15.01.2020

E-Ticaret Sitesi Olarak E-Mail Pazarlama Stratejiniz Nasıl Olmalı?

e
mail
pazarlama
e
ticaret
sitesi

Bir önceki “E-Ticaret Siteleri İçerik Pazarlamasını Nasıl Kullanmalı?” eğitimimizde, “İçerik pazarlaması nedir?” sorusuna ve e-ticaret siteleri için içerik pazarlamasının öneminden, içerik stratejisi oluştururken nelere dikkat edilmesi gerektiğinden bahsettik. Şimdi de içerik stratejisi kapsamında, önemli bir pazarlama türü haline gelen “e-posta pazarlaması” diğer adıyla “e-mail marketing” konusunu ele alacağız. 

Hızla gelişen teknolojiyle beraber alışkanlıklarımız ve davranışlarımız da bir o kadar hızlı bir şekilde değişiyor. 2019 Türkiye E-Ticaret istatistiklerine göre online alışveriş yapma oranı toplamda %67. Bunun en büyük nedeni de birçok ürün çeşidini hızlıca görmek ve kolayca fiyat karşılaştırması yapabilmek. Bu sebeple de e-ticaret alanında rekabet oldukça kızıştı. Birçok firma potansiyel müşterisine ulaşmak için güncel pazarlama trendlerinden yararlanıyor. E-posta pazarlaması da bu konuda firmalara önemli kolaylık sağlayan uygulamalardan biri. 

O halde şimdi, e-ticaret firmalarının e-posta pazarlamayı nasıl daha aktif bir şekilde kullanabileceğine eğitimimizin devamında göz atalım. 

Kişiselleştirilmiş E-Posta Pazarlaması (E-Mail Marketing) Nasıl Yapılır?

E-ticaret sitelerini en genel anlamıyla birer mağaza olarak düşünebiliriz. Bu mağazalar gün içinde birçok ziyaretçiyi ağırlar. Bu ziyaretçiler tıpkı fiziki mağazalarda olduğu gibi ilgisini çeken ürünleri inceleyip fiyat bilgilerini öğrenirler ve kendilerine en uygun olan ürün/ürünleri satın alırlar. Tam da bu aşamada e-ticaret sitelerini fiziki mağazalardan ayıran durum; ziyaretçilerin hangi kaynaklardan sitenize geldiğini, hangi ürünlerle ilgilendiğin, sepete attığı ya da satın aldığını doğru bir şekilde analiz etmenin büyük bir önem kazanması. Çeşitli araçları kullanarak bu analizleri gerçekleştirebilir bunların yanında; cinsiyet, yaş, medeni durum gibi bilgilere de ulaşabilirsiniz. 

 

Bu veriler ışığında, hedef kitleniz ile bilgileri ve gerekli sınıflandırmaları yaptıktan sonra kişiye özel e-posta gönderimi yapabilirsiniz. Kişiselleştirilmiş e-postalarınıza dönüş çok daha fazla olacaktır. 

O halde, bu bilgileri ziyaretçilerden nasıl edinebileceğinize göz atalım. 

  1. E-Bülten Kayıt Formu ile Bilgi Edinin

E-bülten kayıt formları, hemen hemen bütün web-sitelerinde karşımıza çıkıyor. Bu formlar, müşterilerinizden bilgi toplamanızda en az kullandığınız analiz araçları kadar yardımcı. Fakat bu noktada, kayıt formunu hazırlarken soruların çok uzun olmamasına, aşırı detay içeren bilgiler istememeye dikkat etmelisiniz. Çünkü aksi durumda ziyaretçiler uzun uzun soru yanıtlamaktan hoşlanmayıp sitenizden ayrılabilir. Bu da potansiyel müşterilerinizle ilgili bilgi toplarken işlerinizi zorlaştırabilir. Bu sebeple ilk etapta yaş, cinsiyet ve e-mail adreslerinin bilgisini almanız yeterli olur. 

Bu şekilde kişiselleştirilmiş e-postalar hazırlamak istiyorsanız sıradaki önerilerimizi de dikkate alabilirsiniz. 

  1. E-Bülten Tasarımınızı Dikkat Çekici Hale Getirin 

Hedef kitlenize ne doğru şekilde ulaşmak için gerekli verileri topladınız. Artık e-postanızı hazırlamaya başlayabilirsiniz. E-postanızı hazırlama sürecinde özenli olmanız gereken konuların başında ise “e-bülten tasarımı” geliyor. E-bülten tasarımınızı, kurumsal kimliğinizden(kurumsal renkler, logo kullanımı vs.) uzaklaşmadan, güncel tasarım diliyle sentezleyerek hazırlamanız müşterilerinizin üzerinde pozitif bir etki yaratacaktır. Tasarımı hayata geçirmek için ise; Photoshop, MailGraf ya da ücretsiz tasarımlar yapabileceğiniz diğer programların şablonlarından faydalanabilirsiniz. 

