Turizm; sosyal, kültürel ve doğal çevreyle sürekli etkileşim içinde olan ve ülke ekonomilerindeki önemi süratle artan dinamik bir sektördür. Kişi başına düşen gelirin ve refah düzeyinin artması, ulaşım ve haberleşme teknolojisindeki hız ve keşfedilmeyeni keşfetme tutkusu turizmin gelişimine ve farklılaşmasına önemli katkı sağlamaktadır. Turizmin; döviz sağlayan, yeni istihdam alanları yaratan, sosyal ve kültürel hayatı etkileyen, siyasal bakımdan önemli toplumsal ve insancıl fonksiyonların gerçekleştirilmesini kolaylaştıran nitelik kazanması, ülkelerin dikkatinin turizm üzerinde yoğunlaşmasına katkı sağlamıştır. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, karşılaştıkları ekonomik sorunların ve darboğazların aşılması için turizmin yarattığı dinamizmden azami ölçüde faydalanmaya çalışmıştır.
Dünya Turizm Örgütü (WTO) verilerine göre, dünyadaki her üç turistten biri AB vatandaşıdır. Ancak, son yıllarda AB ve ABD'nin turizm pastasından aldığı paylar giderek azalmakta, başta Çin olmak üzere Güneydoğu Asya ve Pasifik ülkeleri, turistik açıdan yükselen cazibe merkezleri haline gelmektedir. Dünya Turizm Örgütü, 2010 yılında 1 milyar, 2020 yılında ise 1,5 milyar turistin uluslararası geziye katılacağını öngörmektedir.
SEKTÖRÜN TÜRKİYE'DEKİ GELİŞİMİ
Turizm, çoğu zaman diğer birçok endüstri gibi bölgesel veya ulusal kalkınma için
bir araç olarak kullanılmıştır.
Türkiye'de ise Turizm Sektörü'nün yapısal değişimi ve gelişiminin hızlanması 80'li yıllarda başlamış ve bu konuda son 20 yılda önemli başarılara imza atılmıştır. 1980'li yıllardan itibaren alınan tedbirler, sağlanan teşvikler ve uygulanan politikalar ile çok sayıda turistik tesis inşa edilmiş, değişen tüketici taleplerine cevap verebilecek bir Turizm Sektörü'nün altyapısı oluşturulmaya çalışılmıştır. 1980 yılında, turizm işletmesi belgeli 56 bin 44 yatak kapasiteli 511 konaklama tesisi mevcutken, 2007 yılında 532 bin 262 yatak kapasitesine sahip 2 bin 514 adet konaklama tesisi sayısına ulaşılmıştır. Arz ve talep dengesi göz önüne alındığında 1980 yılında 1.3 milyon yabancı ziyaretçi Türkiye'de ağırlanmış, 2008 yılında ise bu sayı 30 milyonu aşmıştır. 1980 yılında 326 milyon 654 bin dolar olan turizm gelirleri, 1990 yılında 3 milyar doları, 2000 yılında ise 7 milyar doları aşmış, bugün gelinen son noktada da 22 milyar dolara ulaşmıştır.
SEKTÖREL PANORAMA
Dünya Turizm Örgütü verilerine göre; 2010 yılsonu itibariyle Türkiye, dünya turizmi pastasından turist sayısı bakımdan %2,8, turizm gelirleri bakımından ise %2,2 pay almıştır. Türkiye, Avrupa turizm pazarında ise turist sayısında %5,6 ve turizm gelirlerinde % 5,1'lik paya sahiptir. Dünya sıralamasında turist girişleri açısından 7'inci olan Türkiye, turizm gelirlerinde ise 10'uncu sırada yer almaktadır.
