ARA
İŞ'TE BAŞARI HİKAYELERİ

Canel Madencilik Başarı Hikayesi

Canel Münip Çoker Madencilik

Sahibi olduğu mermer ocaklarıyla lider bej mermer üreticilerinden biri olan Canel Madencilik; ürünlerini blok, plaka, fayans, döşeme, basamak gibi pek çok ebatta temin edebilmektedir. Turkiye’nin ocak içerisinde fabrikası bulunan ilk firması olan Canel'in ürünlerinin sert ve dayanıklı yüzey yapısı, yoğun insan trafiğinin bulunduğu ve makinelerin kullanıldığı alanlarda tercih edilmesindeki en önemli nedenlerinden biridir...Devamı

7 Günde 1

Google Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

Yayın Tarihi: 06.08.2018


1 YÜKSELİŞ, 1 ÇÖKÜŞ OLAYI

Kalkmak, düşmek işin doğasıdır: Apple şirketinin piyasa değeri 1 Trilyon $ olarak açıklandı. Daha doğrusu bu rakamı yakalamak üzereydi, 950 milyar dolarlık değere geldi. 20 yıl önce "batma" noktasına gelen bir şirket için üstün bir başarıydı bu... Ajanslar bu olayı bir "dünya rekoru" olarak ilan ettiler.

Oysa öyle değilmiş. BBC'nin "dikkatli gözü" 11 yıl önce, 2007'de Petro China adlı Çin şirketinin "Trilyon Dolar" rekorunu kırdığını bulup çıkardı. Ortada bir "rekor" filan yok. Ama rakam büyük. Büyüklük bir yana ilk kez bir "teknoloji şirketi" bu kategoriye yükseldi.
Düşünmeden edemedim: Şirketler "rekor" kırmalı mı? Cevabı bana göre "hayır". Şirket değer üretmeli ve kalıcı bir istikrarı yakalamaya çalışmalı, hepsi o.
Bakın, trilyonu 2007' de 8 yaşındaki bir şirket olarak yakalamış bir Petro China, günümüzde 195 milyar lık bir değere gerilemiş.

O halde şirket değeri nedir? Şirket değeri, "ölçülen" ve "ölçülmeyen" değerlerden oluşmakta. Ölçülen değer, yaptığı işlerin dolar cinsinden ölçülmesi. Bu kuşkusuz şaşmaz bir ölçü. Ama yıllık artışlar veya azalmalar en az bunun kadar önemli. Şirket "konjonktür hoplamaları" dediğimiz olaylardan nasiplenmiştir. O zaman değer istikrarlı bir ölçü olamaz. Petro China Çin devleti adına dünyadan petrol alımı yapıyordu. Sonra bir gün o devlet "Daha az büyüyeceğim" dedi. Petrol ithalatı azaldı, bu şirket beşte bir büyüklüğüne düşüverdi.
Bir de "Ölçülemeyen Değerler" var. Şirket, çalışanları ve malın alıcısı nezdinde ne ve kim? Yıllar öncesi İzmir'de METAŞ adlı demir- çelik şirketi zorlandığında, çalışanları gönüllü olarak "maaş almama" kararı aldı. Çünkü biraz kemer kısıldığında METAŞ'ın tekrar ayağa kalkacağına inanıyordu. METAŞ çalışanlar için değer oluşturuyordu.

Değeri ne arttırıyor, ne azaltıyor? Apple malum bir telefoncu, adına "akıllı telefon" diyorlar, onu üretiyor. Her yıl yeni modeli var. Bağımlılık yaratmış olmalı ki yenisini almak tüketici için bir zorunluluk. Üstelik bu şirketin ürünleri "pahalı". İşte bunun sonu yok, zira her yıl bir "teknoloji sıçraması" yaratmak mümkün değil. Olsaydı, NOKIA batma eşiğine gelmezdi. Oysa 10 yıl önce gezdiğim bu fabrikaya hayran kalmış, "Bravo Finlilere" demiştim. O şirket şimdi nerede?

Petro China da öyle... Petrol aramak yerine petrol ithalatçısı olmayı yeğledi. Oysa iş aracılığı bir gün, ister istemez biterdi. Onlar için varsa / yoksa ciro önemliydi. Bu arada kimse petrol fiyatının bir gün 25 a gerileyeceğini düşünememişti, ama o da oldu.
Bu arada her büyüyen şirketin hastalığı olan "kontrol edilemezlik hali" yaşandı. 2013'te üst düzeyinden yöneticiler "yolsuzluktan" tutuklandı. Sonuç, her hızlı büyüme korkutmalı, çünkü o hızlı çıkışın hızlı bir de hızlı inişi oluyor.

