Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
Yayın Tarihi: 16.08.2011
KOBİ Stratejisi ve Eylem Planı (KSEP)... KOBİ dünyası, 2011-2013 yıllarını kapsayan ve 15 Temmuz 2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren bu strateji belgesiyle ne kadar ilgili, bilmiyorum. Herhangi bir bilgiye rastlamadım.
KOBİ dünyasının sektörel temsil kuruluşları, kamu otoritesi namına KOSGEB'in eşgüdümünde hazırlanarak uygulanacak olan belgeyi entelektüel veya teknik bir incelemeden geçirdiler mi, bunu da bilmiyorum.
Bildiğim, son yıllarda kamu yönetiminde âdeta "her taşın altından çıkan" strateji belgelerinin ilgili kesimlerce ciddiye alınması gerektiğidir. Çünkü, kamu otoritesinin elbette siyasi irade altında ve kuşkusuz iyi niyetle oluşturduğu bu tip belgeler "hedef kitlesi" için büyük iddialar içeriyor; bu, bir.
İkincisi, belgelerde büyük iddia ve hedefler "zaman dilimine" bağlanıyor.Yani, siyasi ve idari bir "taahhüt" söz konusu; "filânca alanda, sektörde veya konuda şu kadar zamanda şu işleri gerçekleştireceğiz" sözü veriliyor.
Üçüncüsü, strateji belgelerine yazılan hedefler, öngörülen tedbir ve düzenlemeler sahanın somut şartları ve ihtiyaçlarıyla örtüşüyor mu? Cevap "evet" ise uygulamaların yakın takibi; "hayır" ise, stratejiyi hazırlayan kamu otoritesini "uyarmak" için belgeleri "bilmek" gerekiyor.
KSEP'de de, benzerleri gibi, KOBİ dünyası için büyük hedeflerden, tedbirlerden, düzenlemelerden söz ediliyor. "Küçük işletme ihtiyaçlarına duyarlı iş ortamında, erişilebilirliği ve niteliği yüksek hizmet ve desteklerle KOBİ'lerin üretim, yatırım miktarı ve katma değerini artırmak ve büyümelerini sağlamak..." KSEP'in temel amacı, bu.
Beş "stratejik müdahale alanı" belirlenmiş: Girişimciliğin geliştirilmesi ve desteklenmesi; KOBİ'lerin yönetim becerilerinin ve kurumsal yetkinliklerinin geliştirilmesi; İş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi sürecinde KOBİ'lerin gözetilmesi; KOBİ'lerin Ar-Ge ve yenilik kapasitelerinin geliştirilmesi; KOBİ'lerin ve girişimcilerin finansmana erişimlerinin kolaylaştırılması.
Bunlar sürekli konuşulan, tartışılan, bilinen konular. Ama, bugüne kadar parça bölük ve dağınık tedbirlere rağmen KOBİ'ler için yeterince çözülememiş sorunları ifade ediyor. KSEP hepsi ayrı birer "sorun alanı" oluşturan bu konuları "teorik" düzeyde bir plan ve eylem disiplinine alan ve çözümleri sıralayan yönüyle önemli bir belge. Ancak, içerdiği stratejik eylem planının uygulama kalitesi çok daha önemli.
Belge, KOBİ'ler konusunda yaşanan "bilgi sorununu" da dikkatlere sunuyor. Gazeteci olarak bildiğim bu sorunu KSEP'te de görünce şaşırmadım. Ne var ki, benim şaşırıp şaşırmamam önemli değil ama KSEP gibi "strateji iddialı" bir çalışmada en taze verinin 2009 yılına ait ve "fotoğrafın" bütününü yansıtmaktan uzak oluşu ciddi bir sorun.
O kadar ki, TÜİK de olmasa, kamu otoritesi bu tür çalışmalarda kullanabileceği eski tarihli bilgiye erişmekte bile zorlanacak. KSEP'ye
Göre, 2009 yılı itibarıyla Türkiye'deki KOBİ sayısı 3 milyon 222 bin 133. Sektörel ayırımda bir sorun yok fakat tüm işletmelerin satış hasılatı, bilanço değerleri gibi "tomografik" bilgiler sıfır düzeyinde.
Bu nedenle KOBİ dünyasını "el yordamıyla" keşfetmek gibi bir sıkıntı sözkonusu. Gerçi, KOSGEB veri tabanı durumu nispeten kurtarıyor ama o da sınırlı sayıda işletmeyi kapsadığı için fotoğrafın tamamını netlikle görmek mümkün olamıyor.
Türkiye'nin KOBİ bilgi seti o kadar zayıf, eksik ve sürdürülebilirlikten yoksun ki, herhangi bir sektörde "sahaya" giren bir işletmenin "hayatta kalma süresi" ne dir, bu bile bilinemiyor. KSEP'te boşluk Avrupa Birliği verileriyle doldurulmaya çalışılmış: Orada işletmelerin yüzde 50'si ilk 5 yıl içinde kapandığına göre, bizde de olsa olsa öyledir gibi bir tahminle yetinilmiş!
Belgede, eksikliklere rağmen, KOBİ dünyasının mevcut durumu hakkında ilginç ayrıntılar var. Meselâ, işletme patronlarının, yöneticilerinin "bilgi" ile araları "genellikle" bozuk! Dolayısıyla "bilgiye erişim" gibi bir dertleri de yok! Alışveriş ilişkileri geleneksellik üzerine kurulu; başta nakit akışı olmak üzere yönetim ve üretim planlanamıyor.
Bilgi yoksa teknolojik gelişme, yenilik de yok. Teknolojik yenilik faaliyet oranı yüzde 35 ile "en yüksek" olan imalat sanayinde bile KOBİ'lerin yüzde 87'si düşük ve orta-düşük teknolojili üretim yapısı düzeyinde. KSEP bütün bu sorunlara çözüm iddiasında. Umarım, gerçekleşir.
İŞLETME-YÖNETİM KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Dr. Rüştü Bozkurt / İşletme/Yönetim Uzmanı
Yayın Tarihi: 02.05.2012
Gazeteleri günlük haberlerle donatma zorunda olanlarla ile bizim gibi ince ayrıntı gözleme gayretinde olanların bakış açıları, yaratmak istedikleri... 
Yazan: Taylan Erten / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 01.05.2012
Türkiye'nin hızla büyüyen sektörlerinden biri elektronik. Bu cümle bana ait değil; Sanayi Bakanlığının raporundan aktarıyorum. O cümle şöyle:... 
Yazan: Dr. Rüştü Bozkurt / İşletme/Yönetim Uzmanı
Yayın Tarihi: 28.03.2012
Bizim İstanbul'a yerleştiğimiz 1970'lı yılların sonlarında o zamanki İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akdemisi'ne geniş bir kampus alanı... 
Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı
Yayın Tarihi: 12.03.2012
Ortalık sakin bir dalgalanma da yok! Size aktaracağım tek dalgalı veri petrol fiyatları. Geçen Cuma, petrolün varili 5$ birden artıp 128$ ‘ı... 