Güven-El Plastik Başarı Hikayesi

Güven-El Plastik ve Kalıp San. Tic. Ltd. Şti

1965 yılından bu yana plastik kalıbı imalatı sektöründe yer alan Güven Kalıp, 1976 yılında şirketleşmiştir. 1986 yılında faaliyet alanını genişleten firma, Güven-El Plastik ve Kalıp’ı da kurarak, plastik enjeksiyon üretimine başlamıştır...Devamı

"Türkiye, Dış Ticaret Finansmanı Yönteminde Risk Üstlenen Ülke"

Google Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

06.08.2009 Perşembe - ANKARA

TEPAV tarafından yürütülen Dünya Bankası'nın Dış Ticaretin Finansmanı Projesi'nin Türkiye aşaması tamamlandı.

TEPAV tarafından yürütülen Dünya Bankası'nın Dış Ticaretin Finansmanı Projesi'nin Türkiye aşaması tamamlandı.

Projenin Türkiye ayağının sonuç raporu, TEPAV Politika Analisti Ozan Acar tarafından hazırlandı.

Rapora göre, finansman yöntemleri açısından Türkiye'nin, dış ticaret operasyonlarında ağırlıklı olarak risk üstlenen ülke konumunda olduğu ortaya çıktı.

Türkiye'nin 2008'de gerçekleştirdiği ihracatın yaklaşık yüzde 60'ında, ihracatçı için en riskli yöntem olarak kabul edilen mal mukabili ödeme yöntemi kullanıldı.

Türkiye'nin 2008'de gerçekleştirdiği ithalatın yaklaşık yüzde 50'sinin finansmanında ise ithalatçı için en riskli yöntem olarak kabul edilen peşin ödeme yöntemi kullanıldı.

Peşin ödeme yönteminin benimsendiği ithalatın toplam içerisindeki payı 1998'de yüzde 33'ten, 2009'un ilk altı ayında yaklaşık yüzde 50'ye ulaştı.

Raporda, "Bir diğer dikkat çekici nokta ise ihracat alacaklarının tahsilinde çeşitli problemlerin ortaya çıkmaya başladığına dair sinyallerin belirmeye başlamış olmasıdır. Ankete katılan firmaların yüzde 35'i, vadesi geçmiş ihracat alacaklarının toplam içerisindeki payının arttığını belirtmiştir. Söz konusu artış ortalama yüzde 13,5 olarak gerçekleşmiştir" denildi.

Maliyet artışının nedenleri

TEPAV Raporu'nda dünya ticaretinin azalmasında, talep yetersizliğinin yanı sıra ticaretin finansman imkanlarındaki problemlerin de rolü olduğu açıklandı.
Finansal kuruluşların, dış ticaretin finansmanı için kredi kullandırma koşullarını sıkılaştırdıklarına dair önemli sinyallerin olduğuna dikkat çekilen raporda, "Bu durum dış ticaret operasyonlarının maliyetini önemli ölçüde artırırken, bazı durumlarda ticaretin gerçekleşmesini engellemektedir. Maliyet artışına sebep olan bir diğer unsur, karşılıklı güvensizlikten ötürü sigorta araçlarına olan talepteki ve krizden kaynaklı bir biçimde sigorta primlerinde yaşanan yükseliştir" denildi.

"Türkiye dış ticarette ciddi zorluk yaşıyor"

Raporda, küresel ekonominin önemli bir parçası olan Türkiye ekonomisinde de dış ticaret alanında gerek talep gerekse finansman imkanları açısından ciddi zorluklar yaşandığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Küresel krizin etkilerinin belirginleştiği Eylül 2008'den Ocak 2009'a kadar geçen sürede ithalat ve ihracattaki gerileme, sırasıyla, aylık ortalama yüzde 26 ve 16 düzeyinde gerçekleşmiştir. Türkiye'nin ihracatındaki düşüş dış ticaretin finansmanı problemlerinden ziyade dış talepteki daralmadan kaynaklanmaktadır.

