KİMYA SANAYİİNE BAKIŞ
Teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonla iç içe yaşayan kimya sanayi, birçok endüstri kolunun tedarikçi konumunda, sermaye yoğun bir sektördür. Ülkelerin gelişmişlik göstergelerinden biri olarak kabul edilen bu sektör; tüketici malları (parfüm, kozmetik, sabun, deterjan), temel kimyasallar (petrokimyasallar, plastik, sentetik kauçuk, suni elyaf, endüstriyel gazlar, gübre), özel kimyasallar (boya, mürekkep, tarım ilaçları) ve ilaç gibi alt kategorileriyle geniş bir yelpaze oluşturuyor.
Türk Kimya Sektörü hem krizin yaralarını sarmak, hem de gelişmişlik düzeyini yükseltmek için yoğun çaba sarf ediyor. Sektörün AB ve Rusya pazarının yanı sıra son dönemde Ortadoğu pazarında artan etkinliği de gözlerden kaçmıyor. Bununla birlikte son yıllarda sektörün gündeminden düşmeyen ve 2010 yılı sonundan itibaren yürürlüğe girecek Reach regülâsyonunun, AB'ye yapılan ihracat açısından nasıl bir tablo ortaya koyacağı da merak ediliyor.
SEKTÖRÜN TÜRKİYE'DEKİ GELİŞİMİ
Türkiye'de temelleri Cumhuriyetin ilanının ardından atılan Kimya Sektörü, sanayiye paralel gelişim göstermiştir. Kimyasal ürünlere olan gereksinim artarken, çeşitli sanayi kolları için ara kimyasal ürünler zamanla büyük önem kazanmıştır.
Cumhuriyet döneminde sermaye imkansızlıkları nedeniyle ilk kimya sanayi müesseseleri devlet tarafından kurulmuştur. Gemlik Suni İpek Fabrikası, Makine-Kimya Endüstrisi Kurumu, Bor Sanayi Tesisleri, Azot Sanayi ülkemizde ilk kurulan kimya fabrikaları arasında yer almıştır.
1950 yıllarında başlayan sanayileşme hamlesiyle, kimyasal maddeye olan gereksinim doğal olarak artmıştır. Ancak 1950'den itibaren başlatılan ithalatta liberasyon rejimi, ihracatın ithalatı karşılamaktan uzak kalması nedeniyle, kısa bir zaman sonra Türkiye'de baş gösteren döviz darlığı kimyasal madde ithalatını zorlaştırmıştır. Özel teşebbüs kimyasal maddeyi ülkede üretmeyi düşünmüş, ancak o tarihlerde müteşebbis daha kolay alanlarda; tekstil ve geleneksel bir sanayi kolu olan deri ve zamanla başka sanayi kollarında yatırım yapmaya başlamıştır.
Bilgiye ihtiyaç duyulduğu ve özel sektöre yabancı bir alan olduğu için bu dönemde kimya sanayiinde bir-iki basit atölyeden başka direkt yatırım gerçekleşmemiştir. Bu yüzden Türk pazarında ve özellikle tekstil alanında boya ve yardımcı kimyasal madde satan yabancı kimya fabrikaları ilk yatırımlara girişmişlerdir.
Zamanla Türk özel sektörü de kimya sanayiinde yatırıma yönelmiş, kurulan yabancı firmalar ise tevsi yoluyla kapasitelerini büyümüş ve ürün çeşitlerini artırmışlardır.
Bu arada devlet 1970 yılında önce küçük kapasiteli petrokimya tesisini Yarımca'da ve 1985 yılında da büyük kapasiteli Aliağa Petrokimya kompleksini kurmuş ve işletmeye açmıştır.
1972 ile 1990 yılları arasında Türkiye'de çeşitli küçük, orta ve büyük sayılabilecek fabrikalar Kimya Sektörü'nde yerini almaya başlamıştır.
SEKTÖREL PANORAMA

Türk Kimya sanayinde 454'ü yabancı sermayeli olmak üzere 4 bin civarında firma faaliyet gösterirken, firmaların genel yapısı ise KOBİ statüsündedir.
Sektörde yaklaşık 2 bin 500 ürün üretiliyor. Kimya sanayi; temel kimyasallar, tüketici ürünleri, ilaç, özel&fine kimyasallar olmak üzere farklı alt gruplar şeklinde kategorize ediliyor. Petrokimyasallar, plastik, sentetik kauçuk, suni elyaf, endüstriyel gazlar ve gübreden oluşan 'temel kimyasallar' alt sektörü kimya sanayinin neredeyse %40'ını oluşturuyor.
Parfüm, kozmetik, sabun ve deterjandan oluşan 'tüketici ürünleri'nin ise Kimya Sektörü içerisindeki payı %12 düzeyinde. Boya ve mürekkep, tarım ilaçları gibi kategorilerden oluşan 'Özel&Fine kimyasallar' ise kimya sanayinin %25'ini kapsıyor.
Kimya sanayinde nihai tüketim %30'lar düzeyinde iken, sanayinin önemli tedarikçileri arasında ise; otomotiv, inşaat, tekstil ve tarım ilk sıralarda geliyor. Sektöre, 2009 yılında 306 milyon USD doğrudan uluslararası yatırım girişi olmuştur.
SEKTÖREL ANALİZ
Yılın ilk yarısında tüm sektörleri geride bırakarak rekor artışa imza atan Türk Kimya Sektörü, temmuz ayında %25.29'luk artışla 1 milyar 361 milyon dolar ihracat yaptı.
Otomotiv ve tekstilin ardından üçüncü en büyük ihracatçı sektör olan kimyanın 2011 yılı Ocak - Temmuz döneminde ihracatı da geçen yılın aynı dönemine göre %38.57 artarak, 9 milyar 631 milyon dolara yükseldi.
İhracat yarışında liderliği hedefleyen Kimya Sektörü, yedi aylık dönemde en çok ihracatı Mısır'a yaptı. Mısır'ın ardından ilk üçte Irak ve AB'deki en büyük pazarlarından biri olan Almanya yer aldı. Kimya ihracatında Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin hakimiyetinin devam ettiği görüldü.
Temmuz ayında en fazla kimya ihracatı yapılan ilk 10 ülkeye daha yakından bakıldığında, sürpriz bir ülkenin ilk 10 ülke sıralamasında yer aldığı dikkat çekti. Geçen ay Singapur, 71 milyon dolarlık kimya ihracatı ile en çok artış kaydedilen dördüncü ülke oldu.
Temmuz ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler; Mısır, Irak, İtalya, Singapur, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya, KKTC, Azerbaycan - Nahcivan ve Romanya olarak sıralandı.
İhracatta yakalanan bu başarılı performans sektörüm yüzünü güldürürken, 15.5 milyar dolarlık yıl sonu ihracat hedefine ulaşılabileceği öngörülüyor.
Büyümeye ve dünya liginde üst sıralarda yer almaya odaklanan Türkiye'nin, bu hedefe güçlü bir kimya sektörüne sahip olmadan ulaşmasının zor olduğunu kaydeden sektör yetkilileri, kimya sektörü olarak bu konuda üzerlerine düşeni yapmaya istekli olduklarını dile getiriyorlar.
(Güncellenme Tarihi:10.08.2011)