Dempar Ağaç Sanayi Başarı Hikayesi

Dempar Demircioğlu Ağaç San. ve Dış Tic. A.Ş.

Günümüzün sağlıklı ve dekoratif yer döşemesi olan “Cilalı Lamine Parke” nin üreticisi Dempar, Adapazarı Hanlıköy girişinde 30.000 m² açık, 10.000 m² kapalı alan üzerinde, kereste fabrikası, tam otomatik kurutma fırınları ve en son teknoloji cilalı ahşap lamine parke makineleri ile sektöründe saygın ve seçkin bir kuruluş olmanın gururunu yaşıyor... Devamı

Sahte fatura kullanımı davalarında KHK ile getirilen zımni af hükmü nedir?

Google Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 10.01.2017



Sahte fatura kullanımı ve düzenlenmesinden kaynaklanan davalarda 671 sayılı KHK ile getirilen zımni af hükmü nedir?

Bilindiği gibi 671 sayılı KHK ile 01.07.2016 tarihinden önce işlenmiş olan sahte fatura kullanma, düzenleme fiilleri nedeniyle işlenmiş olan suçlar açısından ayrı bir denetimli serbestlik uygulaması ve infaz sistemi getirilmiş bulunmaktadır.

Burada temel amaç; hükümlünün yeniden suç işlemesini önlemek, suç işlemeye yönelik engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyal hayata kazanılmasını sağlamak vs. amaçlar hedeflenmektedir.

671 sayılı KHK (Kanun Hükmünde Kararname) ile 01.07.2016 tarihinden önce işlenen suçlar açısından ayrı bir denetimli serbestlik uygulaması ve infaz sisteminin uygulanması kanunlaştırılmıştır.

Hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek,  üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırma amacı taşıyan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Bu Kanunun 105/A maddesinin birinci fıkrasına göre, hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla; açık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz olarak geçiren koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, infaz hâkimi tarafından karar verilebilir.

Yine Kanunun 107. maddesine göre, koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir. [Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar 30 yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar 24 yılını], diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.

671 SAYILI KHK NELER GETİRİYOR?

671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yukarıda altını çizdiğimiz bir yıllık süre "iki yıl",  üçte ikilik oran "yarısı" olarak uygulanacaktır.

Böylece, 671 sayılı KHK ile;

Denetimli serbestliğe ilişkin 1 yıllık süre, 1 Temmuz 2016 tarihinde önce işlenmiş suçlardan mahkum olanların veya olacakların lehine olacak şekilde 2 yıla çıkarıldı.

Koşullu salıverilmesine 2 yıl veya daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazı mümkündür. Koşullu salıvermeden yararlanabilmek için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre ise hapis cezasının 2/3'ünden 1/2'sine indirilmiş oldu.

213 SAYILI VUK AÇISINDAN 671 SAYILI KHK' NIN DEĞERLENDİRMESİ

Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde hapis cezasıyla ilgili aşağıdaki hükümler yer almaktadır:

Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar hakkında18 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Mahkeme tarafından cezaya hükmedilmesi halinde, kesinleşen hapis cezasının yarısı alınıp bundan 2 yıl çıkarılacak ve kalan süre hapiste geçirilecektir.

Örneğin, 1 Temmuz 2016'dan önce sahte belge düzenleme nedeniyle en üst sınır olan 5 yıl olarak verilen hapis cezasının yarısı (2,5 yıl) infaz kurumunda geçirilmesi gerekiyor. Bu husus, koşullu salıvermedeki değişikliğin sonucudur. Denetimli serbestlikteki değişikliğin sonucu olarak kalan 2,5 yıllık sürenin 6 ayı cezaevinde,  kalan 2 yılı ise denetimli serbestlikle tamamlanacak.

Böylece, 5 yıl hapis cezası alan kişi bunun yalnızca 6 ayını hapiste geçirecektir. Zaten 6 aylık sürede de hükümlünün, Kanundaki bu hükümlerden faydalanması için öngörülen "iyi halli olma" şartının kanun gereğince yerine getirilebilmesi için gerekecektir. Çünkü "iyi halli" olmanın tespiti, cezaevine girdikten sonra cezaevi idaresi tarafından hazırlanacak raporla mümkün olabilmektedir.

Tabi mahkemeler tarafından sahte belge kullanma veya düzenleme fiili karşısında üst sınır olan 5 yıl yerine 4 yıl ceza takdiri yapıldığında ise, muhtemelen hükümlü birkaç gün içinde "iyi halli olma" şartını sağlayarak, cezasını cezaevinde değil de, denetimli serbestlikle tamamlayacaktır. Unutmamak gerekir ki, 671 sayılı KHK'nın etkisi 1 Temmuz 2016'dan önce sahte belge düzenleme veya kullanma fiilleri için geçerli olacaktır. Bu nedenle, bu tarihten sonra sahte fatura kullanma, düzenleme fiillerine dikkat edilmesi gerekecektir. 
Son olarak, yürürlüğe giren 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun 5. Maddesinde getirilen hükümler, matrah artırımı dikkate alındığında 2011 ila 2015 yılları arasında sahte fatura kullanma fiilleri bir şekilde işlenmiş ise; matrah ve vergi artırımı yapılarak söz konusu fiillerden kurtulmuş olacaktır.

VERGİ KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

Vergi borcu nasıl kesinleşir?

Yazan: Dr. Mustafa Alpaslan / Vergi - Muhasebe Uzmanı

Yayın Tarihi: 20.06.2017

Bilindiği gibi, bir vergi borcu normal vade tarihinde, mevzuata uygun olarak ödenmediği takdirde kesinleşir.(1) Kesinleşme hukuki anlamda, alacağın... Devamı

6183 sayılı yasa kapsamında borçlu mükellefe tebliğ edilen ödeme emri

Yazan: Dr. Mustafa Alpaslan / Vergi - Muhasebe Uzmanı

Yayın Tarihi: 14.06.2017

Bilindiği gibi, vergi dairesinden tebliğ edilen ödeme emrine karşı 6183 sayılı Kanun'unun 58'inci madde hükmüne göre; iptal davası (7) gün içerisinde... Devamı

Usulsüz ödeme emri tebligatı ve bir yargı kararı

Yazan: Dr. Mustafa Alpaslan / Vergi - Muhasebe Uzmanı

Yayın Tarihi: 07.06.2017

I- GİRİŞ Vadesinde ödenmeyen amme alacaklarının tahsili aşamalarında, 6183 sayılı AATUHK.nun cebri icra hükümleri uyarınca borçlu vergi... Devamı

Vergi mükelleflerinin adreslerinde bulunmayışı

Yazan: Dr. Mustafa Alpaslan / Vergi - Muhasebe Uzmanı

Yayın Tarihi: 29.05.2017

Bilindiği gibi, mükelleflerin adreslerinde bulunmayışı önemli vergisel ve hukuksal sorunlara sebebiyet vermektedir. Bunlardan ilki, vergi kaydının... Devamı

Avukat ve mali müşavirlerde: Serbest meslek makbuzu ve yüzde 20 stopaj

Yazan: Dr. Mustafa Alpaslan / Vergi - Muhasebe Uzmanı

Yayın Tarihi: 22.05.2017

Bilindiği gibi 193 sayılı GVK'nun 66.md. hükmüne göre serbest meslek erbabı sayılan kimseler yine 193 sayılı GVK'nun 94.md.ne istinaden... Devamı