Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
Yayın Tarihi: 05.07.2011
Birkaç yıldan bu yana hayvancılık yatırımlarına büyük ilgi var. Devletin sıfır faizli kredisi bu ilginin en büyük nedenlerinden birisi. İŞ'TE KOBİ'ye gelen soruların çok büyük bölümü de sıfır faizli krediye ilişkin.
Dikkat çekici olan, parası olmayanların bile aklına gelen ilk yatırımın hayvancılık olması. Okurlardan; "Hiç param yok, ama hayvancılık yapmak istiyorum. Nasıl kredi alabilirim?" diye soranların sayısı azımsanmayacak sayıda.
Bunun iki nedeni olabilir birincisi hayvancılığın basite alınması. İkincisi, sıfır faizli kredinin cazibesi. Sanki devlet karşılıksız para veriyor ve herkes bundan yararlanmak istiyor. İşin aslı öyle değil. Devlet sıfır faizli krediyi 1.5 katı teminat karşılığında veriyor. Yatırımcının belli oranda (en az yüzde 25)öz sermayeye sahip olmasını istiyor. Kaba yemini üretecek araziye sahip olmasını istiyor. Verilen kredinin geri ödemesi ise 2 yıl ödemesiz 7 yıl. Yani bu kredi karşılıksız değil.
Daha önce büyük baş süt hayvancılığına yoğun ilgi gösterilirken şimdilerde keçi yetiştiriciliği özellikle Saanen keçisi yetiştiriciliği öne çıkmaya başladı. Saanen keçisi yetiştirme modası var.
Keçi yetiştiriciliğinde de ne yazık ki dikkat edilmesi gereken pek çok konu göz ardı ediliyor. Yatırımcılar genellikle fizibilite çalışması yapmadan, üretim, satış ve pazarlama olanaklarını araştırmadan bu işe giriyor. Yapılan yanlış yatırımlar ülke için ciddi kaynak israfına, girişimci için büyük zarara neden oluyor.
Keçi yetiştiriciliği konusunda Türkiye'nin sayılı uzmanlarından biri olan Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nedim Koşum'a göre, keçi yatırımı yapanların düştüğü önemli hatalardan bazıları şöyle:
1- Bölgeye göre değişmekle birlikte binalara çok para harcanıyor. Binaların pahallı, gösterişli olması değil işlevsel olması önemli.
2- Yanlış ırk seçiliyor. Keçi yatırımı yapmak isteyen bir yatırımcı araştırmadan hemen hayvan almaya, hayvan toplamaya başlıyor.
3- Hayvan beslemeyi bilmiyorlar. Beslenme verimlilik açısından çok önemli. Fakat buna dikkat edilmiyor.
4- Küçükbaş hayvan hastalıkları iyi bilinmiyor. Üretici hastalanan hayvanını veterinere tedavi ettirmek yerine kesmeyi tercih ediyor.
Yapılan daha bir çok hata var. Uzmanlarda her fırsatta uyarıyor. Fakat çoğu zaman bu uyarılar pek dikkate alınmıyor. Dikkate alınacağı ümidiyle, Prof. Dr. Nedim Koşum'un keçi yetiştiriciliğinin vazgeçilemez 6 şartı paylaşmakta yarar var:
1- Yatırımcı işinin başında olmalı. Keçi yetiştiriciliği aile işletmesi olursa başarılı olur.
2- Yer seçimi çok önemli.
3- Yem üretimi çok önemli. Yatırım yapılacak yer yem kaynaklarına yakın olmalı. Çünkü, keçi yetiştiriciliğinde, ürün maliyetinde yem önemli bir yer tutuyor. Yem maliyeti yüksek olursa keçi sütü de pahalı olur.Bu nedenle yem kaynaklarına yakınlık çok önemli.
4- Hayvanın sağlığı çok önemli. Hayvanın tedavisi değil, hasta olmasını önleyici önlemler almak gerekiyor.
5-Ürünün değerlendirilmesini bilmek gerekir. Keçi yetiştiriyorsanız elde edeceğiniz sütü nasıl değerlendireceğinizi önceden planlamalısınız. Keçi sütünü süt olarak mı satacaksınız, peynir mi yapacaksınız, dondurma veya mama mı üreteceksiniz bunu da planlamanız şart.
6- Yeni işletme kuracaklar için 150'nin altındaki işletme ekonomik değil. En az 150 keçi ile işe başlamakta yarar var.
Nedim Koşum'un üzerinde durduğu bir başka önemli konu ise,ırk seçimi. Koşum'un görüşü şöyle: "hayvancılığa bile takım tutar gibi bakıyoruz. Kimisi ithal hayvana karşı, olmasın diyor. Kimisi yerli hayvanı küçümsüyor veya yok sayıyor. Bunun bilimsel hiçbir yanı yok. Kıl keçisi Türkiye'nin önemli bir gen kaynağı mutlaka koruma altına alınmalı. Yıllarca bunu söyledik. Fakat bazı ırklarda ithal edilmeli. Bu konuda takım tutar gibi konuya bakamayız. Keçi yetiştiriciliğinde hayvan ırkını rakıma göre deniz seviyesine yüksekliğe göre seçilmeli. Kültür ırkı ovada yetişiyor, ovada yetiştirilmeli."
Yeri gelmişken destekleme hakkında da bilgi vermekte yarar var. Hayvan başına destek kapsamında kayıt sitemine kayıtlı olmak şartı ile keçide hayvan başına yılda 15 lira ödeme yapılıyor. Projeli damızlık keçi yetiştiriciliğinde ise keçi başına 40 lira destek veriliyor.Keçi sütüne verilen kilo başına destek miktarı 2009 ve 2010'da 10 kuruş iken, 2011 için 15 kuruş olarak belirlendi.
Keçi yetiştiriciliğine özellikle Saanen keçisine olan ilgi nedeniyle kaliteli damızlık keçi bulmak zor. Bu nedenle yatırım yapacakların öncelikle çok iyi bir araştırma yapması, uzmanlardan destek alması ve yapacağı yatırıma ilişkin mutlaka fizibilite çalışması yapılması gerekiyor. Bunlar yapıldıktan sonra kredi almak çok daha kolay olacaktır.
TARIM VE HAYVANCILIK KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Erdoğan Kahya / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 21.11.2011
Ülkemizdeki 17 Tarım Satış Kooperatifler Birliği'nden biri olan Antbirlik 1952 yılında kurulmuş. Aradan geçen 59 yılda neler yaşamadı ki? Dile kolay... 