Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
besicilik,
canlı besilik hayvan,
canlı kasaplık hayvan,
dünya hayvan sağlığı örgütü,
et fiyatları,
et ithalatı,
hayvancılık destekleri,
karkas et,
kuzu,
küçükbaş,
oıe,
sığır,
süt,
süt ineği,
tarım ve köyişleri bakanlığı
Yayın Tarihi: 27.09.2010
Hükümet et fiyatını düşürmek için son çare olarak karkas et ithalatına da izin verdi. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 18 Eylül'de yaptığı açıklamada et fiyatına müdahale için bugüne kadar yapılanları özetledikten sonra karkas et ithalatına izin verileceğini duyurdu.
Açıklamada Bakanlığın bugüne kadar yaptıkları özetlendi. Et ithalatına izin verilmesinin adeta zorunluluk olduğu ifade edildi.
Bakanlığın verilerine göre;
1- Ağustos'un ilk günü yürürlüğe giren sıfır faizli, 7 yıl vadeli hayvancılık yatırım ve işletme kredisine 18 Eylül'e kadar 6 bin 600 kişi başvurdu. Bu kapsamda 516 milyon lira kredi verildi.
2- Hayvancılık potansiyelinin yüksek olduğu Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri'nde yüzde 40 hibeli hayvancılık destekleri uygulamaya konuldu.
3- Hayvancılığa verilen destekler artırılarak 2010 yılında çiftçilere 1 milyar 251 Milyon lira destek verildi.
4- Et ve Balık Kurumu Genel Müdürlüğü ile hayvancılık konusunda faaliyet gösteren kişi ve kuruluşlara kasaplık ve besilik canlı sığır ithalat izni verildi.
5- Canlı hayvan ve hayvansal ürün ticareti yapılacak ülkelerin belirlenmesinde Türkiye'nin de üyesi olduğu Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE) kuralları ve ülkelerin hayvan sağlığı açısında durumları dikkate alınıyor.
6- Yakın geçmişte Avrupa Birliği ülkelerindeki hayvan sağlığı durumunun OIE tarafından ithalat yapılabilir ülkeler kategorisinde değerlendirilmesi üzerine bu durum yeniden gözden geçirildi. Bu değerlendirmenin sonucunda da, AB ile hayvansal ürün ticaretini de düzenleyen ve 1998 yılında yürürlülüğe girmek üzere daha önce imzalanan 1/98 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı'ndaki 19 bin ton et ithalatı taahhüdünün yerine getirilmesi uygulanabilir hale geldi.
7- Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü ve Bakanlığın belirlediği sağlık şartlarına uygun olarak et ticareti yapılmasına, menşei ülkesinden, Türkiye'den görevlendirilecek veteriner hekimlerin kontrol ve nezaretinde İslâmî usule uygun kesilen hayvanlardan elde edilen taze soğutulmuş ve dondurulmuş karkas şeklindeki ürünlere müsaade edilmesine karar verildi.
8- Et ithalatını; Et ve Balık Kurumu ile Tarım Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan ve kontrol edilen 1. sınıf kombinalar, et ürünleri üretim tesisleri ve yemek üreten tesislerce yapılacak.
9- Ticarete konu ürünlerin kalıntı içermemesi, teste tabi tutulması ve en fazla 30 aylık hayvanlardan elde edilmesi gerekiyor.
10- Daha önce kesilerek dondurulmuş ürünlerin ticaretine izin verilmeyecek.
11- Et ithalatı ile ilgili uygulama 31 Aralık 2010 tarihine kadar devam edecek
Tarım Bakanlığı'nın 11 maddede özetleyebileceğimiz bu açıklamadan sadece bir gün sonra , 19 Eylül tarihli Resmi Gazete'de Bakanlar Kurulu'nun et ithalatına izin veren kararı yayınlandı. Bu karar ile gümrük vergilerinde çok büyük indirimler yapıldı.
