İŞ'TE KOBİ'nin avantajlarından faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

Beni Hatırla
Şifremi Unuttum

IMF’siz Türkiye’ye Yeni Bir Çıpa gerekiyor

Google Yahoo Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 29.03.2010

Türkiye IMF ile iki yıla yakın bir süredir yeni bir stand by (destek) anlaşması için görüşmeler yaptı ve sonunda anlaşmaktan vazgeçti. IMF ile yapılacak olan bir anlaşma IMF tarafından sağlanacak yeni bir kredi imkanından öte sağlayacağı çıpa nedeni ile önemli idi. Anlaşmanın imzalanmaması ile artık Türkiye'nin yeni bir çıpayı bulması gerekiyor.

Yeni çıpa iki nedenden dolayı önemli. Çıpanın varlığı Türkiye'ye kaynak sağlayan uluslararası kuruluşlar için daha çok önemli. Çünkü onlar, Türkiye'nin uygulayacağı makro ekonomik politikaların hedeflerini ve bu hedeflere ulaşmak için hangi araçları kullanacağını bilmek istemekte. Çıpanın konulması gerektiğinin ikinci nedeni ise ulusal düzeyde de iş dünyası ve bireylerin hükümetin iktisat politikası hedeflerini görmek istemeleridir.

Mevcut durumda hükümet çıpa olarak Orta Vadeli Programı ve/veya Mali Kuralı kullanılabileceğini ifade etmektedir. Mali kural ile ilgili henüz yasal düzenleme yapılmamıştır. Üstelik Mali Kuralın uygulanmasında yasal düzenlemede yeterli olmayacak. Bunun için kurumsal yapılanmanın da Mali Kurala göre yeniden şekillendirilmesi gerekmektedir. Bu ise zaman alacaktır. Bundan dolayı mali kuralın yasallaşması ve altyapısını beklemek, 2009 yılı bütçe gerçekleşmeleri nedeni ile etkinliği zayıflamış olan maliye politikasına olan güveni daha da sarsacaktır.

Şu anda Orta Vadeli Programın çıpa olarak uygulanabilirliği daha uygun gibi görünmekte. Ancak programda yüzde 5,3 olarak belirlenen enflasyon hedefinin tutturulamayacağı şimdiden anlaşılmıştır.  Hükümet eğer Orta vadeli Programı çıpa olarak kullanmaya karar verirse, hedeflerin revize edilmesi ve yeni hedeflerin sivil toplum örgütleri ile birlikte yapılacak bir hazırlık sonrası belirlenmeli. Çünkü hangi program uygulanırsa uygulansın makro ekonomik döngünün bir ucunda devlet var iken, diğer ucunda özel sektör (reel ve finans sektörü) ve hanehalkları bulunmaktadır. Programın bu kesimlere güven vermesi gerekir.

Bu güvenin sağlanabilmesi için bütçe dengesinin korunabilmesine yönelik somut adımlar atılmalıdır. Özellikle mahalli idarelerin yaptıkları harcamaların bir kurala ve etkin bir denetim mekanizmasına bağlanması zorunluluk göstermekte.  Aksine bir yapılanma yaklaşan seçim sonrası kurulacak yeni hükümetin büyük bir mali yükle karşı karşıya  kalmasına ve Türkiye'nin yine zaman kaybetmesine neden olur. 

MAKROEKONOMİ KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

AB Dağılırsa KOBİ’lere Ekmek Kalır mı?

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 09.05.2012

BBC namlı bir yayın kuruluşu. 'Avrupa Baharına mı Giriyoruz?' diye soruyor. İnsanın 'tövbe' diyesi geliyor. Bahar dediğimiz bir ferahlık, ötesi... Devamı

Büyüme Oranındaki Düşüş ve KOBİ'ler

Yazan: Prof.Dr. Ömer Faruk Çolak / Makro Ekonomi Uzmanı

Yayın Tarihi: 08.03.2012

2012 yılında Türkiye ekonomisinin büyüme oranında düşüş olacağı, hatta buna yönelik  Hükümetinin önlemler aldığı herkes tarafından biliniyor. Bu... Devamı

Döviz Kuru Artışları ve KOBİ'ler

Yazan: Prof.Dr. Ömer Faruk Çolak / Makro Ekonomi Uzmanı

Yayın Tarihi: 24.01.2012

Türkiye'de herkes uzun süre döviz kuru artışı olmadığı için artık döviz kurunda istikrar sağlandığını düşünüyordu. Üstelik enflasyon oranının da tek... Devamı

Küresel Kriz Ekonomide Güveni Sarsıyor

Yazan: Prof.Dr. Ömer Faruk Çolak / Makro Ekonomi Uzmanı

Yayın Tarihi: 19.09.2011

Küresel krizde riskler artıyor. ABD ve Avrupa Birliği'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen borç ve durgunluk sorunu devam ediyor. Artık başta IMF... Devamı

TCMB ve BDDK’nın Yeni Düzenlemeleri KOBİ’ler İçin Ne Getiriyor?

Yazan: Prof.Dr. Ömer Faruk Çolak / Makro Ekonomi Uzmanı

Yayın Tarihi: 29.06.2011

Geçtiğimiz Kasım ayından başlayarak TCMB kanuni karşılık oranlarını artırarak bankaların fon kaynak maliyetlerini artırmakta. TCMB'nin beklentisi... Devamı