İŞ'TE KOBİ'nin avantajlarından faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

Beni Hatırla
Şifremi Unuttum

DRC Kauçuk Başarı Hikayesi

DRC Kauçuk San. Tic. A.Ş.

Bugün itibarıyla 7.000 m²'lik alanda üretim ve idari faaliyetlerini, lastik fabrikalarından sonra Türkiye'nin en büyük ve donanımlı hamur karışım merkezi olarak sürdüren, 2003 yılında ISO 9001/2000 kalite sertifikasını alan DRC Kauçuk, ağırlıklı olarak lastik firmalarına olmak üzere, fason kauçuk hamuru üretmektedir.Devamı

Mobilya Sektörüne Bakış

 

MOBİLYA SEKTÖRÜNE BAKIŞ

Mobilyada trendler, fonksiyonellik ve estetik bakış açısına paralel olarak değişim göstermektedir. Bu pencereden bakıldığında mobilya sektörünün de her anlamda sürekli aşama kaydetmesi kaçınılmaz hal almıştır. Ev mobilyalarının yanı sıra ofis ve bahçe mobilyaları da bu değişime ayak uydurmaktadır. Kişi başına yıllık mobilya harcamasının gelişmiş ülkelerde 239 dolar, gelişmekte olanlarda ise 65 dolar ortalamalarında olduğu tespit edilmiştir. Dünya genelinde ise 300 milyar dolarlık üretim yapıldığı varsayılmaktadır. Mobilya imalatı gelişen teknolojiye göre hızlı üretimle talepleri karşılarken, diğer yandan zanaatkâr ölçekte iş yapan firmalar da bu emek yoğun sektörde yerini almaya devam etmektedir.

SEKTÖRÜN TÜRKİYE'DEKİ GELİŞİMİ

Türkiye modern anlamda mobilya kültürüyle iskemle, masa ve yemek odasının Dolmabahçe Sarayı'nda yerini almasıyla tanışmıştır. Söz konusu ithal ürünler göz ardı edildiğinde 20'nci yüzyıl başına kadar Osmanlı'da hiç mobilya üretilmemiştir. Mobilya sektörünün Türkiye'deki başlangıcı her ne kadar eskilere dayansa da endüstriyel üretim 1970'li yıllarda başlamıştır. 80'li yıllardan itibaren de globalleşme süreciyle tüketici profillerindeki gelişmeler ve değişimler kalite ve güncel model taleplerini beraberinde getirmiştir. Bugün Türkiye İtalyan stili ile yarışma hedefi oluşturan bir mobilya sektörüne sahip hale gelmiştir.

Mobilya sektörüne yönelik faaliyetlerini sürdüren altı dernek bir araya gelerek 2014 Temmuz ayında Mobilya Sanayicileri ve İşadamları Dernekleri Federasyonu'nu (MOSFED) kurdu. Sektörün sorularını daha güçlü bir yapı ile dile getirmek amacıyla kurulan MOSFED, sektörün lokomotif firmalarının bir araya geldikleri derneklerin çatı federasyonu oldu.

Kurucu başkanlığını Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Başkanı Ahmet Güleç'in yürüttüğü, başkan yardımcılığı görevlerini OMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ata ve Mobilya Sanayi İşadamları Derneği (MOBSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Engin Küçük'ün üstlendiği MOSFED; Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER), Ofis Mobilyaları Sanayi ve İşadamları Derneği (OMSİAD), Mobilya Aksesuar Sanayicileri Derneği (MAKSDER), Mobilya Sanayicileri İthalat ve İhracatçıları Derneği (MOBDER),Ahşap Mutfak ve Banyo Mobilyası Sanayici ve İthalatçıları Derneği (MUDER) ve Mobilya Sanayi ve İşadamları Derneği'nin (MOBSAD) kuruculuğunda, sektörün ilk federasyonu olma özelliğini de taşıyor.

SEKTÖREL PANORAMA

Türkiye'nin seksenli yıllar ve doksanlardaki dinamizminden gereğince pay alamayan mobilya sektörü, özellikle 2005 yılından itibaren standartlaşma, seri üretim, çevreye duyarlılık, insan sağlığı, ergonomi, estetik, kalite ve nihayetinde tasarımı birlikte isteyen bir yapıya bürünerek, hızlı bir gelişim gösterdi.

