ARA
İŞ'TE BAŞARI HİKAYELERİ

İlkay Kağıtçılık Başarı Hikayesi

İlkay Kağıtçılık Tic. A.Ş.

1977 yılında İstanbul'da kurulan, 2000 yılında yapışkan kağıt ve bant sanayine yönelik üretime başlayan, ambalaj, kağıt otomotiv, tekstil, yapı elemanları ve beyaz eşya vb. sanayi ile yan sanayi unsurlarına hizmet veren İlkay Kağıtçılık, sektörünün önde gelen başarılı kuruluşları arasında yer almaktadır.Devamı

7 Günde 1

Google Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 03.12.2018

DOMİNO TEKSTİL
Deloitte, Türkiye'nin en iyi yönetilen 10 şirketi arasında gösterdiği Domino Tekstil'i bilir, tanırım.
Aşağıda onlar için düşüncelerim var.
Yakından bakılırsa, klasik bir şirketten çok farklı yanları olduğunu göreceksiniz.

Domino Tekstil,1992'de kurulmuş bir konfeksiyon kuruluşu. Kurucusu Umut Oran eğitimli bir girişimci. Sermayesi yoktu, becerisiyle yol aldı. Üretimin nerdeyse tamamı ihracata konu oluyor. 2005'den sonra yeniden yapılandı, bu kez tasarım esaslı konfeksiyona yöneldi. Yaratıcı konfeksiyonla piyasayı biçimlendirilmeye başlandı. Çalışanlar şirkete ortak oldu, ortaya yeni bir işletme modeli çıktı. 25. yıllarında, 2017'de bir belge yayınlamak istediler. Sordukları sorulara verdiğim cevaplar şöyleydi:

S1: Sektörde benzer şirketlerle karşılaştırdığınızda bize ne söylersiniz?
KM: Türkiye'de "benzer şirket" yoktur, şirket süreçleri hep birbirinden farklı yaşanır. Bu büyük oranda girişimcisinin yapısı, bakışıyla ve yoğurt yiyişiyle ilgilidir. Domino, kurucusu ve girişimcisi Umut Oran'la et ve tırnak gibidir. Domino'nun birinci özelliği bence budur. İkincisi, iş yapma biçimleri hep müşteri odaklı. Bu yüzden krizlerde az darbe aldı. Üçüncüsü, Sn. Oran'ın inanılmaz bir süreç takibi vardır, böylece işin ucu hep yakalanır olmuştur. Dördüncüsü, Domino olayında sermayenin yatırımı değil, işi bilen bir insanın girişimi vardır. Beşincisi, Domino, Bolu ile özdeşdir. 2000'li yıllarda teşvik şeması içinde Bolu gelişmiş iller kapsamına alındı, teşviği bitti. Komşusu Düzce ili için cömert teşvikler getirildi. Domino, 50 km ötedeki Düzce'ye fabrikayı taşıyıp bu zengin teşviklerden yararlanmadı.

S2: Çeyrek asır bu şirket için ne anlama geliyor?
KM: 25 yıl belki insan hayatı için uzun ama şirket hayatı için uzun bir süre değil... Esas sormamız gereken soru, bir şirketin kurumsallaşma adına ne yaptığıdır. Ülkedeki temel şirket çıkmazı bu soruda düğümlüdür. Genelde işletme ömrü kurucunun aktif iş yaşamı süresiyle sınırlıdır. Domino'da üst yönetiminin kâr ortaklığından oluşan şirket modeli sadece onlar için değil, bu sektörün geneli için kanımca bir model örnek.
Bir nevi şirket anayasası yaparak şirket artık "ezel - ebed" olmanın kapısını aralamıştır. Domino'nun sergilediği bu örnekle, artık ülkemizde uygulanabilir bir modelin, beyaz yakalı çalışanların sahip olup yönettiği bir şirket yapısının varolduğunu söylememiz mümkün.