Sektör, Hazine'nin verdiği 147 teşvik belgesiyle 2011 yılı Ocak-Haziran döneminde 1,5 milyar TL'lik yatırım teşviki sağlamıştır. Toplam değeri 1,3 milyar TL olan 117 proje ile de komple yeni yatırımlar planlanmaktadır. Komple yeni yatırımlar için alınan yatırım teşvik belgelerinde öngörülen projeler tamamlandığında, sektöre 12 binden fazla oda ve 26 bini aşan yatak ilave olması beklenmektedir. Bu tesislerde 6 bine yakın kişiye istihdam sağlanacağı öngörülmektedir. Öte yandan komple yeni yatırımların tesis tür ve sınıfına göre dağılımında ilk sırayı yüzde 33 ile 3 yıldızlı tesisler, yüzde 24 ile 4 yıldızlı tesisler alırken, bunları % 18 ile 5 yıldızlı tesisler izlemektedir.
SEKTÖREL ANALİZ
Türkiye'ye 2011 yılı ilk yarısında gelen turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre %12.6 artışla 13 milyon 27 bin 494 kişiye yükselmiştir. 2011 Ocak-Haziran döneminde Türkiye'ye en fazla ziyaretçi gönderen ülkeler arasında Almanya yüzde 14.7 payla ilk sırada yer almıştır. Söz konusu dönemde Almanya'dan 1 milyon 915 bin 691, Rusya'dan 1 milyon 491 bin 836, İngiltere'den 966 bin 690, İran'dan 915 bin 386, Bulgaristan'dan 667 bin 814 kişi Türkiye'yi ziyaret etmiştir. Bu arada Türkiye'ye yılda yaklaşık 2 milyon Arap turist gelirken, bu yıl %75 oranındaki artış dikkat çekmiştir.
Türkiye'ye 2011 yılı ilk yarısında gelen turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre % 12.6 artışla 13 milyon 27 bin 494 kişiye yükselmiştir.
Dünya turizm pastasının üçte birini oluşturan Akdeniz çanağında Türkiye'nin rakipleri olan Tunus, Mısır, Cezayir gibi ülkelerde yaşanan ayaklanmalar, tur operatörlerinin turlarını Türkiye'ye kaydırmasını sağlamış, Türkiye bu açıdan da 2011'de avantaj yakalamıştır.
Nisan, Mayıs ve Haziran aylarından oluşan II. dönemde turizm geliri, geçen yılın aynı dönemine göre %17,8 artarak 5 milyar 372 milyon 189 bin dolara çıkmıştır.
2011 yılının ilk 6 ayında elde edilen turizm gelirleri ise 8,4 milyar dolarla 2010 yılının aynı dönemine göre %21,5 artış göstermiştir.
Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği'nin (TYD) hazırlamış olduğu 2023 yılına doğru Türkiye Turizminde Yatırım Hamlesi raporuna göre, bu yılın sonunda turist sayısında 31 milyon kişi, turizm gelirinde 23 milyar dolar hedeflenmektedir.
TYD'nin projeksiyonuna göre 2023 yılında ise 60 milyon turist ve 60 milyar dolar turizm gelirine ulaşılacağı öngörülmektedir.
Sektörün Güçlü Tarafları
- Coğrafi ve doğal yapının varlığı, iklim, doğal kaynaklar, bozulmamış çevre,
- Gelişme potansiyeli gösteren pazarlarda Türkiye'ye yönelik ilginin artması,
- Rakip ülkelere göre daha yeni ve daha nitelikli tesislerin varlığı,
- Halı, deri, konfeksiyon ve mücevher başta olmak üzere geniş yelpazede alışveriş olanağı,
- İhtisaslaşmış seyahat organizatörleri ve havayolu ulaşım şirketlerinin sayılarının artması.
Sektörün Zayıf Tarafları
- Rekabet nedeniyle pazarlamanın düşük fiyatlara yapılması ve düşük fiyatların bir çekim unsuru haline gelmesi,
- Mevsimsellik ve buna bağlı olarak kapasite kullanım oranlarının düşüklüğü,
- Standardı yüksek tesislerin yakın çevresindeki oluşumlar ile uyumsuzluğu,
- Faaliyetlerin büyük ölçüde yaz sezonuyla sınırlı kalması,
- Sağlık, teknik altyapı ve enerji konularında yetersizlik.
Kaynak:Dünya Gazetesi
(Güncellenme Tarihi:19.08.2011)