İŞ'TE KOBİ'nin avantajlarından faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

Beni Hatırla
Şifremi Unuttum

KOBİ’ler ve Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi

Google Yahoo Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 18.08.2010

 

Küçük ya da büyük toplantılarda birisi çıkıp da farklı bir soru sorduğunda "bu seni ilgilendirmez, ne diye bunlarla uğraşıyorsunuz" denilebiliyor. Doğrusu böyle bir yanıta verilecek en güzel karşılık eğer konu özellikle ekonomi ise "hepimizi ilgilendir" demek.

KOBİ'ler içinde ekonomideki her gelişme onları ilgilendirir. Örneğin geçtiğimiz ay Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca (TCMB) reel döviz kuru endeksindeki yapılan  değişiklik kamuoyunda pek yer tutmasa da esasında küçüğünden, büyüğüne, finans sektöründen, reel sektöre tüm işletmeleri ilgilendiren bir düzenlemedir. Çünkü bu ülkenin ulusal parasının diğer paralar karşısındaki değeri olan kurlar, bir taraftan fiyatları diğer taraftan faiz oranını etkiler.

Analizimizi daha da basitleştirelim. Küçük bir gömlek atölye sahibi olduğunuzu düşünelim, eğer ulusal paramız (TL) aşırı değerli, ise Çin malı gömleklerin fiyatları sizin gömleklerin fiyatlarından düşük kalacaktır. Bu durumda sizin firmanız hem yurtiçinde, hem de yurtdışında fiyat açısından rekabet edemeyeceğiniz için iç ve dış pazarda sizin gömleklerinize olan talep düşecektir. Bu durumda üretiminizi kısmak zorunda kalacaksınız. Uygulanan bu iktisat politikasından dolayı belki de firmanız batacak, işçileriniz ve siz işsiz kalacaksınız.

Şimdi kilit sorumuzu soralım: TCMB ne yaptı?

İşte yanıtı: Nominal efektif döviz kuru (NEK) bir ülkenin dış ticareti içinde ağırlılığı yüksek olan ülkelerin para birimlerinden oluşan sepete göre, ele aldığımız ülkenin (örneğin Türkiye için TL) ağırlıklı ortalama değerini ifade eder. Reel efektif döviz kuru (REK) ise  nominal efektif döviz kurunun göreli fiyat etkilerinden arındırılmış halidir.

"TCMB tarafından hesaplanan reel efektif döviz kuru endeksleri ülkemiz fiyat düzeyinin dış ticaret yaptığımız ülkelerin fiyat düzeylerine oranının ağırlıklı geometrik ortalaması alınarak hesaplanmaktadır".  

Buna göre eğer REK artarsa, TL reel olarak diğer paralar karşısında değer kazanmış olur. REK ne kadar yükselirse, diğer ülkelerin paraları cinsinden Türkiye'nin ihraç mallarının fiyatları yükseleceği için, ihraç mallarımızın fiyatlar nedeni ile rekabetçi olma kimliği azalır.  

Yeni reel efektif kur endeksleri 2003=100 bazlı ve 2006-2008 yılı dış ticaret verileri kullanılarak TÜFE için 36 ülke, ÜFE için 31 ve ücret maliyetlerine dayalı hesaplamada 20 ülke kullanılmıştır. Birim işgücü maliyetine dayalı REK endekslerinin oluşturulmasında ise sırasıyla 31 ve 20 ülkenin ağırlıkları kullanılmıştır. Ücret maliyetinin hesaplanmasında üç aylık "imalat sanayi üretim endeksi" ve "imalat sanayi brüt ücret maaş endeksi" kullanılmıştır. Maliyetler, nominal birim ücret maaş endeksinin üretim endeksine bölünmesi ile elde edilmiştir.  

