Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
Yayın Tarihi: 29.03.2010
Türkiye IMF ile iki yıla yakın bir süredir yeni bir stand by (destek) anlaşması için görüşmeler yaptı ve sonunda anlaşmaktan vazgeçti. IMF ile yapılacak olan bir anlaşma IMF tarafından sağlanacak yeni bir kredi imkanından öte sağlayacağı çıpa nedeni ile önemli idi. Anlaşmanın imzalanmaması ile artık Türkiye'nin yeni bir çıpayı bulması gerekiyor.
Yeni çıpa iki nedenden dolayı önemli. Çıpanın varlığı Türkiye'ye kaynak sağlayan uluslararası kuruluşlar için daha çok önemli. Çünkü onlar, Türkiye'nin uygulayacağı makro ekonomik politikaların hedeflerini ve bu hedeflere ulaşmak için hangi araçları kullanacağını bilmek istemekte. Çıpanın konulması gerektiğinin ikinci nedeni ise ulusal düzeyde de iş dünyası ve bireylerin hükümetin iktisat politikası hedeflerini görmek istemeleridir.
Mevcut durumda hükümet çıpa olarak Orta Vadeli Programı ve/veya Mali Kuralı kullanılabileceğini ifade etmektedir. Mali kural ile ilgili henüz yasal düzenleme yapılmamıştır. Üstelik Mali Kuralın uygulanmasında yasal düzenlemede yeterli olmayacak. Bunun için kurumsal yapılanmanın da Mali Kurala göre yeniden şekillendirilmesi gerekmektedir. Bu ise zaman alacaktır. Bundan dolayı mali kuralın yasallaşması ve altyapısını beklemek, 2009 yılı bütçe gerçekleşmeleri nedeni ile etkinliği zayıflamış olan maliye politikasına olan güveni daha da sarsacaktır.
Şu anda Orta Vadeli Programın çıpa olarak uygulanabilirliği daha uygun gibi görünmekte. Ancak programda yüzde 5,3 olarak belirlenen enflasyon hedefinin tutturulamayacağı şimdiden anlaşılmıştır. Hükümet eğer Orta vadeli Programı çıpa olarak kullanmaya karar verirse, hedeflerin revize edilmesi ve yeni hedeflerin sivil toplum örgütleri ile birlikte yapılacak bir hazırlık sonrası belirlenmeli. Çünkü hangi program uygulanırsa uygulansın makro ekonomik döngünün bir ucunda devlet var iken, diğer ucunda özel sektör (reel ve finans sektörü) ve hanehalkları bulunmaktadır. Programın bu kesimlere güven vermesi gerekir.
Bu güvenin sağlanabilmesi için bütçe dengesinin korunabilmesine yönelik somut adımlar atılmalıdır. Özellikle mahalli idarelerin yaptıkları harcamaların bir kurala ve etkin bir denetim mekanizmasına bağlanması zorunluluk göstermekte. Aksine bir yapılanma yaklaşan seçim sonrası kurulacak yeni hükümetin büyük bir mali yükle karşı karşıya kalmasına ve Türkiye'nin yine zaman kaybetmesine neden olur.
MAKROEKONOMİ KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı
Yayın Tarihi: 09.05.2012
BBC namlı bir yayın kuruluşu. 'Avrupa Baharına mı Giriyoruz?' diye soruyor. İnsanın 'tövbe' diyesi geliyor. Bahar dediğimiz bir ferahlık, ötesi... 