İŞ'TE KOBİ'nin avantajlarından faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

Beni Hatırla
Şifremi Unuttum

OSTİM Faciasından Sonra Sigorta Sevdalısı Oldu

Google Yahoo Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 10.03.2011

Geçtiğimiz ay OSTİM'de yaşanan facia sonrası sigorta tekrar konuşulmaya başlandı. İŞ'TE KOBİ'de yazdığım yazılarda sigortanın önemini ve özellikle KOBİ'ler için olmazsa olmazlar arasında olduğunu fırsat buldukça söyledim. Çünkü sigorta dar gelirliler için gerçek bir can simidi. Elindeki avucundakini kaybetmek istemiyorsan ne yapıp edip sigortanı yaptıracaksın. Oradan kısacaksın, buradan kısacaksın ama sigortanı da yaptıracaksın.

Bu konu ile ilgili somut bir örneği OSTİM faciasında yaşadık. Sigorta yaptırmak istemeyen bir işletme sahibi ve başına bu olay geldikten sonra bir sigorta sevdalısı. Öncelikle şunu belirtmem gerekiyor ki, sigortacılar bu sınavdan da büyük bir başarı ile çıktılar. Olay olur olmaz olay yerindeydiler, tüm şirket yetkilileri seferber oldular. Eksperler geceli gündüzlü çalıştılar ve tazminatlar bir hafta içerisinde itfaiye raporu bile beklenmeden ödendi. Olayı yaşayanların anlatmalarına bakıldığında tazminatları alan sigortalıların acıları biraz olsun hafiflemiş.

Banka zoruyla sigorta!

Ankara'daki peş peşe bu iki patlama sonrası hasar gören şirketlerin yüzde 40'ının sigortalı olduğunu 50 milyon TL'yi bulan hasar ödemeleri de çok kısa sürede ödenmiş. "Yüzde 40 sigortalılık oranı oldukça iyi" diye içimden geçirdikten kısa bir süre sonra bu sigortalılık oranını bankaların verdikleri kredilere borçlu olduğumuzu öğrendim. Banka bu işletmelere kredi veriyor. Karşılığında da kendini sigorta ile güvenceye alıyor. Sistem böyle. Önceleri işletme sahipleri sigorta yaptırmamak için her yolu deniyor, sonrasında mecburen yaptırıyor.

Tüketici bilgilendirilmeyi kendi istemeli

Olay sonrası basına yansıyan birkaç demeç içerisinde "Bankanın eksik sigorta yaptığı ve sigortalıyı yeterince bilgilendirmediği" belirtilmişti. Yani bu köşeden de daha önce de yazdığım "Eksik sigorta"nın bu olayda olduğuna vurgu yapılmıştı. Bankalar ve sigorta acenteleri arasında yaşanan çekişme nedeniyle böyle bir konu basına yansıdı. Bankalar kredi ilişkisi olduğu müşterilerine sigorta yaptırıyor, hem kendini güvenceye alıyor, hem de bu işten para kazanıyor. Bankacıların sigortacılığı acenteler kadar bilmediği de bir başka iddia. Diğer taraftan acenteler de bankaların haksız rekabetinden ve pahalı olduklarından şikâyetçiler. Bu arada bankaların sigortalıları yeterince bilgilendirmedikleri de bir başka iddia. Acenteler de sigortaların bankalarda yapılması konusunda sigortalılara baskı yapılmamasını istiyorlar. Ve haksız rekabetin ortadan kaldırılmasını istiyorlar.

Sigorta düşmanı, sigorta neferi oldu

Son olayda olduğu gibi bir "eksik sigorta"nın bankadan yapılması da acentelerin de kozu olarak ortaya atılmış oldu. Olayı ben araştırdığımda ise çok farklı bir durumla karşılaştım. Bir kere sigortalı şayet banka ile bir kredi ilişkisine girmese asla sigorta yaptırmayacağını öğrendim. Hatta bir "sigorta düşmanı" da olduğu söyleniyor. Sigortayı da bir "olsun bitsin, fazla ödemeyim" düşüncesiyle yaptırmış. Banka da önce kendi kredisini kurtarmak istediği için bir limite evet demiş. Sonrasında yaşanan olay sonrası o sigorta yaptırmak istemeyen işletme sahibi tazminat çekini bir hafta sonra aldığında adeta "sigorta neferi" oluvermiş. Yatıp kalkıp "Allah sigortacılardan razı olsun" diyormuş. Bunu gören komşuları ve civar işletme sahipleri hemen gidip sigortalarını yaptırmışlar. Ama inanın çok kolay unutuyoruz. Sigortalımız, bir süre geçtikten sonra banka ile bir kredi ilişkisi olmazsa sigortasını da yenilemeyecektir. Bu arada sigorta potansiyelini banklara kaptırdığını düşünen acentelere de buradan, "merak etmeyin, bu müşteriler yenileme de zaten sigorta acentelerini tercih edecekler" demek istiyorum.

Sigortalı bir ömür

Siz siz olun bence kendinizi sigorta ile güvenceye alın. Bir yıl ihtiyacınız olmaz, iki yıl ihtiyacınız olmaz, üçüncü yıl başınıza bir şey gelebilir. Çünkü çok duyuyorum bir iki yıl bir şey olmayınca, sigortadan vazgeçenleri ve sonrasında da başını taşlara vuranları. Sigortalı bir ömür dilerim...

SEKTÖREL KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

KOBİ’lere Fırsatlar ve Savunma Sanayi

Yazan: Osman Arolat / Dünya Gazetesi Başyazarı

Yayın Tarihi: 19.04.2012

Gün geçmiyor ki, KOBİ'lere destek konusunda yeni açıklamalarla karşılaşmayalım. Son Teşvik Sistemi içinde KOBİ'lerin beşi bir yerdeler yaratmaları... Devamı

KOBİ'lerde Satın Alma

Yazan: Atilla Yıldıztekin / Lojistik Yönetim Danışmanı

Yayın Tarihi: 19.09.2011

Ürettiğimiz ürünler için bir süreç yaşıyoruz. Sattığımız her ürünün başlangıcı, üretim için gereken hammaddenin, yarı mamulün, yardımcı malzemenin,... Devamı

Sigorta zenginleşme aracı olmamalı

Yazan: Can Kantar / Dünya Gazetesi Yazarı

Yayın Tarihi: 01.08.2011

Sigorta güvencesi beklenmeyen risklere karşı tercih edilen bir olgudur. Ne yazık ki sigortayı bir zenginleşme aracı olarak görenlerin sayısı da hiç... Devamı

2023 Yılında KOBİ'ler ve Lojistik

Yazan: Atilla Yıldıztekin / Lojistik Yönetim Danışmanı

Yayın Tarihi: 23.06.2011

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılını 2023 yılında kutlayacağız. Bu kutlamanın tek günlük bir kutlama olmayacağına, en az bir haftalık bir kutlama... Devamı

Kimyanın Gelişmesi İçin Organize Şart!

Yazan: Taylan Erten / Dünya Gazetesi Yazarı

Yayın Tarihi: 09.06.2011

  Türkiye kimya sanayiinin yüzde 97'si küçük ve orta ölçekli (KOBİ) işletmelerden oluşuyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaynaklı verilere göre... Devamı