Profen Başarı Hikayesi

Profen İletişim Teknolojileri ve Hiz. San. Tic. A.Ş.

Girişimci genç mühendislerin kurduğu Profen, uydu haberleşme teknolojileri alanında dünya çapında marka olma yolunda olanca hızıyla ilerlemektedir...Devamı

Kablo Sektörüne Bakış

KABLO SEKTÖRÜ

Kablo, yaşamın neredeyse her alanında kendine yer bulmaktadır. Üretimi, temel anlamda enerji kabloları ve haberleşme kabloları olarak iki çatıda açıklamak mümkün. Kablo ve teller hem sanayi hem de ticari faaliyetler için büyük önem taşımaktadır. Elektrik kabloları ve telleri elektrik akımını iletmeye yarayan, dışı yalıtkan bir madde ile kaplanmış iletken olarak tanımlanmaktadır.  Otomotiv, uçak ve gemi sanayiinde kablolar yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunlara ek olarak kablo ve teller elektrikli makinaların önemli bir girdisidir. Özellikle elektrik motorlarında, jeneratörlerde ve transformatörlerde elektrik kabloları geniş kullanım ağına sahiptir.


SEKTÖRÜN TARİHÇESİ

1929 yılında kapitülasyonların tamamen kaldırılması ile ikinci beş yıllık kalkınma planını uygulama fırsatı doğdu. Bu dönemde ülkemizin askeri ihtiyaçları temin etmek üzere İstanbul Kauçuk ve Kablo Fabrikası kuruldu. Daha sonraki dönemde özellikle Etibank ve İller Bankası'nın yardımıyla gerçekleştirilen köy ve kasabalara elektrik götürme projeleri firmaları yüreklendirdi. Nitekim İstinye’de Kavel Kablo Fabrikası kurulmuştur. Ancak bu fabrika sadece bina tipi düşü kesitli kabloların üretimini yapabiliyordu.

1970 yılının başlarına kadar ülkemiz yapılan yatırımlarla ile ithal kablolarla baş edebilir hala gelmişti. Hem enerji kablolarında hem de ile iletişim kablolarında önemli üretimler yapılıyordu. Ancak bu dönemle gelen ekonomik sıkıntılar ve planlanmayan ham madde üretimi neticesinde görülen ham madde sıkıntısı sektörün gerilemesine sebep oldu.

70’li yılları pek parlak geçirmeyen sektör, 80’li yıllarda gelen piyasa ekonomisi ve onun getirdiği şartlar sektöre ciddi bir dinamizm kazandırdı. Bu dönemde gelen teşvik yatırımlarıyla da birlikte sektör en önemli hamlelerinden birini bu yıllarda yaptı. İlaveten teknolojinin bu yıllarda ivme kazanmasıyla birlikte özellikle iletişim sektörüne ait kablo üretiminde büyük atılım yaşandı.

Doksanlı yıllar artık tamamen teknolojiye dayalı bir ekonomi ve buna dayalı sektörlerden oluşuyordu. Nitekim kablo sektöründe bundan nasibini aldı. Fiberoptik kabloların icadı ve teknolojide kullanılmasıyla birlikte sektörde yeni bir kablo türü tanıştı.

Enerji ve iletişim sektöründeki büyümenin yavaşlaması ile Türk Kablo sektörü mevcut kapasitesinin üzerine çıktı. Bu yıllarda gelen krizlerle birlikte yeni bir arayış içine giren sektör, çareyi bir ihracat hamlesi gerçekleştirmekte buldu. Doğru pazarları bularak başarılı olan sektör 2008 yılında toplam satışının yarısını ihracattan elde eder hale gelmeye başladı. 2009 yılı hariç sektör her sene ihracat rakamlarını artırmayı başardı.

SEKTÖREL PANORAMA

Son yıllardaki yatırımlarla Türk kablo sektörü büyük bir kapasiteye ulaşmıştır.Sektör; 0,5-400kV hemen hemen  her tip enerji, telekom ve özel kablolar üretilebilmektedir. Kablo ve İletken Sanayicileri Derneği’nden alınan verilere göre, 5 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne sahip olan Türkiye kablo sektöründe 100 civarında firma faaliyet gösteriyor. Bunlardan yaklaşık 50’si TSE Belgesi’ne sahip firmalardan oluşurken, geri kalan 50 tanesi ise hiçbir kalite belgesi olmayan ve merdiven altı üretim diye tabir edilen standart dışı üretim gerçekleştiren firmalardan oluşuyor. TSE belgesine sahip 50 firmadan 27 tanesi Kablo ve İletken Sanayicileri Derneği üyesiyken, bu 27 firma Türkiye’nin toplam kablo pazar büyüklüğünün yüzde 80 ila yüzde 85’ini oluşturuyor. Pazarın geri kalan yüzde 10’luk kısmını ise hiçbir kalite standardı ve belgesi olamayan ve merdiven altı üretim yapan firmalar oluşturuyor. 152 ülkeye ihracat yapan Türkiye kablo sektörünün ihraç pazarları arasında tüm Avrupa, Rusya, Türk cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri bulunuyor.

