ARA
İŞ'TE BAŞARI HİKAYELERİ

Ata Bilişim Başarı Hikayesi

Ata Bilişim San. Tic. Ltd. Sti.

2007 yılında kurulan ATA Bilişim; eğitim, destek, teknik servis, proje, satış ve pazarlama departmanlarındaki eğitimli kadrosuyla müşterilerine “Müşteri Memnuniyetinin Sürekliliği Esastır“ ilkesi ile hizmet vermektedir...Devamı

Kablo sektörüne bakış

Google Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

19.07.2018 Perşembe - İSTANBUL

İhracattaki durgunluk iç pazara yönelimi artırarak, arz fazlalığını tetikliyor.



Son yıllarda döviz kurlarında, bakır ve petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar ile Türkiye'nin tecrübe ettiği ekonomik belirsizliklerin yanı sıra Irak, Suriye gibi komşu ülkelerde yaşanan siyasi gelişmeler ve jeopolitik riskler, Türkiye kablo sektörünü daha temkinli davranmaya zorluyor. Kablo alanında gerçekleştirilen büyük çaplı yatırımlarla üretim kapasitesini artırmasına rağmen, ihracattaki potansiyelini yeterince değerlendiremeyen sektör, ihracat ve kârlılığı artırmanın yollarını arıyor. İç pazarda kapasite artışından kaynaklanan kayda değer orandaki arz fazlalığı ve yaşanan yoğun rekabetten dolayı üreticiler, ayakta kalabilmek ve düşen kârlılıklarını korumak adına yeni pazar arayışına girdi. İhracatın; Ortadoğu ve Avrupa ülkelerinde yaşanan problemler ile Türk müteahhitlerin Kazakistan, Türkmenistan, İran ve Azerbaycan gibi ülkelerdeki çalışmalarına bağlı olarak değişim gösterdiğine dikkat çeken sektör temsilcileri, ihracattaki durgunluğun iç pazara yönelimi artırdığını ve rekabetin daha agresif olarak devam etmesine sebep olduğunu belirtiyor.

İnşaat, enerji ve iletişim sektörlerindeki gelişmelere paralel büyüyen Türkiye kablo sektörü, bugün itibarıyla uluslararası standartlardaki üretim teknolojileri, eğitimli işgücü, Ar-Ge çalışmaları ve giderek artan kalite bilinci ile küresel ölçekte rekabet edebilecek seviyeye geldi. 2017 yılını; hem ekonomik hem de siyasi açıdan oldukça zorlu koşulların ardından Türkiye'de ve globalde olumlu gelişmelerin yaşandığı bir yıl olarak geride bırakan sektör, TÜİK rakamlarına göre yılı 1.9 milyar dolarlık yaklaşık 400 bin ton ürün ihracatıyla kapattı. Bunun yanında 910 milyon dolarlık yaklaşık 75 bin ton ithalat yapan Türkiye kablo sektörü, bu yılın ilk dört ayında da 736 milyon dolar değerinde ihracat ve 338 milyon dolarlık ithalat yaptı. Bu performansın devam etmesi durumunda 2018 yıl sonu itibarıyla bir önceki yıldan daha iyi sonuçlar elde edilebileceğine işaret eden uzmanlar, yıllık ortalama 2 milyar dolarlık ihracat yapan kablo sektörünün, coğrafi konumu gereği ve Avrupa, Afrika, Ortadoğu ülkelerine yakınlığı nedeniyle bölgedeki en önemli pazarlar arasında yer aldığını dile getiriyor.

Sektör, yönünü Kuzey Amerika pazarına çevirdi

Bununla birlikte yakın pazarlarda yaşanan siyasi ve ekonomik karşılıklıklardan dolayı söz konusu pazarlara ihracatı azalan sektör, uzak pazarlara yöneliyor. Sektörün odağında ise ABD ve Kanada gibi katma değerli ürün talep eden ülkeler var. Bugün itibarıyla 150 ülkeye ihracat yapan üreticiler, alternatif pazarlarla hem arz fazlalığından kaynaklı düşen kârlılığı artırmaya hem de 2023 yılı için öngörülen 8 milyar dolarlık ihracata ulaşmaya odaklandı.

