Bilişim Sanayi Başarı Hikayesi

Bilişim Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.

1985'te kurulan Bilişim Ltd, Türkiye'nin üstün başarıyla sonuçlanmış önemli projelerine imza atan, alanında uzmanlaşmış, öncü bir yazılımevi ve 'danışmanlık kurumu'dur... Devamı

Telekomünikasyon Sektörüne Bakış

Telekomünikasyon, dünyada yaklaşık 2 trilyon dolarlık hacmiyle marka değeri en yüksek sektörlerden biridir. Ülkelerin en hızlı gelişen, Ar-Ge ve inovasyona en çok yatırımın yapıldığı telekomünikasyon, Türkiye ekonomisi için de kaldıraç olarak kabul edilmektedir. Türk telekomünikasyon teknolojileri ve hizmetleri sektörü, sahip olduğu büyük pazarla Avrupa'da Almanya'dan sonra ikinci sırada yer almaktadır.

Serbestleşme, sektörde dünden bugüne en önemli kilometre taşını oluştururken, uygulamaya konması beklenen bazı diğer yasal adımların da Türk Telekomünikasyon Sektörü'ne önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

Türkiye'de 20 milyar doları aşan pazar büyüklüğüne sahip Telekomünikasyon Sektörü'nün büyüme trendini sürdüreceği ve önümüzdeki beş yıl içerisinde 30 milyar dolarlık hacme ulaşacağı tahmin edilmektedir.

Sektörün Türkiye'deki Gelişimi

Bugünkü Telekomun temeli 23 Ekim 1840 yılında Sultan Abdülmecit tarafından atılmış, Postane-i Amirane kuruluşu hayata geçirilmiştir. Tek telli telefon hattı, Temmuz 1881'de Soğukçeşme Posta Telgraf Nezareti - Yeni Cami Postanesi arasında kurulmuştur. İlk Manuel telefon santrali 50 hatla 23 Mayıs 1909'da, ilk otomatik telefon santrali ise 2 bin hatla Eylül 1926'da hizmet vermiştir.

Şehirlerarası İlk haberleşme Ankara-İstanbul arasında Eylül 1929 tarihinde, yurtdışı haberleşme Antalya-Catania arasında 480 kanallı ilk denizaltı koaksiyel kablonun hizmete verilmesiyle başlamıştır.

İlk elektronik mektup hizmeti, 28 Haziran 1984 tarihinde Ankara-İstanbul-İzmir-Adana arasında yapılmıştır.

GSM hizmeti ilk olarak Ankara-İstanbul-İzmir abonelerine 23 Şubat 1994 tarihinde ulaştırılmaya başlanmıştır.

24 Nisan 1994 tarihinde telekomünikasyon ve posta hizmetleri ayrılırken, 1996 yılında Türkiye Ulusal İnternet Altyapı Ağı (TURNET) hizmete girmiştir.

Turkcell ve Telsim 27 Nisan 1998'de GSM-900 MHz lisanslarıyla sektörün mobil ayağında yerlerini almışlardır.

2000 yılında başlayan serbestleşme sürecinde, 2001 yılında BTK kurulmuş, 2004 başında ise Türk Telekom'un tekel hakları sona ermiştir.

2000-2004 telekomünikasyon hizmetleri sektöründe serbestleşme sürecinin yasal zeminlerinin hazırlandığı dönem olarak kabul edilmektedir.

2005 yılından günümüze kadar olan süreç ise serbestleşmenin sağlanabilmesi için gerekli olan düzenlemelerin yapıldığı dönem olarak ifade edilmektedir.

Bu dönemin önemli gelişmeleri; 2008 yılında Elektronik Haberleşme Kanunu çıkarılması ve mobil numara taşınabilirliğinin başlaması, 2009 yılında şehir içi telefon hizmetlerinin rekabete açılması, sabit numara taşınabilirliğinin (yasal olarak) başlaması ve 3G lisanslarının verilmesi olarak sıralanmaktadır.

Atılan bu adımlar sonucunda; 2000 yılı başında hiçbir alternatif işletmeci sektörde yokken, bugün alternatif işletmecilerin pazar payları tüm telekomünikasyon hizmetleri pazarında yüzde 3 civarına ulaşmıştır.

SEKTÖREL PANORAMA

Türkiye telekomünikasyon pazarında Mayıs 2014 tarihi itibariyle 945 yetkilendirme

yapıldı. 575 adet işletmeci; Görev sözleşmesi, İmtiyaz Sözleşmesi, Bildirim ve Kullanım Hakkı kapsamında yetkilendirildi.

