Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
Yayın Tarihi: 18.11.2011
Bilim sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'ün ifadesiyle "siyasi tezgâhları bırakıp CNC tezgâhlarıyla meşgul olmaya başlayan Ankara" (İstanbul, Makine Stratejisi toplantısı, 4.5.2011) sektörel stratejiler ve eylem planları gibi önemli girişimlerin yanı sıra, yönetimi altındaki kamu kurum ve kuruluşlarını yerli makine ve ekipman satın almaya ikna edebildi mi? Yoksa, konu henüz "rica" aşamasında mı?
İnsan merak ediyor; sadece makine sanayisi değil bu sorunla karşı karşıya olan... Kamu kurum ve kuruluşları ihtiyaç duydukları mal ve hizmetleri öncelikle "yabancı" kaynaklardan tedarik etmeye pek düşkündür! İhale şartnameleri bu düşkünlüğe "ayarlı" hazırlanır.
İşin tuhafı, bu kamu kurum ve kuruluşları sanki devlet ve hükümet otoritesinin emri veya çatısı altında değillermiş gibi, kendi ülkelerinde üretilen ve en az yabancı kadar kaliteli mal ve hizmeti tercih etmeye, idari kararlar ile, o da olmazsa, kanun çıkararak zorlanamıyor!
Devlet ve hükümet otoritesinin emri, yönetimi altındaki kamu kurum ve kuruluşlarına "söz geçirememek" gibi bir durum mu var, diye soracağım ama... İstediği her konuda istediği her kanunu çıkarabilen bir hükümet otoritesinin, üstelik ihale kanununda sayısız değişiklik yapmışken, bu "sorunu" rica yöntemi ile çözmeye çalışması anlaşılır bir tutum değil.
Bu noktada, kimse anlaşmalardan, dünya ticaret kurallarından, 1/95 Sayılı Gümrük Birliği Kararı'ndan "bahaneler" de üretmesin. Tamam, bunlar var; Türkiye'nin önüne kimi sınırlamalar, yükümlülükler koyuyor; meselâ, ithalat kapılarını açık tutmak gibi...
Tamam da, o anlaşmalara, kurallara, kararlara taraf diğer devlet ve hükümetler, gerektiğinde "kılı kırk yararak" sınırlamaları aşmanın, milli çıkarlarını korumanın "somut" yollarını bulabiliyorsa, Türkiye de bulur, yabancı rekabet baskısı ve "taarruzu" karşısında "millî sektörlerini" korur.
Bunun içeriye dönük yüzünde de, Türkiye'de üretilen malı kamuya kullandırma eylemi yer alır!
Makineden yol çıktık, söz uzadı. Sadede gelirsek... Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun "EngineEurope" adlı raporunda şöyle bir paragraf var: "Makine sektörü, mühendislik sanayilerinin önemli bir bölümüdür ve Avrupa Birliği ekonomisinin başlıca dayanağı ve önemli temel direğidir."
Bu "stratejik tespitten" hareketle, sorayım: Makine sektörü Türkiye ekonomisinde da lâyık ve lâzım olduğu "temel direk" muamelesini görebiliyor mu?
Son zamanlarda "kâğıt" üzerinde, politik ve teknik söylemde edindiği önem ve ağırlıkla evet! Stratejik hedefler, eylem planları, kampanyalar v.s. şüphesiz önemli gelişmeler. Ne var ki "sahada" olup bitenler daha önemli. Çünkü, gösterilen "iyi niyetli" çabaların somut sonuçları ancak "sahada" görülebilir.
Şu ana kadar kamuoyuna yansıyan bilgiler, başta "kamuya yerli makine kullandırma" amacı olmak üzere, tartışılan düzenleme ve tedbirlerin henüz "sahaya" yansımadığını gösteriyor. Atladığımız, bilmediğimiz gelişmeler olmuşsa başka...
Meselâ, en "kalınından" başlayalım: Makine Sektörü Strateji Belgesi bağlamındaki Eylem Planı'nda somut 39 eylem sıralanıyor. Alınan bir mesafe var mı? 2011-2014 yıllarını kapsayan Eylem Planı'nda makine sektörünü "... katma değeri ve marka değeri yüksek sanayiye dönüştürmek için hukuki düzenlemeler yapılacak" diye bir madde var? Bu çalışmalar başladı mı, ne durumda?
Yine planda makine sektöründe "belgeli üretim yapan firmaların korunacağı" yazılı. Ne gibi tedbirler düşünülüyor veya alınıyor? 2011 yılı bitmek üzere, geriye 2 yıl kalıyor, stratejik hedefli 39 eylem var; sonuçları "sahaya" yansımazsa, önce güven kaybolacak; sonra "eski hamam eski tas" devam edecek. Emeklere de yazık olacak!
İŞLETME-YÖNETİM KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Dr. Rüştü Bozkurt / İşletme/Yönetim Uzmanı
Yayın Tarihi: 02.05.2012
Gazeteleri günlük haberlerle donatma zorunda olanlarla ile bizim gibi ince ayrıntı gözleme gayretinde olanların bakış açıları, yaratmak istedikleri... 
Yazan: Taylan Erten / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 01.05.2012
Türkiye'nin hızla büyüyen sektörlerinden biri elektronik. Bu cümle bana ait değil; Sanayi Bakanlığının raporundan aktarıyorum. O cümle şöyle:... 
Yazan: Dr. Rüştü Bozkurt / İşletme/Yönetim Uzmanı
Yayın Tarihi: 28.03.2012
Bizim İstanbul'a yerleştiğimiz 1970'lı yılların sonlarında o zamanki İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akdemisi'ne geniş bir kampus alanı... 
Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı
Yayın Tarihi: 12.03.2012
Ortalık sakin bir dalgalanma da yok! Size aktaracağım tek dalgalı veri petrol fiyatları. Geçen Cuma, petrolün varili 5$ birden artıp 128$ ‘ı... 