Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
ab ülkeleri,
ambalaj,
ambalaj makinecileri derneği,
ambalaj makineleri,
ambalaj makineleri sektörü,
amd,
belge talebi,
cemal ayla,
dış ticaret müsteşarlığı,
dtm,
gtip fasılaları,
ıslak imza,
makine belgesi,
makine sektör platformu,
ömrü bitmiş makine,
torba ithalat ihracat,
yerli üretim
Yayın Tarihi: 26.02.2010
2009 yılında siyaset, medya ve ülke gündemini "ateşleyen" meşhur "ıslak imza" tartışmasının makine sektörüyle uzak, yakın ilgisi yok! Ama, Ambalaj makineleri sektörünün "ıslak imzalı" belge talebi var!
Sektör, Türkiye'yi Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin "eski, kullanılmış veya yenileştirilmiş" her türden makine ve teçhizatına açan ithalat düzenlemelerinin olumsuz etkilerini en azından hafifletecek "fren" tedbirler istiyor.
"Islak imzalı belge" şartı, üretici AB firmalarının, istisnalar dışında, genellikle ekonomik ömrünü tüketme yoluna koyulmuş makine veya teçhizata "yenilendi" etiketi çivileyip Türkiye'ye satmalarını "önemli ölçüde" engelleyeceği düşüncesinden kaynaklanıyor. Bu, sektörün ithalat yıkımına karşı önerdiği tedbirlerden sadece biri.
Yoksa, Ambalaj Makinecileri Derneği (AMD) Başkanı Cemal Ayla'nın TOBB Sektör Meclisleri Başkanlığı ile Makine Sektör Platformu İcra Kurulu'na ilettiği bir "tedbirler seti" var ki, eski veya kullanılmış makine ithalat düzeninin ciddi şekilde elden geçirilmesini gerektirir.
AMD, ambalaj makineleri sektörünün önde gelen imalatçı firmalarını temsil ediyor: Ardolet, Asil, Aymaksan Ayla, CD, Dolmak, Duran, Ersey, Ferm, Keramik, Makplast, Önersan, Özartaş, Pakform, Tamtaş, Vatan, Yazıcı.
AMD aynı zamanda Ambalaj Sanayicileri Derneği ile yakın işbirliği halinde çalışıyor. Nitelikli temsil gücüne sahip. Bu konumuyla üst meslek kuruluş ve oluşumlarına ilettiği uyarılar ve öneriler, yalnız ambalajcıların değil, yerli makine sektörünün "ortak sorununu" ve "ortak dilini" yansıtıyor.
Ambalaj makinecilerinin "ortak dilinden" dökülenleri aktarmadan önce, AMD'nin 2010 yılına ilişkin tebliğ henüz taslak halindeyken sesini duyurmaya çalıştığını ve "düzeltici" uyarılarda bulunduğunu belirteyim.
Fakat, yeni tebliğde bunların pek dikkate alınmadığını, Başkan Ayla'nın 31 Aralık'ta gönderdiği bilgilerden anlamak mümkün. Diyor ki: "Biz üzerimize düşeni yaklaşık altı aydır fazlasıyla yapmaya çalıştık, ancak maalesef başarılı olamadık."
Peki, ambalaj makinecileri hangi sorunlara parmak basmışlar?
Üzerinde durdukları sorunlardan biri sektörün üretimlerini tanımlayan GTİP fasılları. Buna göre, '84.22.20', '84.2.30', '84.22.40', '84.23.20', '84.23.30', '84.23.81 ve 82', '84.23.89', '84.62' fasıllarında ikinci el makineler ithalatla gelenlerden çok daha ucuza yurt içinden tedarik edilebiliyor.
Bu fasıllarda yer alan makine ve teçhizatın "en az" yüzde 80'i yerli sektörde iyi kalitede üretiliyor ve ihraç ediliyor. Yerli üretimde çok sayıda ve her biri ayrı maliyet unsuru belgeler istenirken, ithalatçı firmalar "yurt dışında ömrü bitmiş makine ve tesisleri hiçbir zorlukla karşılaşmadan" Türkiye'ye sokabiliyor.
Sektörün ithalat rekabeti karşısında elini kolunu bağlayan "kök" sorunların başlıcaları bunlar. Sektörün ve sanayinin "selameti" bakımından istedikleri ise, uygun yöntemlerle "koruma" sağlanması ki, haklılar. Çünkü, Türkiye'ye "ithalat baskısı" yapan AB ve üye kendi sektörlerini "gizli koruma" altına almakta hiçbir sakınca görmüyorlar.
AMD'nin bu noktada somut önerileri şöyle özetlenebilir:
Türkiye'de yeter kapasitede veya teknolojide üretilemeyen makineler için ithalat izni verilebilir. Ancak, çok sıkı prosedüre bağlanmalı. Türkiye'de "muadili" üretilen makine ve teçhizatın ithalatı yasaklanmalı veya örtülü koruma altına alınmalı.
GTİP sistemi en az altı hane; büyük çoğunluğunda 12 hane olarak tanımlanmalı. Halen örneğin '84.22' faslında gösterilerek "torba" ithalat ve ihracat yapılmakta. Bu, mutlaka önlenmeli. Kullanılmış makine ithalatında, yabancı üreticiden 'ıslak imzalı' firma imalat belgesi talep edilmeli. Bu belge, yerel ticaret odaları ve konsolosluklarca onaylanmalı.
Kullanılmış makine yaşı düşürülmeli. Bu limitin üstünde artan her yaş için belirli yüzdelerde harç alınmalı. İthal kullanılmışlarda ayrıca yaşa bağlı alt değer limitleri konulmalı. "Komple tesis" adı altında "torba" usulü makine, teçhizat ithalatına "hiçbir şekilde" izin verilmemeli. Çünkü, "hurda" ithalat Türkiye'ye bu yolla da giriyor.
AMD'nin önerileri, makine sektörünün tamamını ilgilendiriyor. Sektörün tamamını ilgilendiren sorunlarını çözümü de Dış Ticaret Müsteşarlığını... 2010 yılı kullanılmış tebliği belli ki bu sorunlara, bazı düzenlemelerin ötesinde etkili çözümler getirmiyor. Getirmiş olsaydı, AMD Başkanı, "altı ay uğraştık ama derdimizi anlatamadık" der miydi...
SEKTÖREL KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Can Kantar / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 01.08.2011
Sigorta güvencesi beklenmeyen risklere karşı tercih edilen bir olgudur. Ne yazık ki sigortayı bir zenginleşme aracı olarak görenlerin sayısı da hiç... 
Yazan: Taylan Erten / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 09.06.2011
Türkiye kimya sanayiinin yüzde 97'si küçük ve orta ölçekli (KOBİ) işletmelerden oluşuyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaynaklı verilere göre... 
Yazan: Can Kantar / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 16.05.2011
"Önce sağlık" denir hep. Kimi de der ki "Önce para hocam, parası olan için her şey kolay". Sağlık bambaşka bir şey. İnsan sağlığının kıymetini... 