İŞ'TE KOBİ'nin avantajlarından faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

Gıda Denetimi ve AB ile Müzakere Süreci...

Google Yahoo Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 27.07.2010

 

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 2009 yılında yapılan gıda denetim sonuçlarını açıkladı. Durum pek iç açıcı değil. 22 bin 172 gıda örneğinin 1171'i olumsuz. Bakanlığın denetim sonucuna göre, bal, pekmez, tavuk eti, pul biber en olumsuz sonuçların olduğu ürünler.

Gıda denetimine ilişkin pek çok sorun var. En önemli sorun kayıt dışı üretim. Ziraat Mühendisleri Odası'nın belirlemelerine göre, Türkiye'de 60 bin gıda üreticisi firma var ve bunun 20 bini kayıtdışı.

Tarım Bakanlığı kayıtlı üreticileri denetliyor. Kayıtdışı üretim yapan ve haksız rekabete neden olanlar denetlenmiyor.

Bir başka önemli sorun denetim elemanı yetersizliği. Bakanlık, 5 bin denetim elemanı ile Türkiye'deki tüm gıda ürünlerini denetlemeye çalışıyor.

Laboratuar ve altyapı eksikliği denetimlerin güvenirliliğini ve sonuçlarını da tartışmalı hale getiriyor.

Gıda ürünleri ile ilgili en önemli sorunlardan birisi ise zirai ilaç kalıntısı. Kalıntı nedeniyle ihraç edilen pek çok ürün ithalatçı ülke normlarına uygun olmadığı için geri gönderiliyor. İç piyasada tüketilen ürünlerde ilaç kalıntı oranı ile ilgili bir değer yok. Dolayısıyla iç piyasadaki ürünlerde ilaç kalıntısı ile ilgili yeterli duyarlılık yok. Oysa, ilaç kalıntısı insan sağlığı için en tehlikeli sonuçlar doğurabilecek bir olgu.

İhraç ürünlerine yönelik yapılan tüm uyarılara, denetimlere rağmen, Avrupa Birliği ülkelerine yapılan gıda ve yem ihracatında uygun bulunmayan parti sayısında Türkiye Çin'den sonra ikinci sırada. Yine Avrupa Birliği ülkelerine yapılan bitkisel ürün ihracatında pestisit(zirai ilaç) kalıntısı nedeniyle uygun bulunmayan parti sayısı 2001 yılında sadece 2 iken, 2008'de 56 parti oldu.

Zirai ilaç tüketim rakamları da çok çarpıcı bir oranda artıyor. 1980 yılında 8 bin 159 ton olan zirai ilaç kullanımı yüzde 235 artışla 2008'de 20 bin tonu aştı.

Sadece kayıtlı gıda üreticilerine yönelik yapılan gıda denetimlerinde elde edilen sonuçlar, tüketicilerin insan sağlığına uygun olmayan gıdalar tüketmek zorunda kaldığını ortaya koyuyor.

Bu konuda neler yapılabilir?

Öyle görünüyor ki yine Avrupa Birliği'nin zorlaması ile bazı önlemler alınacak.

Bunun ilk adımları da atıldı. Avrupa Birliği'ne katılım sürecinde "Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı" faslı 30 Haziran 2010 itibariyle müzakerelere açıldı.

Türkiye açısından son derece önemli olan bu gelişme, günlük siyasi olaylar nedeniyle ne yazık ki kamuoyunda yeterince tartışılmadı.

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker atılan adımı; "Paris'teki tüketici hangi koşullarda, hangi standartlarda gıdaya ulaşıyor ve tüketiyorsa, Hakkari'deki tüketici de aynı şartlarda ulaşacak ve tüketecek" diye açıkladı.

Türkiye'nin koşullarına, gıda üretim altyapısına bakıldığında Hakkari'deki tüketicinin Paris'teki tüketici ile aynı standartlardaki gıdaya ulaşması çok zor.

Fakat, Başbakanlık Avrupa Birliği Genel Sekreterliği'ne göre; "Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Politikası Faslı" çerçevesinde Avrupa Birliği ile başlayan müzakere sürecinde yapılacak çalışmaların günlük hayatımıza etkileri özetle şöyle olacak:

