Talipsan Deri Başarı Hikayesi

Talipsan Deri Konfeksiyon Gıda ve Hediyelik Eşya Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.

Deri sektörüne yönelik geçmişte çok küçük çapta başlanan ticari faaliyet, bugün Ülkemizin farklı illerine yönelik üretim ve pazarlama yapabilen, kendi markasını yaratmış Talipsan Deri firmasının başarı hikayesini ortaya çıkartmıştır... Devamı

Bilişim Sektörüne Bakış

Bilişim Sektörüne Bakış

Dünyada birçok ülke, yeni yüzyılın baskın yönelimi haline gelen bilgi ekonomisine geçiş ve bilgi toplumuna dönüşüm için kendilerini hazır hale getirmeye çalışmaktadır. Yazılım, donanım, hizmet ile özel bölüm başlıklarıyla açıklanan bilişim sektöründen bahsederken, bireysel haberleşmeyi sağlamasının yanı sıra, bilgi toplumunun temel altyapısını oluşturan ve kendi başına bir ekonomik değeri olan son derece stratejik telekomünikasyon sektörünü de incelemek gerekmektedir.

Bilgi ekonomisinin dört temel ayağı bulunmaktadır:

1. Ekonomik ve Kurumsal Çerçeve - Bilgi Ekonomisi İçin Uygun İş Ortamı
2. İnovasyon Politikaları - Yerel ve Dış Kaynaklı İnovasyon Ortamının Yaratılması, Geliştirilmesi ve Yerleştirilmesi için Kaynaklar, Kurumlar ve Girişimler
3. Toplumsal Sermaye Gelişimi - Yaşam Boyu Öğrenim ve Bilgi Okuryazarı İstihdam Güçleri
4. Bilgi ve İletişim Teknolojileri - Bilgi Ekonomisinin Altyapısı

1990'lı yıllardan itibaren gündeme gelen küreselleşme hareketi ile birlikte, gelişen serbest piyasa ekonomisi ülkeler arası mal ve sermaye hareketlerini hızlandırmıştır. Dünyada oluşan ticaret blokları ile bölgesel olarak serbestleşen mal ve sermaye hareketlerinin yakın gelecekte dünyayı tek pazara doğru götüreceği öngörülmektedir. 2000'li yıllarda ise yeni ekonomi ve internet ekonomisinden bahsedilmektedir.

SEKTÖRÜN TÜRKİYE'DEKİ GELİŞİMİ

"Bilişim" sözcüğünün Türk diline girdiği 1971'den bu yana geçen 34 yıl boyunca bilişim konuları, toplum ve ekonomi gündeminde daha da önem ve ağırlık kazanmıştır. Yaklaşık 45-50 yıl önce montaj sanayi olarak başlamış olan Türkiye elektronik ve bilişim sanayii olgunlaşarak bugün önemli birikim ve yatırımları olan bir sanayi kolu haline gelmiştir.

Sektör, 1980'li yıllara kadar arzu edilen boyuta gelmese de, 1980'lerde PTT yatırımları, renkli TV'lerin yayına geçmesi ve iletişimdeki devrim niteliğinde gelişmeler ile hızlı bir büyüme sürecine girmiştir.

İhracatın yoğun bir faaliyet olarak göze çarptığı bilişim sektörü, Türkiye'nin coğrafi konumu, Avrupa Birliği'ne yakınlığı, Doğu Avrupa, Rusya, Ortadoğu bölgesinin merkezinde konumlanması nedeniyle önemli bir avantaja sahiptir. Yazılım ve hizmet ihracatında önemli bir konuma gelmesi beklenen bilişim ihracatı, girişimciler için önemli fırsatlar sunmaktadır.

Önceleri sadece donanım ve yazılımdan ibaret olan bilgi işlem teknolojileri giderek önce telekomu daha sonra medya ve eğlence sektörünü de kapsamı içine almış ve bu yarıştaki fırsatların daha da çeşitlendirilmesini sağlamıştır.

Sektörün en önemli pazarlarının başında gelen yazılım, 2006'dan 2007'ye yüzde 43,2'lik büyüme göstererek sektörün toplam büyümesini aşmıştır. Türkiye'nin bilişim ihracatında büyük söz sahibi olan ve 2007'de 1,3 milyar USD'ye ulaşan yazılım pazarında kurumsal kaynak planlaması, sektörel yazılım ve mobil uygulamalar büyümenin önemli kalemlerini oluşturmuştur. Yazılım pazarının 2007 yılında toplam bilgi teknolojileri pazarı içindeki payı yüzde 19, toplam bilişim pazarı içindeki payı ise yüzde 5 olmuştur.

Katma değeri yüksek olan bu alanlarda ülke olarak başarılı olma şansı yüksektir. Başarı için ise uluslararası standartlara uyum, takım çalışması kültürünün gelişimi ve pazarlama faaliyetlerine önem verilmesi gerekmektedir.