S3: Umut Oran'ın Domino'nun etkin yönetiminden ayrıldıktan sonra tercih ettiği biçim ve yöntem hakkında ne düşünüyorsunuz?
KM: Bu olay sadece bir karar olmakla kalmayıp, gördüğüm Domino'nun üretim yaşamında yeni bir dönem oldu... Ülkemizde alışık olmadığımız bir yöntemle, üst yönetim şirket ortağı olunca gerçek bir katılımcılık gerçekleştirildi. Domino'nun yeni ortakları olan üst yönetim, bir karar aldı: Emek - yoğun bu konfeksiyon işletmesini bir tasarım - yoğun işletmeye dönüştürdü. Belki ülke için bir olumsuz etkisi oldu! Ama işletme için çok hayırlı bir kararla, çok yüksek olan istihdam anlamlı sayılara geriledi. Maliyet kontrol altına alındı. Katma değeri daha yüksek olan bir işletme yapısına erişildi.

S4: Bolu'daki fabrikayı gördünüz mü? Fabrikanın kuruluş yeri tercihinden bugüne bizimle paylaşacaklarınız neler var?
KM:
İlke olarak Anadolu turlarım sırasında kamu / özel işletmelerde kalmayı yeğlerim. Bu davranışları görmek günlük akışı yaşamak açısından bana paha biçilmez gözlemler yaptırır. Domino Bolu fabrikasının daha kapısından girerken bir demet kır çiçeğiyle "hoş geldiniz" karşılamasının yeri bir ayrıdır. İşleyen bir düzen ve birbirine saygılı insanların varlığı belleğimde kalan diğer izlenimler.Kapıda Umut beyin personele hem ismiyle hitabına hayret etmişimdir, meğerkim ezberindeymiş, bunu bir bellek ya da meleke özelliği olarak değil, insanına saygılı bir girişimcinin tavrı olarak not ediyorum.

 


PÜF NOKTASI: Görev süresini tamamlayan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Yalçın Karayağız "Sanatçı önce sahasını bilecek ve onu koruyacak. Onun üstünde sanatını / işini yapacak'' der. Yalçın Hocanın anlamlı ve iz bırakmış mesaisini kutlar onu uğurlarken, işimizi ve işyerini savunmanın KOBİ Dünyası olarak bir püf noktası olarak bilinmesi gerekiyor.


HAFTANIN NOTU: Türkiye'de şiir varsa, akla gelecek 3-5 insandan biri olan şair / yazar / dost ve insan gibi insan Refik Durbaş‘ı kaybettik. Ülkenin başı sağolsun diyor, "Ölüm hep bana, bana mı düşer usta?'' dizelerinden mırıldandığımız Refik Durbaş'ın yazdığı edebiyat anılarını bir zenginlik belgesi olarak çok hatırlayacağız. Anısı önünde İş'te Kobi Ailesi olarak eğiliyoruz.

Hayırlı işler!

 

Not Defteri:
+ Dolar geçen hafta iyice gevşedi ve 5.13 TL'e düştü. Bu değer 6 Ağustos'tan bu yana en iyi değer ve çok sevindirici. Hele hele Kasım'da 15.5 milyar $ olan ihracat rekoru bir başka sevindirici haber.
Ancak bir de "kuşku payı" bırakalım. BBC Türkçe'nin yazarı olan Hazine E. Müsteşarı Dr. Mahfi Eğilmez, ülkenin Risk Primi olan CDS'nin neden düşmediği konusunda kafayı yormuş ve bunu yorumlamış... Bu incelemeyi BBC Türkçe web sitesinden okumanızı öneririm. Dr Eğilmez'e göre "Her şey gevşese ve normalleşse bile, temel gösterge CDS olmalı... Bu oran düştüğünde işler eski görüntüsünü kazandı'' yorumunu yapıyor.
1. Ocak 2018'de 166 puan olan CDS Risk Primi 30 Kasım'da hala 404 puan idi.

