İŞ'TE KOBİ'nin avantajlarından faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

Beni Hatırla
Şifremi Unuttum

Ambalaj Sektörüne Bakış

AMBALAJ SEKTÖRÜNE BAKIŞ

Ambalaj sektörü üretim dallarına göre başta oluklu mukavva olmak üzere, plastik, fleksibıl (esnek), metal ve cam ambalaj gibi birçok alt sektörü bünyesinde barındırıyor. Son yıllarda Türkiye'nin bu alanlarda gösterdiği gelişim dikkatlerden kaçmıyor. Sektörün ihracat haritasında ilk üç sırayı AB'nin en büyük ve kalite konusunda en seçici ülkeleri olan Almanya, İngiltere ve Fransa'nın alması, Türk ambalaj sektörün ulaştığı noktayı net biçimde ortaya koyuyor. Büyüme çıtasını daha da yukarı çıkarmakta kararlı olan Türk ambalaj sanayi, "Avrasya'nın Ambalaj Merkezi" olma hedefinde emin adımlarla ilerliyor.

SEKTÖRÜN TÜRKİYE'DEKİ GELİŞİMİ

Türkiye'de 1960'lı yıllarda ambalaj malzemeleri; kağıt, karton, selofan, cam ve ahşaptan oluşuyordu. İhracatta tahta kutu ve sandıklar ile jüt çuvallar kullanılıyor, bunların dışındaki ambalajlar maliyeti artıran lüks malzemeler olarak görülüyordu.

1970'li yıllarla birlikte ambalaj sanayinin özellikle de ihracattaki önemi kavrandı. Aynı dönemde pek çok ülkenin ambalajlama enstitüsü olduğu biliniyordu. Ülkemizde de 1977 yılında Ambalaj Araştırma Merkezi'nin kurulması çalışmaları başladı.

Türkiye'de ambalaj sektörünün ilk gelişimi teneke kutu dalında oldu. Bu dönemde ilk kez kendi ürünlerini ambalajlamak için ambalaj üretimi yapan işletmelerin dışında yalnızca ambalaj üreten işletmeler kurulmaya başladı. Teneke kutu alanında yaşanan bu gelişme daha sonra karton ambalaj ve plastik ambalaj alanlarına da yayıldı.

1980'li yılların başında ise ülkemizde ilk kez pet şişe üretilmeye başladı. Su ambalajlamada kullanılmaya başlanan pet şişeler çok kısa süre içinde sıvı gıda maddelerinin ambalajlanmasında yaygın halde kullanılır hale geldi. Bu durum çok eski bir geçmişe sahip olan cam ambalajın pazar kaygısı ile teknolojisini yenilemesine neden oldu. Yine 1980'li yıllarda ithal edilen alüminyum kutu ülkemizde de üretilmeye başladı.

Türkiye'de oluklu mukavva sanayinin kurulması da Seka'nın 1954 yılında İzmit tesislerinde ilk oluklu mukavva fabrikasını işletmeye açması ile gerçekleşti. Özel sektör 1960 yılından sonra oluklu mukavva yatırımına ve üretimine ilgi duymaya başladı. Türkiye oluklu mukavva sanayinin en hızlı gelişme dönemi 1981-1995 yılları arasında oldu.

Büyük kuruluşların bazıları 1981 yılından başlayarak gelişmiş teknolojiye dayanan yüksek kapasiteli yatırımlara yönelmiş bazıları da ikinci ve üçüncü oluklu hatlarını işletmeye almışlardır. Türkiye oluklu mukavva sanayinde yer alan tek kamu kuruluşu alandan çekilmiştir. Bugün sektörde 2 bin 800 civarında firmanın faaliyet gösterdiği tahmin ediliyor.

SEKTÖREL PANORAMA

Ambalaj sektöründe faaliyet gösteren firmaların büyük çoğunluğu orta ve küçük ölçekli işletmelerden oluşurken, 18 ambalaj üreticisi iş hacmi bakımından Türkiye'nin en büyük 500 şirketi arasında yer almaktadır.

Sektörde faaliyet gösteren firmalar; plastik, kâğıt-karton, metal, cam ve ahşap ambalaj olmak üzere beş ana grupta üretim yapmaktadır. Toplam ambalaj sanayi üretimi yıllık 5.5 milyon ton civarında gerçekleşirken; üretimin %37'sini plastik, kâğıt, karton ve oluklu mukavva ambalajlar, %22'sini metal ambalajlar, %13'ünü ahşap ambalajlar ve %8'ini cam ambalajlardan oluşmaktadır.

Türkiye'de plastik ambalaj üretimi yaklaşık 1.5 milyon tonun üzerinde seyrederken, Türk PE ve PP dokuma torbalar ve çuvallar sektörü de önemli üretim ve ihraç kapasitesine sahiptir.

Türkiye'de kişi başı ambalaj tüketimi 108 dolarla Avrupa'daki 250-300 dolar seviyesinden oldukça düşük olsa da sektör aktörlerine göre, son 10 yılda yaşanan gelişim trendi dikkate alındığında üretimde yaşanan genişleme ve çeşitlenme eğilimi artarak devam edecek.

