İŞ'TE KOBİ'nin avantajlarından faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

Beni Hatırla
Şifremi Unuttum

Meydan Grup Başarı Hikayesi

Meydan Otomotiv Endüstri Nakliye ve Gıda Sanayi İç Dış Tic. Ltd. Şti.

1969 yılında otomotiv sektörüne yönelik faaliyet gösteren bir firmada çalışan olarak iş hayatına başlayan Ömer Faruk Meydan, 1991yılında Konya için bir ilki gerçekleştirerek; Japon otomobillerinin yedek parça ticaretini yapan firmayı kurmuştur...Devamı

KOBİ'lerde denetim masrafına faiz desteği sağlayacağız

Google Yahoo Facebook del.icio.us StumbleUpon Twitter Digg

14.05.2012 Pazartesi - ANKARA

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, yeni TTK ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

 

Yeni Türk Ticaret Kanunu'nda şirketlerin bağımsız denetim ve benzeri faaliyetler için üstlendikleri yükün şirket sermayesini erittiğine dikkat çeken Hayati Yazıcı, "Küçük ölçekli şirketler bakımından bir zamanlama yapılabilir.

Bağımsız denetim istihdam edilmesine faiz desteği -esnafa sağlandığı gibi- biraz daha zaman bırakmak gibi yöntemler olabilir, tartışacağız" diye konuştu.

Yazıcı, değişikliğin Meclis'teki parti gruplarıyla paylaşılacağını ve en geç haziran başında Meclis'e getirileceğini kaydetti.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Dünya Gazetesi Ankara Sohbetleri'nin konuğu oldu.

-Ürün ihtisas borsaları uzun süredir tartışılan bir konu. Lisanslı depoculuk başlamasına rağmen bir türlü yaygın olarak hayata geçirilemedi?

Lisanslı depoculukla ilgili kanun bizim iktidarımız zamanında çıkarıldı. Ürün ihtisas borsalarına ilişkin de çeşitli düzenlemeler yapıldı. Ancak uygulamalar ertelendi çünkü, bununla ilgili altyapı çalışmaları gerekiyor. Sonuçta özel sektör lisanslı depoculuğa çok fazla ilgi göstermedi. Bizde borsacılığın geçmişi eski İzmir Ticaret Borsası gibi ama lisanslı depoculuk gibi konulara ilişkin çok fazla geçmişimiz yok.

Oysa, Türkiye'nin üretimi açısından çok gerekli. 2011 yılı rekoltesi dikkate alındığında 20 milyon ton hububat üretimimiz var.  Sonuçta TOBB ve TMO iştiraki ile oluşturulan bir şirket lisanslı depoculuk için kuruldu ve çalışmalara başladı. Kanunda öngörülen standartta depolarını oluşturdular.

Şimdi ise lisanslı depoculuğun bir ileri aşaması, ürün ihtisas borsalarının oluşturulması gerekiyor. Onu henüz oluşturamadık. Konuyla ilgili TOBB, SPK diğer paydaşlar uzun süredir müzakere ediyor. Oluşturulacak şirketin hisseleri üzerinde tam mutabakat sağlanmadığı için gerçekleşemedi. Şimdi de SPK bir kanun teklifi var, bu alana girmek istiyorlar onu müzakere ediyoruz.

Ürün ihtisas borsacılığının cazip haline gelmesi için lisanslı depoculuğun hububat üretiminin en az yüzde 10'unu kapsaması lazım. Yani en az 2 milyon ton lisanslı depoculuk kapasitesine erişmemiz lazım. Bu evrak ürün ihtisas borsasında tedavül edecek. Bunun da belirli bir işlem hacmine ulaşması lazım. Üzerinde çalıştığımız konu bu. Başka illerden başvurular var, ön izinleri verildi. İşletme lisansını alacak düzeye ulaşan ise henüz yok. Trakya'daki oluşum çok gayretli, çalışmalar sürüyor. Dolayısıyla ürün ihtisas borsaları henüz oluşmadığı için Polatlı Borsası'na geçici olarak ürün ihtisas borsası yetkisi de verdik, çalışmalarını sürdürüyor.

