İŞ'TE KOBİ'nin avantajlarından faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

Beni Hatırla
Şifremi Unuttum

KOBİ'ler Sanki Kapitalizm Öncesinde

Google Yahoo Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 14.07.2010

 

Akademik dille konuşacak olursak dünya 'post-kapitalizme' doğru yol alıyor; yani bildiğimiz, yaşadığımız kapitalizmin 'sonrası'na ... 'Sonra'lar genellikle belirsizdir; en azından içindeki değiştirici dinamiklerin yarattığı 'kaos' duruluncaya ve yeni yapıların 'kara kalem' tasarımları belirinceye kadar.

Yerleşik kapitalizm şimdi tam bu aşamada: Eski yapılar sistemi taşımakta zorlanıyor, yeni yapıların mimarisi hakkında ise kimsenin net ve uygulanabilir bir fikri yok! Ama, kapitalizm sonrasının dayattığı 'değişme dinamiği' dünya ekonomilerinin üzerinde bir hayalet gibi dolaşıyor. Bu kesin!

Kesin olan bir şey daha: Küresel olduğu kadar ulusal ekonomiler üzerindeki artçı etkileri de devam eden son mali-reel krizin karakteri bile, kapitalizmin yaşanmış krizlerinden bu nedenle farklı: Bilinen az, bilinmeyen çok, çıkış zor!

Bu genel analitik çerçevenin yazı başlığıyla ilgisi şu: Kapitalizm sonrasına geçiş dönemi gündeminde firma yapıları, iş yapma tarzları, üretim süreçleri gibi 'reel' meseleler var; tartışılıyor, yazılıyor, yeni yapı modelleri geliştiriliyor.

'Post kapitalizmin' dayattığı değişme zorunluluğu küresel ölçekte KOBİ'leri de kapsıyor. Şüphesiz, bizim KOBİ'leri de... Onlar da zamanla değişecek, değişmek zorunda. Çünkü değişmemekte direnenler ya 'ölecek' ya oldukları yerde kalacak ya da silinip gidecek.

Bu noktada bir 'zihin açılımı' yapabilmek için iki soru önem kazanıyor: Ulusal  KOBİ yapısının 'nominal' ve 'reel' özellikleri neler? Mevcut KOBİ yapısı kapitalizm kavramının neresinde duruyor?

İlk soruya resmi kaynaklardan derlediğim bazı bilgiler ışığında cevap arayacağım.

Türkiye'de sanayi, ticaret, hizmet sektörlerindeki işletme sayısı 2 milyon 100 bin (2008 yılı). Bunların yüzde 96'sı mikro-küçük, yüzde 4'ü de küçük-orta ölçekli. Çalışan sayısı ölçütüne göre 250 ve üstündeki işletme oranı binde 10 civarında.

Yani, KOBİ dediğimizde aslında küçük işletmeler dünyasından söz ediyoruz. Bunların ilginç karakter özellikleri var: KOBİ'lerin yaklaşık yüzde 30'u kredi kullanıyor. Yüzde 70'i gelişkin kapitalist ekonomide sistemsel 'can damarı' olan kredi mekanizmasının dışında.

Sebeplerden biri, özellikle uzun vadeli kredilerde yüksek maliyet ama asıl şunlar: Geleneksel ve kültürel zihniyet engelleri ve kredi kullanmanın 'mali acizlik' göstergesi sanılması. (KOSGEB verileri, 2007).

Başta imalat olmak üzere sektörel faaliyet alanlarında KOBİ'ler için firma kalitesiyle ilgili önemli bir gelişmişlik göstergesi olan belge-sertifikalarda da durum farklı değil. 2007 yılı itibarıyla KOSGEB veri tabanına kayıtlı 70 bin 298 KOBİ'nin ancak yüzde 11'i TSE, yüzde 7'si ISO 9000, yüzde 1.8'i CE, Yüzde 1.1'i HCCP, Yüzde 0.4'ü ISI 14000, yüzde 0.2'si ISO 16949 gibi belgelere sahip.

Bunlara ekleyebileceğim diğer bir gösterge KOSGEB'in veri tabanına kayıtlı işletme sayısı. Ulaşabildiğim kadarıyla 2 milyon 100 işletmeden ancak 124 bin 500'ü  KOBİ veri tabanına girmiş. (Ekim 2009). KOSGEB veri tabanı iki nedenle önemli:

Bir, kredi ve desteklerden yararlanmak için şart. Bizim KOBİ'lerin yüzde 70'i kredi dışı olduğundan kayda girenlerin sayısı bu kadar düşük.  İki,veri tabanına katılan KOBİ 'kayıtlı ekonomiye'de kaydoluyor ki, kapitalist sistemin ve firmaların gelişkenlik ölçütü kural-kayıt-denetim üçlüsünden oluşur. Bizim KOBİ'lerin yüzde 70'iyse âdeta sistemin ne içinde ne dışında: krediyle birlikte  kural-kayıt-denetim üçlüsüyle ilgileri yok!.

Benim vardığım sonuç mu? Dünya 'post kapitalizme' doğru yol alırken, Türkiye'nin işletme yapısı özellikle KOBİ'lerde büyük ölçüde 'pre kapitalizmi' yani kapitalizm öncesini yaşıyor ve modern sisteme direniyor! Galiba, çoğu işletmede 'değişmeye direnmenin değişmeyen tek şey' oluşu da bundan.

MAKROEKONOMİ KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

AB Dağılırsa KOBİ’lere Ekmek Kalır mı?

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 09.05.2012

BBC namlı bir yayın kuruluşu. 'Avrupa Baharına mı Giriyoruz?' diye soruyor. İnsanın 'tövbe' diyesi geliyor. Bahar dediğimiz bir ferahlık, ötesi... Devamı

Büyüme Oranındaki Düşüş ve KOBİ'ler

Yazan: Prof.Dr. Ömer Faruk Çolak / Makro Ekonomi Uzmanı

Yayın Tarihi: 08.03.2012

2012 yılında Türkiye ekonomisinin büyüme oranında düşüş olacağı, hatta buna yönelik  Hükümetinin önlemler aldığı herkes tarafından biliniyor. Bu... Devamı

Döviz Kuru Artışları ve KOBİ'ler

Yazan: Prof.Dr. Ömer Faruk Çolak / Makro Ekonomi Uzmanı

Yayın Tarihi: 24.01.2012

Türkiye'de herkes uzun süre döviz kuru artışı olmadığı için artık döviz kurunda istikrar sağlandığını düşünüyordu. Üstelik enflasyon oranının da tek... Devamı

Küresel Kriz Ekonomide Güveni Sarsıyor

Yazan: Prof.Dr. Ömer Faruk Çolak / Makro Ekonomi Uzmanı

Yayın Tarihi: 19.09.2011

Küresel krizde riskler artıyor. ABD ve Avrupa Birliği'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen borç ve durgunluk sorunu devam ediyor. Artık başta IMF... Devamı

TCMB ve BDDK’nın Yeni Düzenlemeleri KOBİ’ler İçin Ne Getiriyor?

Yazan: Prof.Dr. Ömer Faruk Çolak / Makro Ekonomi Uzmanı

Yayın Tarihi: 29.06.2011

Geçtiğimiz Kasım ayından başlayarak TCMB kanuni karşılık oranlarını artırarak bankaların fon kaynak maliyetlerini artırmakta. TCMB'nin beklentisi... Devamı