Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
Yayın Tarihi: 21.05.2010
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) 29 Nisan 2010'da uyguladığı para programının bir gereği olarak hedeflenen enflasyon oranına ulaşılamayacağına ilişkin hükümete bir mektup yazdı. Mektubuna 2010 yılının ikinci enflasyon raporunu da ekledi. Bu mektup ile birlikte orta vadeli programda (OVP) 2010 yılı için hedeflenen enflasyon oranı olan yüzde 5,3'e ulaşılamayacağı da kesinleşmiş ve belgelenmiş oldu. TCMB'nin enflasyon hedeflemesi politikasındaki mevcut durumunu 2010-II enflasyon raporuna göre şöyle özetlenebilir:
- TCMB raporunda dünya ekonomisindeki toparlanmaya karşın hala belirsizliklerin var olduğunu ve bunun da dış talep de (yani ihracatımızda) sorun yaratabileceği ifade edilmektedir.
- Gelişmekte olan ülkeler ekonomilerdeki toparlanma ile birlikte yükselmeye başlayan emtia fiyatları nedeniyle enflasyon baskısı altındandır. Bu durum bir çok ülkenin enflasyon oranını olumsuz yönde etkileyecektir.
- Türkiye'de enflasyon yükselmeye devam etmektedir. TCMB'ye göre enflasyondaki artışın temel nedenleri, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki artışlar ve 2009 yılındaki vergi düzenlemelerinden kaynaklanan baz etkisidir. TCMB bu analizi yaparken işlenmemiş gıda fiyatlarının artmasının nedenini söylememektedir.
Biz bu durumun Türkiye'de 2001 krizi sonrası uygulanan tarım politikasının bir sonucu olduğunu söylemek zorundayız. Nitekim tarımın GSYH'daki payı 2002 yılında 11,9 iken 2009'da 9,7'ye düşmüştür. Dolayısıyla işlenmemiş gıda mallarının fiyatlarındaki artışının asıl nedeni arz noksanlığı yani üretim yetersizliğidir. (Bu dönemdeki nüfus artışı da düşünüldüğünde Türkiye'de kişi başına tarım ürünü üretiminin azaldığı da ortaya çıkacaktır)
- 2010 yılının ilk çeyreğinde çekirdek enflasyon göstergelerdeki artışın nedeni talep yönlü değil, maliyet yönlüdür. Maliyet enflasyonu sürecine girilmesinin altında yatan nedenlerin başında ise enerji fiyatları ile ara malı fiyatlarındaki yükseliş gelmektedir. Nitekim nisan ayında ara malı fiyatları yüzde 1,80 yükselmiştir.
- Türkiye'de enflasyon beklentisi yükselmiştir. Bundan dolayı beklenen enflasyon ile hedeflenen enflasyon oranı arasındaki fark artmıştır.
- TCMB gıda fiyatlarındaki yıllık fiyat artışı beklentisini yüzde 7'den yüzde 9'a yükseltmiştir. Bu revizyon enflasyonun yılın son çeyreğinde düşeceği yönündeki TCMB beklentisini de zora sokmaktadır.
- TCMB enflasyon belirsizliğinin artması halinde parasal sıkılaştırmaya yani faiz oranlarını yükselteceğini söylemektedir. Buna karşın faiz oranlarındaki düşüşün ekonomide neyi değiştirdiğinin yanıtını vermemektedir.
- TCMB şu anda bulunduğu nokta itibari ile, enflasyonu sadece talep yönlü algılamaktadır. Maliyet ve arz yönünü geri plana itmektedir.
Enflasyon hedeflemesinde durum bu iken Hükümet, Merkez Bankası'nın para politikasına destek amacıyla Mali Kural düzenlemesine gitme kararı aldı. Böylece artık sıkı maliye politikasına geçileceği de belgelenmiş olmaktadır. Mali kural düzenlemesi yıllardır popülist maliye politikalarından çok çekmiş olan Türkiye ekonomisi için anlamlı bir düzenlemedir. Ancak uygulamasını görmek gerekiyor. Unutmayalım Türkiye'deki trafik yasaları da evrenseldir ve doğrudur. Ancak bu ülkenin insanı o yasaları ölümüne çiğnemektedir.
MAKROEKONOMİ KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı
Yayın Tarihi: 09.05.2012
BBC namlı bir yayın kuruluşu. 'Avrupa Baharına mı Giriyoruz?' diye soruyor. İnsanın 'tövbe' diyesi geliyor. Bahar dediğimiz bir ferahlık, ötesi... 