SEKTÖREL ANALİZ

Avrupa pazarında yaşanan daralma ve özellikle çevre ülkelerdeki siyasi karışıklıklar, hali hazırda bu bölgelere ihracat yapan birçok üreticiyi de iç pazara yönelmeye zorluyor. Bunun yanında iç pazarda da ürün arzının fazla olması ile gelen yoğun fiyat rekabeti kârlılık seviyelerini de düşürerek, kablo üreticilerini olumsuz etkiliyor.

5 milyar dolarlık kablo üretim hacmi ile bölgede söz sahibi ülkelerden biri olan Türkiye’nin uluslararası ticaretten aldığı pay da yaklaşık yüzde 2’yi buluyor. Bu miktarın yetersiz olduğunu belirten sektör temsilcileri, bölgede yaşanan siyasi problemler ve arz fazlasına karşı mevcut pazarlar yanında, Türkiye’nin faaliyet göstermediği pazarlarda da söz sahibi olması gerektiği görüşünde birleşiyor.

Ayrıca, sektörde kaliteli üretimin yanı sıra hiçbir standarda uygun olmayan ve merdiven altı üretimin sonucu pazara sürülen kalitesiz mamuller de bulunuyor. Bugün itibariyle Türkiye kablo pazarının yüzde 10’una hakim olan bu ürünler standartlara uygun iş yapma gayreti içinde olan yüzde 90’lık dilimi de olumsuz etkiliyor. Fiyat odaklı olması sebebiyle birçok standardın hiçe sayıldığı bu ürünlerin bilinçsizce tüketilmesi nedeniyle özellikle dış pazarda prestij kaybeden sektörde bu sorunun bir an önce çözülmesi görüşü hakim.

Arz fazlası, kârlılığı düşürüyor

Firma sahiplerine göre, kablo sektörünün mevcut üretim kapasitesinin, talebin üzerinde olması nedeniyle rekabetin fazla olduğu ve buna bağlı olarak, karlılığın minimum seviyelere indiğine dikkat çekiyor. Ürün arzının fazla olması ile gelen yoğun fiyat rekabeti, kârlılık seviyelerini de düşürerek, kablo üreticilerini olumsuz etkiliyor. Bunun için Türkiye’nin mevcut pazarları yanında, faaliyet göstermediği pazarlarda da söz sahibi olması gerekiyor. Bölgedeki yaşanan siyasi problemler, yine ihracatta Türkiye için önemli olan Avrupa ülkelerindeki ekonomik çalkantıların sektörü olumsuz etkilediğini belirten firma sahipleri, gerek dış pazarda gerekse iç pazardaki yatırımlarının yavaşladığını

dile getiriyor. Birçok projenin ise beklemeye alındığını ya da yön değiştirdiğini söyleyen sektör temsilcileri, kendilerine sürekli yeni müşteriler kazandırarak, yeni pazarlara yöneldiklerini belirtiyorlar.

Sektör temsilcileri, temel sorunlarının başında uluslararası rekabette istenilen standartların yakalanamadığı konusunda görüş bildiriyor. Bu durumun oluşmasında hammadde girdisinin yüksek olmasının temel etkenler arasında sayılabileceğine dikkat çeken sektör temsilcileri, bugün itibarıyla genel maliyetin yüzde 85'nin hammaddeden kaynaklandığına atıfta bulunuyor. Ayrıca, yüksek enerji, lojistik ve finansman maliyetlerinin küresel rekabetle kendilerini zorladığı yönünde görüş bildiren firma sahipleri, bu durumun Hindistan ve Çinli firmalara yaradığının altını çiziyor. Sektör temsilcileri, Çin ve Hindistan'ın üreticilerine sağladığı yüzde 10’lara varan doğrudan ihracat teşvikleri ve ucuz finansman olanaklarının benzerlerini Türkiye’deki kamu kurum ve kuruluşların da kendilerine sağlaması halinde; gerek kapasite gerekse kalite anlamında sözü edilen ülkelerle rekabet edebilecek seviyeye ulaşılmasının mümkün olacağını belirtiliyor.

2 milyar doların üzerinde ihracat

Kablo sektörün 100’ün üzerinde üretici ve ihracatçı bulunuyor. Bu üreticilerin çoğu ihracat yapıyor ve yaklaşık yarısı TSE Belgesi’ne sahip firmalardan oluşurken, kalan yarısı ise hiçbir kalite belgesi olmayan ve merdiven altı üretim diye tabir edilen standart dışı üretim yapan firmalardan oluşuyor. İMMİB verilerine göre; sektör 2014 yılında yüzde 0,5'lik düşüşle 2 milyar 178 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Kablo ihracatını sırtlayan Alçak Gerilim Enerji Kabloları, 2014 yılını 2013 ile benzer seviyelerde 1 milyar 507 milyon dolarlık ihracat ile tamamladı.

Türkiye'nin geçtiğimiz yıl kablo ihracatını domine eden ülkelerin; İngiltere, Irak, İsrail, Türkmenistan, Almanya, Azerbaycan-Nahcivan, Ege Serbest Bölge, Rusya, Libya ve İtalya olduğu görüldü.

Kaynak: Dünya Gazetesi

Son güncelleme: Eylül 2015