Hızlı kentleşme, nüfus artışı, yaşam standartlarının yükselmesi, kadınların iş hayatına katılımındaki artış, tüketim alışkanlıklarındaki değişim, alışveriş merkezlerinin yaygınlaşması ile perakende alışveriş eğiliminin artması, tüketim ürünlerine olan talep artışı ve ihracatın artması sektörün hızlı gelişmesindeki başlıca etkenleri oluşturmaktadır.

Türk ambalaj sektöründe, yeni teknoloji ile geliştirilmiş modern tesisler, kalite konusunda ulaşılan nokta ve esnek çalışma yapısı, AB gibi daha rekabetçi tedarikçi arayışı içinde olan coğrafyalarda Avrasya'nın Ambalaj Merkezi olma hedefine ulaşma şansını artırmaktadır.

SEKTÖREL ANALİZ

Türk ambalaj sektöründe üretim 2010 yılında 5.5 milyon tonu aşarken, sektörün cirosu 7.9 milyar dolara ulaştı. Zorlu bir yıl olan 2009'dan sonra 2010 yılında yaralarını saran ve hızlı bir toparlanma sürecine giren sektör, 2009 yılına göre cirosunu %34, üretimini ise %17.6 artırmış oldu. Yılda ortalama %10 büyüyen sektörün, bu yıl cirosunu 9 miyar dolara çıkarması beklenmektedir.

Türk ambalaj sektörü uluslararası platformlarda çok hızlı bir gelişme ve genişleme göstermektedir. Bunun en belirgin göstergeleri arasında ambalaj sektör ihracatındaki gelişme yer almaktadır. Son beş yıldır %20 civarında yıllık artış gösteren ihracatın 2011 sonunda 2.87 milyar dolara ulaşması öngörülmektedir. Ambalaj sektörünün Türkiye Cumhuriyeti'nin 100'üncü yılı olan 2023'te 500 milyar dolar olan ihracat hedefini rahatlıkla karşılayacağını belirten sektör aktörleri, sektörün 2023'te 25 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşacağını tahmin etmektedirler.

Ambalaj üreticileri, ambalaj atıklarını önleme tedbiri alacak

28 Ağustos'ta çıkan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği'ne göre, geçici faaliyet belgeli veya çevre lisanslı tesislerin, kişi veya kuruluşlar tarafından yönetmelikte tanımlanan sistem dışında toplanmış ambalaj atıklarını tesislerine almaları yasaklandı.

Buna göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, önceki yönetmelikten farklı olarak belgelendirme dosyalarında bulunması gereken bilgi ve belgeler, belgelendirme dosyalarının hazırlanmasında dikkat edilecek hususlara ait usul ve esaslar ile yetki verilecek kuruluşlarda aranacak diğer kurumsal, teknik ve mali özellikler ile buna ilişkin usul ve esasları belirleyecek.

Ambalaj ve ambalaj atıklarına ait yıllık istatistikleri yayınlayacak. Yönetmelikte daha birçok yükümlülük bulunuyor. Yönetmelikteki, piyasaya sürenlerin belgelendirme yükümlülüğünü düzenleyen hüküm, 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. Diğer hükümler ise yürürlüğe girdi.

Türkiye ilgi çekiyor

Dünyada ise ambalaj sektörünün cirosu yaklaşık olarak 530 milyar dolar büyüklüğünde. Her yıl %3.5 oranında büyüyen dünya ambalaj pazarının 2014 yılında ise 600 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşması beklenmektedir.

Dünya ambalaj cirosu ekonomik açıdan gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler açısından farklı önceliklerle hareket etmektedir. Gelişmiş ülkelerde "daha az ambalaj" önemli iken gelişmekte olan ülkelerde ise "daha fazla ambalajlı ürün" önem kazanmaktadır.

AB ülkelerinde 300-350 dolar, ABD ve Kanada'da 450-500 dolar ve Japonya'da 550-600 dolar kişi başına ambalaj tüketimi yapılırken, bu rakam yoksul Afrika ve Asya ülkelerinde yok sınırına kadar inmektedir.

Türkiye, Avrupa'da ve dünyada plastik ambalaj malzemesinin en hızlı büyüdüğü ülkelerden biri olması nedeniyle yatırımcılar için oldukça çekici bir pazar durumundadır. Sektörün büyüme hızı ve arz-talep dengesizliği yabancı yatırımcılara olumlu imkânlar yaratmaktadır. İç piyasadaki yükselen talep, yatırımların artmasına ve daha verimli üretime yol açmaktadır. Alınan yüksek kapasiteli makinelerle verimli üretim artarken, sektör gün geçtikçe uluslararası pazarda daha rekabetçi bir konuma gelmekte ve ihracat büyük oranda artış göstermektedir.

Kaynak:Dünya Gazetesi

Güncellenme Tarihi: 20.09.2011