Dempar Ağaç Sanayi Başarı Hikayesi

Dempar Demircioğlu Ağaç San. ve Dış Tic. A.Ş.

Günümüzün sağlıklı ve dekoratif yer döşemesi olan “Cilalı Lamine Parke” nin üreticisi Dempar, Adapazarı Hanlıköy girişinde 30.000 m² açık, 10.000 m² kapalı alan üzerinde, kereste fabrikası, tam otomatik kurutma fırınları ve en son teknoloji cilalı ahşap lamine parke makineleri ile sektöründe saygın ve seçkin bir kuruluş olmanın gururunu yaşıyor... Devamı

Ambalaj Sektörüne Bakış

AMBALAJ SEKTÖRÜNE BAKIŞ

Ambalaj sektörü üretim dallarına göre başta oluklu mukavva olmak üzere, plastik, fleksibıl (esnek), metal ve cam ambalaj gibi birçok alt sektörü bünyesinde barındırıyor. Son yıllarda Türkiye'nin bu alanlarda gösterdiği gelişim dikkatlerden kaçmıyor. Sektörün ihracat haritasında ilk üç sırayı AB'nin en büyük ve kalite konusunda en seçici ülkeleri olan Almanya, İngiltere ve Fransa'nın alması, Türk ambalaj sektörün ulaştığı noktayı net biçimde ortaya koyuyor. Büyüme çıtasını daha da yukarı çıkarmakta kararlı olan Türk ambalaj sanayi, "Avrasya'nın Ambalaj Merkezi" olma hedefinde emin adımlarla ilerliyor.

SEKTÖRÜN TÜRKİYE'DEKİ GELİŞİMİ

Türkiye'de 1960'lı yıllarda ambalaj malzemeleri; kağıt, karton, selofan, cam ve ahşaptan oluşuyordu. İhracatta tahta kutu ve sandıklar ile jüt çuvallar kullanılıyor, bunların dışındaki ambalajlar maliyeti artıran lüks malzemeler olarak görülüyordu.

1970'li yıllarla birlikte ambalaj sanayinin özellikle de ihracattaki önemi kavrandı. Aynı dönemde pek çok ülkenin ambalajlama enstitüsü olduğu biliniyordu. Ülkemizde de 1977 yılında Ambalaj Araştırma Merkezi'nin kurulması çalışmaları başladı.

Türkiye'de ambalaj sektörünün ilk gelişimi teneke kutu dalında oldu. Bu dönemde ilk kez kendi ürünlerini ambalajlamak için ambalaj üretimi yapan işletmelerin dışında yalnızca ambalaj üreten işletmeler kurulmaya başladı. Teneke kutu alanında yaşanan bu gelişme daha sonra karton ambalaj ve plastik ambalaj alanlarına da yayıldı.

1980'li yılların başında ise ülkemizde ilk kez pet şişe üretilmeye başladı. Su ambalajlamada kullanılmaya başlanan pet şişeler çok kısa süre içinde sıvı gıda maddelerinin ambalajlanmasında yaygın halde kullanılır hale geldi. Bu durum çok eski bir geçmişe sahip olan cam ambalajın pazar kaygısı ile teknolojisini yenilemesine neden oldu. Yine 1980'li yıllarda ithal edilen alüminyum kutu ülkemizde de üretilmeye başladı.

Türkiye'de oluklu mukavva sanayinin kurulması da Seka'nın 1954 yılında İzmit tesislerinde ilk oluklu mukavva fabrikasını işletmeye açması ile gerçekleşti. Özel sektör 1960 yılından sonra oluklu mukavva yatırımına ve üretimine ilgi duymaya başladı. Türkiye oluklu mukavva sanayinin en hızlı gelişme dönemi 1981-1995 yılları arasında oldu.

Büyük kuruluşların bazıları 1981 yılından başlayarak gelişmiş teknolojiye dayanan yüksek kapasiteli yatırımlara yönelmiş bazıları da ikinci ve üçüncü oluklu hatlarını işletmeye almışlardır. Türkiye oluklu mukavva sanayinde yer alan tek kamu kuruluşu alandan çekilmiştir. Bugün sektörde 2 bin 800 civarında firmanın faaliyet gösterdiği tahmin ediliyor.

SEKTÖREL PANORAMA

Türkiye, imalat sanayindeki genişlemelere cevap verebilecek bir ambalaj üretim altyapısına sahip. Hızlı kentleşme, nüfus artışı, yaşam standartlarının yükselmesi, kadınların iş hayatına katılımındaki artış, tüketim alışkanlıklarındaki değişim, alışveriş merkezlerinin yaygınlaşması ile perakende alışveriş eğiliminin artması, tüketim ürünlerine olan talep artışı ve ihracatın artması sektörün hızlı gelişmesindeki başlıca etkenleri oluşturuyor.

Türk ambalaj sektöründe, yeni teknoloji ile geliştirilmiş modern tesisler, kalite konusunda ulaşılan nokta ve esnek çalışma yapısı, AB gibi daha rekabetçi tedarikçi arayışı içinde olan coğrafyalarda Avrasya'nın Ambalaj Merkezi olma hedefine ulaşma şansını artırıyor.