Başta İstanbul olmak üzere İnegöl, Kayseri, İzmir ve Ankara'da üretime yoğunlaşan mobilya sektörü, uzun yıllar boyunca özellikle İtalyan tarzı ile Alman, İngiliz ve Fransız ekolleri arasında kaldı. Sektör firmaları, bir süredir kendi Ar-Ge süreçlerine yoğunlaşarak tasarım anlamında dünyada kendine yer edinmeye başladı ve bu sayede trend belirleyen konuma geldi.

Mobilya sektöründe perakende satış mağazaları ile toplam işletme sayısının 61 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Bu işletmelerdeki toplam istihdam ise 258 bin civarında. Yan sanayi ile bu rakamın 500 bini bulduğu düşünülüyor. Türkiye'nin neredeyse her ilinde mobilya üretimi yapan işletmelere rastlamakla birlikte Kayseri, Bursa (İnegöl), İzmir, Ankara, İstanbul ve Adana'da üretim tesislerinin sıkılaştığı görülüyor.

İstanbul'da mobilya sektörü muhtelif yerlere dağılmış olmakla beraber, en önemli iki merkez İkitelli Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Masko (778 mağaza) ve küçük sanayi sitesindeki Modoko'dur (350 mağaza). Ankara mobilya üretiminde her zaman için önemli bir merkez olmuştur. Ankara'da mobilya sektörü Siteler semtiyle özdeşleşmiştir. Siteler 1960'lı yıllarda Marangozlar Odasının önderliğinde kurulmuş olup, bugün 5.000 dönüm arazi üzerinde faaliyet gösteren büyük bir organize sanayi bölgesidir. Bölge küçük ve orta ölçekli mobilya üretimi yapan birçok işletmeyi barındırmaktadır.

Sitelerdeki kayıtlı firma sayısının 10.000'i aştığı sanılmaktadır. Ancak bu işletmeler emek yoğun işletmeler olup, büyük ölçekli üretim yapan firma sayısı azdır. Büyük ormanlık alanlara sahip olan ve bunun sonucu olarak ağaç sanayiinin hızlı bir gelişme gösterdiği Bursa-İnegöl Bölgesi de gelişme dinamiği yüksek bir bölgedir.

Mobilya sektöründe kapasite kullanım oranları ise işletmelere göre değişiklik gösterirken, kapasite kullanım oranlarının küçük ölçeklilerde % 40, orta ölçeklilerde % 55, büyük ölçeklilerde ise % 80 olduğu öngörülüyor. Sektörde küçük işletmelerin varlığına rağmen modern tasarımının öneminin anlaşılması, tasarımcıların yetiştirilmesine gereken ilginin gösterilmesi ve istihdamlarının sağlanması sektörün gelişimine katkı sağlıyor.

SEKTÖREL ANALİZ

2013 yılında 2 milyar dolar olan ihracat hedefini aşan sektör, 2014 yılının ilk çeyreğinde yüzde 18'lik artışla 567 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdi. Mobilya üreticilerinin 2014 yıl sonu hedefi ise 2 milyar 600 milyon dolar ihracata ulaşmak.

Türkiye mobilya sektörü, şu anda ihracat sıralamasında dünyada ilk 20 ülke içinde yer alıyor. 2023 yılında ihracatta ilk beş arasında yer almayı hedefleyen sektör, sözü edilen dönemde 10 milyar dolarlık da ihracat hedefliyor.

Sektör aktörleri, Türkiye'de son 10 yılda ihracatın 7 kat büyüdüğünü ve sektörün yaklaşık 200 ülkeye mobilya ihracatı yaptığını belirtiyor. İhracatta ilk sıraları Irak, Libya, Azerbaycan, Almanya ve hemen hemen aynı rakamları paylaşan Rusya, BAE, Fransa ve Suudi Arabistan alıyor. ABD ve yakın komşuları (Meksika- Kanada) piyasası ise başka büyük pazarlar olarak görünse de navlun giderlerinin olumsuz etkisi ve tedarik zincirinde yaşanacak zamanlama sorunları firmaların yeterince bu bölgelere nüfuz edememesine neden oluyor.

