Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
Yayın Tarihi: 11.11.2009
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 II – (ı) bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere 30 günlük ücret tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu hususu düzenlenmiştir.
Bahse konu yasa hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak bakılacak ilk kriter ve usul işçinin kusurunun tespitine ilişkindir. Ortaya çıkan zararda işçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı fesih imkânı olmayacaktır. İşçinin kusurunun belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanması halinde ise, zararın miktarının bu kusur nispetinde azaltılmasından sonra 30 günlük ücreti aşıp aşmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. İşçinin kusurunun kasıtlı veya taksire dayanmasının arasında bir fark yoktur. Ancak işçinin kusuru ve zararın miktarının uzman kişilerce belirlenmesi gerekmektedir.
Zarar ile karşılaştırılacak 30 günlük ücretin brüt ya da net olduğu noktasında yasada açıklık yoktur. Ancak burada işçi lehine yorum ilkesi gereğince brüt ücret dikkate alınmaktadır. 30 günlük ücret işçinin bir aylık brüt ücreti değil, bir günlük brüt ücretinin 30 katıdır. Buradaki brüt ücretin içerisine, ikramiye, prim, fazla çalışma ücreti ve benzeri ödemeler girmemektedir. Ancak garanti ücret üzerine yapılan işe göre ilave ücret veya satış primi brüt ücret içinde değerlendirilecektir.
30 günlük ücretle karşılanamayacak zararın varlığı halinde hangi tarihteki ücretin dikkate alınması gerektiği de açıklanması gereken bir noktadır. Bu husus çok büyük önem arz etmektedir. Gerçekten de zararın ortaya çıktığı tarih ile fesih tarihi arasında ücret değişmiş olabilir. Hatta zararın oluşumuna neden olan olay tarihi ile zararın belirlendiği tarih bile farklı olabilir. Bu durumda fesih hakkının kullanıldığı tarihte işçinin almakta olduğu ücretin esas alınarak değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Zararın işçi tarafından derhal ödenmesi, işverenin fesih hakkını ortadan kaldırmayacaktır. Zararın işçinin 30 günlük brüt ücretini aşması halinde işverenin haklı fesih sebebi doğacaktır. Bu noktada işveren tarafından zarar tutarının işçiden talep edilmemiş olması da fesih hakkını sükût ettirmeyecektir.
İşçinin 30 günlük brüt ücretini aşacak şekilde verdiği zararlardan kaynaklanan fesihlerde hak düşürücü sürelerin ne şekilde olacağı da izaha muhtaç bir husustur. Buna göre 4857 sayılı İş Kanununun 26. maddesi yönünden 1 yıllık hak düşürücü süre zarara neden olan olayın oluşumundan başlayacaktır. Ancak 6 iş günlük ikinci süre, zarar miktarının belirlenmesinin ardından bu durumun feshe yetkili makama iletilmesiyle başlayacaktır. Gerçekten de zarar miktarının belirlenmesi bazen uzun zaman alabilmektedir. Ancak bunun beklenmesi hükmün doğası gereğidir. Çünkü fesih hakkının doğmuş olup olmadığı tespit edilecek zararla, ücretin karşılaştırılması suretiyle tespit edilebilecektir.
HUKUK KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Av. Ali Yüksel / İş ve Borçlar Hukuku Uzmanı
Yayın Tarihi: 12.03.2012
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 11.7.2011 tarih 2009/19275 E. 2011/23293 K. sayılı kararı iş koşullarında esaslı değişikliği ayrıntılı bir şekilde... 
Yazan: Av. Ali Yüksel / İş ve Borçlar Hukuku Uzmanı
Yayın Tarihi: 29.02.2012
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 14.07.2011 tarih 2010/3879 E. ve 2011/6343 K. sayılı kararı hizmet tespiti davasının kamu düzeninden olması sebebi ile... 
Yazan: Av. Ali Yüksel / İş ve Borçlar Hukuku Uzmanı
Yayın Tarihi: 04.08.2010
27.07.2010 tarihinde yayınlanan "4904 Sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu'nun 20. maddesine ve 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 108. maddesine İstinaden... 