Dempar Ağaç Sanayi Başarı Hikayesi

Dempar Demircioğlu Ağaç San. ve Dış Tic. A.Ş.

Günümüzün sağlıklı ve dekoratif yer döşemesi olan “Cilalı Lamine Parke” nin üreticisi Dempar, Adapazarı Hanlıköy girişinde 30.000 m² açık, 10.000 m² kapalı alan üzerinde, kereste fabrikası, tam otomatik kurutma fırınları ve en son teknoloji cilalı ahşap lamine parke makineleri ile sektöründe saygın ve seçkin bir kuruluş olmanın gururunu yaşıyor... Devamı

Denizcilik Sektörüne Bakış Sektörüne Bakış

Denizcilik SektörüÜç tarafı denizlerle çevrili Türkiye, eşsiz ulaşım coğrafyasına sahip bir ülkedir. Söz konusu bu coğrafi avantaj, ayrıca 8 bin 300 km’lik sahil şeridiyle deniz ulaşımının ülke içinde de her bölgeye etkili olmasını sağlamaktadır. Türk denizcilik sektörünün temeli; deniz ulaştırmasını oluşturan ticaret filosu, limanlar ve gemi inşa unsurları olmakla birlikte bu unsurların mevcudiyeti nedeniyle sektöre hizmet veren 30’un üzerinde çeşitlilikte kıyı işletmesini içeren çalışma alanları bulunmaktadır.


SEKTÖRÜN TARİHSEL GELİŞİMİ

Cumhuriyet döneminde Türk deniz ticaretinin başlangıcı olarak görülen Kabotaj Kanunu ile deniz ticaret filosunun gelişmesi adına büyük bir adım atılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde, ülkenin deniz ticareti yabancıların kontrolünde iken 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nın 28. maddesi gereğince kapitülasyonların kaldırılmasının tamamlayıcısı olarak görülen, kısaca Türk karasularında ve Türk limanları arasında deniz ticaretini yapma hakkını Türk vatandaşlarına bırakan Kabotaj Hakkı 19 Nisan 1926 tarihinde yasallaşarak deniz ticaret filosunun gelişmesinin yolu açılmıştır. Ayrıca, limanların gelişmesi ve özerklik kazanması da bu kanuna göre sağlanmıştır.

Cumhuriyet tarihinin Türkiye gemi tezgâhlarında inşa edilen ilk Türk tankeri olan “Gölcük” gemisinin 1934 yılında inşasıyla devam eden ve günümüzde büyük bir hızla gelişen gemi inşa sanayii ile Türk denizciliği dünyada halen adından gururla söz ettirmektedir. 20 Temmuz 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 24. maddesi gereğince; boğazlar kayıtsız şartsız Türk hükümranlığına bırakılacaktır, hükmüyle dünya deniz ticareti için büyük öneme sahip olan İstanbul ve Çanakkale Boğazı üzerinde tarihte kurulan hakimiyet yeniden sağlanmıştır. Başlangıçta ağır bir tempo ile ancak istikrarlı bir şekilde gelişmesini sürdüren deniz ticaret filosu, 21 Ocak 1982 tarihinde 2581 sayılı “Deniz Ticaret Filosunun Geliştirilmesi ve Gemi İnşa Tesislerinin Teşviki Hakkında Kanununun yürürlüğe girmesi sonrasında artan bir ivme ile gelişerek kapasite ve kalite bakımından bugün dünyanın sayılı filoları arasına girmiştir.

SEKTÖREL PANORAMA

Denizcilik SektörüTürk denizcilik sektörü 2002 yılından bu yana 13 kat büyüme sağlamış, Türkiye deniz ticaret filosu 32 milyon tona ulaşmıştır. Deniz Ticaret Odası (DTÖ) verilerine göre; denizcilik sektörü Ocak 2013 itibariyle, Türk bayraklı 9,4 milyon DWT ve Türk armatörlerinin yabancı bayraklı 20.8 milyon DWT olan gemileri ile hizmet vermektedir. Sektör, proje bazında 3,67 milyon DWT/yıl yeni gemi inşa kapasitesi, 15,2 milyon DWT/yıl bakım onarım kapasitesi ile 175 adet liman tesisini bünyesinde barındırmaktadır. Türkiye’de 71 adet faal, 52 adet yatırım aşamasında olan tersane bulunmaktadır. Sektör 175 adet liman ve iskele ile hizmet verirken, bunlardan 6 tanesi Türkiye Denizcilik İşletmeleri tarafından, 3 tanesi de Türkiye Devlet Demir Yolları tarafından işletilmektedir.

Türkiye’nin ithalat ve ihracatının yüzde 85’lik bölümü denizyoluyla gerçekleşmektedir. 2013 Ocak-Ekim döneminde Türkiye denizyoluyla 231,7 milyon ton dış ticaret gerçekleşmiştir. Ancak, bu ithalat ve ihracatın sadece yüzde 12.3’ü Türk bayraklı gemilerle taşınmış yüzde 87,7’si ise yabancı bayraklı gemilere taşıtılmıştır.