  1. Mobil Uyumluluğu Göz Ardı Etmeyin

Türkiye’de mobil cihazlardan e-posta okuma oranı %50’nin üstüne çıkmış durumda. Bu da bize aslında dijital ortam için yaptığımız her uygulamayı mobile de adapte etmemiz gerektiğini gösteriyor. Yani, e-bültenlerinizi hazırlarken tasarımın mobil ekranlarda nasıl görüneceğine, yazıların boyutuna ve okunaklığına özellikle dikkat etmeniz, bu konuya uygun çalışmalar yapmanız gerekir. 

  1. Kullandığınız Dil Sizi Yansıtsın 

Bu tarz pazarlama çalışmalarında daha önceden de söylediğimiz gibi bütünlük çok önemli. Hele ki müşterilerinizle sıkı bir bağ kurmak istediğiniz için bu yola çıktıysanız onlara gönderdiğiniz e-postalarda da ekstra özenli olmanız şart. Bu nedenle öncelikle e-bülteninizde, standart ve otomatikleşmiş izlenimi veren dil kullanımından kaçınmalısınız. Mümkünse e-posta göndereceğiniz kişiye onun ismiyle hitap ettiğiniz, etkileyici ve dikkat çekici bir konu satırı hazırladığınız ve markanızın genel algısına uygun ama samimi olan bir dil kullandığınız e-bülten içerikleri hazırlayın. Böylelikle, reklamlara, gelen kutusunu dolduran e-postalara karşı duyarsızlaşan müşterileriniz sizi fark edecek ve sizinle etkileşime geçeceklerdir. 

  1. Herkesin İlgi Alanının Farklı Olduğunu Unutmayın 

Unutmayalım ki amacımız; müşterilere gerçekten onların işine yarayacak bilgiler veren ve onları doğru noktalara yönlendiren e-bülten içerikleri hazırlamak. Tüm müşterilerin aynı ilgi alanlarına ya da ihtiyaçlara sahip olmadığını da hesaba katarsak hepsine aynı içeriği göndermek başarılı bir e-mail pazarlama stratejisi gibi görünmüyor. Bunun yerine ilgi alanları, ihtiyaçlar, eğitim ya da yaş gibi konularda belli sınıflandırmalar yapıp her sınıfa yönelik yaratıcı içerikler oluşturmak müşterilerinizle kurmak istediğiniz samimi iletişim ve güçlü bağ konusunda size yardımcı olabilir. 

Bunlara ek olarak, e-posta içeriklerini oluştururken; gündemi (yapılan büyük indirimler ya da yeni gelişmeler vs.), bulunduğunuz mevsimi, okulların açılma zamanı veya tatiller gibi önemli dönemleri dikkate almayı unutmayın. 

  1. Her Faaliyet Titiz Bir Raporlama Gerektirir 

Müşterilerinize ulaşmak için kişiselleştirilmiş e-postalarınızı gönderdikten sonra elbette ki bu süreç böylece bitmiyor. E-postalarınızı gönderdikten sonra e-postaların kaçı ulaşmış, kaç kişi maili açmış, içinde yönlendirme yaptığınız linke tıklamış mı ya da e-bülten üyeliğinden ayrılan olmuş mu gibi verileri sayısal olarak görmeniz ve bundan sonra atacağınız adımları bu verilere göre düzenlemeniz gerekir. Örnek vermek gerekirse; e-bültenlerin açılma oranı düşükse tasarımınızı daha ilgi çekici hale getirebilirsiniz. Ya da üyeliğinizden çok fazla kişinin ayrıldığını görüyorsanız e-postalarınızı kişiselleştirmede yetersiz kalmış olabilirsiniz. Kişiselleştirme üzerinde daha fazla çalışmanız gerekebilir. 

Sonuç

Sonuç olarak, yukarıda anlattığımız konular ışığında e-ticaret sitenizde satışları artırmak ve sadık bir müşteri kitlesi oluşturmak için e-mail pazarlama stratejisi oluşturmanız sizi rakiplerinizin yanında birkaç adım ileriye taşıyacaktır. Müşterilerinizi yeteri kadar tanıdıktan sonra onlar için önemli noktalara temas edip sürekli dijital pazarlama konusunda bilgilerinizi güncelleyerek bu konuda başarılı olabilirsiniz.

X