Mes Metal Başarı Hikayesi

Mes Metal Ekstrüzyon San. ve Tic. A.Ş.

İstanbul/Beylikdüzü'nde toplam 7.000 m² alanda uzman personeli ve gelişmiş makine parkıyla üretimini sürdüren Mes Metal, müşterilerine birinci kalite pirinç çubuk ve bronz ürünleri sunmanın yanı sıra, güvenilir iş ortağı konumunda, pirinç ve bronz üzerindeki birikimini paylaşarak çözümler yaratan, yüksek kalite ürünleri ve günlük 70 tonluk üretim kapasitesi ile Türkiye'nin önde gelen bakır alaşımları üreticisidir...Devamı

Tarım ve Hayvancılık Sektörüne Bakış

Tarım ve Hayvancılık Sektörüne Bakış

İnsanoğlunun varoluşu ile başlayan tarımın en temel fonksiyonlarından birisi, insan hayatının devamını mümkün kılan gıda maddelerinin üretimidir. Tarım sektörünün gücünü; verimli toprak kaynakları, biyo çeşitlilik, elverişli ekolojik şartlar ve çiftçilerin gayreti oluşturmaktadır.

Tarımcılık var olduğu günden bugüne, üretim faaliyetleri ve toprak mülkiyeti açısından birçok evre geçirmiştir. Toplayıcılık ve avcılık ile başlayan tarımsal faaliyetler, teknoloji ve bilginin kullanıldığı uzmanlaşmış planlı işletmeciliğe kadar farklı aşamalardan geçmiştir. Tarım, Türkiye için de stratejik öneme sahip bir sektör olmuştur.

SEKTÖRÜN TÜRKİYE'DEKİ GELİŞİMİ

Türkiye, özellikle Anadolu, tarih boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış bir coğrafyadır. Bu uygarlıklarda tarımsal faaliyetler, bölgenin iklim çeşitliliği nedeniyle çok çeşitli alanlarda yoğun bir şekilde yapılmıştır.

Özellikle Cumhuriyet'in ilk yıllarında, tarıma büyük önem verilmeye başlanmıştır. Türkiye'de Tarım Sektörü'ne yön veren gelişmelerden en önemlisi 17 Şubat 1925 tarih ve 552 Sayılı Kanun'la Aşar Vergisi'nin kaldırılması olmuştur.

Vergi sisteminde çiftçinin yararına değişikliklere gidilirken, tarımda makineleşme alanında da çalışmalar yapılmış, toprak ürünlerini değeri üstünden alan kuruluşlar açılmış, meyvecilik ve bağcılığı geliştirmek için çeşitli fidanlıklar kurulmuştur.

Çiftçilerin toprak sahibi olmaları amacıyla Cumhuriyet'in ilk yıllarında ciddi çalışmalar yapılmıştır.

1950-1953 yılları arasında Tarım Sektörü hızlı bir gelişme göstermiş ve ekim alanı 14,5 milyon hektardan 18,8 milyon hektara çıkmış, tahıl ürünleri artışı ile buğdayda dünyada 4. sırada ihracatçı ülke olunmuştur. 1960 yılında 1946 yılına göre buğday ekim alanları yüzde 100, üretim miktarı yüzde 132; arpa ekim alanları yüzde 63, üretim miktarı ise yüzde 124 oranında artmıştır.

Tarım Sektörü, 1980 yılına gelinceye kadar Türkiye ekonomisinin lokomotifi olma işlevini hiç aksatmadan başarı ile sürdürmeye devam etmiştir.

2000'li yıllara gelindiğinde de tarımın sosyal alan olmaktan çok, "stratejik ve rekabete dayalı iktisadi bir sektör" olarak ele alınması gerektiği ortaya konmuştur.

Tarım Kanunu'nun da içinde olduğu, 12 Temel Kanun çıkarılmış, Tarımda "Vizyon 2008-2012" projesi ortaya konulmuştur. Üretimle ilişkisi olmayan destekler yerine; kalite, sağlık, verimlilik ve kırsal kalkınmayı esas alan destekler uygulamaya konulmuştur. Diğer taraftan destekleme ödemelerinin zamanında yapılması konusunda hem Tarım hem de Hayvancılık Sektörü'nde sıkıntılar yaşandığı bilinmekte olup, bu durum üreticilerin şikayetlerine sebep olmaktadır. Üretimle ilişkisi olmayan desteklerin, Türkiye gibi Tarım Sektörü ABD ve AB'den farklı yapısal özellikler gösteren ülkelerde etkinliği konusunda da ciddi tartışmalar yürütülmektedir. İlgili meslek kuruluşları tarafından, bu tarz desteklerin ülkemizde çiftçiyi üretime yabancılaştırdığı, tarımsal üretimi özendirmekten ziyade bir "sosyal yardım" haline geldiği, bütçeden aktarılan kaynağın tarımsal faaliyet içinde kalmadığı yönünde eleştiriler dile getirilmektedir.

