İŞ'TE KOBİ'nin avantajlarından faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

Beni Hatırla
Şifremi Unuttum

Ata Bilişim Başarı Hikayesi

Ata Bilişim San. Tic. Ltd. Sti.

2007 yılında kurulan ATA Bilişim; eğitim, destek, teknik servis, proje, satış ve pazarlama departmanlarındaki eğitimli kadrosuyla müşterilerine “Müşteri Memnuniyetinin Sürekliliği Esastır“ ilkesi ile hizmet vermektedir...Devamı

Hayvancılık işletmelerinde "büyük ölçek" sorunu

Google Yahoo Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 16.08.2012

Süt ve et hayvanı yetiştiren işletmelerin de ölçek-ekonomisi yaratmaları, alan seçimi ve doğru yönetim yapılanması vb... sorunları var. Biz, gözlemleyebildiğimiz kadarı ile hayvan yetiştiriciliğinde "uygun küçük ölçek" kadar, "uygun büyük ölçek" sorunun da olduğunu düşünüyoruz.
 
Hayvan yetiştirme işletmelerinde "uygun büyük ölçek sınırlarını" belirleyen bir dizi değişkeni analiz etmeliyiz:
 
· Kaba yem sağlanmasının sınırları,
· Yem bitkileri üretiminin olanak ve kısıtları,
· Sağlık, bakım, kayıt, gözetim ve denetim elamanının olağan ve olağanüstü koşullarda bulunabilmesi ve yönetimi,
· Kaba ve kesif yemde ve diğer hizmetlerde "piyasa bağımlılık derecesi",
· Süt ve et ürünlerinin pazarlamasında "alan hakimiyeti": Dağıtım ve bayilik sisteminin yapısı ve işlevselliği,
· Lojistik yapısı ve dağıtım zincirinin işlerliği,
· Ülkede perakende satış yapısı ve entegre tesislerde perakende altyapısının fayda ve maliyetleri,
· Entegre tesislerde işletmeler arasında kapasite ve teknik yapı bütünlüğü, tam ve noksan kapasite çalışma, sabit ve değişken giderlerin kontrolü,
· Gıda güvenliği, tarladan-sofraya değer yaratmada bütünleyici anlayış ve fiyat-maliyet dengeleri,
· İşletmelerinde "yeniden yapılanmanın önlemleri, yönlendirilmesi ve kazanmanın" piyasa koşulları ve kültürel algıların etkileri vb...
 
Şu anda yem arzı kısıtları, yem fiyatlarındaki hızlı değişmeleri dikkate alarak, işletme ölçeğini belirlerken sadece bir değişkenin, "kaba yem sağlanmasının sınırları" üzerinde bir kez daha düşünelim.
 
Sadece kaba yeme bakarsak...
 
Uzun zamandır, "...kaba yemin yüzde 70'inden fazlasını kendi tarlasından ya da kiralık tarlalarda uzun dönemli güven altına almadan hayvancılık yatırımı yapılmamalı" saptamasını yineliyoruz. Bizi bu genellemeye götüren etken, örneğin yonca fiyatlarındaki değişkenlikti... Yonca fiyatlarının çok uzun sayılmayacak zaman kesitinde 12 kuruştan 50 kuruşun üzerine çıkması, ülkemizde var olan üretim yapısı ve ağının istikrar yaratamadığının kanıtı.
 
Üç yıl önce, örneğin Eskişehir'in Çifteler ilçesinde "para etmiyor" gerekçesi ile yonca tarlaları sürüldü... Son iki yılda yonca fiyatlarındaki yükseliş, yonca ekimini alabildiğine hızlandıracak gibi gözüküyor. Eğer iklimsel etkiler uzun dönemli olmaz, hayvan işletmeciliğinde büyüme bugünkü hızda sürdürülmez talep düşerse, yonca arzındaki fazlalık fiyatları hızla geriye çekecektir.
 
Ülke topraklarının yapısı, üretimin yapıldığı yerin coğrafi konumu ve topoğrafyası, sulama olanakları ve teknik donanımı vb. bir dizi etken yonca verimini etkiliyor. Ayrıca, toprakların parçalı olması nedeniyle teknik donanımlı tarla sayısı sınırlı... Yerüstü suları ile sulamanın yabanı ot baskını, yeraltı sularından sulamanın "soğukluk derecesi" bile yonca verimini etkiliyor. Ayrıca, köylümüzün "sözleşmeli üretim yapma kültürü", tutarlı ve işlerliği olan bir "yonca borsası" oluşturamıyor.
 
