İŞ'TE KOBİ'nin avantajlarından faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

Beni Hatırla
Şifremi Unuttum

Mobilya Sektörüne Bakış

Mobilyada trendler, fonksiyonellik ve estetik bakış açısına paralel olarak değişim arz etmektedir. Bu pencereden bakıldığında, mobilya sektörünün de her anlamda sürekli aşama kaydetmesi kaçınılmaz bir hal almaktadır. Ev mobilyalarının yanı sıra ofis ve bahçe mobilyaları da bu değişime ayak uydurmaktadır. Mobilya sektöründe talepler, gelişen teknolojiye göre hızlı ve seri imalatla karşılanabilmekte, zanaatkâr ölçekte iş yapan firmalar da bu emek yoğun sektörde ihtiyaçları karşılamaya çalışmaktadır. Bugün Türkiye'de yıllık kişi başı mobilya tüketimi 15 Euro iken, tüketimin Avrupa ülkelerinde 60-70 Euro arası, ABD'de ise 100 USD'nin üzerinde olduğu bilinmektedir. Dünya genelinde ise 300 milyar USD'lik üretim yapıldığı varsayılmaktadır.

SEKTÖRÜN TÜRKİYE'DEKİ GELİŞİMİ

Türkiye modern anlamda mobilya kültürüyle iskemle, masa ve yemek odasının Dolmabahçe Sarayı'nda yerini almasıyla tanışmıştır. Söz konusu ithal ürünler göz ardı edildiğinde 20'nci yüzyıl başına kadar Osmanlı'da hiç mobilya üretilmemiştir. Mobilya sektörünün Türkiye'deki başlangıcı her ne kadar eskilere dayansa da endüstriyel üretime 1970'li yıllarda geçilmiştir. 80'li yıllardan itibaren de globalleşme süreciyle tüketici profillerindeki gelişmeler ve değişimler kaliteli ve güncel model taleplerini beraberinde getirmiştir. Bugünse dünya mobilya ticaretinde yüzde 1,5 civarında payı bulunan Türkiye mobilya sektörü, orta vadede İtalya ile yarışmanın hesaplarını yapmaktadır. 

Türkiye, mobilyada dünyaya farklı şekillerde açılmaktadır. İhracat yöntemlerinden biri; modern pazarlama teknikleriyle ulaşılan yurtdışı müşteriye yüksek miktarlı satışları kapsamaktadır. Yurtdışında mağazalaşarak doğrudan o ülkenin son tüketicisine ulaşmak da bir başka satış stratejisidir. Diğer yandan inşaat projeleri ile birlikte ya da münferit yürütülen dekorasyon faaliyetleri de önemli bir kalem oluşturmaktadır.

SEKTÖREL PANORAMA

Son dönemde çok sayıda yeni oyuncunun katıldığı mobilya pazarında Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) verilerine göre 60 bini aşkın firma faaliyet göstermektedir. Sektörün yan sanayiyle birlikte istihdam ettiği kişi sayısı 500 bin civarındadır.  

Türk Mobilya Sektörü'nde son yıllarda, firmaların özellikle tasarım ve Ar-Ge yatırımlarına ağırlık vermeye başladıkları göze çarpmaktadır. Markalaşma konusunda önemli oranda yol kat eden sektör, yeni tarz ve modellerle modayı takip etmenin yanı sıra yeni trendler de yaratmayı kendine hedef seçmiştir.

Mobilya sanayicilerinin kalite ve tasarımı birleştiren üretimiyle küresel arenada sektörün öne çıkması, aynı zamanda ihracat hacmindeki artışı da tetiklemektedir. Türk mobilya sektörünün global pazardaki rekabet gücünün hızla arttığına dikkat çeken sektör aktörleri, arz ve talebin dengeli bir şekilde ilerlemesiyle sektörde daha anlamlı ve sürdürülebilir bir büyümenin sağlanabileceği görüşünde.

Çin, İtalya, Almanya ve ABD gibi ülkelerin ihracatta başı çektiği dünya mobilya sektöründe, Türkiye mobilya sektörü de her yıl uluslararası arenadaki pastadan aldığı payı büyütmektedir. Bugün 170 ülkeye ürettiği mobilyaları satmayı başaran Türkiye'nin ihracat listesindeki ülkelerde son yıllardaki değişim de gözden kaçmamaktadır. Yıllardır Türkiye'nin mobilya satışında ilk sırayı alan Almanya, son iki yıldır yerini Irak'a bırakırken, bu iki ülkeyi sırasıyla İran ve Azerbaycan izlemektedir.

