İŞ'TE KOBİ'nin avantajlarından faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

Beni Hatırla
Şifremi Unuttum

Şanghay'dan Bakınca (1. Bölüm)

Google Yahoo Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 09.11.2009

Çin'in "kabul edilebilir gücünü" dikkate almak gerekiyor

Uluslararası Tekstil Sanayicileri Federasyonu (ITMF) konferansı 23-25 Ekim 2009 günleri Çin'in Şanghay kentindi düzenlendi.

ITMF'nın başkanlığını Türkiye Tekstil İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin yürütüyor. Şanghay'daki konferansta "Dünya Tekstil Sanayinde Yapısal Ayarlamalar" teması işlendi.

ITMF'nin Şanghay konferansı ülkemiz girişimcileri için derslerle dolu analizler içeriyordu. Söz konusu analizlerin bizleri ilgilendiren yönlerini üç ayrı yazıda paylaşmak istiyorum: Bugünkü yazıda, konferansın ortaya çıkardığı "Çin'in kabul edilebilir gücü" ile "ilişki yatırımı" boyutlarıyla ilgili gözlemlerimi aktaracağım. Yarınki yazıda, tekstil ve hazır giyim endüstrisinde, değişen dünya koşullarında "doğru konumlanma" yapabilmenin gerek ve yeter şartlarının neler olduğu üzerinde duracağım. Son yazıda ise, dünü bugüne, bugünü yarına taşıma sorumluluklarımızın özünü oluşturan "günlük çıkarları aşan kaliteli fikirler" üretmenin önemi üzerinde duracağım.

Halit Narin'in başkanlığının anlamı

ITMF Mayıs 1904'te Zürih'te Birinci Uluslararası Pamuk Kongresi'nin toplanması ile temeli atılan bir kuruluş. 1963 yılında, uluslararası ilişkileri kolaylaştırmak amacıyla merkezini İngiltere'deki Manchester kentinden İsviçre'nin Zürih kentine taşımış. Bu kuruluş, tekstil endüstrisinin ortak çıkarlarının tartışıldığı tarafsız bir zemin oluşturuyor. Bugüne kadar sürdürdüğü ilkeli tutumu ile sektördeki güvenirliliği artırmış.

Çin, 2008 yılında ITMF'ye üye olmuş. Çin'i Tekstil ve Hazır Giyim Konseyi (CNTAC) temsil ediyor. ITMF Genel Yönetmeni Dr. Christian Schindler, konferanstaki sunumunda, son on yılda yaşanan köklü değişmeler üzerinde durdu: 1994 yılında tekstil endüstrisinin Dünya Ticaret Örgütü ile bütünleşmesi ilk köklü dönüşümü oluşturduğunu anlattı. Ardından da Çin'in 1980'lı yıllarda açılım sürecini başlatması ve Dünya Ticaret Örgütü'ne katılım sürecini hızlandırması ikinci köklü değişme olduğunun altını çizdi. Bu değişmelerin yaşandığı 1990-2007 döneminde dünya ticaret hacmi 9 trilyon 500 milyar ABD Doları düzeyine eriştiğine vurgu yaptı.

Aynı dönemde, tekstil endüstrisi yüzde 128 artışla 238 milyar ABD Doları ticaret yapıldı. Hazır giyim alanında yüzde 219 büyüme ile 345 milyar ABD Doları ticaret hacmine erişildi.

ITMF'nın başkanlığını bir Türk girişimcisinin yapmasının ülkemiz için ne anlama geldiği konusundaki düşüncelerimizi şöyle toparlayabiliriz:

  • Kimlik, sizin kendinizi başkalarına göre nasıl gördüğünüzle ilgilidir. Kişilik ya da imaj, başkaların sizi nasıl değerlendirdiğidir.

Siz, kendinizi birinci sınıf görür; uluslararası kabul örmüş örgütlerin en üst düzeyinde görev alır, ülkenizi tem ederseniz; başkalarının gözünde itibarınız artar.

Örneğin, Halit Narin'in ITMF Başkanlığı'ndaki Şanghay Konferansı'nda Almanya eski Başbakan'ın Gerhard Schröder'in konuşmacı olarak katılması, Çin hükümetinde başbakan yardımcısı pozisyonundaki Şanghay yerel yöneticisinin açılışı yapması, diğer özel toplantılarda Çin üst düzey yöneticileri ile birebir temaslarda ev sahipliği konumunda olması anlamlı bir "ilişki yatırımı" olmuştur.

Gelişmekte olan ve yeni bir "güç odağı" olmaya aday Çin'in üst düzey yöneticileri ile siyaset ve ticaret dışında, sadece ortak gelişme yaratma fikri üzerinde görüşmeler temelleri sağlam bir ilişki yatırımı birikimi oluşturmuştur.

