Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
çevre bakanlığı,
çevre bakanlığı,
danıştay,
maden kanunu,
maden ruhsatı,
madencilik faaliyetleri,
madencilik yasası,
mta,
orman bakanlığı,
rezerv,
ruhsat,
ruhsatlı alan,
stk
Yayın Tarihi: 19.06.2009
Madenciler Anayasa Mahkemesi'nin Madencilik Yasası'nın 7. maddesinin 1'inci fıkrasını iptal edip yenilenmesi için bir yıl süre tanınmasının ardından Danıştay'ın ve Çevre Bakanlığı'nın aldığı kararlarla ruhsatlı alanlarda üretim yapamaz hale geldiklerini iddia ederek, bu durumun bir an önce bir kanun hükmünde kararname ile düzeltilmesini talep ediyorlar. Bu gelişme bize madenlerin devlet tekelinden özel sektöre açılmasından bu yana kamu yönetiminde özel sektöre karşı var olan rezervlerin ele alınıp doğru ve kurallı bir yapıya kavuşturulmadığını gösteriyor.
Anayasa Mahkemesi'nin Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasını iptal edip, yeni düzenleme için bir yıl süre vermesinin adından Danıştay Madencilik faaliyetlerine izin veren yönetmeliğin bazı maddelerinin yürütmesini durdurdu, Orman Bakanlığı da yayınladığı genelge ile belli alanlarda madencilik yapılmasına yasak getirdi. Böylece, ellerinde izinleri olan birçok firma çalışma yaptıkları mevsimde maden üretemez hale geldi. O nedenle de "yasada düzeltilmesi istenen madde için bir yıllık süre tanınmasına karşın hemen yasak getirilmesi" konusunda mağduriyetlerini dile getirdi.
Türkiye, maden konusunu ne rezervler, ne ruhsatlar-izinler, ne de üke ekonomisine katkı açısından gerçekçi sonuçları olan bir şekilde ele almıyor.
Rezervler doğru ölçülmeden maden ruhsatları kamu tarafından veriliyor. Ama bu rezervi belirleyen kamu kurumu olarak MTA sonuçlarla ilgili olarak sorumluluk üstlenmiyor.
İzin verilirken maden aramalarında çevre konusunda ilkeler sağlıklı olarak ortaya koyulmadığı için, elinde izin olan madenciler kimi zaman Çevre Bakanlığı ve kamudaki diğer kurumlarla karşı karşıya geliyor. Kimi zaman çevreci kuruluşlar ve yöre halkı ile sorunlar yaşıyor. Oysa belge ve arama ruhsatları, bütün sorunları ele alıp bertaraf edecek şekilde, madencileri başka kamu kurumları ve STK'larla karşı karşıya getirmeyecek biçimde düzenlenebilmelidir.
Türkiye'de özellikle stratejik maden rezervleri konularında abartılı açıklamalar hiçbir kontrole tabi olmadan açıklanabilmektedir. 40-50 yılda üretilebilecek madenlerden elde edilecek toplam rezerv gelirleri, sanki bir yıl içinde hemen elde edilecekmiş gibi abartılı bir şekilde ortaya koyulabilmektedir. Ayrıca, stratejik madenlerin Üçüncü Dünya Savaşı'na neden olabileceği iddiaları da ulu orta öne sürülebilmektedir. Bunun nedeni madencilik konusunda kamunun madenlerin devlet tekelinde olduğu dönemdeki içe kapanıklığının, toplumu bilgilendirmeme geleneğinin sürmekte olmasıdır.
Bu eksik bilgilenme ve doğru rezerv tayin edilememesi maden işletmeciliğini ticari hayatta da yerine oturtamamaktadır. Maden ruhsatı sahibi olan bir firma, bu ruhsatını banka teminatı konusunda kullanamamaktadır.
Türkiye, maden alanlarını özel sektöre açmasına ve bundan her yıl artan şekilde ihracat geliri elde etmesine karşın, hem rezervleri konusunda doğru belgelemeyle ruhsatlandırmaları yapamamakta, hem üretimi kolaylaştırıcı sistemi geliştirememekte, kamu kurumları arasındaki farklı anlayışları ortadan kaldıramamakta, hem de gerçek çevre zararı ile mücadelesini doğru olarak yapamamaktadır.
Bu nedenle madencilerin bu yakınmaları da dikkate alınarak bu alandaki sorunların ortadan kaldırılması kuralların doğru konularak, yola devam edilmesi gerekir. Türkiye bazı alanlarda önemli maden zenginliğine sahip bir ülkedir.
SEKTÖREL KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Can Kantar / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 01.08.2011
Sigorta güvencesi beklenmeyen risklere karşı tercih edilen bir olgudur. Ne yazık ki sigortayı bir zenginleşme aracı olarak görenlerin sayısı da hiç... 
Yazan: Taylan Erten / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 09.06.2011
Türkiye kimya sanayiinin yüzde 97'si küçük ve orta ölçekli (KOBİ) işletmelerden oluşuyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaynaklı verilere göre... 
Yazan: Can Kantar / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 16.05.2011
"Önce sağlık" denir hep. Kimi de der ki "Önce para hocam, parası olan için her şey kolay". Sağlık bambaşka bir şey. İnsan sağlığının kıymetini... 