Emtia fiyatları ihracata doğrudan etki ediyor

Öte yandan emtialardaki birim fiyatlara bağımlı bir sektör olan kablo sektöründe, iki ana girdiyi bakır ve petrol oluşturuyor. Hal böyle olunca borsa fiyatları sektörün ihracat rakamına da doğrudan etki ediyor. İhracatta daha fazla inovatif ürünlere odaklanılması gerektiğine vurgu yapan sektör temsilcileri; özellikle maden, güneş enerjisi, rüzgar türbinleri ve hızlı tren gibi alanlara yapılacak Ar-Ge yatırımları ile sektörün iş hacminin de artacağına dikkat çekiyor. Türkiye'de bu kapsamda yürütülen büyük çaplı projelerde kullanılacak ve uluslararası pazarda kablo sektörünün rekabet gücünü artırma potansiyeline sahip yeni nesil kabloların yerli üretim imkanları ile temin edilebilmesi için yoğun tasarım ve Ar-Ge faaliyetleri sürdürülüyor. Sektörde son yıllarda en çok Ar-Ge yapılan diğer bir konu ise kablolar için 1 Temmuz 2017 itibarıyla Avrupa ile birlikte Türkiye'de de yasal olarak zorunlu hale gelen, yangın esnasında can ve mal güvenliği için büyük öneme sahip 'CPR-Yapı Malzemeleri Yönetmeliği'ne uygun kabloların üretilebilmesi. Söz konusu yönetmeliğin şartları gereği, kabloların yangına tepki performansları daha yukarıya çekildiği için malzeme teknolojisinde iyileştirme yapılması gerekiyor. İstenen yangına tepki performanslarını sağlayabilmek için Ar-Ge çalışmaları kayda değer önem taşıyor. Sadece yangına tepki performansını sağlamanın yeterli olmayacağını belirten uzmanlar, en uygun maliyetlere bu performansları elde edebilmek için uzun ve titiz bir Ar-Ge çalışması gerektiğinin altını çiziyor.

Komşu ülkelerdeki gelişmeler, sektörü temkinli kılıyor

Bu arada Kablo Sanayicileri Derneği'nden alınan bilgilere göre, Ar-Ge'yi destekleme alanında yapılan teşvik çalışmalarının artması ve yurtiçi projelerde yerli ürün kullanımı ve yerlileşmeye verilen önemin artması bir taraftan yurtiçi pazarı olumlu etkilerken, diğer taraftan da üreticilerin geliştirilmesi ve küresel pazardaki rekabet gücünün artmasına katkı sağlıyor. Fakat son yıllarda döviz kurlarında, bakır ve petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar ve Irak, Suriye gibi Türkiye'ye komşu ülkelerde yaşanan siyasi gelişmeler Türkiye kablo sektörünü daha temkinli davranmaya zorluyor. Son yıllarda kablo pazarında rekabetin arttığına ve koşulların girerek zorlaştığına dikkat çeken sektör temsilcilerine göre, global kablo üretiminin büyük kısmı gelişmekte olan ve işgücü bakımından rekabetçi ülkelere doğru kaymaya başladı. Gelişen teknoloji, giderek artmaya devam eden enerji talebi ve bu talebin coğrafi bölgelere göre farklılık göstermesi sonucunda sektörde birleşme ve satın almalar son yıllarda yoğun olarak yaşanıyor.

Standart dışı üretimler, sektöre zarar veriyor

Üretim kanalında ise Türkiye; Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile Türk cumhuriyetlerinin önde gelen kablo üretim potansiyeline sahip ülkeleri arasında yer alıyor. Hemen hemen her tür kablo üretilebilme kapasitesi bulunan Türkiye kablo sektöründe, 100 civarında firmanın faaliyet gösterdiği tahmin ediliyor. Bunlardan 70 ila 75 tanesi TSE gibi belgeler dahilinde imalat yaparken, geri kalan firmaların herhangi bir belgesi bulunmuyor ve standart dışı üretim yapıyor. TSE gibi belgeler dahilinde üretim yapan firmaların Türkiye kablo pazarının yaklaşık yüzde 90'ına sahip olduğu tahmin edilirken, kalan yüzde 10'una standart dışı üretim yapan firmaların sahip olduğu kaydediliyor. Pazar payı çok olmamakla birlikte standart dışı imalatın, sektörün toplam kalite ile fiyatını düşürdüğüne dikkat çeken uzmanlara göre, buna bağlı olarak sektör özellikle dış pazarlarda kayda değer oranda zarar görüyor.

Önceki Haber Sonraki Haber

EKONOMİ KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER HABERLER

Türk su ürünleri ve hayvansal mamulleri Ortadoğu sofralarını süsleyecek

14.12.2018 - İZMİR

İhracatta 2023 hedeflerine en yakın sektör konumunda olan Türk su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, Ortadoğu pazarını radarına aldı. Ortadoğu sofralarını Türk su ürünleri ve hayvansal mamulleri süsleyecek. ... Devamı

Mobilya İhtisas OSB üretim üssü olacak

14.12.2018 - BURSA

Türkiye'nin ilk Mobilya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde inşaatlar tüm hızıyla sürüyor. Mobilya İhtisas OSB'de fabrika sayısı yılsonunda 90'a, çalışan sayısı da 7 bine yükselecek. ... Devamı

Meyve ihracatçısı Uzakdoğu'ya odaklandı

14.12.2018 - BURSA

Bursa Siyah İnciri'ni bu yıl ilk kez Hong Kong'da tanıtan ihracatçıların hedefinde Güney Kore, Çin, Japonya, Tayvan gibi katma değerli Uzakdoğu pazarları bulunuyor.... Devamı

Türk Akımı ve Akkuyu Nükleer Santrali lojistik ihtiyacı artıracak

13.12.2018 - İSTANBUL

Nakliyeciler, 2023'te iki ülke arasında 100 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşmak için lojistikteki sıkıntıların acilen çözülmesi gerektiğini söyledi.... Devamı

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

13.12.2018 - İSTANBUL

TCMB yılın son toplantısında faizlerde değişikliğe gitmedi. ... Devamı