İŞ'TE KOBİ'nin avantajlarından faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

Beni Hatırla
Şifremi Unuttum

Stratejik ümit!

Google Yahoo Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 25.05.2011

Cumhuriyet Devrimimizin tarihi metinlerine aşina olanlar, özellikle "genç dönem" iktisat politika ve programlarının sağlam, bağımsız, üretici, ilerletici, kalkındırıcı, zenginleştirici "milli ekonomi" hedefine göre tasarlandığını; "makineleşmek" idealinin bu tasarımın özünü ve ruhunu oluşturduğunu bileceklerdir.

Kurucu kadroların "makineleşmek" tutkusu siyasi bir "fantezi" değildi. Onlar, kendini sürekli üretebilen, geliştirebilen, çeşitlendirebilen, teknolojisi ileri, rekabet gücü yüksek bir sanayi altyapısını kurmanın peşindeydiler. Sanayi ise "makine" demekti. Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (1933-1937) bu tutkunun eseriydi.

Ne yazık ki bu tutku diri tutulamadı. 1930'lu yıllarda özel sanayi planı yapan ve başarıyla uygulayan Türkiye, 1960'lı yıllara girilirken bırakın makineyi, toplu iğneyi, nal çivisini bile ithal etmek zorundaydı.

Bugün "makine üreten makineler" dahil, geniş ürün yelpazesine sahip, dünya pazarlarına çıkabilen, rakipleriyle boy ölçüşebilen; buna rağmen kendi ülkesinde kendini "tanıtmak" için kampanyalar düzenlemek zorunda kalan bir makine imalat sanayii var.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün 3 Mayıs'ta İstanbul'da açıkladığı "Makine Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı" "makinecilerde" heyecan ve ümit yarattı. Sektörün temsilcileri bu yönde değerlendirmelerde bulundular.

Strateji belgesi nasıl sektörü kavrayacak?  Makine Mühendisleri Odası'nın 2010 yılında yayımladığı "Makine İmalat Sanayi Sektör Araştırması"na göre, faaliyetteki firmaların yüzde 77'si KOBİ. Sermayesi 5 milyon TL'nin üzerinde yalnız 13 firma var.

Firmaların sadece yüzde 30'u anonim şirket statüsünde. Limited yüzde 41, kolektif ve adi ortaklıklar yüzde 29 oranlarında. Sektörde yüzde 85 ile aile şirketleri hâkim. Çok ortaklı şirket oranı ise yüzde 15. Makine imalat sanayisi bölgesel dağılımda yüzde 63 ile Marmara, Trakya ve Ege'de yoğunlaşıyor. Yüzde 20 Batı Karadeniz-Orta Anadolu, yüzde 12 Akdeniz-Güneydoğu Anadolu, yüzde 5 Doğu Karadeniz-Doğu Anadolu kesimlerinde.

Araştırmada, sektörde "kurumsal yapı itibarıyla rekabet gücünden yoksun, yeniden yapılandırılması zorunlu binlerce firmanın" bulunduğu vurgulanıyor. Bu verilere bakılırsa, sektörün başlıca sorunlarından biri "ölçek" yetersizliği: "Makine imalat sanayisinde hiçbir alt sektör gelişmiş ülkeler düzeyinde ölçeğe sahip değildir." Araştırmadaki bu cümle, sert de olsa, bir gerçeğin altını çiziyor.

Bu yapı, sektörün katma değerine şöyle yansıyor: Yüksek teknolojinin katma değer içindeki payı yüzde 7,9. Bu oran Güney Kore'de yüzde 23,1, Japonya'da yüzde 19,2, ABD'de yüzde 17,6, Meksika'da yüzde 9.

Araştırmada, makine sektörünün genel sanayiye paralel olarak "düşük teknolojili ürünler ürettiği" ve "düşük katma değer yarattığı" sonucuna varılıyor. Bu tespitin devamında, yılda ortalama binde 7 oranında artabilen işçi başına katma değer de, gelişmiş sanayilere göre düşük çıkıyor: 86.3 bin dolar. Güney Kore'de 189.3 bin, İrlanda'da  286.7 bin,Yunanistan'da 90 bin dolarlık rakamlar ise aradaki dramatik farkı gösteriyor.

Araştırmadan çıkan fotoğrafta, yüzde 69 oranında ithalata bağımlı, uzmanlaşma katsayısı yüzde 63 ile orta düzeyde, dış rekabete yüzde 78 ile açık, dünya ihracatından binde 58 pay alabilen, ar-ge payı yüzde 1,3, eğitimli işgücü oranı düşük bir makine sektörü görülüyor.

Bu yapı ve sorunlar, makine imalat sektörünün Türkiye sanayii ve toplam ekonomisi için taşıdığı ağırlığı ve stratejik önemi azaltmaz. Aksine, şimdiye kadar büyük ölçüde kendi gücü, imkânları ve sorunlarıyla kendini var edebilmiş ve asla ihmal edilemeyecek bu sektörün özel politikalarla desteklenmesini zorunlu kılar.

Açıklanan strateji ve eylem planı uygulamada bu ihtiyaca cevap verebildiği ölçüde başarılı sonuçlar doğurabilir gibi görünüyor. Geriye, başta ilgili kamu kurumları olmak üzere "uygulayıcıların" sorumluluğu kalıyor ki, ne yapacakları "sahada" belli olacak. Umarız, hayal kırıklığı yaratmazlar!

İŞLETME-YÖNETİM KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

Çorapçılar Derneği ile söyleşinin tadı...

Yazan: Dr. Rüştü Bozkurt / İşletme/Yönetim Uzmanı

Yayın Tarihi: 02.05.2012

Gazeteleri günlük haberlerle donatma zorunda olanlarla ile bizim gibi ince ayrıntı gözleme gayretinde olanların bakış açıları, yaratmak istedikleri... Devamı

Büyürken pazar kaybetmek

Yazan: Taylan Erten / Dünya Gazetesi Yazarı

Yayın Tarihi: 01.05.2012

Türkiye'nin hızla büyüyen sektörlerinden biri elektronik. Bu cümle bana ait değil; Sanayi Bakanlığının  raporundan aktarıyorum. O cümle şöyle:... Devamı

KOBİ'ler İçin İhtisas Organize Bölgeleri

Yazan: Atilla Yıldıztekin / Lojistik Yönetim Danışmanı

Yayın Tarihi: 11.04.2012

Türkiye'de işletmelerimizin büyük çoğunluğu KOBİ ölçeğinde iş hayatına başlamıştır. Kısıtlı sermaye, aile işletmeleri şeklinde başlayış, ilk yatırım... Devamı

İkitelli OSB'si

Yazan: Dr. Rüştü Bozkurt / İşletme/Yönetim Uzmanı

Yayın Tarihi: 28.03.2012

Bizim İstanbul'a yerleştiğimiz 1970'lı yılların sonlarında o zamanki İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akdemisi'ne geniş bir kampus alanı... Devamı

Barometre

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 12.03.2012

Ortalık sakin bir dalgalanma da yok! Size aktaracağım tek dalgalı veri petrol fiyatları. Geçen Cuma, petrolün varili 5$ birden artıp 128$ ‘ı... Devamı