Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
Yayın Tarihi: 29.09.2011
Artvin'den Gence'ye, Kars'tan Batum'a, Borjomi'den Ardanuç'a uzanan coğrafyada yolculuk ettiğinizde, her köşe başında bir kale, ufku genişleyen her yamaçta bir haberleşme kulesine rastlarsınız.
Biraz tarih merakınız varsa, Persler'den İskitler'e, Kimmerler'den Araplar'a, Moğollar'dan Safeviler'e, Akkoyunlular'dan Osmanlı'ya ve Ruslar'a kadar büyük güçlerin bu topraklara egemen olmak için kıyasıya savaştıklarını anımsarsınız.
Doruklarında bulutlarla gün ışığının dansını bütün gün seyredebildiğiniz, efsunlu akşamlarında korkuyla karışık sığınma güveni yaratan yöre kültürünün ustaları çok sayıda ozan yetiştirmiştir. Fars dilini bugüne taşıyan Firdevsi gibi, küçük bir toplum olan Gürcü halkının dilinin bugünlere ulaşmasını sağlayan temel dayanaklardan biri olan Şota Rustaveli'nin dağa taşa dikilen büstleri kimseyi şaşırtmamalı.
Ahıska'nın Adigeni ilçesinde, vadiyi gözetleyen tepenin eteğindeki Şota Rustaveli'nin büstünün kaidesindeki iki dize, topluluk ve toplum yaşamlarını anlamlandıracak bir sesleniş olarak kulaklarınızda çınlar, zihinlerinizde perçinlenir ve yüreklerinizin derinliklerine yerleşir:
Düşmemişsen bir "sevdanın" peşine
Düşman olur "özün" kendi "özüne"
Yüz yılların ötesinden bugüne taşınan bu uyarı, bir an durup bütün insanlığın "ortak sevdasının" ne olması gerektiğini düşündürür insanlara ...
İster "avcı-toplayıcı" olsun, ister tohumu toprağa atarak "yerleşik düzene" geçsin, dilerseniz "kent uygarlığının" temellerini atsın; varsayın ki insanın kol gücünün uzantısı olan teknolojilerin icadı ile "sanayi toplumunu" kurmuş olsun ya da hep birlikte yaşadığımız olağanüstü dönüşüm sürecinden geçerek "bilgi toplumu" aşamasına ulaşsın, "insanlığın ortak sevdası" hiç değişmiyor:
"Maddi ve kültürel zenginlik üreterek insan yaşamını kolaylaştırmalıyız..."
İnsanlığın ortak sevdasını içselleştirmişsek, çevrenin bize sunduğu bütün kaynaklara, toprağa, havaya, iklime, sulara, dağlara, ormanlara, madenlere, bitkilere, hayvanlara, börtü-böceğe sahip çıkarız...
Her şeyin "odağında insan" olduğunu unutmaz, attığımız her adımı, insanlığın gelişmesi, yaşamının çeşitlenmesi, renklenmesi ve zenginleşmesi için atarız...
İnsanın çıplak gücü ile yapamadığını, aklını kullanarak bulduğu araçlar ve metotlarla yapması olan "teknolojiyi" ihmal etmez, yaratıcısı ve öncüsü olmanın yol ve yordamlarını ararız...
Hayatımızı etkileyen ve bizi ilgilendiren konular hakkında "net bilgilere" sahip oluruz...
Fiziki kaynakları, insan gücünü ve teknolojiyi etkin biçimde "koordine" ederiz...
Güçlerimizi gereksiz tartışmalara, anlamsız çatışmalara harcamaz, bizim için zenginlik üretecek alanlara "odaklarız"...
İşte o zaman, bizim için anlamlı ve yararlı "sevdanın" sınırlarını belirleriz...
İşte o zaman, büyük çilelerin topraklarında yetişen, yaşama hakkının, ortak sevincin, birbirimize saygının ve sevginin türkülerini söyleyen Şota Rustaveli'nin, Fuzuli'nin, Balbek'in, Köroğlu'nun ve daha onlarca ozanın sesine kulak vermiş oluruz...
İŞLETME-YÖNETİM KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Dr. Rüştü Bozkurt / İşletme/Yönetim Uzmanı
Yayın Tarihi: 02.05.2012
Gazeteleri günlük haberlerle donatma zorunda olanlarla ile bizim gibi ince ayrıntı gözleme gayretinde olanların bakış açıları, yaratmak istedikleri... 
Yazan: Taylan Erten / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 01.05.2012
Türkiye'nin hızla büyüyen sektörlerinden biri elektronik. Bu cümle bana ait değil; Sanayi Bakanlığının raporundan aktarıyorum. O cümle şöyle:... 
Yazan: Dr. Rüştü Bozkurt / İşletme/Yönetim Uzmanı
Yayın Tarihi: 28.03.2012
Bizim İstanbul'a yerleştiğimiz 1970'lı yılların sonlarında o zamanki İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akdemisi'ne geniş bir kampus alanı... 
Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı
Yayın Tarihi: 12.03.2012
Ortalık sakin bir dalgalanma da yok! Size aktaracağım tek dalgalı veri petrol fiyatları. Geçen Cuma, petrolün varili 5$ birden artıp 128$ ‘ı... 