Ders: Antrenör Mustafa Denizli, nam-ı diğer Altay'lı B. Mustafa "Bazı rakamlar arşiv bilgisidir, bazısı ise onu tarihe geçirir" der. Ciro, arşiv bilgisidir, değerleri ise bir şirketi tarihe geçirir. SAAB şirketi ortada yok ama adı paylaşılamıyorsa, tarihte yer alıyorsa bu ondan değil mi?


PÜF NOKTASI: Nasrettin Hoca'nın "Tencerenin doğurduğuna inanıyorsan, tencerenin öldüğüne de inanacaksın" sözü, şirketlerin hızlı yükselişlerini en iyi anlatan bir deyiş. Püf noktası olarak yazıyor, KOBİ Dünyası ile paylaşıyorum.

Hayırlı işler!


HAFTANIN NOTU: "Yaşar Kemal Efsanesi" filmi 113 dakikalık bir belgesel ve yapımcı Aydın Orak emeği. Çok temiz bir iş olmuş. "Bize Her Gün Festival" programı uygulayan 7 ilin tüm sinemalarında gösteriliyor. Büyük Usta'ya "saygı" sunmamızı sağlayan bu olayı haftanın notu olarak paylaşıyorum.

 

 

NOT DEFTERİ

+ Hafta çok yoğun ve içiçe olaylar yaşandı...
Merkez Bankası beklentinin aksine faizi %17,75 de tuttu. Tepkiyi dış piyasa verdi ve dolar kuru 4,75 TL'den 5,09 TL'ye çıktı ve çıkış eğilimi sürüyor.
Buna karşılık "Enflasyona karşı ses tonu değişti" haberiyle duyurmuş Dünya gazetesi, Merkez Bankası'nın enflasyon oranını arttırmış olmasını.
Banka gerçekçi bir iş yaptı, yuvarlamadı, gevelemedi ve 2018 enflasyon beklenti oranını %13.4'e çıkardı. Piyasaya "Ben gerçekçi davranıyorum, durum bu, sen de ona göre gardını al" demiş oldu.
Bunlar yaşanırken, benzine 22 kuruş zam yapıldı ama fiyatlara yansıtılmadı. Anlamını, bütçe gelirinin azalması pahasına, devletin fiyat artışlarıyla mücadeleyi öne çıkaracağı şeklinde yorumluyorum. Ama elektriğe yapılan %14'lük zamda aynı yol izlenmedi, sanayi sektöründen "yeniden gözden geçirilsin" talebi geldi. Doğal gaza %49'luk zam ise TÜSİAD Başkanı'nın sözleriyle "Çok katlanılır bir durum değil".
Görünen o ki, dolardaki ciddi sıçrama durulmadıkça temel girdilerin hemen tamamında fiyat artışı yaşanması kaçınılmaz.
İnşaat malzemesi satan bir KOBİ'cinin bana sözleri şuydu:
-Satışlarımız çok iyi ama biz yine de satmamaya çalışıyoruz...
Herhalde belirsizliği en iyi anlatan sözler bunlar...
Borsa İstanbul'da dolar bazında 20 hissenin Ocak ayına göre % 35-65 arasında değer kaybı bunun en iyi ölçüsü. BİST Endeksi de dolar cinsinden % 36.6 gerilemiş.
Ancak bütün bunlar sizdeki "iyimserliği" kırmasın... 25 sektör Ekonomist dergisine 2018'de % 5-35 arasında büyüme bekliyor. Ülke için %4 büyüme beklendiğine göre, 25'den fazla olan sektör ülke ortalamasının üstünde büyüme bekliyor, bunu da kötümser anlarımız için bir köşeye yazalım.
Ekonomist genel yayın müdürü Talât Yeşiloğlu'nun yorumunu çok sevdim, aynen aktarmak istiyorum:
-Güven kavramını öne çıkaracak söz ve eylemlere ihtiyacımız olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