-Bu asgari düzeylere ne zaman ulaşılır, kararlar ne zamana kadar verilir?

Konuyu görüşüyoruz, belki Ekonomi Koordinasyon Kurulu'na da gelecek. Hisse paylaşımı sıkıntısı var, SPK bu alana girmek istiyor, İMKB bu alana girmek istiyor. Ürün senetlerinin menkul değerler kapsamında tedavüle alınması için bu kurumların müdahil olma arzularını doğal karşılıyorum. Ama nihayetinde bu senetlerin gerçekten değer kazanmaları, lisanslı depoculuğun belli seviyeye gelmesine bağlı. Diğer bir konu, ürün senedi alındıktan sonra üretici ile ürünü arasında bağ kesilmiyor.

Lisanslı depo bir nevi emanet hizmeti veriyor. Yeri geldiği zaman, senedi götürüp lisanslı depocudan ürününü geri alma hakkı var. Bu esneklik nedeniyle ürün senetlerinin diğer menkul değerler gibi piyasada dolaşmasını çok farklı unsurlar içerdiği şeklinde bir yaklaşımımız var. Ürün ihtisas borsaları TOBB bünyesinde olursa o alanda olursa, emtia borsalarının dahil olduğu bir yapı tarafından mı, yoksa SPK İMKB bünyesinde bir yapı mı olur onları tartışıyoruz.

-Sizin görüşünüz nedir, İMKB bünyesinde bir piyasa-yeni borsa mı, yoksa TOBB deneyimiyle mi hareket edilmeli?

Aslında bugüne kadar kararın verilmiş olması gerekiyordu. Belki de, kurulmamasının bir nedeni de arkadaşlarımızın işi yavaştan alması. Vaktinde kurmazsanız başka unsurlar devreye girer. Ama ne olursa olsun esas olan bu alanı düzenlemek, canlı, dinamik bir yapıya kavuşturmak ve elbette ki o ürünleri temsil edecek senetleri de gerçekten menkul değerler piyasasında arz-talep içinde önemli bir konuma kavuşturmak.

Tarım rekoltemiz önemli. Bu alana ilişkin yapıların güçlü olması lazım. Lisanslı depoculuk, ürün ihtisas borsalarının işleyişi o alanda faaliyet gösteren üreticileri ve tüccarları cezbedici olması lazım, şevklerini kırıcı, "bu da neymiş" diyecekleri noktaya getirmemek lazım.

-Bu alandaki kayıt dışılık çok şikayet ediliyor aslında...

-Evet, kayıtdışılık ve zaiyat çok fazla. Mesela 2011 rakamları, Türkiye'de 26 milyon ton sebze, 16 milyon 200 bin ton meyve, topluyorsunuz 42 milyon ton meyve-sebze.. Bunun parasal değeri 2011 rakamları ile 60 milyar TL. Türkiye bunun yüzde 5'ini ihraç ediyor. Yüzde 95'i iç piyasada. İç piyasaya arz edilen yüzde 95'in, yüzde 25'i telef oluyor. Ambalaj, sevkiyat, saklama sorunları nedeniyle. Yüzde 25 kayıp demek 19 milyar TL kayıp demek. Geriye kalanın yüzde 30'u kayıtlı, geri kalan da kayıtdışı. Bu kadar büyük bir miktarlardan söz ediyoruz. İnşallah hal kayıt sistemi ile sorunları minimize edeceğiz.

-Türk Ticaret Kanunu'nda değişiklik taleplerini aldınız, sorunu siz nasıl tanımlıyorsunuz, değişiklik olursa nasıl bir takvim öngörüyorsunuz.

- Bugünkü kanun 1957 tarihli.. 55 model bir araç. Ekonominin bütün aktörleri ticari faaliyetlerini 55 model araçla sürdürüyor. Bütün partilerin mutabakatıyla çıkarıldı.  Bu kanun 1.535 maddeden oluşuyor. Kanun TBMM'de ittifakla görüşülmeseydi çıkamazdı. Diğer konu, TBMM'de önergelerle değiştirme yolu açılsaydı, kanunun bütünlüğünün bozulma ihtimali çok yüksekti.

