İŞ'TE KOBİ'nin avantajlarından faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

Beni Hatırla
Şifremi Unuttum

Doğadan Dayanıklılık Stratejileri

Google Yahoo Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 22.08.2011

Bu yazıyı yazdığım günlerde Avrupa Komisyonu İtalya, İspanya ve Fransa'nın son dönemde yüksek maliyetle borçlanmaları nedeniyle desteklediği ortak tahvil konusunda bir rapor hazırlıyor. Avrupa Parlamentosu'na sunacağı raporda ortak tahvil çıkarmanın mevcut krizin çözümüne ve piyasalardaki güven seviyesine olası etkisine ilişkin olumlu ve olumsuz görüşlere yer verecek. Kötümserler, ortak tahvil haberlerini Avrupa Komisyonu'nun krizi çözmek için başka alternatif üretemediği şeklinde algılıyor. Avrupa Merkez Bankası Başekonomisti Jürgen Stark, Euro Bölgesi ortak tahvilinin orta vadede daha büyük problemlere yol açacağını savunuyor. Fransızlar çözüm için en fazla Almanya Başbakanı Angela Merkel'e güvendiklerini ifade ederken Alman halkının çoğunluğu Merkel'in mevcut finansal krizin üstesinden gelebileceğine inanmadığı ortaya çıkıyor.

Yine kaos... Ama bu ne sonuncusu, ne de en karmaşığı. Zorluklar, dibe vurmalar, beklenmedik sosyal ve ekonomik kırılmalar hiç sonra ermeyecek. Çünkü iç dinamiklerini kavramanın mümkün olmadığı karmaşık bir sistem içinde yaşıyoruz. Karmaşıklık, değişkenlerin fazla olmasının yanısıra sistemin 100% mantık ile hareket etmemesinden kaynaklanıyor. Sonuçta içinde iş yapmak zorunda olduğumuz ortamı deşifre etmek, ehlileştirmek, sabitlemek mümkün değil. Üstelik dijitalleşme ve globalizasyon sonucunda "Çin'deki kelebeğin kanat çırpışının Amerika'da fırtınaya yol açtığı" bir döneme adım attık. Thomas Friedman içinden geçtiğimiz değişimi "düzleşen dünya" olarak adlandırıyor. 2009 yılında Davos Zirvesi'ndeki konuşması ile olay yaratan Nassim Nicholas Taleb ise "Siyah Kuğu" hipotezi ile... Siyah Kuğu hipotezine göre beklenmeyen olayların ardarda gerçekleşeceği bir zaman dilimine girdik. Artık mantklı olan mantıksızın gerçekleşmesini beklemek!

Bir yanda değişimin kaçınılmazlığı ve büyüklüğü, diğer yandan kapının hemen arkasında bizi neyin beklediğini tahmin etmenin zorluğu... Plan yapmak, hayatta kalmak, büyümek gün geçtikçe zorlaşıyor. İş profesyonelleri için bu ikili kıskaçtan çıkmanın yolu var mı? Beklenmedik değişimlerin üstesinden gelmek söz konusu olduğunda yol gösteren güçlü bir rehber var: Doğa. Planlama yapmanın zorlaştığı bir dönemde hiç planlama yapmadan ayakta kalabilen bir dünyaya bakmaktan daha doğru ne olabilir? İnsan dışındaki canlı türlerinin her ay revize ettikleri satış hedefleri, birkaç ay ofise kapanıp renkli sunumlara dönüştürdükleri yıllık planları yok. Onlar temel içgüdüleri ile evrim yolcululuğu boyunca buldukları bir dizi stratejiyi izleyerek yaşamaya devam ediyor. 

Doğadaki dayanıklılık stratejilerinden ikisini ele alalım: "Çeşitlilik" ve "Fazlalık"...

Öncelikle "Çeşitlilik". Doğada "Çeşitlilik" stratejisi hayvan türlerinin hemen hemen tümünün çiftleşme hareketlerini etkiler. Bir sürü, içindeki genetik çeşitliliği koruyabildiği ölçüde güçlü yavrular üretebilir. Bunun için balina sürüleri kendi içlerinde çiftleşmek yerine binlerce kilometre kat ederek okyanusta diğer sürüler ile buluşur. Genetik çeşitlilik yeni neslin geniş bir gen havuzundan beslenmesi, sonuç olarak yavruların birbirlerine ve ebeveynlerine benzememeleri anlamına gelir. Bu da olası bir kriz karşısında hayatta kalmayı sağlayacak özelliklere sahip yavrunun dünyaya gelme şansını arttırır. Doğada çeşitliliğin bir diğer yansıması canlı türlerinin "nişlerini" bulmalarıdır. Birbirine benzeyen ve rekabet potansiyeline sahip türler ne avladıklarını (ne ile beslendiklerini), nerede avlandıklarını, ne zaman avlandıklarını ve nasıl avlandıklarını farklılaştırarak rekabetten kaçınır. Böylece doğada "hayatta kalmak" anlamına gelen enerjiden tasarruf edilir. Zira rekabet enerji-yoğun bir iştir.