  • Vatandaşlar güvenli gıdaya ve tükettiği gıda konusunda doğru bilgiye erişim sağlayacak.
  • Gıda ile ilgili düzenlemeler konusunda vatandaşın görüşü alınacak, karar alma sürecine katılımları sağlanacak.
  • Gıda zincirinde izlenebilirlik daha etkin biçimde sağlanacak.
  • Gıda ve yeme ilişkin daha sıkı kontroller yapılacak, bu kontroller için ayrıntılı kontrol planları hazırlanarak uygulanacak.
  • Yapılan kontrollerde gıdada bir sorun tespit edilmesi durumunda, hızlı alarm sistemine bilgi girilerek, geriye dönük takibi yapılabilecek ve sorunlar kaynağında tespit edilecek.
  • Gıda ve yemlerden kaynaklanan ve insanlarda ciddi sağlık sorunları oluşturan acil durumlarda ve kriz anında uygulanmak üzere planlar oluşturulacak ve zaman kaybetmeden müdahale edilecek.
  • Gıdanın güvenli olmadığı anlaşılırsa, ilaçlar gibi piyasadan toplatılacak.
  • Lokanta, restoran, satış yerleri, soğuk hava ve depolama yerleri dahil, bitkisel ürünleri işleyerek gıda üreten işyerleri ve yem üreticileri kayıt altına alınacak ve kendileri için belirlenen hijyen kurallarına uyacak.
  • Balıkçı tekneleri de hijyen kurallarına uyacak ve kayıt altına alınacak.
  • Et, süt, su ürünleri, yumurta gibi hayvansal ürünleri işleyenler onaya tabi olacak ve daha sıkı hijyen kurallarına uyacak.
  • Gıda güvenliği ile ilgili tüm sorumluluk gıda işi yapanlarda olacak, bunlar çalışanlarının hijyeni ve eğitimini sağlayacak.
  • Hayvan hastalıklarının kontrol altına alınmasıyla çiğ sütün kalitesi artacak.
  • Gıda ile bulaşan hastalıkların oranı azalacak.
  • Koyun, keçi ve sığır türü hayvanların hepsi doğduklarından itibaren küpelenecek, nereye satıldığı nerede kesildiği gibi bilgiler kayıt altına alınacak.
  • Tüketiciler marketten aldığı etin hangi hayvandan elde edildiğini, bu hayvanın annesinin kim olduğunu, bu hayvanın kimler tarafından alınıp satıldığına dair bilgilere, kaç doğum yaptığı, nerelere seyahat ettiği, uygulanan ilaçlar, aşılar gibi verilere istediği takdirde ulaşabilecek.
  • Çiftlikte yetiştirilirken, nakil esnasında ve kesim anında hayvanların refahı ve korunması sağlanacak. Ahırlar, nakil araçları ve kesimhaneler belirlenen kurallara göre tasarlanıp, inşa edilecek.
  • Kullanılan zirai mücadele ilaçlarının sayısı azaltılacak, çevre ve insan sağlığı için risk teşkil edebilecek olanların piyasaya girişi engellenecek.
  • Gıdalar üzerindeki zirai mücadele ilacı kalıntısı seviyeleri AB ile uyumlu hale gelecek, AB'ye ihracattan dönen sevkiyat sayısında bir düşüş olacak.
  • Gıda güvenliğinin önemli parçalarını oluşturan; katkı maddeleri, tatlandırıcılar, aroma maddeleri, çözücüler, veteriner ilaç kalıntıları, bitki koruma ilacı kalıntıları, etiketleme ve beyan kuralları, numune alma planları ve analiz metotları AB' de yer alan kurallar çerçevesinde yeniden gözden geçirilecek ve tüketici güvenliğini ön plana çıkaran, ticarette engelleri ortadan kaldıran yeni mevzuat düzenlemelerine gidilecek.
  • Gıda güvenliğinin önemli bir parçası olan gıdalar ile her aşamada temas eden ambalaj vs. maddelere ilişkin güvenlik kriterleri revize edilecek ve sahada uygulanacak.
  • AB kriterlerine uygun olarak üretim yapan işletme sayısı ile bu işletmelerin AB'ye ihracatı artacak, AB listelerini referans alan ülkelerle ihracat gelişecek.

Yukarıda sayılan kriterler, çalışmalar gıda üretimi yapan her üreticiyi yakından ilgilendiriyor. Bu nedenle gıda üretenlerin, bu ürünlerin ticaretini yapanların bu kriterlere göre gerekli önlemleri almalarında yarar var. Türkiye, Avrupa Birliği'ne üye olsun veya olmasın yarının bilinçli tüketicisi bunları talep edecektir.

 

TARIM VE HAYVANCILIK KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

Hayvancılık yatırımları ve kırsal kalkınma hibeleri

Yazan: Ali Ekber Yıldırım / Tarım ve Hayvancılık Uzmanı

Yayın Tarihi: 31.08.2010

Hayvancılık sektöründe kriz üstüne kriz yaşanıyor. Et fiyatını düşürmek amacıyla canlı hayvan ithalatı başladı. İthalata rağmen fiyat kontrol... Devamı

AB Hibesinden Yararlanacak 42 İl ve Yatırım Konuları…

Yazan: Ali Ekber Yıldırım / Tarım ve Hayvancılık Uzmanı

Yayın Tarihi: 05.07.2010

Avrupa Birliği, tarım, hayvancılık ve kırsal kalkınma konusunda önemli hibe destekleri sağlıyor. Bu destekler belli bir program çerçevesinde ... Devamı

Çiftçi Borçlarının Ertelenmesi...

Yazan: Ali Ekber Yıldırım / Tarım ve Hayvancılık Uzmanı

Yayın Tarihi: 27.05.2010

 Bu yıl meydana gelen sel ve don felaketinden zarar gören çiftçilerin tarımsal kredi borçları erteleniyor. Ayrıca don afetinden zarar gören  ve tarım... Devamı

Et İthalatı Hayvancılığı Bitirir...

Yazan: Ali Ekber Yıldırım / Tarım ve Hayvancılık Uzmanı

Yayın Tarihi: 27.04.2010

 Kırmızı et fiyatı ile ilgili tartışma ithalat kararı ile sonuçlandı. Hükümet, Et ve Balık Kurumu'na kırmızı et ve canlı hayvan ithalatı için yetki... Devamı

Meyvecilik Yatırımlarının Desteklenmesi

Yazan: Ali Ekber Yıldırım / Tarım ve Hayvancılık Uzmanı

Yayın Tarihi: 29.03.2010

 Türkiye, dünyanın en önemli yaş meyve ve sebze üreticilerinden biri. Yılda ortalama  26 milyon ton sebze ve 16 milyon ton meyve üretiliyor. Bu... Devamı