 

SEKTÖREL PANORAMA

Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü, yüzde 11,3 oranında büyümeyle 2013 yılında 61,6 milyar TL’lik hacme ulaştı. TÜBİSAD'ın Bilgi ve İletişim Teknoloji Sektörü Pazar Verileri çalışmasına göre 2013 yılında, iletişim teknolojileri yüzde 11.8 büyüme ile 43.7 milyar lira, bilgi teknolojileri ise yüzde 14.9 büyüme ile 17.9 milyarlık büyüklüğe ulaştı.

Bilgi teknolojileri sektöründe donanım 10 milyar lira, yazılım 4.9 milyar lira, hizmet kategorisi ise 3 milyar lira büyüklüğe sahip olurken, iletişim teknolojileri donanım 11.4 milyar lira, iletişim teknolojileri elektronik haberleşme 32.3 milyar lira büyüklüğe sahip oldu.

Sektörün istihdamı 2013 yılında yüzde 2 artışla 100 bin 500 kişi olurken, sektörün toplam ihracatı ise 1.3 milyar liraya ulaştı. Toplam ihracatın yarısından fazlası 721 milyon lira ile yazılımdan geldi.

2014 yılında sektörde yüzde 11 ile 15 arasında büyüme bekleniyor. Sektör temsilcilerine göre, büyümede Ar-Ge yatırımı ve inovasyon en önemli faktörler olmaya devam edecek.

SEKTÖREL ANALİZ

Son 20 yılda dünyada fark yaratan ülkelerin başarı hikayelerinde BİT sektörünün rolü açıkça görülebiliyor. Geleceğe bakıldığında ise ürünlerde, üretim süreçlerinde, toplumsal hayatta bilişim sektörünün olanaklarının kullanımı giderek artacağı aşikar.

Ekonomik büyüklük olarak dünyanın 17. ekonomisi olan Türkiye’nin hem nüfusunun hem de ekonomisinin dünya genelindeki payı yüzde 1’in üzerinde olmasına rağmen,  global BİT pazarından aldığı payın yüzde 0,75’te kalıyor olması, sektörün büyüme potansiyeline işaret ediyor.
Bugün 33 milyar dolara ulaşan Türk bilişim pazarı 2023 yılında 160 milyar dolarlık büyüklüğe erişmeyi hedefliyor. Bu hedef içinse önümüzdeki on yıllık dönemde sektörün ortalama yıllık büyüme oranının mevcut büyüme hızının 3 katı olması gerektiğine vurgu yapılıyor. 2023 hedeflerini yakalayabilmek için BİT sektörü harcamalarının GSYİH oranını yüzde 6,5'a yükselmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

Sektör temsilcilerine göre, 2023 hedeflerine ulaşılabilmesi için Türkiye’nin sadece iç pazarın değil, dış pazarların da teknoloji ürün ve hizmet ihtiyacına cevap verebilen, bölgesel bir bilişim üssü haline gelmesine ihtiyaç var.
Sektörün ihtiyacını karşılayacak nitelikli çalışan sayısının sınırlı olması ve sadece İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde yoğunlaşmış bulunması, sektör oyuncularının en çok dile getirdiği sıkıntıların başında yer alıyor.
Bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe Ar-Ge faaliyetlerinin yetersiz olması da çözüm beklenen sorunlar arasında gösteriliyor. Sektör oyuncularına göre; Ar-Ge ile geliştirilecek özgün ve yaratıcı ürün, hizmet ve içeriğin oluşmaması, sektörün ürün ve hizmetlerine olan talebi sınırlıyor. Bu nedenle Evrensel Hizmet Fonu ve diğer fonların, sektörde Ar-Ge faaliyetlerini teşvik edecek yöntemlerle kullandırılması gerektiği paylaşılıyor.
Sektör aktörleri, ürün ve hizmetlere yönelik yatırım ve işletmelerin; özellikle iletişim altyapısının kullanımına yönelik vergiler ve diğer maliyetler nedeniyle istenen pazar büyüklüğüne ulaşamadığına dikkat çekerken, KOBİ’ler için yatırım maliyetlerinin “Faydalı Ömür Kıstası” yerine güncel yatırımı teşvik etmek amacıyla aynı yıl içerisinde giderleştirilebilmesinin önemli olacağını belirtiyor.

Tüm bunların yanında kredi kartına taksit sınırlaması getirilmesinin de bilişim sektörü için olumsuz bir gelişme olduğu belirtiliyor. Bilindiği gibi, kredi kartlarıyla yapılan cep telefonu alımlarında taksit kaldırılırken, birçok alanda 9 takside kadar izin verildi. Bazı sektör aktörleri, taksit sınırlandırmasının, küçük mağazaların durumunu düzeltecek şekilde revize edilmesi gerektiği görüşünde. Yine Pos cihazlarına taksit sınırlandırması getirmek yerine, kredi kartlarına kişilerin gelirleriyle orantılı limit getirilmesinin daha uygun olacağı kaydediliyor.

 

Kaynak:Dünya Gazetesi
Güncellenme Tarihi: 05.12.2014