Büyüme trendinde hız kesmeyen ambalaj sektörü 2013 yılında yaklaşık 16 milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Türkiye ambalaj sektörü ürünleri, dünya çapında 177 ülkeye ihraç ediliyor. Sektör, AB pazarı, Ortadoğu ve Kuzey Afrika, Kafkaslar ve Balkanlar gibi çevre bölgelerde oldukça güçlü. Ambalaj üreticileri, Cumhuriyetin kuruluşunun 100'üncü yılı olan 2023 yılında toplam ihracatı 10 milyar dolara taşımayı hedefliyor.

SEKTÖREL ANALİZ

Türkiye Ambalaj Sektörü 2014 İhracat ve İthalat Raporu'na göre, 2013 yılının ilk altı ayında 678 bin ton olan ambalaj ihracatı 2014 yılının aynı döneminde 697 bin ton olarak gerçekleşti. Değer olarak ise 2013'ün ilk yarısında 1.8 milyar dolar olan ihracat, 2 milyar dolar oldu.  2014'ün ilk altı ayında toplam ambalaj ihracatında Almanya, Irak ve İngiltere'nin değer bazında en çok ambalaj ihracatı yapılan ülkeler olduğu görülüyor. 2013 yılının ilk altı ayında 901 bin 814 ton olan ambalaj ithalatı, 2014 yılının aynı döneminde 980 bin 817 ton olarak gerçekleşti. Değer bazında ise 1.6 milyar dolar olan 2013 ilk yarı rakamı, 2014'ün ilk altı ayında 1.8 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2014 yılının ilk altı ayında ambalaj ithalatında Almanya, Çin ve ABD'nin değer bazında en çok ambalaj ithalatı yapan ülkeler olduğu gözlendi.

Ambalaj sektörü, 2013 yılında ise bir önceki yıla göre değer olarak yüzde 17 büyüyerek 16 milyar dolarlık bir pazar hacmine ulaşmıştı.

Son 10 yılda tüketim iki kat arttı

Türkiye'de son 10 yılda ambalaj tüketiminin iki kat arttığı görülüyor. Ambalaj sektörü, yarattığı istihdam ile de Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu yıl yayınlanan ve Türkiye'nin en büyük sanayi şirketlerinin sıralandığı İSO 500 ve İSO İkinci 500 listelerinde 53 ambalaj firması yer alıyor ve bu firmalarda 20 bin kişinin üzerinde istihdam sağlandığı görülüyor.

Türkiye'nin 2023 vizyonu içinde ambalaj sektörünün de hedefleri bulunuyor. Sektör, 2023'te pazar büyüklüğünü 30 milyar dolara, kişi başı tüketimi yıllık 300 dolara, ihracatı ise 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.

Ambalaj sektörünün gelişiminin, bir ülkenin gelişmişliğiyle orantılı olduğuna dikkat çeken sektör oyuncuları, Batı Avrupa'da, ambalajlama sayesinde gıdalarda yüzde 2-3 oranında israf söz konusu olurken, Türkiye'de her yıl 16 milyar TL değerinde taze meyve ve sebze ile yaklaşık 1.5 milyar TL değerinde ekmeğin birçok farklı nedenle israf edildiğini belirtiyor. Sektör aktörleri, gerek ekmeğin gerekse bakliyat ve yaş meyve-sebzenin ambalajlanmasının gerektiğini uzun süredir gündeme getiriyor.

Değişen yaşam koşulları ve tüketici bilincinin artması ile birlikte ambalajlı ürüne talep artık daha fazla. Büyük şehirlerin yanı sıra büyük market ve perakende zincirlerin Anadolu'da da yaygınlaşması, ambalajlı ürün talebininim bu bölgelerde yaygınlaşmasını sağlıyor. Ambalaj sanayiinin çalışma alanlarının dünyada ve Türkiye'de yaklaşık yarısını gıda sektörü oluşturuyor. Bu noktada ambalaj sanayii için hijyen, oldukça önemli. Sektör aktörleri, merdiven altı üretimin, ambalaj sektörünün de önemli sorunlarından olduğunu söylüyor. Kayıt dışı üretimler, hijyenik olmadığını aktaran aktörler, yaratılan haksız kazançlardan dolayı sektörün gelişimine de zarar verdiğini belirtiyor.

Sektör, geri dönüşüm bilincinin yerleşmesiyle gelişecek

Ambalaj, Türkiye'de hızlı büyüme gösteren sektörler arasına bulunuyor. İmalat sanayi paralelinde ambalaj sektörü de, oluşan talebi karşılayacak şekilde gelişiyor. Ambalajın hammaddesinde atıklar, önemli yer kaplıyor. Buna rağmen sektör aktörleri, atıklardan yeterince faydalanılmadığına işaret ediyor. Türkiye'de oluklu mukavva üretiminin yaklaşık yüzde 70'inin geri dönüşümden elde edildiğini belirten sektör temsilcileri, Avrupa'da yüzde 75 olan kağıt geri dönüşüm oranının Türkiye'de yüzde 5 olduğunu söylüyor. Türkiye'de entegre bir atık yönetimi uygulaması olmadığını da dile getiren sektör aktörleri, kaynağında ayrıştırılmayan, düzensiz toplanmış atıkların kullanılamadığını bildiriyor. Bazı özel ve kamu kurum ve kuruluşlarının geri dönüşüm bilincinin artırılmasına yönelik verdiği eğitim ve yaptıkları çalışmaların, sektörün kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlayacağı vurgulanıyor.

 

Kaynak:Dünya Gazetesi
Güncellenme Tarihi: 29.09.2014