Özellikle arz açığı bulunan bazı ürünlere yönelik olarak belirlenen ve üretim miktarı bazında ödenen destekleme primlerinde de, kilogram başına prim tutarının belirlenmesi ve ödemelerin zamanlaması önem arz etmektedir. Prim tutarlarının yetersizliği, ürünler arasındaki paritelerin yeterine gözetilememesi ve ödemelerin gecikmesi, temel sorunlar arasındadır.

SEKTÖREL PANORAMA

Türk tarım sektörü 61 milyar dolarlık hasılası ile AB'de liderliği göğüslüyor. Türkiye, dünyada sebze, meyve başta olmak üzere çok sayıda tarım ürününde ilk sıralarda yer alıyor. Fındık, kiraz, incir, kayısı, ayva üretiminde dünya birincisi olan Türkiye; vişne, kestane, kavun, karpuz, hıyar üretiminde ikinci; nohut, Antep fıstığı, biber ve elma üretiminde üçüncü; ceviz, zeytin, domates, taze fasulye, ıspanak, mercimek, haşhaş tohumu üretiminde dördüncü; kuru çay, patlıcan üretiminde beşinci; arpa, şekerpancarı, kuru soğan, greyfurt, armut üretiminde altıncı; aspir, limon üretiminde yedinci; kütlü pamuk, çavdar, ayçiçeği üretiminde sekizinci; buğday üretiminde onuncu; patates üretiminde on üçüncü sırada bulunuyor.

Türkiye'de 3 milyon tarım işletmesi faaliyet gösterirken, 100 kişiden yaklaşık dörtte biri tarımda çalışıyor. Ülkemizde 1961-2002 döneminde 450 bin hektar arazinin toplulaştırması yapılırken, 2003-2014 döneminde 4,5 milyon hektar arazi toplulaştırıldı. 2015 yılında yıl 6,5 milyon hektar alanda arazi toplulaştırılmasının yapılacağı öngörülürken, 2023 hedefi ise 14 milyon hektar alan olarak belirlenmiş durumda.

Kırmızı et üretimi

Türkiye’de toplam kırmızı et üretimi 2014 yılı üçüncü çeyrek döneminde 202 bin 530 ton olarak tahmin edildi. Toplam kırmızı et üretimi bir önceki döneme göre yüzde 7,3, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 1,9 oranında azaldı. Sığır eti üretimi ise 175 bin 353 ton olarak öngörüldü. Söz konusu dönemde koyun eti üretimi 21 bin 631 ton olarak tahmin edildi.

Tahıllar ve diğer bitkisel ürün üretimi

Üretim miktarları, 2014 yılında bir önceki yıla göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 6,6 ve meyvelerde yüzde 6,2 azalırken, sebzelerde ise yüzde 0,4 oranında artış gösterdi. Üretim miktarları 2014 yılında yaklaşık olarak tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 59,6 milyon ton, sebzelerde 28,6 milyon ton ve meyvelerde 17,1 milyon ton olarak gerçekleşti.

Süt, peynir üretimi

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış seriye göre; ticari süt işletmeleri tarafından üretilen içme sütü miktarı 2014 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,4 artış, inek peyniri üretimi yüzde 0,5 azalış, koyun, keçi, manda ve karışık sütlerden elde edilen peynir çeşitleri ise yüzde 2,2 artış gösterdi.

En fazla traktör Manisa'da

Öte yandan 2013 yılı geçici verilerine göre ülke genelinde 1 milyon 213 bin traktör bulunurken, Manisa 75 bin 984 adet ile birinci sırada yer aldı. 66 bin 719 traktör ile Konya ikinci, 47 bin 638 traktör ile Bursa üçüncü sırada bulunuyor. Traktör sayısının en düşük olduğu iller ise Rize, Hakkari, Trabzon, Tunceli ve Artvin.

SEKTÖREL ANALİZ

AB, Rusya, Ukrayna, Irak, İran gibi ülkelerin gıda pazarında önemli bir paya sahip olan Türkiye, bölgenin en büyük gıda ihracatçısı. Ancak, tarım sektörü bu yıl, yaşanan kuraklık, doğal felaketler nedeniyle zarar gördü. Sektör, son açıklanan TÜİK verilerine göre yüzde 4.9 küçüldü. Tarım, orman ve balıkçılıkta gayri safi yurt içi hasıla, yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre sabit fiyatlarla yüzde 4,9 gerileyerek 4 milyar 771 milyon TL oldu.

2014 yılı Ocak-Ekim döneminde; tarım ürünleri ihracatı 14 milyar 950 milyon dolar, tarım ürünleri ithalatı 14 milyar 792 milyon dolar olarak gerçekleşirken, dış ticaret dengesi 158 milyon dolar fazla verdi. Söz konusu dönemde tarımsal ihracatın tarımsal ithalatı karşılama oranı yüzde 101,1 oldu.