Küresel rekabete girmek için güçlü ve şeffaf yapınız olmalı, hızlı hareket edebilmelisiniz. Kanun buna imkan tanıyor. İç boyutu itibariyle kayıt dışılığı da önlemeye çalışıyor.  Denetimi göstermelik olmaktan çıkarılıyor.

-Denetim için öngörülen sistem eleştiri konusu ama.

-Burada yeniden düşünülmesi gereken nokta, KOBİ'lerin bağımsız denetim için üstleneceği yük.  TTK ile 10 bin TL sermaye ile şirket kurabiliyorsunuz. Şirket kuruluşuna 2-3 bin TL harcamışsınız, bir de bağımsız denetime belirli miktarda para ödüyorsunuz, sermayenin önemli kısmı bu tür işlerde harcanarak tüketilmiş gibi oluyor. Dolayısıyla bu küçük ölçekli şirketler bakımından bir zamanlama yapılabilir. Bunu tartışacağız.

Ancak, biz yasanın yürürlüğe girmesini istiyoruz. Sermaye şirketi dediğimizde 95 bin anonim, 700 bine yakın limited şirket var. O alanlarda çok eleştiriler var. Bağımsız denetimci istihdam edilmesine faiz desteği -esnafa sağlandığı gibi- biraz daha zaman bırakmak gibi yöntemler olabilir, tartışacağız. Biz en geç Haziran'ın ilk haftası değişikliği getiririz. Diğer parti gruplarıyla da paylaşacağız, bize söylüyorlar, "destekleriz" diye. Ekonomi Koordinasyon Kurulu'na getireceğim.  Bu hafta EKK'ya gelir diye düşünüyoruz.

-Sayın Bakan, son dönemde kaçakçılıkla ilgili yakalama haberleri yoğunlaştı. Teknik kapasitenin artmasıyla ilgisi var ama küresel krizin yaşandığı bir ortamda acaba bu türden faaliyetler de arttı mı, hayali ihracatı da duymaya başladık.

-Bu konuda şunu söyleyeyim, dış ticaretimizin aşağı yukarı yüzde 60'ı dahilde işleme rejimi kapsamında yapılıyor. Büyük bir oran. Hayali ihracatın en önemli ayağı da bu. Kaçakçılık, özellikle hayali ihracat yeni başlamış değil. Rahmetli Turgut Özal döneminde duyulmuştu. Bu da doğaldı çünkü Türkiye ilk kez o dönemde ihracat ile tanıştı. O dönemde çok fazla ne yaptıklarına bakmadan, müdahil de olmadan belki de o dönemde hayali ihracat tolere edildi, görmezden gelindi.

Şimdi ise böyle bir şey mümkün değil, amansız bir takip içindeyiz. Son zamanlar da oldu da mı yakalanıyor.. Her zaman oluyordu ama biz daha fazla yakalıyoruz. Çünkü daha fazla teknik araçları devreye koyduk, beşeri kaynağımızı daha güçlü hale getiriyoruz, eksikliğimizi gideriyoruz. Kararlı görünürseniz, o algıyı oluşturursanız, birlikte çalıştığınız insanlar da motive olur. Bir de bilgi akışı, ihbar arttı. O da güvene dayalı. Şahsen bize, bakanlığa, Başbakanlığa geliyor, bize aktarılıyor.

-Gümrüklerimizin, kapılarımızın fiziki durumları da sanırım bu alandaki eksikliklerimizden biri?


-Evet, iyileştirilenler var ama bazıları sorunlu.  Önümüzdeki günlerde TOBB ile yap-işlet-devret modeli kapsamında bir paket halinde, bütün kapıları kapsayan anlaşma üzerinde çalışıyoruz.

Kapıların hepsini bir pakete koymak istiyorum. Verimli olan var, verimi düşük olan var. Keşke ilk başta Kapıkule ile birlikte yapsalarmış. Kapıkule'ye amiral yapıp, hepsini paketin içine koysalarmış ama denmemiş. Şimdi böyle yaklaşım içindeyiz. Anlaşmaya varabilirsek kapılar, Çıldır-Aktaş, Esendere, Dilucu ve Halkalı. Halkalı'yı amiral gemisi yapacağız, bunlar da onun içinde yer alacak.

