Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
altyapı,
doktor,
hasta,
hastane,
hemşire,
muayenehane,
özel sağlık sektörü,
sağlık,
sağlık bakanlığı,
sağlık harcamaları,
tam gün uygulaması,
tam gün yasası,
tıp fakültesi,
üniversite
Yayın Tarihi: 24.06.2009
Doktorların karşı karşıya kaldığı Tam Gün Yasası konusundaki tartışmaları siz de mutlaka yakından izliyorsunuzdur. Yasa çıkarsa özellikle üniversitelerdeki yarı zaman statüsündeki doktorları zor bir seçim bekliyor, ya muayenehanelerini kapatacaklar ya da üniversiteden ayrılacaklar. Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın bu yasa konusundaki ısrarının gerçek nedenini bilmiyoruz, ancak gerçekleşmesi durumunda yaşanacak zorlukları şimdiden tahmin etmek mümkün. Zira, yasanın çıkması durumunda muayenehanesi olan hekimlerin yüzde 95'inin hastanelerine geri dönecekleri tahmin ediliyor.
Altyapı gereksinimi karşılamıyor
Öncelikle vurgulayalım ki, doktorların çoğu aslında tam gün çalışmaya karşı değiller. Ancak iş uygulamaya gelince, mevcut altyapı dahilinde tam gün çalışmak mümkün görünmüyor. Neden?
1. Mevcut üniversite hastanelerinin kapasitesi bütün öğretim üyelerinin tam gün çalışmalarını karşılamaktan çok uzaktır. Şöyle örnek verelim, halihazırda İstanbul Tıp Fakültesi'ndeki bir genel cerrah haftada sadece bir ameliyat masasına sahip, hastası olsa bile ameliyat sırasını beklemek zorunda. Aynı durum kuşkusuz diğer üniversite hastaneleri için de geçerli. Dolayısıyla hal böyleyken yarı zamanlı çalışan doktorların tam güne geçmekleri boş boş oturmaları anlamına gelecektir.
2. Muayenehanelere giden hastalar genellikle sosyoekonomik durumu iyi hastalardır. Bu hastalar özellikle muayenehaneleri ve girişim yapılacaksa özel hastanelerin konforunu tercih etmektedir. Dolayısıyla söz konusu hastalar tıp fakültesi hastanelerinin yetersiz ortamına çok mecbur kalmadıkça girmezler. Dolayısıyla bu hastaların yapacakları sağlık harcamalarının tıp fakültelerinin kazanç hanesine yazılacağını kimse beklememelidir.
3. Tam Gün Yasası'nın ekonomik kaybı da akıldan uzak tutulmamalıdır. Özel sağlık sektörü devlet için hiç de azımsanmayacak bir vergi geliri getirmektedir. Muayenehanelerin kapanması durumunda bu vergi geliri ortadan kalkacaktır. Öte yandan yarı zamanlıdan tam güne dönecek hekimlere ödenecek maaş ise ek bir gider kaleminin açılmasına neden olacaktır. Bugün için yarı zamanlı doktorun aldığı maaş üniversitelerde bin lira civarında iken, hekimin geri dönmesi durumunda en az altı katına ulaşacaktır. Oysa yukarıda anlattığımız gerekçelerden ötürü, üniversite hastanelerinin gelir artışı mümkün değildir, dolayısıyla fark devletin kasasından karşılanmak zorundadır.
4. Muayenehanelerde hekim dışında biri sekreter biri de hemşire olmak üzere (hatta temizlikten sorumlu bir üçüncü kişiyi de sayabilirsiniz) en az iki kişiye daha istihdam sağlanmaktadır. Muayenehanelerin kapanması özellikle bu kriz ortamında on binlerce kişinin daha işsiz kalması demektir. Bu durumun ekonomik sonuçları da iyi hesaplanmalıdır.
"Ben yaptım, oldu" demek son derece hatalıdır
Yukarıdaki değerlendirme mevcut durumun gerçekçi bir analizidir. Evet, prensip olarak muayenehaneler kapatılıp tam güne geçilebilir, ancak altyapının buna göre düzenlenmiş olması şartıyla. Bu durumu dikkate almadan "ben yaptım oldu" demek, yeni yeni sorunlar yaratacaktır. Yeri gelmişken belirtelim, aynı mantıkla açılan yeni tıp fakültelerinin içerisine düştükleri durum Antalya Tıp Fakültesi mezunu genç doktorlarca zaten ifade edildi, genç hekimler kendi anne-babalarını birbirlerine emanet edemeyeceklerini açıkça ifade ettiler. Gelecek sene tıp fakültelerinin kontenjanlarının iki katına çıkarılması gibi bir tasarı olduğu bilindiğine göre, "ben yaptım, oldu" mantığının ne kadar hatalı olduğu bir kez daha anlaşılacak.
SEKTÖREL KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Can Kantar / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 01.08.2011
Sigorta güvencesi beklenmeyen risklere karşı tercih edilen bir olgudur. Ne yazık ki sigortayı bir zenginleşme aracı olarak görenlerin sayısı da hiç... 
Yazan: Taylan Erten / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 09.06.2011
Türkiye kimya sanayiinin yüzde 97'si küçük ve orta ölçekli (KOBİ) işletmelerden oluşuyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaynaklı verilere göre... 
Yazan: Can Kantar / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 16.05.2011
"Önce sağlık" denir hep. Kimi de der ki "Önce para hocam, parası olan için her şey kolay". Sağlık bambaşka bir şey. İnsan sağlığının kıymetini... 