Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
Yayın Tarihi: 18.04.2011
Bir olay
Sekreterin getirdiği mektubu okuyunca yönetim kurulu başkanının canı çok sıkıldı. Mektubu kaptığı gibi yan odaya girdi. Bu odada aynı zamanda iş ortağı olan kardeşi vardı. Mektubu kardeşinin masasına koydu. "Haberin var mıydı?" diye sordu. Kardeşi de mektubu hızla okudu. "Son zamanlarda şikayetleri artmıştı. Ama böyle bir şey yapacağını ummazdım." dedi.
Onu genç bir mühendisken işe almışlardı. Şirketle birlikte büyümüştü. Sonunda şirketin genel müdürü olmuştu. Şimdi Avrupa'da bir fuarda idi. Fuara giderken bu mektubu Başkana verilmek üzere sekreterine bırakmıştı. Mektupta fuar dönüşü istifa edeceğini söylüyordu. Başkan ihanete uğramış gibi hissediyordu. O gün, bu ihanete(!) kızarak geçti. Ama acı, yara soğuduktan sonra duyuldu. Asıl mesele, giden genel müdür yerine kimin geçeceği meselesi idi. Asıl acı olan da, şirkette onun yerini dolduracak kimsenin olmaması idi.
Gidecek gider, önleyemezsiniz
Yukarıda anlattığım olay herkesin başına gelebilir. En güvendiğiniz kişiyi şirketinizden kaybedebilirsiniz. Buna hazır olmak gerekir. İnsanoğlu çiğ süt emmiş derler. Sadakat falan dinlemez. Aslında profesyonel yaşamda bu tür sadakatlerden dem vurmak da doğru değildir. Dış dünya her kişiye, her an, baştan çıkarıcı yeni fırsatlar sunabilir. Profesyonel kişi de hesabını yapıp gemiyi her an terk edebilir. Sözleşmeler ölene dek bu şirkette çalışacak diye yapılmaz. Yapılsa da geçerliliği olmaz. Kimseyi zorla bir yerde tutamazsınız. Bu bir rıza pazarıdır.
Söz sözleşmeden açılmışken, kimsenin yaşam ile bir garanti sözleşmesi de yoktur. Yaşamın ne zaman, nerde, ne şekilde biteceğini kimse tahmin edemez. Şirketinizdeki en güvendiğiniz, en önemli kişinin yaşamla olan sözleşmesi de bir gün ansızın sona erebilir.
Şirketinizdeki önemli kişi kendi gitmese de onu siz yollamak isteyebilirsiniz. Kişi başarılı birisidir, ama vazgeçilmezliğinin farkında olup şirketi esir alabilir. Yerli yersiz her dediğini yaptırmak isteyebilir. Bu durumda kişiden kurtulmak isteyebilirsiniz. İnsan kaynağı yönetiminde çok önemli bir ilke vardır : "Herkes değerlidir. Ama hiç kimse vazgeçilmez değildir. " Bunu gönül rahatlığı ile söyleyebilmek, kimseye muhtaç olmamak için her şeye hazır olmanız, planlamanızı yapmış olmanız gerekir.
Yedekleme planları
"Kaçmaktan kovalamaya zaman mı var?" demeyiniz. Başarılı bir şirket yönetimi için planlama yapmak zorundasınız. Yukarda dile getirilen senaryo her an gerçek olabilir. Kilit pozisyon olarak gördüğünüz yerlerin yetkin insanlarca doldurulması gerekir ki, çarkınız etkin ve verimli biçimde dönsün. Söz konusu koltukların boş kalmaması için de oturup plan yapmalı ve gereken tedbirler alınmalıdır. Bunun için ne yapılmalıdır?
İlk olarak şirketinizin organizasyon şemasını önünüze alıp mevcut kilit pozisyonlarınızı tespit etmeniz gerekir. Kilit pozisyonlar, layıkıyla doldurulmadığında şirketinize zararı büyük olacak kritik pozisyonlardır. Örneğin, genel müdür, üretim müdürü, pazarlama müdürü ve benzeri pozisyonlar kilit pozisyon olarak sayılabilir.
İkinci olarak da her bir pozisyon için yukardaki senaryo benzeri senaryolar düşünmelisiniz. Her bir pozisyonun aniden boşalması halinde buraya kimin gelebileceği kararlaştırılmalıdır. Bu bir zincirleme oluşumdur. Kilit pozisyondaki kişinin yerini dolduracak elemandan da boşalan yere bir eleman düşünmeniz gerekecektir.
Kilit pozisyonlar için yedeğiniz hemen hazır olmayabilir. O zaman üçüncü adım olarak bu yedekleri hazır etmek için gereken yetiştirme planlarını yapmalısınız. Yapılan planları da uygulamaya koymalısınız. Eğer hiç bir pozisyonu alttan dolduracak bir aday çıkmıyorsa sorununuz daha da büyüktür. Bu durumda büyük bir olasılıkla mevcut yöneticileriniz 'cüce'dir. Cüceler, selvi boylulara geçit vermezler, altlarında onların yerini dolduracak kimseyi yetiştirmezler.
Sonuç
İnsan kaynağı yönetiminde "tam zamanında üretim" mümkün müdür?
Eğer yukarıda sözünü ettiğim tarzda bir hazırlığınız varsa mümkündür. Unutmayınız, herkes değerlidir, ama hiç kimse vazgeçilmez değildir.
Namerde muhtaç olmamak için yedekleme planlarınızı iyi yapmalısınız.
İNSAN KAYNAKLARI KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Dr. Uğur Tandoğan / İnsan Kaynakları Uzmanı
Yayın Tarihi: 04.10.2011
Temizlikçi gelmemişti Yine bir kıştı. Yine kar yağmıştı İstanbul'a. Yine belediye başkanımız "Dışarı çıkmayın" demişti. Korkumuzdan iki gün dışarı... 
Yazan: Dr. Uğur Tandoğan / İnsan Kaynakları Uzmanı
Yayın Tarihi: 22.11.2010
Sorun nerede?Orta büyüklükte bir işyeri olan bir dostumla konuşuyordum. "Nasıl işler? Kriz sizi nasıl etkiledi? Sorunun var mı?" diye sordum. "Eğer... 
Yazan: Dr. Uğur Tandoğan / İnsan Kaynakları Uzmanı
Yayın Tarihi: 31.08.2010
Nitelikli gençler neden KOBİ’lerde çalışmak istemiyor? Derslerimde öğrencilerime sorarım: “Okulu bitirince ne yapacaksınız? Nerede çalışmak... 