Bağdat Baharat Başarı Hikayesi

Bağdat Baharatları Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.

Yarım asır önce büyük bir ideal ve cesaretle yola çıkan ve bugün sektöründe lider kuruluşlardan biri olan Bağdat Baharat, 60`lı yılların başında Mustafa Danacı tarafından büyük bir azim ve kararlılıkla kurularak bugünlere geldi. Devamı

Turizm Sektörüne Bakış

Turizm; sosyal, kültürel ve doğal çevreyle sürekli etkileşim içinde olan ve ülke ekonomilerindeki önemi süratle artan dinamik bir sektördür. Kişi başına düşen gelirin ve refah düzeyinin artması, ulaşım ve haberleşme teknolojisindeki hız ve keşfedilmeyeni keşfetme tutkusu turizmin gelişimine ve farklılaşmasına önemli katkı sağlamaktadır. Turizmin; döviz sağlayan, yeni istihdam alanları yaratan, sosyal ve kültürel hayatı etkileyen, siyasal bakımdan önemli toplumsal ve insancıl fonksiyonların gerçekleştirilmesini kolaylaştıran nitelik kazanması, ülkelerin dikkatinin turizm üzerinde yoğunlaşmasına katkı sağlamıştır. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, karşılaştıkları ekonomik sorunların ve darboğazların aşılması için turizmin yarattığı dinamizmden azami ölçüde faydalanmaya çalışmıştır.

Dünya Turizm Örgütü (WTO) verilerine göre, dünyadaki her üç turistten biri AB vatandaşıdır. Ancak, son yıllarda AB ve ABD'nin turizm pastasından aldığı paylar giderek azalmakta, başta Çin olmak üzere Güneydoğu Asya ve Pasifik ülkeleri, turistik açıdan yükselen cazibe merkezleri haline gelmektedir. Dünya Turizm Örgütü, 2010 yılında 1 milyar, 2020 yılında ise 1,5 milyar turistin uluslararası geziye katılacağını öngörmektedir.

SEKTÖRÜN TÜRKİYE'DEKİ GELİŞİMİ

Turizm, çoğu zaman diğer birçok endüstri gibi bölgesel veya ulusal kalkınma için bir araç olarak kullanılmıştır.

Türkiye'de ise Turizm Sektörü'nün yapısal değişimi ve gelişiminin hızlanması 80'li yıllarda başlamış ve bu konuda son 20 yılda önemli başarılara imza atılmıştır. 1980'li yıllardan itibaren alınan tedbirler, sağlanan teşvikler ve uygulanan politikalar ile çok sayıda turistik tesis inşa edilmiş, değişen tüketici taleplerine cevap verebilecek bir Turizm Sektörü'nün altyapısı oluşturulmaya çalışılmıştır. 1980 yılında, turizm işletmesi belgeli 56 bin 44 yatak kapasiteli 511 konaklama tesisi mevcutken, 2007 yılında 532 bin 262 yatak kapasitesine sahip 2 bin 514 adet konaklama tesisi sayısına ulaşılmıştır. Arz ve talep dengesi göz önüne alındığında 1980 yılında 1.3 milyon yabancı ziyaretçi Türkiye'de ağırlanmış, 2008 yılında ise bu sayı 30 milyonu aşmıştır. 1980 yılında 326 milyon 654 bin dolar olan turizm gelirleri, 1990 yılında 3 milyar doları, 2000 yılında ise 7 milyar doları aşmış, bugün gelinen son noktada da 22 milyar dolara ulaşmıştır.

SEKTÖREL PANORAMA

Türkiye’deki her 100 firmadan 2,6’sı turizm sektöründe faaliyet gösterirken, 100 kişiden 4,6’sı bu sektörde istihdam ediliyor.  Özel sektörde faaliyet gösteren firmaların vergi öncesi kârlarının yüzde 1,1’ini turizm sektörü yapıyor. Turizmde üretilen cironun yüzde 75'i Antalya, İstanbul ve Muğla'dan elde ediliyor.

Yapılan araştırmalara göre turizm tesisleri, yatırım ve yenilemeye yılda 2,5 milyar dolar ayırıyor.

Konaklama sektörünün bugünkü yatırım değeri 71 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. Türkiye'de 2015'e kadar yapılacak yatırımlarla, sektörün ekonomiye 10 milyar dolarlık katkı sağlayacağı tahmin ediliyor.