Bank of England biyologlar ile birlikte yürüttüğü çalışmada ABD-bazlı 2008 krizinin nasıl yayıldığını inceliyor ve yeni krizlere karşı yeni modeller geliştiriyor. Çalışmada ulaşılan sonuçlardan biri bankaların çeşitlilikten yoksun olduğu ve bu yoksunluğun finansal krizi küreselleştirdiği, tüm sektörü hatta ulus devletleri çökme noktasına getirdiği... Bankanın Finansal İstikrar Direktörü Andrew Haldane şöyle açıklıyor: "Bankalar büyüdükçe farklılaşma ihityacı yükseldi ve bu da (paradoksik olarak) aynılığa yok açtı. Çünkü hareket alanı kalmayan büyük bankalar farklılaşmak için aynı yolları kullanmaya başladı. Sonuçta birbirine çok benzer ürünler ve pazar konumlandırmaları ile rekabet eden homojen yapılar ortaya çıktı. Ve tabii kriz bu benzer yapılar aynı şekilde etkiledi. Biyolojik bir sistemde çeşitliliğin olmayışı ne anlama geliyorsa sektörde de aynı anlama geliyor: Güçsüzlük."

Doğadaki çeşitlilik stratejisinin işteki anlamı nedir? İlk akla gelen kurumsal dünyanın ödüllendirdiği insan profilinin standartlığı... Şu cümleler Türkiye'deki bir bankanın insan kaynakları kitapçığında yer alıyor: "Adayların problem çözücü ve analitik düşünce yapısına sahip olmaları tüm adaylarda aradığımız özelliklerdir." Banka yönetimi bu cümleleri gerçekten takip ediyorsa kurumdaki herkes güçlü sol beyin kullanıcıları demektir. Rakamlarla rahatlıkla çalışırlar. Bir problemi mantıklı adımları izleyerek çözerler. Fakat insan arayışını tamamen sol beyin üzerine kurduğu için banka "Yanal Düşünme" konusunu göz ardı eder. Edward de Bono tarafından 1967'de tanımlanan bu düşünce türü bugün yaratıcılığın kaynağı olarak kabul edilir. Yanal düşünenler kalıpsız/kuralsız düşünenlerdir. Bir problemi çözerken düşünceden düşünceye atlayarak mantıklı süreç izleyen sol beyin düşüncesinin ulaşmadığı sonuçlara ulaşabilirler. Beynin her iki yarımküresini kullanırlar. Beklenmedik bir olay ya da kriz karşısında aranan çıkışlar yanal düşünce kaynaklıdır çünkü özgün olmak zorundadırlar. Herkes böyle düşünerek doğmaz ama yanal düşünce geliştirilebilir. Ve içinde bulunduğumuz belirsizlik ortamında bir şirketin çalışanlarına katabileceği en önemli yetkinlik belki de budur.

Türkiye'de lastik sektörünün lider oyuncusu Brisa "iCubes" isimli proje ile çeşitliliği işe taşımaktadır. "iCubes" Brisa ekibini kurumsal hayatın içinde pek rastlanmayan insanlar ile tanıştırır, henüz çok konuşulmayan konuları ele alır ve beklenmedik ortamlarda gerçekleşir. Şaşırma anları ve ilham "iCubes" seanslarının doğal sonucudur. Coğrafyadan bağımsız düşünüldüğünde ise Google akla gelmektedir. Google "Innovation Time Off" politikası ile mühendislerini zamanın %20'sini ilgi duydukları projelere ayırmaları için cesaretlendirir. Projenin iş dışından olması tercih edilir. Google çalışanlarının hayatlarına çeşitliliği taşıyarak şirket içindeki yaratıcılığı köpürtmektedir. Gmail, Google News, Orkut, AdSense ve daha birçok ürün "Innovation Time Off" sayesinde geliştirilmiştir.

Bu yazıda ele alacağım ikinci dayanıklılık stratejisi "Fazlalık". Doğada "Fazlalık" herhangi bir anda gerekenden daha fazla çözüme/araca sahip olmayı, yani yedeklemeyi ifade eder. Eğrelti bitkisinin yapraklarını kaldırın, altlarında milyonlarca spor olduğunu göreceksiniz. Sporların ancak bir bölümü canlı halde verimli toprağa ulaşabilir, daha da küçük bir bölümü filizlenir. Sonuçta sporların %1'den azı bitkiye dönüşür. Eğrelti bitkisi her bir tohum için minimum miktarda enerji harcayarak bolluğun verimsiz olmasını engeller. Bitkilerde spordan tohuma, etsiz tohumlardan daha fazla enerji gerektiren etli tohumlara (meyve) geçtikçe adet azalır.