-İstihbarat ve yetki alanında bir düzenlemeye ihtiyaç var mı?

-Eskiden yetki ve istihbarat konusunda sözkonusu olan karmaşa yaşanmıyor. Kaçak akaryakıt mücadelesi koordinasyonu da bizde. Daha çok teknik imkanı devreye sokuyoruz. Risk değerlendirme birimini tek çatıda topladık. Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü kuruldu. Bütün değerlendirme ve faktörler tek birimde topluyoruz. Taşıyıcılarla, ürün sahipleriyle vs. risk değerlendirmeleri mavi-yeşil hat uygulamalarını merkezden otomatik olarak yapar hale geliyoruz.

Yeni binamızda çok güçlü bir bilgi işlem merkezi ve komuta kontrol merkezi oluşturuyoruz. Bütün gümrük kapılarını merkezden canlı olarak izleme daha güçlenecek. Yeni merkez montajı yapılıyor birkaç aya taşınırız, uzay üssü gibi merkez oluşturuyoruz. Bütün kapıları görüntüleyeceğiz.

-Risk merkezi maliye ile irtibatlı mı?

-Hayır ama bu konuda bilgi alış-verişi yapıyoruz. Bizim yaptığımız araştırma ve soruşturmalarda kara para izine rastlarsak MASAK'a bildiriyoruz, terör örgütü faaliyeti verilere ulaşırsak veya güçlü şüphe oluşursa onu da MİT'e bildiriyoruz.

Yeni TTK kapsamında 3 tüzük 6 yönetmelik 11 tebliğ çıkarılacak

TTK'Da internet sitesi kurma zorunluluğu ve diğer eleştiriler söz konusu?

-Evet, cezaların ağırlığı eleştiriliyor. İnternet sitesi açmaya değil itiraz, biraz süre isteniyor. Bir diğer konu da şirketin evrak ve belgelerinde yer alacak hususlar. Evrakta yer alacak bilgilerin çok uzadığı eleştirileri var. Ben de  neden o kadar bilgi yer alsın diye düşündüm. Sicil, vergi numaraları, belki genel müdür-yönetim kurulu başkanı yer alsın denilebilir. Diğer alanlarda amaca uygun bir çerçeve sağlanacaktır.

Eleştirilen hususların önemli bir kısmı kanunun verdiği yetki veya görev ile ikincil mevzuatta telafi edilecek. Bu alanda 3 tüzük, 6 yönetmelik, 11 tebliğ çıkarılacak. Hemen hemen tamamlandı. Tüzük olarak ikincil mevzuatın bürokrasisi fazla. Bunun yönetmelik olarak değiştirilmesini de planlıyoruz. Bakan seviyesinde TTK'da diğer değişiklikler neler olabilir diye konuşmuş değiliz. Bürokrat arkadaşlar geçen hafta görüştüler, çalışmalar sürüyor.

-Kaç maddede değişiklik olur?

-Temel konuları dikkate aldığımızda 6-7 madde. Düzeltilecek hususlar dikkate alınınca sayı artacak, birkaç maddede toparlanabilir mi bilmiyorum. Bazı ifade yanlışlıkları var. Bakanlık isimleri değiştirilecek. Tüzük denilmiş, yönetmelik diyeceğiz, bunun gibi düzenlemeler olacak.

Yeni Hal sistemi temmuzda işlemeye başlar

-Hal Yasası'nın sorunsuz işleyeceği aşamada mıyız?


Çıkalı epey oldu ama birkaç kez yürürlük ertelendi. Ocak ayında yürürlüğe girdi. Arkadaşlarla konuştuk, "hazırız" dediler ve başladık.  Paydaşların isteklerini alıyorum. Yazılım, sistemin işlemesi konusunda ufak tefek sorunlar çıkıyor. Kısa süre içinde çözüleceğini düşünüyorum. Temmuzdan itibaren seri şekilde hizmeti alır duruma geleceğimizi düşünüyorum. Yazılım konusunda sistem çalışmadığı için bazı hallerde rüsumlar alınamıyor deniliyor. Buradaki tüccarlardan bazıları bir hesap açıp oraya yatırıyorlarmış, "nasıl olsa gelip isteyecekler" diye, bazıları yapmıyorlarmış. Bu sorunun farkındayız büyüyeceği kanaatinde değilim.

