'nda Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği'nin (TTYD) standını ziyaret gittim. Standın belki... Devamı

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 10.02.2020

TÜRKİYE'NİN KÜLTÜR ATLASI Bu hafta KOBİ Dünyası'na yeni kitabımı takdim etmek istiyorum. Kitabı coğrafya profesörü İbrahim Atalay ile birlikte... Devamı

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 03.02.2020

24. EMİTT FUARI Aralık ayı geldiğinde ülkenin yerel ortamını bir "EMİTT heyecanı" kaplar. Gördüğünüz hemen her belediye reisi, tanıştığınız... Devamı

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 17.01.2020

Yalova'da Ne Oluyor?Önce benim Yalova'da Hayrettin Karaca'yı ve  kurduğu arboretumu ''Türkiye'nin Kültür Atlası'' adlı yeni çalışmamızda nasıl... Devamı