Teşekkürler...
Mesajınız gönderilmiştir.
Yayın Tarihi: 29.06.2011
Son 10 yıl içinde Kanada, ABD ve Japonya'da yapılan araştırmalar hızla büyüyen kategorinin tohumlarını attı: İç mekana yönelik enerji yönetimi cihazları. Araştırma gösterdi ki, enerji tüketimini ölçen cihazlar hanenin içine, insanların görebileceği bir yere yerleştirildiğinde tüketim belirgin olarak azalıyor. Aile sayacın dönüp durduğunu görünce çalışmayan cihazların fişini çekiyor, boşa yanan ampulleri söndürüyor. Ölçülmeyen yönetilmez, bunu biliyoruz. Araştırmalar bu denkleme yeni bir ön adım ekledi: Gözden ırak olan ölçülmez.
Şimdi bu basit prensip yenilikçi pek çok şirket tarafından ticari bir fırsata dönüştürülüyor. Birleşik Devletler ve Birleşik Krallık başta olmak üzere, inovasyon üzerine kurulu pazarlarda hanelere yönelik enerji cihazları gün geçtikçe daha da estetik bir görünüm ile lanse ediliyor. Apartman girişlerinde, gizli saklı köşelerde kullanılan klasik sayaçlardan farklı olarak yeni-nesil cihazlar neredeyse evin salonunda aksesuar olarak kullanılacak kadar güzel. Bu yazıda ele alacağım "EnviroGrid" isimli cihaz ise, estetik olmasının yanısıra, doğadan aldığı ilham ile tanınıyor. "EnviroGrid" sadece kendi kategorisinde değil, Biyomimikri dünyasında da başarı hikayesi olarak anlatılıyor. Yatırım 12-18 aylık bir sürede geri döndüğü için ailelerin yanısıra israfa tahammülü olmayan KOBİ yöneticileri tarafından da tercih ediliyor.
"EnviroGrid" Toronto (Kanada) bazlı Regen Energy firması tarafından geliştirildi. Sistemi oluşturmak için elektrik ile çalışan tüm cihazlar üzerine küçük üniteler yerleştiriliyor. Mekandaki tüm üniteler birbiriyle iletişim halinde çalışıyor. Sürekli iletişim sayesinde sistem enerji kullanımının yüksek olduğu saatlerde tüketimi %30 oranında azaltıyor. Bu da bütçede tasarruf anlamına geliyor çünkü söz konusu saatlerde fiyatlandırma da en üst seviyede.
"EnviroGrid" doğadan nasıl ilham alıyor? Regen Energy beş yıl boyunca arılardaki "sürü zekası" üzerinde çalıştı. Ve elde ettiği sonuçları kullanarak EnvroGrid'i yarattı. Sonuçlar kısaca şöyle özetlenebilir: Sürü zekası doğadaki karmaşık sistemlerin hayatta kalma stratejisidir. Bir arı kolonisinde kraliçe arı tek tek her arıya gidip ne yapması gerektiğini anlatmaz. Böyle olsaydı koloni hiçbir zaman hızla aksiyon alamaz ve hayatta kalamazdı. Arı kolonisi "süper-organizma" olarak hareket eder. Her arı kendi kararını verir. Bu karar her zaman bütünün çıkarını maksimize etmeye yöneliktir. Ve 50,000 üyeden oluşan dev bir topluluk -farklı fikirlerin varlığına rağmen- kendisi için en iyi kararı vermeyi başarır.