Gümrüklerde Tek Pencere Sistemi 2013-2014'de ancak yetişir

-"Tek Pencere" projesi bir hayli heyecan yarattı. Ne zaman hayata geçebilir?

- Dünyada uygulayan ülkeler var.  Vatandaş bir ürün getiriyor, onun laboratuvar tahlilleri yapılacak, gıda ise Sağlık Bakanlığı'na gidiyor, TSE'ye gidiyor vs. evrakı getirmesi zaman alıyor. Kişiye sorunca "12 gün gümrük işlemi yaptım" deniyor. Zannediliyor ki gümrük bir işlemi 10-12 günde yapıyor. Aslında öyle değil. Gümrük idaresinin o ithalatla ilgili işlemi en fazla 1 gün.

Tek pencere demek, bütün bu işlem süreçlerinin elektronik ortamda, bir yerde toplanarak gümrük hizmetini yapılır hale getirmek. Bunun için altyapısını yeterli hale getirmek yeterli değil, paydaş dediğimiz diğer kamu kurumlarının donatılması ve entegre edilmesi gerekir. Bir ay kadar önce Başbakanımız bir genelge yayınladı. Onun koordinasyonu da Gümrük Ticaret Bakanlığı'nda. Bugün de onunla ilgili eylem planı taslak halinde ortaya çıktı. Ağustos ayı sonuna kadar net bir eylem planı ortaya çıkacak diye düşünüyorum.

Amacımız, gümrükte beklemeler dolayısıyla hem ürünün bozulmasını önlemek hem de bekleme dolayısıyla ilave maliyet yüklenmesini ortadan kaldırmak. Güney Kore'de tek pencereye ilişkin yapılan bir hesaplamada 20 milyar dolarlık tasarruf ölçülmüş.

Uygulamaya geçişi için, eylem planı bir ortaya çıksın, ihtiyatlı olmak lazım şimdiden bir şey söyleyemeyiz. Bu yıl hayata geçmeyeceğini söyleyebilirim. Önemli bir kısmı 2013 yılında uygulamaya geçer ama tam anlamıyla uygulama 2014'ü bulur. Yerinde gümrüklemeye, yakında başlayacağız. Sene sonuna doğru başlarız. Zaten kağıtsız ve insansız gümrük hizmetine başladık. Bu senenin sonunda bütün Türkiye'de uygulayacağız. Yerinde gümrükleme işlemine de bu senenin sonuna doğru başlarız.

Önceki Haber Sonraki Haber

EKONOMİ KATEGORİSİ ALTINDA YER ALAN DİĞER HABERLER

'2050 Enerji Yol Haritası' Roma'da masaya yatırıldı

31.10.2014 - İSTANBUL

Uluslararası Enerji Ekonomisi Birliği 14. Avrupa Konferansı Roma'da başladı. ... Devamı

Tüketici güveni yüzde 4.9 azaldı

31.10.2014 - İSTANBUL

Tüketici güven endeksi eylülde 74 olan endeks, ekimde 70.3 değerine düştü. ... Devamı

Turizmde 26.6 milyar dolarla en yüksek 9 aylık gelire ulaşıldı

31.10.2014 - ANKARA

26 milyar 638 milyon 185 bin dolarla da tarihin en yüksek 9 aylık turizm gelirine ulaşıldı. ... Devamı

15 şirket petrol alanında işletme ruhsatı aldı

31.10.2014 - ANKARA

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, 15 şirket ya da şirketler grubuna petrol alanında işletme ruhsatı verdi, 2 şirketin de ara ruhsatının sürelerini ise 5'er yıl uzattı.... Devamı

1 yılda 50 milyon yolcu taşıdı

30.10.2014 - İSTANBUL

29 Ekim 2013 tarihinde hizmete giren Marmaray, açılışından bugüne kadar 100 bin sefer yaptı, 50 milyon yolcu taşıdı, 1.4 milyon kilometre yol kat etti... Devamı