Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
Yayın Tarihi: 28.11.2011
Selin Ertür, kuzey Ege'de yaşayan 'Selatin' adıyla üretim yapan bir zeytinyağı üreticisi. Bir aile geleneğini sürdürüyor ve işi 4 kuşağa ve bir yüzyıla yayılıyor. Babası, Evren Ertür de namlı bir üretici ve bir zeytinyağı müzesinin kurucusu. Sanat Tarihi öğrenimi yapmış. Kültür birikiminin, bir Rönesans harmanı yapmanın, yenilikçilikte önemini düşünürsek, şaşırmamak gerek.
Selin hanım, işinde / gücünde ve kendi halinde zeytinyağı üretirken, ailenin 100 yıllık olayını , zeytinyağını öğrenmeye karar veriyor. İtalya'da bir dizi kursa katılıyor . Aldığı diplomaları bir yana koyun,zeytinyağındaki gizemi öğreniyor. Zeytinyağında tek FİFA kokartı olan İOOC hakemlik belgesini alıyor. Bu lisansı alan ilk Türk . Erkek egemen dünyada bunu kadın olarak alması işin cabası. Bu belge AB onaylı ve 27 AB ülkesinde Selin hanım 'kart' gösterebiliyor.
Sonrasında Selin hanım, Coelho'nun 'Simyacı'daki yolculuğuna çıkıp mecnunlaşıyor, delileşiyor. Deli, delaletden gelir, yol göstermek, kılavuzluk yapmaktır. Bunu yapan Anadolu geleneğinde 'abdal' yani 'eren' olur. Sayıları azdır, çünkü dünya ile ilişkisini kesip, hak adına yola çıkmayı gerektirir. Selin hanım da ürettiği 'Selatin Yağları' için mecnunlaşmaya karar verir.
Hedefi, dünyada en büyük zeytinyağı ödülü olan İtalya CRA-Rende Calabria'nın Alma Trophy ödülünü almaktır. Dört yıl bu yarışmada yarı finale kalır. Kendisine dudak bükenler, "Bildiğimiz zeytinyağında farklılaşmak niye ?" diye çıkışanlar çokluktadır. Oysa bunu diyenler, Türkiye'nin zeytinyağının onda dokuzunu dökme yani marka olmadan kutulaşmadan ihraç edildiğini unutmaktadırlar.
Selin hanımın çabası, ne çaba ki, anlatamam. 2010 kışında bir zeytinyağı sıkımına tanık olmuştum: Bütün işletme yıkanıyor, en fazla son 6 saat içinde toplanan 'aynı tip' zeytinler sıkılıyordu . Bu bıktırıcı işlem için sona kalması, diğer tüccarın malının aradan çıkması gerekiyordu. Bu yüzden Selin hanım için zeytinyağı sıkımı yapmak uzun geceleri horoz ötüşüne kavuşturmaktı.
2011 Haziran ayında beklenen yaşanır. Selin Ertür 'hafif meyvemsi' dalında dünya 2.si olarak, Alma Trophy Gümüş Ödülü'nü alır. 22 ülkeden 386 adayın yarışıdır bu. Parma Gastronomi Okulu Selin hanımın yağının salata, contorni ve direkt kullanım için tavsiye eder. Selatin yağları şimdi artık dünyanın seçkin sofralarında ikram edilmektedir.
Selin hanımın mesajı açık: Ben farklı bir şey keşfetmedim. Organik ürün gibi bir zorlama yaratmadım. Sızma yağ yapmak gibi deyimlere sığınmadım. Aynı karakterli zeytini topladım, aynı gün işledim. O yalnızlaşan ürünü, sıradanlaşmaktan kurtarmaya çalıştım, yaptığım iş budur.
'Simyacı' da öyle bitmez mi? Uzun bir yolculuk sonunda iyinin çok yakınında olduğunu keşfeder.
Selin Ertür'ün yolculuğu sürüyor, çünkü 'Alma Trophy'de dünya birinciliği hedefi var. O yolculuğunu bir 'eren' olarak sürdüredursun, ondan ben şu dersleri çıkarıyorum:
1 - Yenilkçilik, yeni bir iş için odaklanmak demektir. Selin Ertür bunu bir süreç yönetimi olarak görerek yola çıktı ve bu sonucu aldı. Bir atımlık barutla yenilikçilik yapılamıyor.
2 - Yenilikçilik, farklı olanı bulmak değil, aynı ürün içinde fark yaratmaktır. Sonuçta Selin Ertür, bu ödülü insanoğlunun 34.000 yıldır beslendiği bir ürün olan zeytinayağında sağladı. Zeytinayağının doğasını değil, zeytinyağının yeni nefasetini bularak farklılaştı.
3 - Yenilikçilik, küçük iş dünyasının üstüne çıkıp, uluslararası kabulü olan bir ürün ya da hizmet türünü ortaya çıkarmaktır. Selin Ertür de kolaycı bir davranıştan kaçınıp, sığ denizlerde yüzmedi, skor levhasının göstereceği bir hedefe yöneldi.
4 - Yenilikçilik, o ürünün pazara açılmasını sağlamak, işletmesinin nakit akışına bir yeni bir kaynak sağlamaktır. Selin Ertür'ün Selatin yağı, şimdi dünya ligine çıktı, ürün fiyatı da bu rayice geldi.
5 - Yenilikçilik, yeni bir olay için delileşmeyi bilmektir. Zamanı sıfırlayıp, bu işi bir yaşam hedefi haline getirmektir. Selin Ertür 4 yıl bir keşiş gibi yalnız kalmayı göze almasaydı, bu ödül ortaya çıkar mıydı?
DERS: Türkiye'de yeni Selin Ertür'lere ve onların 'ses' getiren ürünlerine ihtiyacımız var. İnanın, fark yaratan bir olay için Türkiye'de artık bir dizi fon var. Gıda ürünlerinde ihracat şansı yakalamak farklıda benzeri bulmaktır. Anadolu toprakları zaten yüzyıllardır hep bu farklı güzeli sunuyor. Yeter ki, insan eli / çabası buna eklensin. Selin Ertür'e bu 'küçük' sırrın 'büyük' ispatı için Türkiye olarak bir teşekkür borcumuz var.
İNOVASYON KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı
Yayın Tarihi: 26.04.2011
Dünya Antalya Temsilciliğinden Duygu Şahin arkadaşımız Antalya'dan Avrupa'ya bal gibi çekirge satılabildiğini gösteriyor. Önce öyküyü özetleyeyim,... 
Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı
Yayın Tarihi: 15.04.2011
SVL Palet ahşap ambalaj üretiyor. Ama bir farkla. Bunu inovatif ürünler şeklinde gerçekleştiriyor. Nedenini bayan girişimci Sevil Erdemir şu sözlerle... 