Hayvan ihracatı son 5 yılın zirvesinde

Hayvancılıkta ise 2014 toparlanma yılı oldu. Geçen yıl hayvancılığa verilen desteğin artması ve tarımsal kredi hacminin büyümesine bağlı olarak hayvan sayısı ve et üretiminde artış gözlendi. Büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre yüzde 3,6 artarak 14,5 milyona ulaştı. "2014'te hayvancılık kendini toparladı, ithalat önemini yitirdi" diyen sektör aktörleri, Bosna'dan dayanışma amaçlı yapılan et ithalatı ile hayvancılığı güçlendirme amacıyla yapılan besilik dana ithalatı dışında önemli bir ithalat yapılmadığını paylaştı.

2011'de 6,2 milyon dolarlık, 2012'de 8,1 milyon dolarlık, 2013'te 13,5 milyon dolarlık canlı hayvan ihracatı yapıldı. Bu yılın 9 ayında Türkiye'nin toplam canlı hayvan ihracatı 20 milyon doları geçti ve son 5 yılın en yüksek rakamına ulaşıldı. Canlı hayvan ihraç edilen ülke sayısı 26'ya ulaşırken, bu ülkelerin başında sırasıyla Suriye, Türkmenistan ve Gürcistan yer aldı.

“Aile işletmeleri desteklenmeli”

Sektörle ilgili görüşlerini paylaşan oyuncular, Türkiye'nin tarımda her açıdan kendine yeter ülke haline gelmesi, üretim açığı olan alanlarda yerli üretimin artırılması, yerli malı kullanılması gerektiği görüşünde. Çok çeşitli mikro klimaları barındırması nedeniyle Türkiye'nin hemen her ürünü üretebilen bir ülke olduğuna dikkati çeken sektör oyuncuları, buna rağmen, tarımın yapısal sorunlarının çözülememesi, teknik ve ekonomik olarak sulanabilecek 2,6 milyon hektar tarım alanının hala sulamaya açılmaması yüzünden başta yağlı tohumlar olmak üzere bazı ürünlerde üretim açığı verildiğini vurguluyor. Tarıma yatırım yapan şirketlerin işler ters gittiğinde hemen sektörden çıktıklarına dikkati çeken sektör temsilcileri, tarıma yatırımın kesinlikle uzun vadeli planlamalarla yapılması gerektiğine işaret ediyor. Bu konuda aile işletmelerinin desteklenmesi gerektiğinin önemle altı çiziliyor.

Tarımsal destek 10 milyar lirayı aştı

2015 Programı’ndaki bilgilere göre, alan bazlı tarımsal destekleme ödemelerine 2 milyar 964 milyon lira, fark ödemesi destekleme hizmetlerine 3 milyar 65 milyon lira, hayvancılık desteklerine 2 milyar 953 milyon lira ayrılacak. 2015’te 8 milyar 774 milyon lira olarak gerçekleşen tarım destekleme bütçesi, 2014’te 9 milyar 599 milyon liraya, 2015’te ise 10 milyar 141 milyon lira olacak.

Hayvancılık desteklerinin toplam destekler içerisindeki payı 2013 yılında yüzde 31.7 iken 2014’te yüzde 30.5’e 2015’te yüzde 29.5’e düşecek. Hükümetin 2015 Yılı Programı’na göre önümüzdeki yıl hayvancılık sektörüne toplamda 2 milyar 953 milyon lira destek ödenmesi öngörülüyor.

Küçük üreticiye özel 4 düzenleme

Bu arada Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca küçük üreticinin ihtiyacı dışındaki ürününü ekonomiye kazandırmak amacıyla gıda güvenilirliği kapsamında uyulması gereken üretim, satış ve dağıtım kurallarını düzenleyen 4 ayrı yönetmelik taslağı görüşe açıldı. Çiftlikte kesilen küçük miktarlardaki kanatlı ve tavşanımsı etleri, haftalık en fazla bin yumurta, coğrafi kısıtları bulunan bölgelerde yer alan kesimhanelere asgari hijyen şartı istisnası getirilmesi ile küçük miktarlardaki balıkçılık ürünlerinin doğrudan arzına yönelik yönetmeliklerin 2015 yılının ilk döneminde yürürlüğe girmesi hedefleniyor.

Tarımsal veriler tek merkezde toplanıyor

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarım Bilgi Sistemi ile bütün tarımsal verileri tek bir merkezde birleştiriyor. Tarım alanında dünyanın en büyüğü olan entegre sistem, tarımsal ürünlerin tarladan sofraya takibinden, orta ve uzun vadeli tarımsal politikaların oluşturulmasına kadar birçok konuda katkı sağlayacak. Bu sistemle vatandaşların yapacağı tüm başvurular internet ortamında yapılabilecek, işletmelerle ilgili tüm işlemler tek bir ekrandan yönetilecek. Projenin ilk aşamasında uydu görüntülerinden faydalanarak tarım alanlarının tamamı sayısallaştırıldı. Belirlenen tarım parselleri ile bu parselleri kullanan çiftçilere ait bilgiler sisteme kaydedildi. Yeni sistemle ayrıca parsel bazlı verim hesaplamasıyla doğru alana doğru tarımsal desteğin verilmesi de sağlanıyor.

 

Kaynak: Dünya Gazetesi
Güncelleme: 30.12.2014