Firma yöneticilerinin yüzde 60'ı, ihracattaki azalışta temel olarak yeni sipariş eksikliğinin rol oynadığını belirtmişlerdir. Alıcı tarafında finansman eksikliği, ankete katılan firmaların yüzde 40'ı tarafından ihracat artışını sınırlayıcı bir faktör olarak öne çıkarılmıştır.

Buna karşılık kendilerinden kaynaklanan finansman eksikliğiyse firmaların yüzde 10'u tarafından problem olarak ortaya konmuştur. Banka yöneticileriyle yapılan görüşmelerde de yabancı ülkelerdeki ithalatçıların finansman bulma konusunda yaşadığı sıkıntılar, Türkiye'deki ihracat artışını kısıtlayan bir faktör olarak öne çıkarılmıştır.

İhracatta pazar çeşitlenmesine doğru eğilim

Rapora göre, Türkiye'nin ihracatında pazar çeşitlenmesine doğru bir eğilim var. Proje kapsamında gerçekleştirilen anket çalışmasında yer alan firmaların yüzde 62,5'i yeni ihraç pazarlarına yöneleceklerini beyan etti.

2009 içerisinde ihracat pazarı olarak önemi artacak olan ülkeler arasında Azerbaycan, Cezayir, Çin, Fransa, Hollanda, İtalya, Katar, Kazakistan, Meksika, Mısır, Özbekistan, Rusya, Suudi Arabistan, Türkmenistan ve Ukrayna bulunuyor. Firmaların ihracatlarını azaltmayı düşündükleri ülkeler arasında ise Almanya, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, İngiltere, İspanya, İsrail ve İsviçre öne çıkıyor. Ancak, yeni pazarların geleneksel pazarların yerini alması mümkün görünmüyor.

Türkiye'nin toplam ihracatı içerisindeki payı 2009'un ilk beş ayında 2008'in aynı dönemine göre en çok artan ilk 10 ülkeye gerçekleştirilen ihracattaki artış, payı en çok azalan ilk 10 ülkeye gerçekleştirilen ihracattaki azalışın sadece yüzde 26'sını karşılamaya yetiyor.

Önceki Haber Sonraki Haber

DIŞ TİCARET KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER HABERLER

Irak'a kanatlı eti ihracatı yüzde 49 arttı

20.10.2017 - İSTANBUL

Yılın 9 ayında Irak'a yapılan kanatlı eti ihracatı bir önceki yıla kıyasla yüzde 49 arttı. ... Devamı

İhracatta birim değer ağustosta yüzde 1,4 arttı

13.10.2017 - İSTANBUL

Ağustos ayında ihracatta birim değer yüzde 1,4; miktar endeksi yüzde 10,8 arttı.... Devamı

Otomobil ihracatı eylülde yüzde 19 arttı

09.10.2017 - İSTANBUL

Otomotiv ihracatı eylülde yüzde 10.9 artışla 2 milyar 152 milyon dolara ulaştı. Otomobil özelinde ise artış yüzde 19 oldu. Otomotivci siyasi gerginlik de dinlemedi, Almanya'ya ihracat yüzde 15 arttı.... Devamı

İhracat beklentisi 4. çeyrekte geriledi

09.10.2017 - İSTANBUL

Ekonomi Bakanlığı tarafından açıklanan İhracat Beklenti Endeksi, 4. çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 2,8 puan azaldı. İthalat Beklenti Endeksi ise aynı dönemde 6,5 puan arttı.... Devamı

Yaş meyve ve sebze ihracatı yüzde 15 arttı

05.10.2017 - İSTANBUL

Türkiye'nin yaş meyve ve sebzede 9 aylık ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla miktarda yüzde 15, değerde yüzde 12 artış göstererek 1,31 milyar dolar olarak gerçekleşti.... Devamı