Arılardaki sürü zekasına somut bir örnek ile bakalım: Nüfusu genişleyen arı kolonisi bahar geldiğinde oğul verir, yani bölünür. Yeni bir kraliçe, birkaç erkek ve işçi arıların yarısı kovandan ayrılır. Yeni mini-koloni kovanın yakınında bir ağaç dalına konar. Grubun önemli bir karar vermesi gerekir: Yeni evlerinin yeri. Bu önemli bir karardır çünkü yeni bir kovan inşa etmek enerji isteyen bir iştir. Koloni bir an önce işe koyulmalı ve nektar toplamaya, üremeye başlamalıdır. Karar verme süreci 20-30 arının keşfe çıkması ile başlar. Kaşifler farklı yönlere uçar. Her kaşif yeni kovan için en iyi yeri seçmek için çalışır. Bu yer idealde bir ağaç kovuğudur. Kovuk zamanla büyüyecek koloniye bal ve larvalar için yeterli yeri sağlayabilmeli, yerden yüksekte bulunmalı ve güneye bakan küçük bir girişe sahip olmalıdır. Her kaşif bu tanıma yakın bir yer bulduğunda koloniye geri döner ve bu yer ile ilgili ne kadar "heyecanlı" olduğunu gösteren özel bir dans sergiler. Dans aynı zamanda ilgili noktanın yerini tarif eder. Kaşif çok heyecanlı ise ikinci bir grup yeri görmeye gider. Birkaç tur sonunda en fazla tercih edilen noktada 15 kaşif arı birikir. Bu rakam karar eşiğidir. 15 kaşif aynı noktada bir araya geldiklerinde koloniye dönerler ve en iyi noktayı bulduklarını duyururlar. Beklenen iyi haber üzerine tüm koloni harekete geçer. Birkaç saat içinde yeni kovanın inşaatı başlar. Karar eşiği Kaliforniya Üniversitesi'nden P. Kirk Visscher ve T. D. Seeley tarafından, Appledore Adası'nda bal arıları (Apis mellifera) üzerinde hayata geçirdikleri deneysel araştırma ile saptanmıştır.
Bal arıları şu kuralları izleyerek en iyi kararı vermektedir: Fikir farklılıklarının varlığını kabul etmek, fikirlerin rekabet edeceği bir ortam yaratmak ve seçim için verimli bir süreç izlemek. Bu prensipleri insanların kurduğu sistemlerde nasıl bir fark yaratacağını düşünün! Profesör Seeley tam olarak bunu yapmakta; Cornell Üniversitesi'nde başında bulunduğu bölümü arılardan öğrendiği prensipler doğrultusunda yönetmekte.
Enerji yönetimine geri dönersek; EnviroGrid üzerindeki her ünite süper organizma içindeki arı gibi hareket ediyor. Her alıcı bağlı bulunduğu cihazın enerji tüketimi ile ilgili veriyi topluyor, aynı zamanda diğer ünitelere iletiyor. Birden fazla üniteden oluşan sistem aynen arı kolonisinde olduğu gibi, sistemin nihai amacına yönelik kararlar veriyor: Enerji tüketimini minimuma indirmek.
Gelişmiş pazarlarda etik tüketimin güçlenmesi ve gezegene salınan karbon emisyonunun sorgulanması bireyleri enerji tüketimi konusunda hassaslaştırdı. Türkiye'de ise ardarda gelen zamlar sonucunda elektrik tüketimi hane ve işyeri bütçesinin ana gider kalemlerinden birine dönüştü. Toplumun geneline hakim olan tüketim kültüründe bulaşık, çamaşır, hatta kurutma makinesi ve LCD televizyon "olmazsa olmaz" kategorisinde. Bu cihazlar, özellikle de "statü sembolü" olarak algılanan LCD televizyon dar ve orta gelirli hanelere penetre olmuş durumda. İşyerlerinde ise önce verilip sonra geri alınan enerji sübvansiyonları son yıllarda bütçeleri dengesizleştirdi. Sonuçta elektrik faturası, harcamalarını biraz dikkatle takip eden aile veya yönetici için "sol kaşı kaldıran" fatura. Hem ekolojik, hem de ekonomik motivasyonlardan ötürü enerji yönetim sistemleri gelecek beş yılın yıldız kategorisi olacak. EnviroGrid ve onu takip eden sistemler arıların sürü zekasını evlerin ve işyerlerinin tam kalbine yerleştirecek.
Kaynaklar:
www.asknature.org (Biomimicry Institute)
"The Genius of Swarms" - Miller, Peter (National Geographic, 2007)
İNOVASYON KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER
Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı
Yayın Tarihi: 28.11.2011
Selin Ertür, kuzey Ege'de yaşayan 'Selatin' adıyla üretim yapan bir zeytinyağı üreticisi. Bir aile geleneğini sürdürüyor ve işi 4 kuşağa ve bir... 
Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı
Yayın Tarihi: 26.04.2011
Dünya Antalya Temsilciliğinden Duygu Şahin arkadaşımız Antalya'dan Avrupa'ya bal gibi çekirge satılabildiğini gösteriyor. Önce öyküyü özetleyeyim,... 
Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı
Yayın Tarihi: 15.04.2011
SVL Palet ahşap ambalaj üretiyor. Ama bir farkla. Bunu inovatif ürünler şeklinde gerçekleştiriyor. Nedenini bayan girişimci Sevil Erdemir şu sözlerle... 