Dünya deniz ticaret filosuna bakıldığında 2013 yılında 1.5 milyar DWT ile 9,8 milyar ton ülkelerarası yük taşınmıştır. Dünya yükünün yüzde 85’i, petrolün yüzde 95’i deniz yoluyla taşınmaktadır. Türkiye’ye yönelik deniz taşımacılığında ise 2013 (Ocak-Ekim) yılı esas alındığında 21.6 milyon tonu kabotaj taşımacılığı (yükleme ve boşaltma esas alındığında toplam 44.8 milyon ton), 231.7 milyon tonu ithalat ve ihracat taşımaları ve 44.3 milyon tonu transit olmak üzere toplam 321 milyon ton yük elleçlenmiştir.

Sektöre istihdam ve katma değer açısından bakıldığında sadece gemi inşa sanayinde 1’e 6 istihdam sağlanmaktadır. Bu, sektöre işlevselliğini sağlayan 30’un üzerindeki kıyı işletmesi ile birleştirildiğinde istihdam oranı 1‘e 15’e yükselmektedir.

SEKTÖREL ANALİZ

Türkiye gemi siparişlerine bakıldığında gemi tiplerine göre, tonaj ve adet bazında ‘tankerler’ birinci sırada yer alırken, Türkiye dünya genelinde tanker siparişi alan ülkeler sıralamasında Çin, Güney Kore, Japonya ve Brezilya’dan sonra adet bakımından beşinci sırada yer almaktadır.

Denizcilik SektörüTürkiye, yat inşa sanayiinde de önemli bir konumda bulunmaktadır. Sektör aktörleri, yat inşa sanayiinin, sektör ihracatındaki payının yüzde 30 olduğunu belirtirken, Türkiye’nin küresel pazarda yakaladığı ‘yat ihraç eden ülke’ konumunu son yıllarda koruyamadığına işaret ediyor. Sektör aktörlerine göre yapısal sorunlar, fırsatları değerlendirmenin önüne geçti. Sermaye yetersizliği, yönetim zayıflıkları ve yurtdışında gelişen teknolojileri yakalayamama gibi sıkıntılar olduğuna değinen sektör temsilcileri; bu durumun, üretilen yatların kalitelerinde düşüşlere sebep olduğunu, imalat verimi ve kârlılığı da kötü etkilediğini dile getiriyor.

2013 yılında 1.2 milyar dolar ihracat gerçekleştiren gemi ve yat ihracatçıları, 2023 yılında ise 10 milyar dolarlık ihracat yapmayı hedefliyor. Sektör aktörleri, krizde yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen, askeri gemilerde yerli teçhizat ve malzeme kullanımının artmasının olumlu bir gelişme olduğunu belirtiyor. Deniz kuvvetlerinin ihtiyacı olan gemileri Türkiye tersanelerinin inşa etmeye başladığının altını çizen sektör temsilcileri, bunun yanı sıra tersanelerin bakım ve onarım faaliyetlerindeki artışların olumsuz tabloyu az da olsa gemi inşa sanayiinin lehine çevireceğini paylaşıyor.

Eşit şartlarda rekabet’ vurgusu

Denizcilik sektörüne yeteri kadar önem verilmediğinden ve sektörün farkına varılmadığından yakınan sektör aktörleri, denizciliğin zannedilenden daha kârlı bir alan olduğuna dikkat çekiyor. Rakipleriyle eşit şartlarda rekabet etmek isteyen Türk denizcilik sektörü temsilcileri, sektörün stratejik ve devlet nezdinde ifade edilmesi gerektiği görüşünde. Güney Kore, Çin, Singapur ve Japonya gibi Uzakdoğu ülkelerinde denizcilik sektörünün uzun yıllardır devlet politikası haline geldiğine işaret eden sektör oyuncuları, getirilen düzenlemelerin uzun vadeli olması gerektiğine dikkat çekiyor.

Türkiye deniz ticaret filosu 32 milyon tona çıktığı belirten sektör aktörleri Türk yüklerini Türk gemilerinin taşıyabileceği bir filo olması gerektiğini, resmi rakamlara göre bunun yüzde 17’lere düştüğünü paylaşıyor.

Bu arada Cumhuriyet’in 100. yıl dönümü için belirlenen dış ticaret hacminin, limanlardaki yük hacmini de iki katına çıkaracağı belirtiliyor. Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) projeksiyonuna göre 2023 yılında limanlarda elleçlenecek yük miktarı 780 milyon ton, konteyner miktarı ise 17.8 milyon teu olacak.

Kaynak: Dünya Gazetesi

(Güncellenme Tarihi: 14.02.2014)