Bakanlar Kurulu kararı ile kasaplık canlı hayvan ithalatında bir ay önce yüzde 225'ten yüzde 40'a indirilen vergi oranı yüzde 30'a düşürüldü.
Bir yaşında ve daha küçük olan kuzuların ithalatında yüzde 135 olan gümrük vergisi, 1 Ocak 2011'e kadar yüzde 20'ye düşürüldü.
Karkas etin vergisi ise yüzde 225'ten yüzde 30'a düşürüldü.
Ağırlığı 80 kilogramı geçmeyen küçükbaş hayvanların gümrük vergisi 1 Nisan 2011'e kadar yüzde 135'ten yüzde 20'ye indirildi.
Tarım Bakanlığı'nın açıklaması ve Bakanlar Kurulu Kararı'nın özeti, Türkiye'de hayvancılık politikasının tamamen iflas ettiğini gösteriyor.
Canlı kasaplık hayvan, canlı besilik hayvan, kuzu, küçükbaş ve karkas et ithalatı tamamen serbest hale geldi. Bundan sonraki adım süt ithalatına izin vermek olacak. Böylece ülke hayvancılığı büyük bir çöküş yaşayacak.
Tarım Bakanlığı'nın kendisini en başarılı alanlardan biri olarak gördüğü hayvancılıkta bundan böyle tamamen dışa bağımlı ve ithalata dayalı bir politika uygulanacak.
Bu kararla ilgili çok önemli bir ayrıntı var. Karkas et, kuzu, küçükbaş veya canlı kasaplık sığır ithalatı ile ilgili bir sınırlama yok. Tonaj belirtilmiyor. Nereden yapılacağı belli değil. Daha önceki kararlarda miktar ve ithalat yapılacak ülke veya ülkeler yazılıyordu.
Öyle anlaşılıyor ki, nereden olursa olsun ithalat yapılacak. İsteyen istediği kadar karkas et, kuzu, küçükbaş hayvan ve canlı kasaplık sığır ithal edecek.
Et ithalatı kararının bir başka olumsuz sonucu daha olacaktır. Daha önce canlı kasaplık sığır ithalatı vergileri düşürüldüğü için özel sektör ithalata açılan ülkelerden hayvan ithalatı için yollara düştü. Gitti, hayvan seçti, kaparo verdi. Satın aldı.Hayvanları Türkiye'ye getirmeye hazırlanırken karkas et ithalatına izin çıktı. Bu durumda canlı hayvan alanlar çok büyük zarara uğrayacak. Canlı hayvan getirmek ile karkas et getirmek arasında büyük bir maliyet farkı var. Nakliye açısından karkas et getirmek çok daha avantajlı. Canlı hayvan ithalatı için bağlantı yapanlar zarar edecek. Çünkü getirecekleri canlı hayvanın maliyeti karkas etten daha yüksek olacak ve rekabet etmeleri zor olacak.
İthalat kararı yerli üreticinin de sonunu hazırlıyor. Türkiye'de besicilerin karkas et maliyeti 14-15 lira seviyesinde iken etin fiyatını 12 liraya düşürmek için ithalat yapmak yerli üretimi yok etmektir. Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, karkas et fiyatını 12 liraya düşüreceklerini söyledi. Yerli üreticinin maliyeti 14 lira iken bu maliyetin altında bir fiyata et satışını dayatmak, yerli üreticileri öldürmektir. Maliyetinin altında satış yapan herkes zarar eder. Zararına kimse üretemez. Çiftçi zararı finanse edemez. Dolayısıyla bu karar bile tek başına yerli üreticiye "sen üretme" mesajı veriyor. Sen üretme biz ithal edeceğiz deniliyor.
Bu karar aynı zamanda sıfır faizli kredi alarak hayvancılığa yatırım yapanlara da büyük bir darbe vuracak.
Hükümet, karkas et ithalatı ile neyi amaçlıyor?