  • ITMF Başkanı'nın yurttaşımız olmasının sağladığı olanakla uzmanların ve tekstil konusunda söz söyleyebilecek birikimi olan insanların bilgilerini, o bilgilere dayalı "gelişme beklentilerini" dinleme ve değerlendirmeleri izleme fırsatı bulduk. Eksik bilgimizi tamamlama, yanlışımızı düzeltme, yerleşik doğrularımızı sorgulamamızı ortamı oluştu. Konferansı özenle izleyenler, konferans öncesine göre daha donanımlı hale geldi. Dünya genelindeki eğilimleri daha net değerlendirebilecek bir dizi bilgiye, anlamı olan fikre erişebildik.
  • Konferansı dikkatle izleyenler, Çin'i karşımıza alarak bir yere varamayacağımızı; birlikte hareket ettiğimizde fırsat alanlarının genişleyebileceğini kavradı. Dünya yatırımlarının yüzde 40'ını yapan bu ülkede, "refahtan pay alma" isteğinde olan insanların azınlık; bir "işe sahip olmak" isteğindeki insanların ise büyük çoğunluk olduğu bir kere daha teyit edildi. Çin'in, her şeyi bir anda dönüştürme acemiliğinin tuzağına düşmediği, kendine uygun sistemi oluşturma gayreti somut bir biçimde gözlendi.

Dikkatli gözlemciler "sistem kurmanın" bir ilk adım olduğunu, asıl önemlisinin "sistematik çalışma" olduğunu zihinlerinde iyice netleştirdi. Kendi kafamızda "denge kurmanın" önemli olduğu; ancak o dengeye dayalı "taleplerin" anlamlı olacağı konferanstan çıkarılan bir başka dersi oluşturdu.

Çin'in kendine özgü koşulları

Çin'de aile başına ortalama 1.8 çocuk düşüyor. Demografik açıdan bakıldığında her yıl 10 milyon insan için istihdam yaratılması gerekiyor. Uzmanlar, bu eğilimin 2024 yılına kadar süreceğini belirtiyor.

Pekin Üniversitesi'nden Zengi Yi, 20-24 yaş grubunun 2030'da azalma eğilimine gireceğini belirtiyor. Kalifiye işgücü kıtlığı Çin'in üreticilerin de temel sorunlarından biri. Özellikle güç odağı haline gelen, birer cazibe merkezi oluşturan ırmak deltasındaki kentler, ülkenin batısına yayılması için verilen bütün teşviklere rağmen nüfusun toplandığı alanlar olma özelliğini koruyor. Aile planlaması ülkedeki tartışma gündeminin ilk sıralarında yer alıyor.

Bu konuda "yaratıcı uygulama" talepleri yükseliyor. Çin'de bugün 60 yaş üzerindeki nüfus, toplam nüfusun yüzde 10'unu oluşturuyor; 2050 yılına gelindiğinde bu oran yüzde 30'lar düzeyine çıkacağı tahmin ediliyor. Çin'de 41 bin sağlık kurumunda her 1000 kişiye 11.6 yatak düşüyor. Bu gelişmiş ülkelerde 1000 kişiye 50 yatak kapasitesinin çok gerisinde bir hizmet oluşturuyor. Nereden bakılırsa bakılsın, tekstil ve hazır giyim üretiminde belirleyici güç olan Çin'in dikkatle izlenmesi, tekstil alanında yönlendirici politikaların "Çin faktörünün" dikkate alarak geliştirilmesi gerekiyor.

ITMF'nin konferansı bilinen gerçeklerin, en yetkin ağızlarlardan dinleyebilme önemli bir kazanım oldu. Çin'deki gelişmeleri iyi okumadan, tekstil ve hazır giyim alanında doğru bir konumlanma yapılamaz.

Şanghay`dan Bakınca 2. Bölüm: Tekstil ve hazır giyimde nasıl konumlanabiliriz?

Şanghay`dan Bakınca 3.Bölüm: Tekstil ve hazır giyim sektöründe kaliteli fikirlere ihtiyacımız var...

SEKTÖREL KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

KOBİ’lere Fırsatlar ve Savunma Sanayi

Yazan: Osman Arolat / Dünya Gazetesi Başyazarı

Yayın Tarihi: 19.04.2012

Gün geçmiyor ki, KOBİ'lere destek konusunda yeni açıklamalarla karşılaşmayalım. Son Teşvik Sistemi içinde KOBİ'lerin beşi bir yerdeler yaratmaları... Devamı

KOBİ'lerde Satın Alma

Yazan: Atilla Yıldıztekin / Lojistik Yönetim Danışmanı

Yayın Tarihi: 19.09.2011

Ürettiğimiz ürünler için bir süreç yaşıyoruz. Sattığımız her ürünün başlangıcı, üretim için gereken hammaddenin, yarı mamulün, yardımcı malzemenin,... Devamı

Sigorta zenginleşme aracı olmamalı

Yazan: Can Kantar / Dünya Gazetesi Yazarı

Yayın Tarihi: 01.08.2011

Sigorta güvencesi beklenmeyen risklere karşı tercih edilen bir olgudur. Ne yazık ki sigortayı bir zenginleşme aracı olarak görenlerin sayısı da hiç... Devamı

2023 Yılında KOBİ'ler ve Lojistik

Yazan: Atilla Yıldıztekin / Lojistik Yönetim Danışmanı

Yayın Tarihi: 23.06.2011

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılını 2023 yılında kutlayacağız. Bu kutlamanın tek günlük bir kutlama olmayacağına, en az bir haftalık bir kutlama... Devamı

Kimyanın Gelişmesi İçin Organize Şart!

Yazan: Taylan Erten / Dünya Gazetesi Yazarı

Yayın Tarihi: 09.06.2011

  Türkiye kimya sanayiinin yüzde 97'si küçük ve orta ölçekli (KOBİ) işletmelerden oluşuyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaynaklı verilere göre... Devamı