Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
Yayın Tarihi: 25.05.2009
Üzerinde oturduğumuz koltuk, yemek yediğimiz masa, içinde uyuduğumuz yatak, elbiselerimizi içine koyduğumuz gardrop evimizin bir parçası gibidir. Sokak kapısından içeri girdikten sonra bizimle birlikte yaşamaya, hatta yaşlanmaya başlarlar. Vücudumuzn şeklini alırlar, zaman içinde varlıklarına, şekillerine, renklerine alışırız, görünmez hale gelirler ve unutur gideriz onları.
Hammaddeleri sunta, ahşap, kumaş, sünger ve çelik olan ve bu halde az yer işgal ettikleri için kolayca depolayabildiğimiz malzemelerle meydana çıkan mobilyalarımız üretim sırasında bir hacim kazanır, büyürler, ağırlaşırlar ve kolay depolanamayacak, kolay taşınamayacak bir forma girerler.
Mobilya lojistiğinin zor olan kısmı ürün lojistiğidir. Genellikle sipariş üzerine üretilenler hariç; büyük çoğunluğu model olarak fabrikalarda önceden üretilir ve teşhir salonlarında, satış mağazalarında tüketiciye sunulur. Üreten önceden bilemez ne zaman, ne kadar ve nerede satılacağını. Mobilyayı teşhirden veya kataloglardan beğenen tüketicinin tek istediği bir an önce beğendiği mobilyayı evinde görmektir. İşin zor olan kısmı budur. Beğenileceğini umduğunuz ancak emin olamadığınız parçayı müşteriye en yakın noktada hazır tutmak. Bu sistem için bayi denilen satış sistemini kullanırız. Bayiler küçük, pahalı, uygunsuz ve verimsiz depolarıyla, az sayıda taşıma araçlarıyla birer bölgesel lojistik şirketi gibi hizmet verirler. Depolamalarının parça başı maliyeti yüksek, depolama koşulları kötü, araçların parça başı taşıma fiyatı pahalı ve verimsizdir. İstanbul gibi bir şehirde yüzlerce küçük lojistik firması, depolardan siparişi veren müşterilere mobilya taşımaktadır. Ölçek büyüklüğünün avantajını kullanmadan. Bu mobilyalar gerektiğinde 20 katlı binaların kapılarına, yatak odalarına kadar çıkartılmakta, modüler olarak imal edilenler veya yerinde montaj edilecek olanlar teknisyenler tarafından 2-3 saat zaman ayrılarak monte edilmektedir. Bu monte sırasında kapıda taşıma aracının beklemesi de ayrı bir maliyet olarak tedarik zincirine eklenmektedir. Bayram öncesi yığılmalar, bölgesel farklı iş kapasiteleri sistemin verimsizliğini artıran diğer nedenlerdir.
Üretici firmalar bu küçük lojistikçilerin yaptığı depolama ve taşıma için bayi komisyonu adı altında % 20'lere varan bedeller ödemektedir. Yıl sonunda % 5 bilanço karı elde etmek amacıyla bu kar marjları kısmen de olsa sokağa atılmaktadır. Maliyetleri artırmaktadır.
Yapılması gereken lojistiğin en temel kavramı olan "consolidation" yani birleştirme olmalıdır. Mobilya üreticileri, mağazasının önü teşhir yeri, ortası ofis arkası depo ve bahçesi otopark olan bayi satış yerlerinden kurtulmalıdır. Amaç ürünü müşteriye göstermek, beğeni kazandırmaktır. Bu nedenle bayi iş yerleri uygun yerdeyse geniş teşhir salonlarına döndürülmeli, şehrin işlek caddelerinde yeni teşhir salonları açılmalı ve bayiler sadece teşhir ve satış noktaları olarak çalışmalıdır.
Ürünlerin üreticiden büyük şehirlere büyük araçlarla ekonomik olarak taşınması, her bayi için değil tüm bayiler için büyük, uygun ve düşük maliyetli depolarda stoklanması, bayilerden gelen satış emirlerine göre ekonomik rota ve montaj planı çerçevesinde müşterilere kadar ulaştırılması, yerine teslimi , montajı hatta müşteri hizmetleri artık lojistik firmaları tarafından yapılmalıdır.
Lojistik bir süreç iyileştirme, hizmet kalitesini arttırma ve o kalitedeki hizmeti daha düşük maliyetle gerçekleştirme bilimidir. Lojistik şirketlerimiz elbette mobilya satmayı bilmezler aynen mobilya üreticilerin veya bayilerinin lojistiği bilmedikleri gibi. Herkes kendi temel işine yoğunlaşmalı ve özellikle bitmiş ürünlerin taşımasını, depolamasını, dağıtımını hatta müşteriye teslimini bu iş için kurulmuş şirketlere bırakmalıdır.
Bu sayede mobilya fiyatları içindeki bayi payı olarak sokağa atılan % 15-% 25 arasındaki bir değerin hizmetlerin daha çağdaş, kontrollü, uygun koşullarda sağlanması yoluyla hiç olmazsa % 5-%10 oranında geriye kazanılması söz konusu olacaktır. Bu oranlar hiç de az değildir. Kazanılan sadece para olmayacak aynı zamanda düşük stok, büyük ölçekli taşıma ve depolama ile hasarlar azalacak, müşteri memnuniyeti sağlanacaktır.
Bunu yapmak zor değildir. Bu iş için kurulmuş, çalışan ve kurulmakta olan kuruluşlar vardır. Mobilya lojistiği yapacaklardır ve mobilya üretmeyeceklerinden eminim.
SEKTÖREL KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Can Kantar / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 01.08.2011
Sigorta güvencesi beklenmeyen risklere karşı tercih edilen bir olgudur. Ne yazık ki sigortayı bir zenginleşme aracı olarak görenlerin sayısı da hiç... 
Yazan: Taylan Erten / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 09.06.2011
Türkiye kimya sanayiinin yüzde 97'si küçük ve orta ölçekli (KOBİ) işletmelerden oluşuyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaynaklı verilere göre... 
Yazan: Can Kantar / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 16.05.2011
"Önce sağlık" denir hep. Kimi de der ki "Önce para hocam, parası olan için her şey kolay". Sağlık bambaşka bir şey. İnsan sağlığının kıymetini... 