İŞ'TE KOBİ'nin avantajlarından faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

Beni Hatırla
Şifremi Unuttum

Sürekli gündemde olması gereken konu: Enerji üretimi

Google Yahoo Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 30.07.2009

Yenilenebilir enerji konusunda 6 Haziran'da Meclis gündemine gelmişken Ali Babacan'ın müdahalesi ile gündemden çıkarılan ve tatil öncesi yeniden gündeme gelmeyen yasa teklifi konusunda sektör temsilcileri Başbakan ve Cumhurbaşkanı'ndan sorunu görüşmek için randevu talebinde bulundular. Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanında imkanlarını kullanabilmek yatırım yapması için önünün açılması gerekir. Bu hem ülkenin enerji açısından fosil yakıta ve dışa bağımlılığını azaltacaktır. Hem de tam üyelik başvurusunda bulunduğumuz AB'nin 2020 hedeflerine uyum sağlamamıza imkan yaratacaktır.

Türkiye, yıllardır enerji konusunu tartışma gündeminde tutuyor. Bir yandan nükleer enerji santrali kurulması, bir yandan ülkenin hidroelektrik potansiyelinin değerlendirilmesi, diğer yandan ise güneş, rüzgar, jeotermal, biyokütle gibi yenilenebilir enerji konuları ele alınıyor. Türkiye'nin üzerinden geçen boru hatları ile enerji terminali haline gelmesi önerileri projelendiriliyor. Bütün bunlar her geçen gün enerji ihtiyacımızın arttığı gerçeğine dayalı olarak çok yönlü bir arayışa yol açıyor.

Yenilenebilir enerji ile ilgili 2005 yılında yürürlüğe giren, 2007 Nisan ve 2008 Temmuzu'nda değişiklikler geçiren kanunda yeni değişiklik talebi Kütahya Milletvekili Soner Aksoy tarafından 5 milletvekili arkadaşının desteğiyle verildi. Aksoy'un bu teklifi Sanayi-Ticaret ve Enerji-Tabii Kaynaklar komisyonları tarafından desteklenerek Meclis Genel Kurulu'na gönderildi. Yasa teklifi 6 Haziran günü gündeme alınmışken, aynı gün Devlet Bakanı Ali Babacan'ın müdahalesiyle Meclis gündeminden çıkarıldı. Yenilenebilir enerji sektör temsilcileri, yeni alım fiyatlarını da içeren yasa teklifinin tatil öncesi yeniden gündeme gelmesini beklediler. Ancak, bu konu gerçekleşmedi ve teklif yeni yasama dönemine kaldı. Şimdi 16 sektör temsilcisinin Cumhurbaşkanı ve Başbakan'dan randevu alarak yasa teklifinin bir an önce ele alınmasının, yatırımları açısından önemli olduğunu anlatmak istediklerini öğreniyoruz.

Yasa teklifinin gerekçesinde konunun önemi ortaya konulurken şöyle deniliyor: "Ülkemizde her geçen gün enerji ihtiyacı artan bir seyir göstermektedir. Bunun yanında gün geçtikçe fosil kaynaklı yakıtlar hem tükenmekte, hem de fiyatları sürekli artan bir eğilim sergilemektedir. 'Asıl enerji fosil yakıttır' anlayışı artık bitmiştir. Ülkemiz gerçekliği paralelinde, elektrik üretiminde doğalgaz bağımlılığımız düşünüldüğünde, elektrik enerjisi üretimimizin dışa bağımlılıktan kurtarılarak talebin kesintisiz, güvenilir ve düşük maliyetle karşılanması, kaynak çeşitlendirmesine giderek arz güvenliğinin sağlanması mümkün olabilecektir."