Kurumsal dünya verimlilik hedefleri ile hareket eder ve verimlilik kavramı gerekmeyenin üretilmemesi/yapıda tutulmaması yönündedir. Katı verimlilik hedefleri doğrultusunda her çalışanın her an dolu olması, her planın uygulanması beklenir. Doğadaki "Fazlalık" stratejisinin ve verimlilik anlayışı üzerine düşünmek insan kaynaklarından pazarlamaya, şirketin hemen hemen tüm fonksiyonlarında farklı yaklaşımların yaratılmasını sağlayacaktır.

Evet, inovasyonun geleceği doğada. Gezegeni paylaştığımız 30 milyon canlı türü 3.8 milyar yıllık evrim yolculuğu sırasında çözmeye çalıştığımız sorunların cevaplarını bulmuş durumda... Fakat söz konusu değişim olduğunda, doğadan gelen öğretilerin işe taşınması için öncelikle değişim olgusu etrafındaki algının değişmesi gerekir. Doğa ile kurumsal dünya arasındaki en büyük fark doğadaki canlı türlerinin değişimi durdurmak yerine ona uymak için çaba sarf etmeleridir. Tabii değişim her zaman olumlu değildir; belli bir bölgede yiyeceğin artması da mümkündür, o bölgenin yangınla kasıp kavrulması da... İnsan dışındaki canlı türleri her türlü ani değişim için hazırlıklı olma eğilimindedir. Sürekli ve yönü belli olmayan insanların yarattığı sistemlerde var olmasına rağmen sanki doğal olmayan bir olgu gibi ele alınır. İnsan enerjisini sistemi sabit tutmaya harcar. "Krizin Çincesi fırsat okunur" yaklaşımı değişim-dostu gibi görünse de aslında değişimin sürekliliğini göz ardı eder ve fırsatı beklenmedik ani depremde arar. Basit bir Harvard Business Review taramasında 8156 makale ile karşılaşmak iş dünyasının değişim kavramına ne denli yabancılaştığını gösterir. Ancak anormalleşen bir kavram bu denli gündemde olabilir.

Gelecek söz konusu olduğunda değişimin varlığı ve büyüklüğü yerine yokluğu ve azlığı endişe vermeli. İşin varlık amacını kaybettiği ve hayat kalitesini arttırmak yerine gezegendeki yaşama karşı çalıştığı, sektörlerin hemen hemen tümünde arzın talebi aştığı ve rekabetin kızıştığı, iş yapmanın zorlaştığı bir dünyada değişimden daha iyi ne olabilir? Üstelik hayat neredeyse değişim ile eş anlamlı. Birinin olmadığı yerde diğerini bulmak mümkün değil.

İNOVASYON KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

Selin Ertür Olayı

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 28.11.2011

Selin Ertür, kuzey Ege'de yaşayan 'Selatin' adıyla üretim yapan bir zeytinyağı üreticisi. Bir aile geleneğini sürdürüyor ve işi 4 kuşağa ve bir... Devamı

Doğa, Şehir Planlaması için ‘Yol Gösteriyor’

Yazan: Zeynep Arhon / Sertifikalı Biyomimikri Profesyoneli

Yayın Tarihi: 24.10.2011

Slime küfü tek hücreli amiptir. Çekirdekten ve protoplazmadan oluşur. Merkezî sinir sistemi, sinir sistemine bağlı duyu organları yoktur. Ayakları ve... Devamı

Arılardan Enerji Yönetimine

Yazan: Zeynep Arhon / Sertifikalı Biyomimikri Profesyoneli

Yayın Tarihi: 29.06.2011

Son 10 yıl içinde Kanada, ABD ve Japonya'da yapılan araştırmalar hızla büyüyen kategorinin tohumlarını attı: İç mekana yönelik enerji yönetimi... Devamı

Antalya'dan Çekirge Satmak

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 26.04.2011

Dünya Antalya Temsilciliğinden Duygu Şahin arkadaşımız Antalya'dan Avrupa'ya bal gibi çekirge satılabildiğini gösteriyor. Önce öyküyü özetleyeyim,... Devamı

Yenilikçi Palet

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 15.04.2011

SVL Palet ahşap ambalaj üretiyor. Ama bir farkla. Bunu inovatif ürünler şeklinde gerçekleştiriyor. Nedenini bayan girişimci Sevil Erdemir şu sözlerle... Devamı