Et fiyatını düşürmek.
Bakanlığın açıklamasında da değinildiği gibi sıfır faizli kredi desteğinden 1 Ağustos'tan 18 Eylül'e kadar yani 1.5 ayda 6 bin 600 yatırımcının yararlandığı ve toplamda 516 milyon liralık kredi kullandırıldığı anlaşılıyor. Bakanlık diyor ki, bizim verdiğimiz sıfır faizli kredi ile 6 bin 600 yeni girişimci hayvancılığa yatırım yaptı. Doğrudur. Daha önce hiç hayvancılık yapmamış, verilen sıfır faizli kredinin cazibesine kapılan girişimciler krediyi alıyor. Ondan sonra piyasaya çıkıp hayvan arıyor. Hayvan alıp yatırım yapacak. Bir buçuk ayda 6 bin 600 girişimci piyasaya girip hayvan talebinde bulununca hayvanın fiyatı artıyor. Hükümet, et fiyatını düşürmek için önlem aldığını zannediyor. Aslında sıfır faizli kredi ile talebi artırarak zaten az olan hayvanın değerini artırıyor. Dolayısıyla et fiyatını yükseltiyor. Piyasada hayvan yok, sıfır faizli kredi ile hayvanın değeri artırılıyor. Hayvan bulunamayınca ihtiyaç ithalatla karşılanıyor. Bu nedenle Hükümet, sıfır faizli kredi ile yerli üretimi değil yine ithalatı destekliyor. Verilen 516 milyon liranın çok büyük bölümü hayvan ithalatı için döviz olarak dışarıya gidecek.
Sıfır faizli kredi alarak piyasadan 6-7 bin liraya damızlık süt ineği alan yatırımcının ineği kısa zamanda fiyatı yarı yarıya düşecek. Çünkü ithal et sadece et fiyatını değil, hayvanın değerini de düşürecek. Yatırımcının aldığı 6-7 bin liralık ineğini satmaya veya kesime götürdüğünde yarı fiyatına satacak. Sıfır faizli kredi derken aslında yüzde 50'ye yakın faiz ödemiş olacak. İneğin değeri yarı yarıya azaldığı için.
Üstelik Bakanlığın ilan ettiği 6 bin 600 girişimcinin pek çoğu bu işe ilk kez giriyor. Hayvancılığı bilmiyor. Pek çoğu iflas ederek sektöre girdiği gibi hemen çıkabilir. Ülke kaynakları bir kez daha heba edilmiş olacak. Hem verilen krediler sorunlu hale gelecek, hem de ülkenin hayvan varlığı azalacak. Yeni bir kriz ortaya çıkacak ve ithalat artarak devam edecek. Bu kısır döngü sürüp gidecek.
Bakanlık, hayvancılık desteklerinin artırıldığını ve üreticilere 1 milyar 250 milyon lira destek verildiğini söylüyor. Doğrudur. Hayvancılığa yılda 1 milyar dolara yakın destek veriliyor. Fakat bu destek nereye gidiyor? Kimlere veriliyor? Neden üretim artırılamıyor?
Hem 1 milyar dolara yakın destek vereceksiniz hem de canlı kasaplık hayvan, canlı besi hayvanı ve en sonunda da karkas et ithal edeceksiniz. O zaman uygulanan politikada bir yanlışlık yok mu? Destekler neden amacına ulaşamıyor?
Tarım Bakanlığı'nın ve hükümetin ithalat politikasını iyi yönetmediği bu kararla bir kez daha kanıtlanmış oldu.
TARIM VE HAYVANCILIK KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Erdoğan Kahya / Dünya Gazetesi Yazarı
Yayın Tarihi: 21.11.2011
Ülkemizdeki 17 Tarım Satış Kooperatifler Birliği'nden biri olan Antbirlik 1952 yılında kurulmuş. Aradan geçen 59 yılda neler yaşamadı ki? Dile kolay... 