Küçük ve büyük baş hayvan yetiştiriciliğinde kendi inisiyatifinizle yonca yetiştirebileceğiniz arazinin bulunması, ıslahı, gübreleme ve sulama gibi teknik donanımları hesaba katmadan da işletme ölçeğini belirlemek yanıltıcı sonuçlar yaratabilir.
 
Tartışmayı yonca üzerinden sürdürürsek, yetiştirildiği yere göre yonca çeşidinin seçimi, yoncanın biçme teknikleri, saklama yöntemleri vb... bir dizi işlemin de hesaba katılması gerekiyor.
 
Hayvan yetiştiriciliği işine girenler, maliyetin yüzde 70'ine yakın bölümünü oluşturan "kaba yem sorununu", yonca, korunga, silaj, ayçiçeği küspesi, soya küspesi vb... bağlamında ele alarak "Kontrol edilebilir ve sürdürülebilir işletme ölçeği ne olmalı?" sorusunu mutlaka enine boyuna değerlendirmeli.
 
Duyarlılık analizi...
 
Yazıyı sabırla bu noktaya kadar okuyanlar haklı olarak soracaktır:
 
"Senin düşüncene göre ülkemizde büyük baş hayvan yetiştirmede ölçek büyüklüğünün sınırları ne olmalı?..."
 
Çok ayrıntılı bir gözlem ve veriye sahip değilim... Yem girdileri, süt ve et fiyatlarındaki istikrarsızlığı, ülke altyapısının kaba ve kesif yem arzı olanakları vb... değişkenleri dikkate alarak 10 bin hayvan sınırını aşan girişimcilerin, özellikle "kriz koşulları analizi" yapmalarını öneririm... Ayrıca, sektörün ileriye ve geriye bağlantılarını, girdi alınan ve girdi verilen sektörlerdeki ilişkiler ağının yapısını analiz etmeden, bileşenlerini netleştirmeden, bağlamlarını gözlemeden çok büyük ölçeğe yönelmemek gerektiğini düşünürüm... Bütün değişkenleri dikkate alarak, gereken önleyici, yönlendirici ve kazandırıcı önlemleri en kötü, normal ve en iyi koşullara göre duyarlılık analizinden geçirerek gerçeğe yakın kararlar üretebiliriz... Daha büyük ölçekler de yönetilebilir... Bütün sorun, ne yaptığımız, niçin yaptığımızı, potansiyellerimizi, kısıtlarımızı, yaratmak istediğimiz sonuçları bilerek yola çıkmaktır... Herkes için geçerli olan bir formül vermemiz yanıltıcı olabilir.

TARIM VE HAYVANCILIK KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

Tarım toprakları bölünmesin ki organize sanayi kurulabilsin!

Yazan: Ali Ekber Yıldırım / Tarım ve Hayvancılık Uzmanı

Yayın Tarihi: 28.05.2014

Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Yasası'nda yapılan değişiklik yürürlüğe girdi. Yasanın temel amacı tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesini... Devamı

Tarımın zor yılı...

Yazan: Ali Ekber Yıldırım / Tarım ve Hayvancılık Uzmanı

Yayın Tarihi: 03.02.2014

 Yüksek girdi maliyetleri, siyasi ve ekonomik istikrarsızlık ve buna bağlı olarak döviz kurlarındaki artış, kuraklık endişesi, tarımcıları gelecek... Devamı

Her Çinli bir avuç fındık yese...

Yazan: Taylan Erten / Dünya Gazetesi Yazarı

Yayın Tarihi: 08.11.2013

 Bazı uluslararası araştırmalara göre, önümüzdeki 10 yıl boyunca küresel tarım ürünü talebini büyük ölçüde Çin etkileyecek. Çin'i Hindistan ile... Devamı

Hayvancılığın kronik sorunu; yem

Yazan: Ali Ekber Yıldırım / Tarım ve Hayvancılık Uzmanı

Yayın Tarihi: 09.10.2013

 Tarım ülkesi Türkiye, hayvancılık sektörünün en önemli sorunu olan  ve artık kronik hale gelen yem sorununu çözemiyor.Yıllardır her toplantıda, her... Devamı

Küçükbaş hayvan üretiminin çıkmazı...

Yazan: Dr. Rüştü Bozkurt / İşletme/Yönetim Uzmanı

Yayın Tarihi: 15.08.2013

Maddi ve kültürel zenginlik yaratarak insan yaşamını kolaylaştırma "bileşenlerinin" ve "bağlamlarının" hızla değiştiğinin, yeniden tanımlanmaları ve... Devamı