Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
Yayın Tarihi: 24.11.2011
Dünyanın her yerinde, en küçük köyünden, en büyük kentinde yaşayanına herkes, on yıl öncesinin varsayımları üzerine kurulu "iş yapma tarzının" işe yaramaz hale geldiğini yaşayarak öğreniyor. Biraz daha derinliğine gözlemler yapanlar, yaklaşık 200 yıl önce kuşaklar boyu tarlalarını tapanlarını, zenaatlerini ve dükkanlarını devredebilmenin giderek zorlaştığını gördü. Bugün ise bir Çorum`lu girişimcinin altını çizdiği "Biz kuşaklar boyu aile olarak aynı işleri yaptık. Şimdi farkına vardım ki, bırakın işleri çocuklarıma bırakabilmeyi, beni emekliliğe kadar götürebileceğinden bile emin değilim" gerçeği ile yüzleşiyoruz.
Ekonominin en küçük teknik birimlerini oluşturan KOBİ'lerin tümden yok olmaları gibi bir durum söz konusu değil. Ama önümüzdeki 10 yılda ülkemizdeki KOBİ'lerin iş yapma tarzının, ilişkilerinin köklü bir biçimde değişeceğini söylememiz aşırı bir değerlendirme olmayacağı gibi, "kehanet" kavramı ile de açıklanamaz.
Neler olacak?
KOBİ'ler en azından bu yazı çerçevesinde değinilen değişim ve dönüşümü yönetmeye hazırlıklı olmalı.
Yüzleşeceğimiz gerçeklerden birincisi, "ölçek ekonomisinin 'erişebilirliği' ile küçük ve orta ölçek işyerlerinin esneklik ve hızını dengeleyen bir örgütlenme yapısının öne çıkması" olacak.
Bu, şu anlama geliyor: Sadece kendi adına çalışan bağımsız küçük işyerlerinin oranı bugüne göre çok daha düşük düzeylere inecek. Ülkemizin her yerinde altı önemle çizilen "bizde ortak çalışma olmaz" saptaması gerçekse ve kültürümüzde böyle bir değer sistemi geçerliliğini koruyorsa, büyük dönüşümlerin yarattığı büyük fırsatları yakalayabilmemiz imkansızlaşır.
Kaçınamayacağımız ikinci gerçek, Sanayi Devrimi'nin temel özelliği olan "seçkin azınlıklar - odaklı girişimcilik" hızla "kitle girişimciliğine" kayacak. Özellikle rekabet gücünün odağında yer alan "dönüştürücü inovasyon" ihtiyacı, yaratıcı-yenilik yaratma yeteneği yüksek insanlara dayalı küçük ölçek girişimleri öne çıkaracak. Bugünün dünyasında piyasada var olma giderek yaratıcı-yenilikçi girişimci enerjisine bağımlı hale gelecek.
Karşılaşacağımız üçüncü gerçek, üretim-istihdam ilişkilerinde yaşanan süreç. Üretim arttığı ölçüde istihdam yaratılamıyor.
Çin örneğinde olduğu gibi, 2004 yılından bu yana yılda ortalama yüzde 10 büyüme sağlandığı halde, istihdam artışı yüzde 1 düzeyinde kalabiliyor. Bu açıdan, hem günün yaratıcı-yenilikçi ihtiyaçlarını karşılayan hem de ileri-teknoloji donanımlı büyük ölçekli işyerleriyle karşılaştırıldığında görece daha yüksek oranda istihdam yaratan küçük ve orta ölçek işyerleri konusu gündemdeki önemini artırarak koruyacak. Bu yeni yapısal özellik, küçük ve orta ölçek işyerlerinin "ara form" olarak önemlerini artıracak. Üretimin iç örgütlenmesi ve endüstri-devlet ilişkileri, bu temel eğilim göz önüne almadan etkin kararlar üretemeyecek.
Dördüncü bir gerçek, "ağ sistemine dayalı toplumsal örgütlenme" önem kazanacak... Özellikle askeri alanda, "merkez ağlara egemen olursan, bütün ağ sistemini kontrol edersin" varsayımı Irak Savaş'ında doğrulanamadı; ABD askeri reformlarını yaparken klasik "alan hakimiyeti" stratejisine geri döndü. Ekonomiye derinlik kazandırabilmemiz için küçük ve orta ölçek işyerlerinin "kendi kendini örgütleme bilincinin" yükselmesi gerekiyor. Gelecek 10 yılda KOBİ'lerin mesleki örgütlere üyeliği, aktif üye olmaları, ağ sisteminin iletişiminden gerektiği gibi yararlanmaları, mesleki örgütler aracılığı ile finansmana ve teknik olanaklara erişebilirliklerini artırmaları yaşabilmelerinin yeter şartını oluşturacak.
Kritik eşik sürekli olamaz
Beşinci gerçek, doğanın "kritik eşikte durma" gibi bir işleyişi yoktur. Büyük kırılma dönemlerinden sonra "büyük sayılar yasası" ve "kuvvet yasaları" devreye girerek "çan eğrisi" diye tanımlanan "yeni normal" oluşur. Köklü değişim ve dönüşümler yaşansa da, yaşam kendi standartlarını oluşturmakta... Normal koşullarda en büyük en küçük değerler sınırlı kalırken, ana-akım çoğunluğu oluşturur; çoğunluğun ortak değerleri, ortak iradesi, ortak yararları, ortak projeleri ve ortak kurumlarının ortak dili ve meşrulaştırma kavramları hayatı yönlendirir. Gelecek 10 yılda KOBİ'lerde bütün sistem yeniden tanımlanacak, betimlenecek ve belirlenecektir.
İŞLETME-YÖNETİM KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Dr. Rüştü Bozkurt / İşletme/Yönetim Uzmanı
Yayın Tarihi: 02.05.2012
Gazeteleri günlük haberlerle donatma zorunda olanlarla ile bizim gibi ince ayrıntı gözleme gayretinde olanların bakış açıları, yaratmak istedikleri... 
Yazan: Taylan Erten / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 01.05.2012
Türkiye'nin hızla büyüyen sektörlerinden biri elektronik. Bu cümle bana ait değil; Sanayi Bakanlığının raporundan aktarıyorum. O cümle şöyle:... 
Yazan: Dr. Rüştü Bozkurt / İşletme/Yönetim Uzmanı
Yayın Tarihi: 28.03.2012
Bizim İstanbul'a yerleştiğimiz 1970'lı yılların sonlarında o zamanki İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akdemisi'ne geniş bir kampus alanı... 
Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı
Yayın Tarihi: 12.03.2012
Ortalık sakin bir dalgalanma da yok! Size aktaracağım tek dalgalı veri petrol fiyatları. Geçen Cuma, petrolün varili 5$ birden artıp 128$ ‘ı... 