Türkiye’de yine aynı dönem itibariyle bildirim kapsamında 117 ve kullanım hakkı kapsamında 9 adet altyapı işletmecisi bulunuyor. Türk Telekom’un 2014 yılı ilk çeyreği itibari ile 182 bin 405 km fiber altyapısı bulunurken, alternatif işletmecilerin toplam fiber uzunluğu 51 bin 244 km.

Sabit Telefon Hizmetleri (STH), işletmecilere ait her türlü telekomünikasyonşebekesi ve altyapısı üzerinden her türlü teknolojiyi kullanarak kullanıcılara, il içi, iller arası ve/veya uluslararası telefon hizmeti sunulmasını kapsıyor. Başka bir ifadeyle, işletmeciler istedikleri teknolojiyi kullanarak, sabit, mobil ya da gelişen başka bir şebeke üzerinden kullanıcılara il içi, iller arası ve uluslararası arama hizmeti sunabiliyor. 14 Mayıs 2014 tarihi itibari ile bildirim kapsamında 50, kullanım hakkı kapsamında 249 yetkilendirilmiş işletmeci bulunuyor.

İnternet Servis Sağlayıcılığı (İSS) hizmeti veren işletmeciler gerekli altyapı, donanım ve yazılımı sağlayarak son kullanıcıya internet erişim hizmeti sağlıyor. Bir İSS'nin yaptığı iş, kendisine ait bilgisayar donanımı ve kiraladığı hatlar aracılığı ile kullanıcıları yerel ve uluslararası internet omurgalarına taşımak olarak ifade edilebilir. Bu çerçevede, İSS'ler bildirim kapsamında hizmet veriyor ve 14 Mayıs 2014 tarihi itibariyle 255 adet yetkilendirilmiş İSS bulunuyor.

Kablolu yayın hizmeti, kablo platform şebekesi üzerinden her türlü veri, görüntü ve şifreli/şifresiz radyo/TV sinyallerinin tek yönlü/çift yönlü biçimde abonelere sunulmasını kapsayan elektronik bir haberleşme hizmeti. Türkiye’de kablolu yayın hizmeti işletmeciliği lisansı alan 18 işletmeci bulunuyor.

Öte yandan uydu işletmecileri; uydu haberleşme hizmeti ve uydu platform hizmeti veren işletmeciler olmak üzere iki gruba ayrılıyor. Uydu haberleşme hizmetleri, uydular ve yer istasyonları aracılığıyla tek yönlü veya çift yönlü veri iletişiminin gerçekleştirilmesini kapsıyor. Bugün bildirim kapsamında bu hizmeti veren 32 işletmeci bulunuyor.

Uydu Platform Hizmeti İşletmeciliği ise değişik transmisyon ortamlarından gelen analog veya sayısal sinyallerin birleştirilip çoklanarak sayısal paketler halinde, uydu üzerinden abonelere iletilmesi şeklinde gerçekleştiriliyor. Uydu Platform İşletmeciliğinde sunulan hizmetler arasında yüksek hızda internet erişimi, genişbant veri aktarımı, sayısal TV ve radyo yayını, çoklu ortam uygulamaları bulunuyor. 14 Mayıs 2014 tarihi itibari ile bildirim kapsamında hizmet veren 9 işletmeci var.

SEKTÖREL ANALİZ

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) ilk çeyrek pazar verileri raporuna göre;  2014 yılı birinci çeyrekte Türk Telekom ve mobil işletmecilerin toplam yatırım miktarı yaklaşık 668 milyon TL olarak gerçekleşti. Diğer işletmeciler tarafından da ilk çeyrekte yaklaşık 367 milyon TL yatırım yapıldı. 2014 yılı birinci üç aylık dönemde Türk Telekom ve mobil şebeke işletmecilerinin net satış gelirleri yaklaşık 6,6 milyar TL olurken, diğer işletmecilerin net satış gelirleri 2014 yılı birinci çeyrekte yaklaşık 1,8 milyar TL olarak kaydedildi.

Yılın ilk çeyreği itibariyle 13 milyon 293 bin 288 sabit telefon abonesi bulunan Türkiye’de penetrasyon oranı bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 azalarak yüzde 17,34 seviyesine geriledi. Türkiye’de ortalama hanehalkı büyüklüğünün 3,69 olduğu göz önünde bulundurulduğunda sabit telefon hizmetleri pazarında Türkiye’nin önemli bir kesimine ulaşıldığını söylemek mümkün.