Türkiye'nin tam üyelik çalışması yaptığı AB, yenilenebilir enerji kullanımı ile 2020 yılı için hedefler belirlenmiş durumda. Buna göre 2020 yılında toplam enerji içinde yenilenebilir enerjinin yüzde 20 paya sahip olması hedefleniyor. Ulaşımda tüketim içindeki payda yenilenebilir enerjinin yüzde 10'a yükselmesi, elektrik tüketiminde yüzde 35'lik bir oranda yer alması, ısı alanında yüzde 25'lik paya ulaşması amaçlanıyor. Bunun için 2020 yılında AB'de 180 bin MW güneş, 120 bin MW hidrolik, 52 bin MW güneş, 50 bin MW biyokütle ve 2 bin MW jeotermal kurulu güce sahip olması gerektiği ortaya konuluyor. Türkiye AB üyeliği yolunda adım atarken AB'nin bu hedeflerini dikkate alarak enerji yatırımlarını yapmak durumundadır. Bu da özellikle fosil yakıttan enerji üretimini azaltarak yenilebilir enerji alanındaki yatırım imkanlarımızı kullanma yolunda hareket etmemizi gerektirir.

Ülkemizin yenilenebilir enerji alanında hidroelektrikte 13 bin 800 MW işletmede, 9 bin 400 MW inşa halinde bir potansiyel söz konusuyken, var olan toplam potansiyeli 40 bin MW'dir. 425 MW'yi üretimde 488 MW'yi inşa halinde rüzgar enerjisi söz konusu iken, bu alandaki potansiyelimiz 48 bin MW'dir. Aynı şekilde elektrik enerjisinde kullanılabilecek 600 MW jeotermal imkanımız varken, bu alanda 30 MW üretimde 65 MW inşa halinde bir potansiyel ele alınabilmiştir. Biyokütle alanında da 6 MW üretim söz konusuyken biyogazda 13 MW'lik üretim inşa halindedir.

Bütün bu rakamlar hem üyesi olmak istediğimiz AB'ye enerji alanında uyum ve 2020 hedeflerine uygun üretim yapabilmemiz için yenilenebilir enerji yatırımları konusunda elimizdeki imkanları kullanmamız gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle sektör temsilcilerinin randevu talebine yanıt verilmesi ve yasa teklifinin bir an önce ele alınması önemlidir.

SEKTÖREL KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

KOBİ'lerde Satın Alma

Yazan: Atilla Yıldıztekin / Lojistik Yönetim Danışmanı

Yayın Tarihi: 19.09.2011

Ürettiğimiz ürünler için bir süreç yaşıyoruz. Sattığımız her ürünün başlangıcı, üretim için gereken hammaddenin, yarı mamulün, yardımcı malzemenin,... Devamı

Sigorta zenginleşme aracı olmamalı

Yazan: Can Kantar / Dünya Gazetesi Yazarı

Yayın Tarihi: 01.08.2011

Sigorta güvencesi beklenmeyen risklere karşı tercih edilen bir olgudur. Ne yazık ki sigortayı bir zenginleşme aracı olarak görenlerin sayısı da hiç... Devamı

2023 Yılında KOBİ'ler ve Lojistik

Yazan: Atilla Yıldıztekin / Lojistik Yönetim Danışmanı

Yayın Tarihi: 23.06.2011

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılını 2023 yılında kutlayacağız. Bu kutlamanın tek günlük bir kutlama olmayacağına, en az bir haftalık bir kutlama... Devamı

Kimyanın Gelişmesi İçin Organize Şart!

Yazan: Taylan Erten / Dünya Gazetesi Yazarı

Yayın Tarihi: 09.06.2011

  Türkiye kimya sanayiinin yüzde 97'si küçük ve orta ölçekli (KOBİ) işletmelerden oluşuyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaynaklı verilere göre... Devamı

“Sağlık Olsun” Demekle Olmuyor

Yazan: Can Kantar / Dünya Gazetesi Yazarı

Yayın Tarihi: 16.05.2011

"Önce sağlık" denir hep. Kimi de der ki "Önce para hocam, parası olan için her şey kolay". Sağlık bambaşka bir şey. İnsan sağlığının kıymetini... Devamı