SEKTÖREL ANALİZ

Pazar büyüklüğü 8 milyar dolar olan Türk Mobilya Sektörü, yurtiçinde konut pazarındaki gelişmelere paralel olarak büyümeye devam etmektedir. Türkiye'de en hızlı gelişen sektörlerden biri olma yolunda ilerleyen mobilya pazarında, en önemli hedeflerin başında ise, iç pazarın yanı sıra ihracat pazarlarından daha fazla pay alınması gelmektedir. Son yıllarda tasarım ve markalaşma adına yaptıkları atılımlarla 'Türk malı mobilya' imajını güçlendiren üretici firmalar, 2010'da bir önceki yıla göre yüzde 23'lük artışla 1.4 milyar dolarlık ihracata imza atmıştır. Böylece mobilya sektöründe bugüne kadarki en yüksek ihracat rakamı sağlanmıştır. Sektörde esen ihracat rüzgarı, 2011 yılında da etkisini göstermeye devam etmektedir.

 

Bu yılın ilk altı ayına bakıldığında, geçen yılın aynı döneminde 651 milyon 669 bin dolar olan mobilya ihracatının, %19'luk bir artışla 777 milyon 131 bin dolara çıktığı görülmektedir. Bu rakamlar ışığında sektörde 2011 yıl sonunda ihracatta %20, iç pazarda ise %10 büyüme beklentisi hâkim. Bu doğrultuda önümüzdeki döneme yönelik hedeflerinde çıtayı daha da yükselten Mobilya Sektörü, orta vadede ihracatını 5 milyar dolara çıkarmaya odaklanmış durumdadır.

Sektör temsilcilerine göre; Türk Mobilya Sektörü'nün hem iç hem dış pazarda hatırı sayılır bir konuma ulaşması adına firmaların, üretim kapasiteleri, teslimat süreleri, ürünlerinin kalitesi, fiyatı, garanti süreleri, ambalaj kalitesi ve uluslararası ürün sertifikaları yeterliliği gibi konuların bir bütün olarak ele alması önem taşımaktadır.

Mobilya Sektörü'nde yaşanan sorunlara bakıldığında kalifiye eleman sıkıntısı ön plana çıkmaktadır. Bu konuda eğitim ve çalışma şartlarının en kısa sürede iyileştirilmesi beklenmektedir. Sektör temsilcilerine göre bunun için meslek liseleri ve meslek yüksek okullarında mobilya branşının özendirilerek teşvik edilmesi büyük önem arz etmektedir.

Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER), Mobilya Sektörü'nde kalifiye eleman ihtiyacının giderilmesini üstlendiği projelerle karşılamaya çalışmaktadır. Dernek 2011 yılında başlattığı projeyle, endüstri meslek lisesi mobilya bölümlerinden mezun olmuş, hem teorik hem de pratik bilgi sahibi çalışan boşluğunun doldurulmasını amaçlamaktadır.

Proje kapsamında, Türkiye genelindeki 371 endüstri meslek lisesinde Mobilya Sektörü'nü tanıtan MOSDER diğer yandan genç tasarımcıların önünü açmak ve mobilya sektöründe tasarım olgusunun güçlenmesini sağlamak için geleneksel hale getirdiği Ulusal Ev Mobilyaları Tasarım Yarışması düzenlemektedir.

Mobilya Sanayi İş Adamları Derneği de (MOBSAD) verimlilik, istihdam, ihracat dikkate alınarak mobilya sektörünü pilot sektör olarak desteklemesi gerektiğine dikkat çekmektedir. MOBSAD'a göre zanaatkar ile sanayicinin ortak menfaatlerini buluşturacak tedbirler ile sektörün yakaladığı ivmeyi sürdürmek mümkün.

Sektörün Güçlü Tarafları 

  • Dinamik iç pazar yapısı ve hedef pazarlara yönelik ihracat çalışmalarına hız verilmiş olması,
  • Dış pazarlarda rekabet avantajımızın bulunması,
  • Sektöre hareket kazandıracak bakir bir alan olan el işçiliğinin hala yaygın olarak kullanılıyor olması ve bu anlamda hali hazırda büyük bir nitelikli iş gücüne sahip olunması,
  • Sanayicinin kaliteli üretime önem vermesi ve sürekli gelişime odaklı çalışmalar yürütmesi,
  • Modern teknoloji ile üretim yapan firma sayısının giderek artması,
  • Yeni tasarımların oluşmaya başlaması ve kaliteli ürünlerle birçok ülke pazarına girilmesi,
  • Ürün yelpazesinin geniş olması.

 Sektörün Zayıf Tarafları

  • Hammaddede dışa bağımlı kalınması,
  • İstihdam üzerindeki vergi yüklerinin yüksek olması,
  • Aile şirketlerinin bazılarının kurumsallaşma süreçlerini henüz tamamlayamamış olması,
  • Markalaşma, kalite ve imaj sorunun tam anlamıyla aşılmaması,
  • Tanıtım faaliyetlerinin istenilen ölçüde olmaması ve pazarlama eksikliği,
  • Kalifiye eleman sıkıntısı(Meslek Liseleri'nin çoğaltılması ve gençlerin bu bölümlere yönlendirilmesi mobilya sektörünü olumlu etkileyecektir.)
  • Kayıt dışı üretimin yaygınlığı ve buna bağlı haksız rekabet.

 

Kaynak:Dünya Gazetesi

(Güncellenme Tarihi:14.11.2011)