2014 yılı birinci üç aylık dönem itibarıyla sabit telefon gelirleri yaklaşık 916 milyon TL olarak gerçekleşmiş olup, bir önceki senenin aynı dönemine göre yüzde 16,9 oranında azalırken bir önceki döneme göre de yüzde 8,5 oranında düştü.

Mart 2014 itibarıyla Türkiye’de yaklaşık yüzde 91,5 penetrasyon oranına karşılık gelen toplam 70 milyon 115 bin 287 mobil abone bulunuyor. Mobil abonelerin 51 milyonu 3G, 19,1 milyonu ise 2G abonesi.

Mobil penetrasyon oranı, 2004 yılından numara taşınabilirliğinin başladığı 2008 yılına kadar her yıl ortalama yüzde 11 oranında artarak yüzde 92 seviyesine ulaşmışken; numara taşınabilirliğinin uygulanmaya başlaması ile bir miktar düşüş yaşanmış durumda. Sektör temsilcilerine göre; mobil penetrasyon oranındaki bu düşüşün önemli nedenleri, işletmecilerin cazip tarife ve kampanyalarının olması ile mobil abonelerin istediği işletmeciden hizmet almak üzere işletmeciler arasında rahatça geçiş yapabilme imkanı buldukları için iki veya üç simkart yerine tek simkartı tercih etmeye başlamaları…

Yaklaşık 3 yıldır yüzde 90 seviyelerinde seyreden mobil penetrasyon oranı ve 70,1 milyon abone bulunan mobil sektörde, taşınan numara sayısının 69 milyona yaklaştığı göz önüne alındığında; abone sayısı açısından sektörde bir denge oluştuğu ve abonelerin rekabet ortamından etkin bir şekilde faydalanabildikleri ifade ediliyor.

Türkiye'de cep telefonu görüşmelerinde ve internet kullanımında artış eğilimi devam ederken, ilk çeyrekte toplam mobil trafik hacmi 47 milyar dakikanın üzerine çıkmış durumda.

Telekomünikasyon sektörü her geçen yıl büyümede önemli mesafe kat etse de, çözüm bekleyen sorular da var. Fiber altyapının yaygınlaştırılması için sabit altyapının kiralanması (tesis paylaşımı) ve yeni sabit şebeke yapılması (geçiş hakkı) önündeki engellerin kaldırılması bekleniyor. Sektör aktörlerine göre sorunun çözümü için; BTK, başta yerleşik işletmecilerin elindekiler olmak üzere mevcut yeraltı kanal ve gözleri, tüm işletmecilerce makul kira bedeliyle kullandıracak fiyat ve şartları sağlamalı; Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ise yeni sabit altyapı yapılabilmesi için, başka şebekeleri kiralama şartı aramadan, doğrudan şebeke yapma izni vermeli...

Sektörde önemli görülen bir diğer sorun ise sabit telekom hizmetlerindeki rekabet. Yapılan değerlendirmelere göre, sabit telefon ve genişbant internet hizmetleri; rekabet ortamı yeterince tesis edilemediğinden, lisans alan 250 civarında firma olmasına rağmen gelişememiş, oldukça az sayıdaki şirketin faaliyet gösterdiği bir pazar olarak kalmış durumda. Yetersiz rekabet sonucunda, sabit ses hizmetleri mobil hizmetler karşısında küçülmüş. Sabit genişbant (ADSL) hizmeti ise yerinde saymış.


Sektörün Güçlü Tarafları

  • Genç ve dinamik nüfusa sahip olan Türkiye'de kişi başına gelirin artması.
  • BTK Piyasa Gözetim ve Denetleme yapısının kurulması.
  • Telekomünikasyon hizmetlerinde yakınsama ile gelişme sağlanması.
  • Sabit numara taşınabilirliği için yasal olarak adım atılması.
  • İnternet hizmetinden alınan vergilerin düşürülmesi.

Sektörün Zayıf Tarafları

  • Serbestleşmede yaşanan gecikme ve henüz yeterli derinliğe ulaşılamaması.
  • Ar-Ge ve inovasyona dayalı yeterli yerli katkının sağlanamaması.
  • Kurumsallaşma kültürünün yeterince benimsenmemiş ve yaygınlaşmamış olması.
  • Yasal olarak adım atılsa da bazı kararların hayata geçirilmesinde yaşanan gecikmeler.
  • KOBİ'lerin ihracatına destek olacak sektör odaklı ajansların bulunmaması.
Kaynak          : Dünya Gazetesi
(Güncellenme : 29.08.2014)