 

+ KOSGEB KOBİGEL Kredileri 734 Milyon TL'sına ulaştı. KOSGEB verilerinden 2.546 KOBİ'nin KOBİGEL Desteği'nden yararlandığı anlaşılıyor. Bu destekle 1.5 Milyar TL'lik yatırım yaratılıyor. Bununla yaratılan yeni istihdam ise 6.000 insan.
Büyük bir sayı değil ama hemen hemen her bir KOBİ işletmesi 3 yeni istihdam yaratmış.
Bu sayıları aktarmaktan yana maksadım KOSGEB'in yeni işlevinin daha iyi anlaşılması. Bir KOBİ kendini yenilemek ya da geliştirmek istiyorsa KOBİGEL Desteği en doğru adres. Hiç aksamadı, ülkenin dört bir yanıda uygulanıyor.
Destek Dosyası'nın hazırlanmasında 81 ildeki KOSGEB Merkezleri'ndeki uzmanlar yardımcı oluyor, bunu da unutmayalım...


+Deloitte Türkiyede ortalama şirket ömrünü 25 yıl olduğunu tespit etmiş. Buna karşılık dünyada en köklü 15 şirketin 9'u Japon şirketi. Deloitte'a göre ülkede en iyi yönetilen 10 şirket Aroma, Asav, Defacto, Domino Tekstil, ISM Makine, Karaoğlu Peyzaj, Kross Otomotiv, Mikroper, Nobel İlaç ve Profen.
Bunlar içinde yer alan Domino Tekstil'i yakından tanıdım. 2017'de benden bir görüş istemişlerdi, yazdım. İzlenimimi yukarıda yeralan "7 Günde 1'' sutununda okuyacaksınız.
Çalışmada kıstaslar şöyle: Şirket en az 5 yıllık olacak. Hissenin % 60'ı Türkiye içinde oluşacak. Şirket halka açık olmayacak, ve şirket 25'ten fazla insan istihdam edecek.
Ben bu sıralamayı "en iyi" değil de "en istikrarlı" olarak algılıyorum. Zira bir şirket için "istikrarlı" olmadan "en iyi" olmak mümkün değil.
Bu çalışmanın mürekkebi kurumadan KPMG'nin "7. Aile Şirketleri Araştırması"nın sonuçları yayınlandı.
Bu araştırma, içinde Türkiye'nin de yer aldığı 26 ülkede yapıldı. Buna göre Türkiye'deki aile şirketlerinin, ki bunun büyük bir kısmı KOBİ'dir, geçen yıl (2017) cirolarını arttırdığını açıklamış. 2019 için her 4 şirketten 1'i kaygılı.
Öte yandan kurumlar vergisi verileri şirketçiliğin vergi ödeme açısından "sınıfta kaldığını" gösteriyor.
Kurumlar Vergisi veren 802.000 şirket var. Bunların içinde yeralan 10'u bu verginin % 20'sini ödemekte. İlk 100 şirket bu verginin nerdeyse yarısını, % 44' ünü ödüyor.
Bu performans çok zayıf...
O halde KV ve ÖTV oranlarının yüksekliğine hayret etmemeli...

 

7 GÜNDE 1 KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 10.12.2018

PİYASALARDA NE OLUYOR? Türkiye İş Bankası'nın çok iyi çalışan bir İktisadi Araştırmalar Merkezi var. Ben de sizler gibi bunu Bankanın web sitesinden... Devamı

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 26.11.2018

SANAYİDE OLMAZLAR Japonya'nın Dersi: Japonya için kalkınma olayının 1868'de Meiji Dönemi ile başladığı anlatılır. Meiji "Kapıları Batıya Açma"... Devamı

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 21.11.2018

Made in FranceKim ve neler katıldı?Yine 200'e yakın kuruluş, Fransa'nın dört bir yanından gelmiş. Fuar adı Made in France olsa bile aslında bir el ve... Devamı

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 12.11.2018

TATLI DÜNYA-2 Çikolata ile başlayan yolculuğumuz bu hafta kakao ile devam ediyor.Kakaoyu anlamadan çikolatayı anlamak mümkün değil. Çünkü kakao onun... Devamı

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 05.11.2018

TATLI BİR DÜNYA-1 Fuara kimler katıldı? Yine bir dünya fuarı... Bu kez adı Dünya Çikolata Fuarı ya da "Salon du Chocalat". Yaklaşık 35 ülkenin 500... Devamı