Pazarın küresel ölçekteki büyüklüğü 437 milyar dolar

Dünya mobilya üretim, ihracat ve ithalat ile pazarın yapısına göz atıldığında, 2013 yılsonu itibarıyla dünya genelinde mobilya sektörü toplam 437 milyar dolar ekonomik değere sahip. Sektörde bu rakamın 2014 yılı tahminlerine göre, 128 milyar doları ithalat-ihracat bağlamında uluslararası ticarete konu oldu. Aynı rakam 2009 yılında 94 milyar dolar civarındaydı. Bu da sektörün dünyada son beş yılda yüzde 35'ten fazla bir büyüme gerçekleştirdiğini gösteriyor.

Öte yandan Türkiye mobilya ithalatı ise 1 milyar dolar sınırına henüz ulaşmadı. Ancak özellikle Çin'den yapılan 400 milyon dolar tutarındaki alımın İtalya ve Almanya'dan yapılan alıma oranla çok daha yüksek olması açısından Çin'in nitelik ve nicelik olarak Türkiye'nin mobilya ithalatında gereğinden daha büyük bir yer tutmaya başladığını gösteriyor.

Bunun yanı sıra yabancı zincir mobilya AVM'lerin gelişmesinin de dikkate alınması gerektiğini söyleyen uzmanlar, bu zincirlerin mobilya üreticisi bir ülkeye gelirken yerli üretici ile iş birliği yapmasının özendirilmesi ile ekonomiye ve sektöre katkısını artıracağını belirtiyor. Yeni bir küresel kriz gelmesi ihtimali de göz önünde bulundurularak pazarlarını çeşitlendiren Türkiye mobilya sektörü özellikle Batı Avrupa ülkelerinden azalan talebi Rusya başta olmak üzere İran, Irak ve yakın coğrafyalar ile sınır komşularıyla dengeleyebiliyor.

Sektör aktörleri, tekrar istikrarı bulmaya başlayan Kuzey Afrika ile orta vadede ciddi imkanlar vadeden Nijerya, Güney Afrika gibi bölgesel önemi olan ülkelerin ise Türkiye'nin ihracat beklentilerinin artarak gerçekleşmesinde büyük rol oynadığını söylüyor.

Navluna çare aranıyor

İhracatı ithalatını ikiye katlamış hatta geçmiş durumda olan mobilya sektörünün orta vadede karşısına çıkabilecek engellerin başında Türkiye'deki orman kaynağının yetersiz kalabilme ihtimali gözüküyor. Sektörün önemli bir başka sorunu ise enerji maliyetlerinin yüksekliği ve navlun giderleri. Navlun giderleri nedeniyle sorun yaşayan sektör, bu sorunlarına çözüm bekliyor. Navlun sorunu özellikle Amerika ve Hindistan gibi önemli pazarlarda aktif olunmasını engelliyor.

Sektörün bir başka temel sorunu ise enerji maliyetleri ve enerjiye ulaşım konuları olarak öne çıkıyor. Sektör aktörleri, küçük sanayi siteleri ve OSB'lerde yaşanan sorunların yanı sıra özellikle butik üretim yapan firmaların zamanla şehrin kuşatmasıyla birlikte merkezi bölgelerde kalmasının şehir elektriği ile sanayi tipi elektrik kullanımı kargaşasını doğurduğunu söylüyor.Doğalgaz kullanımı için ise doğrudan ve dolaylı maliyetlerinin tamamen dış fiyatlara bağımlı olması nedeniyle hesaplanabilir olmaktan çok uzak olduğuna dikkat çeken sektör temsilcileri, akaryakıt maliyetlerinin de özellikle nakliye-montaj ayağının mobilya perakende ve toptancılarını aynı nedenle zorladığını söylüyor.

Mobilya ihracatında sıklıkla çıkan 'kilo problemi' ya da benzeri engeller sektör açısından şevk verici bir unsur olarak görüldüğü için sektör, bu sayede daha yüksek katma değerli, marka gücüne dayanan ve tasarım odaklı bir ihracata yöneliyor. Türkiye'ye yapılan ithalatta uygulandığında ise bu tedbirler özellikle Uzakdoğu menşeili ucuz ve düşük kaliteli mobilyalar için caydırıcı bir önlem olmaktan uzak olabiliyor. Sektör temsilcileri, kısmen de olsa bu tedbirlerin Türkiye'ye gelen standart dışı sayılabilecek kalitedeki mobilyaların iç piyasaya akmasını yavaşlatabileceğini düşünüyor.

 

Kaynak: Dünya Gazetesi
Güncelleme: 30.09.2014