+ Start up'lara ön kuluçka hizmet... Sabancı Üniversitesi, TÜBİTAK 1512 Programı'nın resmi uygulayıcısı oldu. Önümüzdeki 2 yılda 500'den fazla girişimciye ulaşmayı hedefliyor. 300'e yakın girişimciye de ön kuluçka hizmeti verilecek. Programa katılmak isteyen girişimcilerimiz "www.bigginner.com" adresinden bilgi alabiliyor, iş fikri başvurusunu yapabiliyor. Konunun kolaylaştırıcısı ise Naci Kahraman.
Hedefin "teknoloji temelli" girişimler olduğunun altını çizeyim. Bu yüzden iş fikri temiz enerji, sağlık, biyoteknoloji, dijital teknolojiler gibi alanlarından olması gerekiyor. Sabancı bünyesindeki programdan geçen girişimci TÜBİTAK'tan 150.000 TL destek alacak.
Yeni yola çıkan start up'çılar için bir diğer hizmet de Türk Telekom'dan. Tahtakale'deki "Topluluk Merkezi" start up'çılar için ücretsiz alan tahsisi yapıyor. 2000 m2'lik alandan 250 girişimci yararlanacak. Ek bilgi için TT'nin web sitesini ziyaret etmek gerek.

+ Fındıkta baş fiyat beklentisi 15 TL. İhracatçı ise 11,5 TL istiyor. Bölgeye giden Hürriyet yazarı Jale Özgentürk hasat önceci beklentinin bu değerlerde buluştuğunu yazmış. Fındık ürününü geçiştirmemiz mümkün değil. Türkiye dünya pazarında % 60 pay sahibi. İkincisi Doğu Karadeniz'de yaklaşık 2 milyon KOBİ ölçekli tarımcının geçimi bu üründen.
15 TL deyip rakamı gözümüzde büyütmeyelim, dolar cinsinden 3 dolar geçen yıldan bile daha ucuz. Ama TMO'nun eli hep piyasanın üstünde olmalı.
Fındık piyasası hayırlı olsun...


+ Komşuda işler iyi gitmiyor... İran'da 1 dolar, 44.000 riyal oldu... İran Bütçe Komisyonu üyesi C. Muhibbiniya "Ülke ekonomisi çökmek üzere, Cumhurbaşkanı Ruhani Hükümeti'nden şikayetçiyiz" demiş.
İran ekonomisinde rüzgarın dönmesini diliyorum.
İki nedenle: ilki 06.08.2018 ABD ambargosu resmen başladı, Türkiye'nin satış yapma şansı daha fazla, zira içinde ABD girdisi / parçası olmayan ürünü satmak mümkün. İkincisi, Türkiye'nin İran'a ihracatı yeterli değil, 2017'de sadece 3.2 milyar $. Oysa 2012'de 9.9 Milyar ı görmüş. "Türkiye'nin potansiyel pazarlara yönelme" kararı almışken, bu karar yeni bir yel estirebilir.

 

7 GÜNDE 1 KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER MAKALELER

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 12.11.2018

TATLI DÜNYA-2 Çikolata ile başlayan yolculuğumuz bu hafta kakao ile devam ediyor.Kakaoyu anlamadan çikolatayı anlamak mümkün değil. Çünkü kakao onun... Devamı

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 05.11.2018

TATLI BİR DÜNYA-1 Fuara kimler katıldı? Yine bir dünya fuarı... Bu kez adı Dünya Çikolata Fuarı ya da "Salon du Chocalat". Yaklaşık 35 ülkenin 500... Devamı

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 31.10.2018

SİAL GIDA FUARI Kim ve neler katıldı? 109 ülkeden hepsi gıdaya çalışan 21 alt sektörden oluşan 7.020 şirketin katıldığı dünyanın en büyük gıda fuarı.... Devamı

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 22.10.2018

İYİ ŞİRKET YÖNETİMİ, AMA NASIL (2) Araya KOBİ'ler için zorunlu bir "neyi nasıl yapmalı " konusu girdi. İyi şirket yönetimi konusunda başladığım... Devamı

7 Günde 1

Yazan: Dr. Kenan Mortan / Girişimcilik Uzmanı

Yayın Tarihi: 15.10.2018

Enflasyonla Mücadele Geçen haftanın ana konusu "Enflasyonla Topyekün Mücadele" oldu.Başarılı şirketler öyküsüne 1 hafta ara vermek... Devamı