Yeni hesaplamanın bir başka özelliği bölgesel bazda da yapılması. Hesaplama gelişmekte ve gelişmiş ülkeler için ayrı ayrı da yapılmıştır. Buna göre gelişmiş ülkeler; Almanya, İtalya, ABD, Fransa, İngiltere, İspanya, Belçika, Hollanda, Japonya, Kore, İsviçre, Avusturya, İsveç, Tayvan, Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, İsrail, Finlandiya, Danimarka, İrlanda, Slovakya ve Portekiz. Gelişmekte olan ülkeler; Çin, Rusya, Romanya, Polonya, Hindistan, Macaristan, Bulgaristan, Tayland, Kazakistan, İran, Suudi Arabistan, Endonezya, Malezya ve Mısır olarak alınmıştır.  

Yapılan düzenleme özü itibari ile gerekli bir düzenlemedir. Çünkü daha önceki hesaplama TÜFE ve ÜFE bazlı yapılıyordu ve bu endekslerin sepetleri içindeki mallar zaman içinde farklılaşmıştı. Diğer yandan 1995 yılı yine bir kriz (1994 krizi) sonrası yılı işaret ediyordu. Bu da baz yıl açısından çok da tercih edilebilecek bir yıl özelliğine sahip değildi. Diğer yandan yine 1995-2010 arasında Türkiye, iki büyük (2001 ve 2008-2009 krizleri) ve bir küçük krizi (2000 krizi) yaşadı. Bu da yeni düzenleme için bir temel teşkil etmektedir.

TCMB bu hesaplamayı 2010 yazına daha da önemlisi seçim sathına girilirken yapması hükümetin eline bazı kozları da vermiş oldu:

  • Hükümet artık ihracatçıya bu kadar bağırmanıza gerek yokmuş, bakın TÜFE bazında TL sadece %27,3 değerliymiş diyebilir.
  • Hükümet diğer taraftan TL her şeye rağmen çok değerli, ihracatı teşvik etmek için TCMB döviz satın alarak kurların yukarı doğru çıkmasını yani reel döviz kurunun düşmesini sağlayacak diyerek kur politikasında değişikliğe gidebilir. Bir anlamda devalüasyona zemin hazırlayabilir.

MAKROEKONOMİ KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

AB Dağılırsa KOBİ’lere Ekmek Kalır mı?

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 09.05.2012

BBC namlı bir yayın kuruluşu. 'Avrupa Baharına mı Giriyoruz?' diye soruyor. İnsanın 'tövbe' diyesi geliyor. Bahar dediğimiz bir ferahlık, ötesi... Devamı

Büyüme Oranındaki Düşüş ve KOBİ'ler

Yazan: Prof.Dr. Ömer Faruk Çolak / Makro Ekonomi Uzmanı

Yayın Tarihi: 08.03.2012

2012 yılında Türkiye ekonomisinin büyüme oranında düşüş olacağı, hatta buna yönelik  Hükümetinin önlemler aldığı herkes tarafından biliniyor. Bu... Devamı

Döviz Kuru Artışları ve KOBİ'ler

Yazan: Prof.Dr. Ömer Faruk Çolak / Makro Ekonomi Uzmanı

Yayın Tarihi: 24.01.2012

Türkiye'de herkes uzun süre döviz kuru artışı olmadığı için artık döviz kurunda istikrar sağlandığını düşünüyordu. Üstelik enflasyon oranının da tek... Devamı

Küresel Kriz Ekonomide Güveni Sarsıyor

Yazan: Prof.Dr. Ömer Faruk Çolak / Makro Ekonomi Uzmanı

Yayın Tarihi: 19.09.2011

Küresel krizde riskler artıyor. ABD ve Avrupa Birliği'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen borç ve durgunluk sorunu devam ediyor. Artık başta IMF... Devamı

TCMB ve BDDK’nın Yeni Düzenlemeleri KOBİ’ler İçin Ne Getiriyor?

Yazan: Prof.Dr. Ömer Faruk Çolak / Makro Ekonomi Uzmanı

Yayın Tarihi: 29.06.2011

Geçtiğimiz Kasım ayından başlayarak TCMB kanuni karşılık oranlarını artırarak bankaların fon kaynak maliyetlerini artırmakta. TCMB'nin beklentisi... Devamı