Turizm sektöründe yeni yatırımlarda, 3 yıldızlı tesisler, 4 yıldızlı tesisleri geride bırakarak ilk sıraya yerleşti. 2013'te ilk sırayı yüzde 34,7 ile 3 yıldızlı tesisler alırken onu yüzde 32 ile 4 ve yüzde 17 ile 5 yıldızlı tesisler izledi.

2014 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan belgeli yatak sayısının 755 bin, belediye belgeli yatak sayısı ise 520 bin olması bekleniyor.

SEKTÖREL ANALİZ

Türk turizm sektörü, konjonktüre ve olumsuz bazı dış etkenlere rağmen geride bıraktığımız 2013 yılında iyi bir performans ortaya koydu.  Türkiye 2013 yılında toplam 34.9 milyon turisti ağırlarken, yurt dışında yaşayan vatandaşlarla birlikte dışarıdan gelen turist sayısı geçen yıl 39 milyonu buldu.

Turizm geliri 2013 yılında yüzde 11,4 artarak 32.3 milyar doları aştı. Turizm gelirinin yüzde 79’u yabancı ziyaretçilerden, yüzde 21,’i ise yurt dışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edildi. Dünyada en çok ziyaret edilen ülkeler arasında 2002 yılında 17’nci sırada bulunan Türkiye, son yıllarda yaptığı atak sayesinde güçlü rakipleriyle arasındaki farkı kapattı. Türkiye, en fazla ziyaret edilen ülkeler listesinde Fransa, ABD, Çin, İspanya ile İtalya’nın ardından 6’ncı sıraya yükseldi. Turizmcilerin hedefi önümüzdeki yıllarda ilk 5'in içerisine girmek.

Sektör temsilcileri, son yıllarda rekor üstüne rekor kıran turizmin, 2014'te de Türkiye'nin lokomotifi olmaya devam edeceği umudunu taşıyor. 2014'te ülkeye gelecek olan yabancı ziyaretçi sayısının 37 milyon civarında olması beklenirken, turizm gelirinin ise 35 milyar dolar civarında olacağı öngörülüyor.

Sektör 2023’e kadar ise 63 milyon turiste, 86 milyar dolar gelire ulaşmayı hedefliyor. Sektör temsilcilerine göre bu hedeflerin gerçekleşmesi için 25 milyar dolarlık yatırıma ve turist başına yaklaşık bin 350 dolar harcamaya ulaşılması gerek.

Öte yandan Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) tarafından hazırlanan Türkiye Erken Rezervasyon 2014 Raporu'nu göre, 5 yılda 8,3 milyon yerli turist erken rezervasyon kampanyasından faydalandı.

Erken rezervasyonda yerli turistin yüzde 60'ı Antalya'yı tercih ediyor. Kalan yüzde 40'ı Bodrum, Marmaris, Kuşadası, Fethiye ve Çeşme'de tatil yapıyor. Yerli turistin büyük çoğunluğu tatil kararını nisan-mayıs aylarında veriyor.

Türkiye Erken Rezervasyon 2014 Raporu'na göre, erken rezervasyon yaptıran yerli turist sayısı 6 yılda 10'a katlanırken, 6 yıllık toplam erkenci yerli turist sayısının ise 11 milyon 600 bine yükselmesi bekleniyor.

Sektörün Güçlü Tarafları

  • Coğrafi ve doğal yapının varlığı, iklim, doğal kaynaklar, bozulmamış çevre,
  • Gelişme potansiyeli gösteren pazarlarda Türkiye'ye yönelik ilginin artması,
  • Rakip ülkelere göre daha yeni ve daha nitelikli tesislerin varlığı,
  • Halı, deri, konfeksiyon ve mücevher başta olmak üzere geniş yelpazede alışveriş olanağı,
  • İhtisaslaşmış seyahat organizatörleri ve havayolu ulaşım şirketlerinin sayılarının artması.

Sektörün Zayıf Tarafları

  • Rekabet nedeniyle pazarlamanın düşük fiyatlara yapılması ve düşük fiyatların bir çekim unsuru haline gelmesi,
  • Mevsimsellik ve buna bağlı olarak kapasite kullanım oranlarının düşüklüğü,
  • Standardı yüksek tesislerin yakın çevresindeki oluşumlar ile uyumsuzluğu,
  • Faaliyetlerin büyük ölçüde yaz sezonuyla sınırlı kalması,
  • Sağlık, teknik altyapı ve enerji konularında yetersizlik.

Kaynak:Dünya Gazetesi

(Güncellenme Tarihi:24.03.2014)